İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/39 E. 2026/95 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/39
Karar No
2026/95
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/39 Esas KARAR NO : 2026/95

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 29/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; 06/11/2024 tarihinde davalı ... San. A.Ş. 'nin maliki olduğu ve kaza anında davalı sürücü ....' nın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka numaralı aracın, müvekkili ...' nın maliki olduğu ... plaka numaralı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 06/11/2024 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin ait ... plakalı araç park halinde iken ... plakalı araç sürücüsü ..., aracını park etmeye çalışırken geri geri gelerek müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını, sürücü ...' nın müvekkilinin aracına çarptığı taraflarca düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında da kendi beyanıyla sabit olduğunu, bu kaza nedeniyle müvekkilinin aracının ön kısımlarının zarar gördüğünü, meydana gelen trafik kazasında davalı ...'nın asli kusurlu olduğunu, müvekkiline atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı müvekkilinin ... plaka numaralı aracı hasara uğramış olup davacı müvekkilinin, aracının onarımda geçirdiği süre boyunca aracın kullanılamaması sebebiyle araçtan mahrumiyet meydana geldiğini, aracın söz konusu hasar onarımı, davalı ... San. A.Ş.' nin ... plaka numaralı aracının ZMMS Sigortası Poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş nezdinde yaptırıldığını, müvekkilin aracında meydana gelen zararın tazmini konusunda müteselsil sorumlulardan, müvekkilin aracında meydana gelen araç mahrumiyet bedelinin araç maliki ... San. A.Ş ve kaza tarihindeki araç sürücüsü ...'nın müteselsil sorumlu olduklarını, arz ve izah edilen ve re'sen dikkat edilecek nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; huzurdaki davanın kabulüne, yapılacak olan inceleme neticesinde, araç mahrumiyet bedelinin tespiti için bilirkişi raporu alınmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde gereği; 100,00 TL (Belirsiz alacak) araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasına, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; dava konusu kazada müvekkili şirkete ait araç manevra esnasında yavaş hızda park halindeki araca temas ettiğini ve bu hafif çarpma sonucu davacının aracını kullanmasını engellemeyen bir hasar meydana gelmediğini, kaza tutanağında ya da dosyada araçta ağır ve ciddi bir hasar olduğuna ve uzun süre boyunca onarım gerektirdiğine veya çalışamaz hale geldiğine ilişkin herhangi bir rapor, fotoğraf, belge bulunmadığını, aksine dosyadaki aracın kazalı fotoğraflardan açıkça anlaşıldığı üzere lokal alanda hafif bir hasar meydana geldiğini, çok kısa bir sürede onarımı yapılabilecek kaza sebebiyle herhangi bir mahrumiyet zararı meydana gelmesinin söz konusu olmadığını, davanın reddinin gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise, davacının aracında meydana gelen kaza sebebiyle aracın tamir süresinin yakıt kayıtları, HGS ve benzeri resmi kurumlar nezdinde bulunan kayıtlar celp edilerek tespit edilmesi gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli hususunda karar verilecekse dahi hasarın küçüklüğü nazara alınarak ve gerçek tamir süresi tespit edilerek hakkaniyet ölçütlerine göre orantılı bir bedelin belirlenmesi gerektiğini, açıklanan sebeplerle; öncelikle belirsiz alacak davası olarak açılan davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava Tazminat davasına ilişkindir. 7155 sayılı yasanın 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmüne yer verilmiştir. 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." düzenlemesi getirilmiştir. 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca söz konusu talebe ilişkin davanın dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işlerden olduğu ve dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının somut olay bakımından zorunlu olduğu ve bunun aynı zamanda 6100 sayılı HMK gereği dava şartları arasında sayıldığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; işbu davada arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL karar harcı peşin olarak alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,6.-TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yatırılan masraf olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK. 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 6-Davalı ... tarafı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 100,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... tarafa verilmesine, Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinde verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/01/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/39, K. 2026/95, T. 29.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-39-e-2026-95-k-82e857bebe1f