Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/941 E. 2025/2087 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/941
- Karar No
- 2025/2087
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/941 KARAR NO : 2025/2087 KARAR TARİHİ : 16/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/03/2022 NUMARASI : 2020/391 Esas 2022/158 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) BAM KARAR TARİHİ : 16/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/12/2025
Davacı vekili ile davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin davalı şirketten alacağının olması nedeniyle Aliağa İcra Müdürlüğü dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafça takibe, borca, faize ve tüm ferilere 29.05.2019 tarihinde itiraz edildiğini, yapılan itiraz sonrasında Aliağa İcra Müdürlüğü 29/05/2019 tarihinde "takip dosyasının borçlu .... Şti. Yönünden İİK'nın 62. ve 66. Maddeleri gereğince durdurulması'na " karar verildiğini, verilen itirazın yerinde olmadığını, müvekkilinin .... Otobüs İşletmesinin sahibi olup müvekkilİ ile davalı şirket arasında zaman zaman taşımacılık işlemi gerçekleştirildiğini, taşımacılık işlemlerinden kaynaklanan faturaların müvekkili tarafından düzenlendiğini, karşı tarafında taşımacılık işlemlerinin karşılığı olarak bir takım ödemeleri müvekkiline yaptığını, karşı tarafın ödemelerinin müvekkilinin bakiye alacağından mahsup edildiğini, fakat yapılan ödemelerin bakiye borcunun tamamını karşılar nitelikte olmadığını, bu nedenle taraflarınca 06.05.2019 tarihinde Aliağa İcra Dairesi'nde alacaklısının ..., borçlusunun ... Şti.'nin olduğu, faturaların ödenmeyen kısmına ilişkin 139.019,02 TL değerinde icra takibi başlatıldığını belirterek; borçlu davalının icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu faiz ve masraflarıyla ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davacının müvekkili şirkete 2017 ile 2019 yılları arasında taşımacılık hizmeti verdiğini, takip konusu faturaların tamamı ödendiğini, davacının borca batık olduğundan fatura karşılığı alacaklarının ... hesabına yatırılmasını istediğini, müvekkili şirketçe talep edilerek taşımacılık hizmet bedeli sözleşmesel ilişkinin başından sonuna kadar davacının alacağına karşılık ....'a gönderildiğini, ...'a gönderilen ödemelere ilişkin dekontları dosyaya sunduklarını, davacının taşımacılık hizmeti vermek için çalıştırdığı personelin alacaklarının müvekkili nezdindeki alacağından ödenmesi yönünde yazılı talimat verdiğini, talimatlara istinaden personellere müvekkilince ödeme yapıldığını, davacının yazılı ve kendi imzasını taşıyan talimatıyla yapılan ödemelere ilişkin dokümanlar dosyaya sunduklarını, davacının borcu nedeniyle müvekkili şirkete Manisa 2.İcra Müdürlüğü'nün 2018/3572 E. Sayılı dosyası ile alacaklı ... tarafından birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, İhbarnameye istinaden müvekkil şirketçe anılı dosyaya davacının müvekkili şirketteki alacağından 14702,19 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davacıdan taşımacılık hizmeti aldığı dönemde ....'nde personel giriş kartı ile sahaya giriş yapıldığını, çalışma sahasına davacının çalıştırdığı personellerin de giriş yapabilmesi için müvekkilince kart temin edildiğini, bu kartları iş bitimine rağmen müvekkili teslim edilmediğini, .davacının ihmali yüzünden personel ve araç kartlarının kaybedilmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığından 2000-TL davacının da bilgisi dahilinde alacağından mahsup edildiğini, davacının borca batık olduğundan ve alacaklılarından mal kaçırma gayesiyle müvekkil şirkete ....- ....üzerinden 31.03.2019 tarih 308470 numaralı 22160,40 TL bedelli fatura kestiğini, ancak faturanın müvekkiline gönderilmediğini, müvekkilinin davacıdan akaryakıt bedeli olarak 70800 TL alacağı bulunduğunu, bu alacağa ilişkin 27.04.2018 tarih 146076 numaralı fatura davalı tarafından kesilerek karşı yana gönderildiğini, davacı tarafça bu faturaya itiraz edilmediğini, davalının davacıya kesmiş olduğu 70800 TL bedelli fatura alacağının takibe konu alacaktan takas mahsubunun gerektiğini, savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Dava, İİK.nun 67.maddesinde açılmış olup, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir. Davacı vekili delil