İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/16 E. 2026/21 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/16
Karar No
2026/21
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/16 Esas KARAR NO : 2026/21

DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 28/08/2020 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 YAZIM TARİHİ : 30/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalıdan takviye gıda ambalajında kullanılan alüminyum almak üzere anlaşma yaptığını, 01/03/2019 tarihinde teslimat yapıldığını, ancak malların ayıplı çıktığını, ayıp ihbarı düzenlenerek malların geri teslim edildiği ve 26/04/2019 tarihinde iade faturası düzenlendiğini, ayıpların temizlendiği belirtilerek malların 06/05/2019 tarihinde yeniden teslim edildiğini ancak yapılan kontrollerden ayıpların giderilmediğini, davalı tarafın talebi ve davacının kabulü ile teslim edilen malların kullanılması ya da satılması sonrasında bedelin ödeneceği konusunda mutabakata varıldığı ancak malların ne satıldığını ne de kullanıldığı bu nedenle malların bedelinin ödenmediğini davalı tarafça Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını ancak ürünlerin ayıplı çıkması sonrasında hem satılmayıp hem de kullanılmaması nedeniyle söz konusu ürün bedellerinin ödenmesi amaçlı açılan icra takibine borçlu olmadıklarını bu nedenle icra takibinin iptaline ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep ve dava olunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı tarafın usule, göreve ve ihtiyati tedbire ilişkin itirazları olduğunu, icra takibine konu edilen faturadaki emtianın davacı tarafından teslim alındığını, Davacının iddialarının gerçek dışı, haksız ve dayanaksız olduğunu, iddialarını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini beyan ederek davalı vekili davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde ... esas ... karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul / kısmen reddine karar verilmiş, verilen kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamı ile; " ...Davacı tarafın iddiası, 06/05/2019 tarihli fatura konusu ürünün, 01/03/2019 tarihli fatura ile teslim alınıp daha sonra ayıp nedeniyle iade edilen, temizlenip tekrar teslim edilen ürünler olduğu, bu ürünlerin de ayıplı çıktığı ve davalıya derhal ihbar edildiği, ancak tarafların ürünlerin davacıda kalması kullanılıp satılmaları halinde bedellerinin ödenmesi, aksi halde iade edilmeleri yönünde sözlü anlaşma yapıldığı, ürünler kullanılıp satılamadıklarından alacağın muaccel olduğu iddia edilmiş olup, davalının ... yazışmalarını ve ses kayıtlarını kabul etmemesi, dava konusu faturanın davacı defterlerinde hem takip hem de dava tarihinde kayıtlı olması, whatsapp yazışmalarının kimler arasında yapıldığı belli olmadığı gibi, 01/03/2019 tarihli faturaya konu ürün miktarı ile 06/05/2019 tarihli faturaya konu ürün miktarının farklı olması ve yazışmalardan 06/05/2019 tarihli faturaya konu ürünlerin önceki faturaya konu ürünlerin ayıbı giderilmiş hali olduğuna dair bir açıklık bulunmaması, yine 06/05/2019 tarihli faturaya konu ürünlerle ilgili davalıya gönderilmiş bir ayıp ihbarının yazışmalarda yer almaması, yazışmalarda yer aldığı belirtilen ses kayıtlarının dosyaya mübrez olmaması karşısında, mahkemece HMK'nun 31 maddesi uyarınca ses kayıtlarının dijital halinin de dosyaya ibrazı sağlanarak, davacı ile davalı şirket yetkilisinin bu kayıtlar bakımından isticvap edilmesi, davacının iddia ettiği şekilde bir anlaşma yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi ve bu şekilde bir anlaşma yapılmış ise, 06/05/2019 tarihli ürünlerin ayıplı olması ihtimalinde dahi davacı tarafından bu halleri ile kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağının buna göre davacının muacceliyet iddiasının tartışılması, böyle bir anlaşmanın varlığı ispat edilemiyorsa davacının 06/05/2019 tarihli faturaya konu ürünlerin ayıplı olduklarını ve süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu ispat edip edemediğinin, buna göre dönme hakkını kullanıp kullanamayacağının, davalının yemin deliline dayandığı da gözden kaçırılmaksızın, değerlendirilmesi gerekirken, tarafların iddia talep ve savunmaları yanılgılı değerlendirilerek eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi yerinde olmamış, taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Kabule göre de; 6100 Sayılı HMK'nun 26 maddesi uyarınca hakimin tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, davacının ayıp nedeniyle zararının tazminini talep etmediği, menfi tespit davasında zararının mahsubu itirazında bulunmadığı, semenin tenzilini de istemediği, semen tenzilinin talep edilmemesi halinde ancak TBK'nun 227/4 fıkrası kapsamında değerlendirilebileceği, mahkemece taraflarca getirilen vakalar ve tarafların talep sonucu ile bağlı şekilde yargılama yapılarak hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu; öte yandan dava konusu takip dosyası ile tahsili istenen tutarın 20.810,19-TL olduğu, mahkemece davacı talep etmediği halde zarar hesabı yapıldığı gibi, hesaplattırılan bu tutarın da takip tutarından değil bakiye açık hesap tutarı olan 24.679,73-TL'den mahsup edilerek takiple talep edilen tutar aşılarak karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmış, kamu düzenine ilişkin bu husus dairemizce re'sen nazara alınmıştır. Sonuç itibariyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. " denilmek suretiyle mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf incelemesi sonrası mahkememize gönderilen dosyanın eldeki ... esasa kaydedilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK 72. Maddesi kapsamında açılan menfi tespit davasıdır. Davacı taraf, davalının 06.05.2019 tarihli fatura bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine konu fatura kapsamında borçlu bulunmadıklarını, takip konusu faturanın davalının daha önce düzenlediği 01.03.2019 tarihli fatura konusu emtiaların ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine davalıya iadesi ve davalının da ayıpları gidererek tekrar davacıya ürünleri teslimi sonrası düzenlenen bir fatura olduğunu ancak aynı ürünlerin yapılan kontrollerde tekrar ayıplı olduğunun anlaşıldığını ve buna ilişkin ayıp ihbarının sözlü olarak ve whatsapp uygulaması üzerinden bildirildiğini, bunun üzerinde tarafların ürünlerin davacıda kalması ve satılması halinde bedellerinin davalıya ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, ürünlerin satılmadığını bu nedenle davalının alacak talebinde bulunamayacağı belirterek davacının dava konusu takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise faturaya yasal süre içerisinde itiraz edilmediğini, yasal süre içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, taraflar arasında mutabakat yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce ... esas ... karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın İstanbul BAM ... Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı anlaşılmış olup, istinaf ilamında belirtildiği üzere, davacının, 06/05/2019 tarihli fatura konusu ürünün, 01/03/2019 tarihli fatura ile teslim alınıp daha sonra ayıp nedeniyle iade edilen, temizlenip tekrar teslim edilen ürünler olduğu, bu ürünlerin de ayıplı çıktığı ve davalıya derhal ihbar edildiği yönündeki iddiaları kapsamında yapılan incelemede, davalının .... yazışmalarını ve ses kayıtlarını kabul etmemesi, dava konusu faturanın davacı defterlerinde hem takip hem de dava tarihinde kayıtlı olması, ... yazışmalarının kimler arasında yapıldığı belli olmaması, 01/03/2019 tarihli faturaya konu ürün miktarı ile 06/05/2019 tarihli faturaya konu ürün miktarının farklı olması ve yazışmalardan 06/05/2019 tarihli faturaya konu ürünlerin önceki faturaya konu ürünlerin ayıbı giderilmiş hali olduğuna dair bir açıklık da bulunmaması, yine 06/05/2019 tarihli faturaya konu ürünlerle ilgili davalıya gönderilmiş bir ayıp ihbarının yazışmalarda yer almaması, yazışmalarda yer aldığı belirtilen ses kayıtlarının dosyaya mübrez olmaması karşısında, davacının iddiasına konu ses kayıtlarının dijital halinin dosyaya ibrazının sağlanması hususunda davacı vekiline usulüne uygun kesin süre verilmiş ancak davacı tarafın buna ilişkin dayandığı delili dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının iddialarına dayanak hususların ispatı noktasında dosyaya usulüne uygun yazılı delil sunmadığı, dayandığı delilleri sunmadığı, takip konusu faturayı davacının takip ve dava tarihi itibariyle defterlerine kaydetmiş olduğu, davacının aynı ürün olduğunu belirttiği faturalardaki ürün miktarlarının farklı olduğu dikkate alındığında ve davalının da bu iddiaları kabul etmemesi karşısında dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılan davacıya yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususunda ve yemin metnini sunması hususunda kesin süre verilmiş ve yemin metninin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Sunulan yemin metni kapsamında ve davacının iddiaları ile takip konusu fatura kapsamında davalıya usulüne uygun sorularak sorularak yemini eda etmesi sağlanmış olup, davalının eda ettiği yemin kapsamında davacının takip konusu fatura kapsamında davalıya borçlu bulunmadığına esas iddialarını usulüne uygun kesin deliller ile ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; - Davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 457,72-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 274,28-TL karar harcının davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 26.802,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/01/2026 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/16, K. 2026/21, T. 12.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-16-e-2026-21-k-b9798bd0db20