İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/29 E. 2026/27 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/29
Karar No
2026/27
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/29 Esas KARAR NO : 2026/27

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 YAZIM TARİHİ : 14/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil, 24 Mayıs 2018 tarihinde kardeşi ve arkadaşlarıyla sokakta top oynarken, topun yola kaçması üzerine topu almak amacıyla yola çıkmış; bu sırada davalı sürücü ...'un aracıyla yüksek hız sınırlarında seyretmesi sonucu müvekkile yüksek bir hızla çarpmıştır. Olay mahalli bir mahalle olup burada hız sınırı 30 km'dir. Ancak davalı ciddi bir hızla yola çıktığından çarpmanın etkisi ile müvekkil 20 metre ileriye savrulurken davalı sürücü ise aracını ancak 25 metre sonra durdurabilmiştir. Müvekkil kaza sonucu üç ay komada kalmış, uyanmasının ardından ise aylar süren fizik tedaviye ihtiyaç duymuştur ve müvekkilde kalıcı bir engel oluşmuştur. Şişli hamidiye etfal eğitim ve araştırma hastanesi sağlık kurulu, müvekkilin süresiz %67 engelli olduğunu raporlamıştır. ayrıca cerrahpaşa tıp fakültesi adli tıp kurumu tarafından alınan heyet raporunda da %59 süresiz engel tespiti mevcuttur. Müvekkilin geçici ve daimi maluliyetinin tespiti ATK’ya sevki gerekmekte olup maluliyet nedeniyle meydana gelen zararların tazminin gerektiğini belirtilen nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve bilirkişi raporuna göre arttırılmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik, 1.000,00 TL maddi tazminat olarak müvekkilin uğradığı bedensel zararlar için tedavi giderinin, bakıcı giderinin, ulaşım giderinin, geçici iş görmezlik sebebiyle iş ve kazanç kaybı tazminatının ve sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı tazminatının haksız fiili tarihi olan 24.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak şartıyla) müştereken ve müteselsilen tazminine, Müvekkilde oluşan manevi çöküntünün bir nebze giderilmesi için 500.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..... beyaz eşya elektronik yedek parça ve aksesuarları san. tic. ltd. şti. ve davalı araç sürücüsü ...'tan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, Davayı kabul etmemekle birlikte, davacı tarafın maddi tazminat ( tedavi gideri, bakıcı gideri, ulaşım gideri, geçici iş göremezlik) talepleri, geçmiş tarihli ve meydana gelen zarara ilişkin olup, bu zararların hesaplanması mümkün iken söz konusu taleplerin belirsiz alacak şeklinde talep edilmesi HMK'ya aykırı olup, davanın usulden reddi gerektiğini, Yargıtay içtihatları da bu yönde olup, işbu davanın niteliği itibari ile belirsiz alacak davası açmada hukuki yarar yokluğu bulunduğundan, davanın dava şartı eksikliği sebebi ile usulden reddi gerektiğini, Davacı, 24.05.2018 tarihinde müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile karışmış olduğu kazada, müvekkilimizin kusurlu olduğu iddiasında bulunmuş ise de; bu iddia gerçek dışıdır. Kabul etmediklerini, Olay yerinde tutulan trafik tutanağı da aslen müvekkilimizin ifadesini doğrulamaktadır. Trafik tutanağı ve müvekkilimizin ifadesi birlikte değerlendirildiğinde; aracın kaza yerinden 25 metre sonra durmasının aslen müvekkilimizin yüksek hızda araç kullanmasından değil, yaya olan karşı tarafın aniden müvekkilimizin önüne çıkması nedeniyle ve müvekkilimizin fren yapamaması ve direksiyonu sol tarafa kırması ile solda bulunan dubalara çarparak aracın seyretmesi sonucu, olay yerinden 25 metre sonra durduğunu göstermektedir. Yoksa, müvekkilimizin hızlı olduğuna dair trafik tutanağında da herhangi bir ibare bulunmadığı gibi, olay yerinde fren izleri ile ilgili de tutanağa geçmiş bir ibare bulunmamaktadır. Müvekkilinin yüksek hızda araç kullandığı ve kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, Sayın Mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ve alınacak raporlarla da müvekkilimizin 24.05.2019 tarihinde meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığı açıkça görüleceğini, belirtilen nedenlerle, davanın Zamanaşımı, Hak düşürücü süreler ve dava şartı yokluğun reddine, sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davanın Esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; İşbu dava ... Esas sayılı dosyasının 12/01/2026 tarihli duruşmasında alınan ara karar gereği Davalılar ... ve ... yönünden davanın geri alınması sebebiyle tefrik edilmiş olup, işbu eldeki esasa kaydı yapılmıştır, Mahkememizin .... esas sayılı dosyasında devam eden yargılamada davacı vekilinin 22/10/2025 tarihli dilekçesiyle Davalılar ... ve ... yönünden davalarını geri aldıklarını bildirdiği, söz konusu geri alma beyanına ilişkin dilekçenini davalılar vekiline tebliğ edildiği ve davalı vekilinin 22/10/2025 tarihli dilekçesi ile "davanın geri alınmasını kabul ettiklerini ve karşı taraftan avukatlık ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını " bildirdiği anlaşıldığından söz konusu davalılar yönünden tefrik kararı verilmesi gerekmiştir. HMK 123. maddesinde" davacı hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir:" hükmü yer almaktadır. Açıklanan sebeplerle mahkememizin ... esas sayılı dosyasındaki davalılardan ... ve ...'ne karşı açılan davanın geri alınması ve davalıların buna muvafakatlerinin bulunduğunun anlaşılması sebebiyle söz konusu davalılara karşı açılan davanın tefriki ile iş bu eldeki esasa kaydı yapılmış ve kaydedilen eldeki esas üzerinden söz konusu davalılara karşı açılan davanın geri alınması nedeniyle ve HMK'nun 123. maddesindeki koşuların gerçekleşmesi sebebiyle açılmamış sayılmasına dair karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... yönünden davanın geri alınması sebebiyle davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından daha önce yatırılan 615,40 peşin harcın mahsubu eksik kalan bakiye 116,60-TL karar harcının davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, , 3-Tarafların yargılama ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/01/2026

Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/29, K. 2026/27, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-29-e-2026-27-k-ef8ba8ced00b