olarak, takip dosyası, bilirkişi incelemesi ve yasal tüm delillere dayanmıştır. Davalı vekili delil olarak, faturalar, hizmet bedellerine ilişkin dekontlar, takip dosyası, müvekkiline ait defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi, yemin ve tüm delillere dayanmıştır. Tarafların arasında davaya konu olan taşıma ilişkisinin bulunduğu konusunda uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın bu ilişki çerçevesinde davalının davacının talimatı ile dava dışı kişilere ödeme yapıp yapmadığı, davacı tarafın cari hesap alacağının kalıp kalmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olup olmadığı hususlarında tespit edilmiştir. Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2019/2064 Esas sayılı takip dosyasının uyap üzerinden mahkememize gönderilmiştir. 09.03.2021 tarihli duruşmasında, dosyanın SMMM bilirkişine verilerek davacı ile davalı arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin söz konusu olup olmadığı, ticari ilişkinin tespiti halinde davacının davalı ile söz konusu ticari ilişki kapsamında, takip dosyasında belirtilen miktarda alacaklı olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, SMMM ....l 17.06.2021 tarihli raporunda; davacı ...'ın bilanço esasına göre defter tuttuğunu 2017 yılı resmi defterlerinden ilgili mevzuat gereğince Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin, kanuni süresi içinde açılış ve Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı, ancak 2018- 2019 yılları Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterleri tarafına sunulmadığını, ...'ın 2018-2019 resmi defterlerinin sunulmaması nedeniyle incelenememesi ve davalı şirket defterlerinde ise 2018-2019 yıllarında yapılan ödemelerin virman olarak dayanak belgesi olmadan tek kalemde davalı şirket ortağı hesabına virmanlamak suretiyle bakiyenin sıfırlandığının görüldüğünü, dosyaya sunulan beyan ve belgelerinde yapılan hesaplamada, davacının davalıdan 18.215,89.-TL toplam tutarında Alacaklı olduğu bildirilmiştir. Davacının 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin bilirkişi incelemesine sunulmak üzere inceleme günü tayin edilmiş, inceleme gününde davacı tarafından incelemeye sunulan 2018 ve 2019 yılına ait defter ve belgelerin incelenmesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; inceleme gününde dosyaya sunulan 2017 ve 2019 yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin, kanuni süresi içinde açılış tasdiklerinin yapıldığı; 2017 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin yapıldığı, ancak 2019 yılı yevmiye defterinin kapanış tastiğinin yapılmadığını, inceleme gününde sadece davacının 2017 ve 2019 yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterleri tarafıma sunulduğundan, 2018 yılı resmi defterleri sunulmadığından; 2018 yılı defter kayıtların tarafınca incelenemediği, davacı 2017 resmi defter kayıtlarında; taraflar arasında 2017 yılı inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğunu, 10.12.2017 tarihi itibariyle Davalı ....Ltd.'in Davacıya hiç borcunun olmadığı, hesabın sıfırlandığını, davacı 2019 resmi defter kayıtlarında; sadece "01.01.2019-Açılış Fişi" Açıklamasıyla 912.318,76.-TL tutarındaki borç kaydının yapıldığı; hesaba başka hiçbir kaydın yapılmadığını, davacı resmi defterlerinde; "01.01.2019- Açılış Fişi" açıklamasıyla 912.318,76.-TL tutarındaki borç kaydından başka kayıt yapılmadığı görülmüşse de; davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen; 31.01.2019-31.03.2019 tarihleri arasındaki 87.545,38.-TL toplam tutarındaki 3 adet faturanın , nakit tahsil edilmiş gibi 100 KASA Hes.na borç kaydedildiği, anılan 3 adet faturadan davacı alacağının olmadığının kaydedildiğini, taraf vekillerince dosyaya sunulan beyan ve belgeler irdelenmesi sonucunda, davacının davalıdan 18.215,89-TL alacaklı olabileceğini belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, 1.048,503,74.-TL Davalı deft.erlerine kaydedilen, Davacının düzenlediği 2018-2019 yılı faturaları toplamadır. Davacı taraf ise 2019 yılına ait ticari defterlerini ibraz edememiştir. Bilirkişi raporuna göre ise 905.132,66.-TL Davalı banka hesabından ... hesabına 26.02.2018-26.04.2019 ödenen toplam miktar, 37.653,00.-TL Davacı 4 ayrı talimatıyla Davalı tarafından davacı personeline ödemeler toplamı, 14.702,19.-TL Manisa 2.İcra Müd. 2018/3572 esas sayılı dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesi ile davacının alacağından mahsuben icra dosyasına ödenen tutar, 2.000,00.-TL ... İnş.A.Ş. 22.07.2019-... ft. Davacının davalı tarafça verilen kartı kaybetmesi nedeni ile ödenmek zorunda kalınan kart tutarı ve 70.800,00.-TL Davalı şirket tarafından, Davacıya düzenlenen 27.04.2018-A146076 fatura olmak üzere davalının davacının alacaklarından 1.030.287,85.-TL'nin ödeme ya da mahsup yolu ile alacağından düşülmesi gereken tutar olarak hesaplanmış ve davacının davalıdan bakiye 18.215,89-TL alacağının kaldığı belirtilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda yapılan tespitlere ve hesaplamalara büyük oranda katılmakta ve doğru olduğunu düşünmekte isek de, davalının yaptığını iddia ettiği bazı ödemelere ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı görülmüştür. Davalı, davacının talimatı üzerine davacının 4 adet işçisine ödeme yaptığını ileri sürmüş ve buna ilişkin davacı tarafından verilmiş talimatları dosyaya sunmuştur. Ancak her ne kadar davacı tarafından söz konusu ödemelerin kendi adına işçilere yapılması talimatını içermekte ise de, söz konusu ödemelerin yapıldığına dair davalı tarafça herhangi bir belge sunulmamış ve ticari defterlerine de söz konusu ödemeler işlenmemiştir. Davacı taraf da bunu gerekçe göstererek bilirkişi tarafından ödeme olarak belirtilen bu kaleme itirazda bulunmuştur. Hal böyle olunca davacının işçilerine iddia edilen tutar olan 37.653,00-TL yönünden gerek ödemeye ilişkin belge sunulmaması, gerekse ticari defterlerinde herhangi bir belge ve kaydın bulunmaması nedeni ile bu ödemenin davalı tarafından yapıldığının ispat edilemediğine kanaat getirilmiştir. Keza, davalı, davacıya teslim edildiğini ancak işin sona ermesinden sonra iade edilmediğini iddia ettiği manyetik kart nedeni ile 3. Kişiye 2.000,00-TL ödemek zorunda kaldığını beyan etmiştir. Ancak, davacıya herhangi bir kart teslim ettiğine dair teslim belgesi sunulmadığı gibi kart bedeli ödendiğine dair herhangi bir belgeye de rastlanmamış, ticari defter ve kayıtlarında da buna ilişkin bir kaydın bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle söz konusu ödeme yönünden de bilirkişi raporunda yer aldığı şeklinde ödeme olarak kabul görülmemesi, bu ödemeyi davalının ispat edemediği yönünde karar verilmesi gerektiğine kanaat getirilmiştir. Diğer hususlar yönünden ise bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya ödemesi gereken toplam tutarın 1.048,503,74.-TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler tutarının (işçilere ödendiği iddia edilen tutar ile kart bedeli ödemesine ilişkin tutarların çıkarılmasından sonra 905.132,66.-TL Davalı banka hes.dan, ... hes.na 26.02.2018-26.04.2019 öd.topl. 14.702,19.-TL Manisa 2.İcra Müd. 2018/3572E- ... 1.Haciz İhb. Ödenen 70.800,00.-TL Davalı şirket tarafından, Davacıya düzenlenen 27.04.2018-A146076 ft. 990.634,85.-TL Davalı vekili dilekçesi ve ekindeki ödeme beyan ve belgeleri toplamı) 990.634,85-TL ödeme yaptığı, davacının davalıdan bakiye (1.048,503,74.-TL - 990.634,85-TL) 57.868,89-TL alacağının bulunduğu, davalının bu miktar yönünden yaptığı itirazın yerinde olmadığı, 81.147,13-TL yönünden ise yaptığı itirazın yerinde olduğu görüş ve kanaati ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine ve kabul edilen tutar yönünden davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, reddedilen tutar yönünden ise davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE ; Davalının Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2019/2064 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 57.868,89-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine, 11.573,78-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 81.147,13-TL yönünden istemin reddine, 16.229,42-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, "şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekilinin tashih talebi üzerine ... derece mahkemesinin 29.04.2022 tarihli ek kararı ile; Talepte bulunan davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 08.04.2022 Uyap tanzim tarihli maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesi ile; gerekçeli kararın "... Diğer hususlar yönünden ise bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya ödemesi gereken toplam tutarın 1.048,503,74.-TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler tutarının (işçilere ödendiği iddia edilen tutar ile kart bedeli ödemesine ilişkin tutarların çıkarılmasından sonra 905.132,66.-TL Davalı banka hes.dan, ... hes.na 26.02.2018-26.04.2019 öd.topl. 14.702,19.-TL Manisa 2.İcra Müd. 2018/3572E- ... 1.Haciz İhb. Ödenen 70.800,00.-TL Davalı şirket tarafından, Davacıya düzenlenen 27.04.2018-A146076 ft. 990.634,85.-TL Davalı vekili dilekçesi ve ekindeki ödeme beyan ve belgeleri toplamı) 990.634,85-TL ödeme yaptığı, davacının davalıdan bakiye (1.048,503,74.-TL - 990.634,85-TL) 57.868,89-TL alacağının bulunduğu..." şeklinde olduğunu, karardan davacı ve davalı kelimelerinin karıştırıldığını ve sehven ters yazılarak ve hesaba gönderilen paralar ile icra dairesine gönderilen para miktarları da ters yazılarak maddi hata oluştuğunu, bu hususun "... Diğer hususlar yönünden ise bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacıya ödemesi gereken toplam tutarın 1.048,503,74.-TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler tutarının (işçilere ödendiği iddia edilen tutar ile kart bedeli ödemesine ilişkin tutarların çıkarılmasından sonra 905.132,66.-TL Davalı banka hes.dan, ... hes.na 26.02.2018-26.04.2019 öd.topl. 70.800,00.-TL, Manisa 2.İcra Müd. 2018/3572E- ... 1.Haciz İhb. Ödenen 14.702,19.-TL Davalı şirket tarafından, Davacıya düzenlenen 27.04.2018-A146076 ft. 990.634,85.-TL Davalı vekili dilekçesi ve ekindeki ödeme beyan ve belgeleri toplamı) 990.634,85-TL ödeme yaptığı, davacının davalıdan bakiye (1.048,503,74.-TL - 990.634,85-TL) 57.868,89-TL alacağının bulunduğu..." şeklinde tashihini talep etmiştir. Karşı taraf davalı vekili tashih talebine karşı cevap dilekçesi sunmamış; yargılamanın mahiyetine ve dosya kapsamına göre 26.04.2022 uyap tanzim tarihli duruşmaya katılamayacağı ile ilgili mazeret talebi yerinde görülmemiştir. Dilekçe ve dosya içeriğinin değerlendirilmesi sonucunda; Talep HMK'nun 304.madde hükmüne göre ileri sürülmüş, hükmün tashihine ilişkindir. Anılan madde hükmü uyarınca, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Olayda, mahkememizin 15/03/2022 gün 2020/391 E., 2022/158 K.sayılı kararının gerekçesinde, "davacı" ve " davalı" ibarelerinin ve ödenen para miktarlarının ödemelerinin nasıl olduğu hususlarının ters yazılarak maddi hata sonucu yanlış yazıldığı, kararda yer alan ifadelerden bu hususun maddi hata olduğu açık ve net bir şekilde anlaşılmış olup, usule ve kanuna uygun görülen tashih talebinin kabulüne karar verilmiştir,"gerekçesi ile; HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve heyetin taktirine göre: Tashih talebinin KABULÜNE, Mahkememiz gerekçeli kararında yer alan "...Diğer hususlar yönünden ise bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya ödemesi gereken toplam tutarın 1.048,503,74.-TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler tutarının (işçilere ödendiği iddia edilen tutar ile kart bedeli ödemesine ilişkin tutarların çıkarılmasından sonra 905.132,66.-TL Davalı banka hes.dan, ... hes.na 26.02.2018-26.04.2019 öd.topl. 14.702,19.-TL Manisa 2.İcra Müd. 2018/3572E- ... 1.Haciz İhb. Ödenen 70.800,00.-TL Davalı şirket tarafından, Davacıya düzenlenen 27.04.2018-A146076 ft. 990.634,85.-TL Davalı vekili dilekçesi ve ekindeki ödeme beyan ve belgeleri toplamı) 990.634,85-TL ödeme yaptığı, davacının davalıdan bakiye (1.048,503,74.-TL - 990.634,85-TL) 57.868,89-TL alacağının bulunduğu... " ifadesinin, "... Diğer hususlar yönünden ise bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacıya ödemesi gereken toplam tutarın 1.048,503,74.-TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler tutarının (işçilere ödendiği iddia edilen tutar ile kart bedeli ödemesine ilişkin tutarların çıkarılmasından sonra 905.132,66.-TL Davalı banka hes.dan, ... hes.na 26.02.2018-26.04.2019 öd.topl. 70.800,00.-TL, Manisa 2.İcra Müd. 2018/3572E- ... 1.Haciz İhb. Ödenen 14.702,19.-TL Davalı şirket tarafından, Davacıya düzenlenen 27.04.2018-A146076 ft. 990.634,85.-TL Davalı vekili dilekçesi ve ekindeki ödeme beyan ve belgeleri toplamı) 990.634,85-TL ödeme yaptığı, davacının davalıdan bakiye (1.048,503,74.-TL - 990.634,85-TL) 57.868,89-TL alacağının bulunduğu..." olarak tashihine, şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...'ın, ....Otobüs İşletmesinin sahibi olup davacı ...'ın davalı şirketin zaman zaman taşımacılık işlerini üstlendiğini, bu konuda davacı müvekkili tarafından yapılan işler karşılığı fatura düzenlenmiş olup davalı şirket tarafından ilgili faturalar karşılığı bir kısım ödemelerin yapıldığını ve yapılan ödemelerin müvekkilinin bakiye alacağından mahsup edildiğini, ödeme yapılmayan faturalar nedeniyle müvekkili ... tarafından 06.05.2019 tarihinde Aliağa İcra Dairesinde alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu 139.019,02 TL değerinde icra takibi başlatıldığını, bu takibin bütün ferilerine borçlu şirket tarafından itiraz edilmiş ve ... derece mahkemesinin yukarıdaki gerekçeli kararında itirazın bir kısmının kötü niyetli olduğu yönünde karar vererek alacağı kısmi olarak kabul ettiğini, ... derece mahkemesinin vermiş olduğu kısmi kabul kararına herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, ancak davalının yapmış olduğu itirazın 81.147,13 TL yönünden yerinde olduğu yönündeki kararı kanuna aykırı olarak kabul edilen deliller sonucu verilmiş olup ilgili karar nedeniyle müvekkilinin hak kaybına uğradığının izahtan vareste olduğunu, açılmış olan itirazın iptali davasında Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne usulüne uygun sürede delil dilekçeleri ve ilgili mahkemenin talebi üzerine yevmiye kebir ve envanter defterlerinin mahkemeye sunulduğunu, ilgili defterlerin sunulması sonrası bilirkişi incelemesi yapılmış ve bilirkişi raporunda: "... Davacı 2018-2019 yılları Resmi defterlerinde davalı şirkete ilişkin kayıtlar incelenememiştir..." .davalı tarafından sunulan 2017 yılına Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin kanuni süresi içerisinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, ancak; 2017 yılı Yevmiye defterinin incelemede olması sebebiyle tarafımıza sunulamadığından açılış kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı tespit edilememiştir." "...2019 yılına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter Defterinin, kanuni süresi içerisinde açılış tasdiklerinin yapıldığı; ancak 2019 yılı Yevmi Defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığı, görülmüştür..." ifadelerine yer verildiğini, defterlerin kanuna uygun tasdikinin yapılmadığı bu sebeple defterlerin delil niteliği taşımayacağını; kaldı ki tasdik yapılmış olsa dahi tarafların defterinin birbirini tasdikler nitelikte ve muntazam sunulmuş olmadığı; davalı tarafın ticari defterinin aksine delil taşıyan faturaların da, davacı tarafından sunulduğu ortada olduğundan yine ticaret defterlerinin delil niteliği taşımayacağı ve bu dosyada delil olarak kullanılamayacağının izahtan vareste olduğunu, itirazları üzerine sunulan ek bilirkişi raporunda, yukarıda belirtilen hususlara değinilmediğini ve davalının defterlerinin usule uygun açılıp kapanışının yapılıp yapılmadığı belirtilmemişse de önceki bilirkişi raporunda söz konusu hususun tespit edildiğini, dolayısıyla dosya kapsamında davalı tarafından sunulan delillerin kanuna aykırı delil olduğunun açıkça ortada olduğunu, bilirkişi raporlarında ve yerel mahkeme gerekçeli kararında davalının, davacıya 1.048.503,74 TL ödemesi gereken tutarın kanuna aykırı olarak delil kabul edilen ticari defterlerle belirlendiği fakat usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerde gerçek alacak miktarının bilinemeyeceği açık olduğundan, ödenmesi gereken borç miktarından bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda belirtilen "14.702,19.-TL VE 70.800,00.-TL" tutarların mahsup edilmesinin de imkansız olduğunu, kaldı ki belirtilen tutarların mahsup edilebileceği hukuka net şekilde aykırı olmakla ve kabul edilmemekle birlikte düşünülse bile, yukarıda belirttikleri yargı kararları gereği itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir tespit davası olup, icra takibine konu alacaklar ile bağı olmayan, açıkca bilinmeyen tutarların ilgili alacaktan mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili icra takibine konu alacakların konusu faturalara dayalı alacak olduğundan ilgili faturaların ödendiğine dair ispatın gerektiğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda talep verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporunda davacının müvekkili şirketten 18.215,89-TL alacaklı olduğu yönünde rapor tanzim edildiğini, raporda belirtilen borcu kabul anlamına gelmemekle beraber cevap dilekçesi ekinde sunmuş oldukları davacının kendi alacağından işçilerine ödeme yapılması için muvafakat verdiğine dair evraklar ile dava dışı.... A.Ş.'nin kart bedeli olarak müvekkilinin hak edişinden kestiği ücretin yerel mahkemece karar verilirken dikkate alınmadığını, davacının imzasını taşıyan talimatlarda da görüleceği üzere karşı yanın çalıştırmış olduğu işçilerinin ücretlerinin taraflar arasındaki anlaşma gereği karşı yanın müvekkili şirket nezdindeki hak edişinden ödendiğini, müvekkili şirkete karşı bu işçiler tarafından herhangi bir dava açılmadığını, talimatta adı geçen tüm işçilere ödeme yapılmaması ihtimalinde hiç birinin davacıya veya müvekkili şirkete dava açmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı yanın, işçilere ücretlerinin ödendiğini bilmekte olup mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını, bununla birlikte yerel mahkemece talimat doğrultusunda ödemelerin yapılıp yapılmadığı noktasında bir araştırma yapılmadığını, işçilere yapılan ödemelere ilişkin belge sunmak üzere taraflarına süre verilmemiş olup eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, müvekkili şirketin davacıdan taşımacılık hizmeti aldığı dönemde .... ...'nde personel giriş kartı ile sahaya giriş yapılmakta olduğunu, çalışma sahasına davacının çalıştırdığı personellerin de giriş yapabilmesi için müvekkilince kart temin edildiğini, sonrasında bu kartlar iş bitimine rağmen müvekkili şirkete teslim edilmediğini, kartların teslim edilmemesi nedeniyle müvekkili şirkete, iş sahibi ... .. A.Ş. tarafından 22.07.2019 tarih 439908 numaralı faturanın kesildiğini, bu fatura alacağının müvekkilin iş sahibi nezdinde bulunan teminatından kesildiğini, karşı yan lehine arabuluculuk faaliyetinin anlaşamama ile sonuçlanması nedeniyle vekalet ücretine hükmedildiğini, yüksek mahkemece arabuluculuk giderlerinin yargılama giderlerinden kabul edildiğini, bu durumda tarafların haklılık oranına göre arabuluculuk giderlerine hükmedilmesi gerekirken tüm giderlerin müvekkili şirkete yüklenmesinin isabetsiz olduğunu, şayet karşı yan lehine arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilecek ise haklılık oranı nazara alındığında tarafları lehine de arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, yerel mahkemenin davayı kabul-red oranı dikkate alındığında aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmetmesi isabetsiz olduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı bakiye alacaktan kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ... önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Davacı tarafça, davalının taşımacılık işlemlerinden kaynaklanan faturalara ilişkin bir takım ödemeleri yaptığını, fakat yapılan ödemelerin bakiye borcunun tamamını karşılar nitelikte olmadığı, bu nedenle icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla, itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde, takip konusu faturaların tamamının ödendiğini, borcu kabul etmemekle birlikte düzenlenen 70.800 TL bedelli fatura alacağının takas ve mahsubu gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ... derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının verdiği hizmeti ve alacağını, davalının da ödemelerini ispat yükü altında olduğunun, davacı tarafından 2018 yılına ait defterlerin sunulmadığının, davalı tarafça da 37.653,00-TL ve 2.000,00-TL yönünden ödemeye ilişkin belge sunulmadığının, denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda ispat edilen alacak ve ödemeler değerlendirilerek kısmen kabul kararı verilmesinin isabetli olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/03/2022 tarih, 2020/391 Esas ve 2022/158 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 534,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.953,07 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 988,27 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.964,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/12/2025