İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/559 E. 2026/92 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/559
Karar No
2026/92
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/559 Esas KARAR NO : 2026/92

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2023 KARAR TARİHİ : 03/02/2026 K.YAZIM TARİHİ : 06/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'a ait .... plakalı araç, ... Sigorta A.Ş. sigortalısı olan ...'e ait ... plakalı aracın 18.12.2022 tarihinde ... idaresindeyken Zeytinburnu İlçesi'nde kusurlu şekilde çarpması sebebiyle hasar gördüğünü, kazadan sonra hasarın giderilmesi için ... Sigorta A.Ş. şirketine başvurulmuştur. Sigorta şirketince müvekkile; "gerekli parçaların tedarik edilmesinin çok uzun zaman alacağı, fakat gerekli parçaların daha hızlı tedarik edilmesi maksadıyla müvekkil tarafından da bu parçaların tedarik edilebileceği" belirtildiğini, müvekkili de çok uzun süre beklememek için tamir için gerekli parçaları İstanbul'daki bir firma aracılığı ile yurt dışından kendi imkanlarıyla tedarik etmiş ve bu parçalar için toplamda 64.000,00 TL ödeme yapıldığını, parçaların tedarik edilmesinden sonra araç tamir edilmiş ve sigorta şirketi tarafından tamir ücreti dahil toplamda 52.423,92 TL ödeme yapıldığını, bu tutarın 10.300,00 TL'si tamir masrafı olarak servise ödendiğinden müvekkile alınan parçalar için 42.123,92 TL ödeme yapıldığını, müvekkiline ait araç gördüğü tamir işlemi nedeniyle ayrıca değer kaybına uğramış olduğunu hem değer kaybının hem de eksik parça masrafının ödenmesi için 23.03.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, bu başvuru üzerine 03.04.2023 tarihinde 34.999,84 TL değer kaybı bedeli ödendiğini, davalı sigorta şirketince hem değer kaybı bedeli hem de müvekkili tarafından tedarik edilen parçaların bedeli tam olarak ödenmemiş olduğunu, ayrıca müvekkili aracın tamir edildiği süre boyunca araç kiralandığından ve bu kiralama bedelinin diğer davalılar tarafından ödenmesi gerektiğinden tüm davalılar hakkında arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk süreci anlaşma olmadan tamamlanmış olduğundan huzurdaki davayı açma mecburiyeti doğduğunu, tamir için satın alınan parçalara ilişkin ödenen tutarın 100,00 TL'sinin faiziyle birlikte davalılardan alınarak tarafımıza verilmesini, müvekkiline ait aracın uğradığı değer kaybının 100,00 TL'sinin faiziyle birlikte davalılardan alınarak tarafımıza verilmesini, müvekkili tarafından kiralanan ikame araç için ödenen tutarın 100,00 TL'sinin faiziyle birlikte davalılardan alınarak tarafımıza verilmesini, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı aracın tamiri için gerekli olan parçaları yurt dışından temin ettiğini ve bu parçalar için 64.000-TL ödeme yaptığını iddia ettiğini, sigorta şirketi tarafından da kendisine araç tamiri için 52.423,92-TL ödeme yapıldığını belirtildiğini, huzurdaki davada davacının tamir için ödenen parçalara ilişkin talebi belirlenebilir nitelikte olduğunu, davacının işbu talebini HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın davacının tamir için ödenen parçalara ilişkin talebi yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı aracının hasar görmesi sebebiyle araç kiralamak zorunda kaldığını ve kiraladığı araç için 26.550-TL ödeme yaptığını iddia ettiğini, huzurdaki davada davacının kiraladığı araç için ödediğini iddia ettiği bedel belirlenebilir nitelikte olduğunu, davacının işbu talebini de HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmamakta, bu nedenle huzurdaki davanın davacının kira bedeli talebi yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, yukarıda yer alan açıklamalarımız baki kalmak kaydıyla, davacı talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu, zamanaşımı definde bulunduklarını, huzurdaki davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini, davacı aracının tamir işlemi nedeniyle değer kaybına uğradığını ve değer kaybı zararının tahsilini talep ettiğini, açıklandığı üzere müvekkilinin ve diğer davalı ...'nın meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığından değer kaybından sorumlulukları da bulunmamakta, davacının değer kaybı zararı talebinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, bir an için kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin ve diğer davalı ...'nın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, davacı herhangi bir değer kaybı zararına uğramadığını, kazanın gerçekleştiğini mahalde yapılacak keşif ardından dosyaya sunulacak bilirkişi raporu ile kusur oranı tespit edildikten ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden davalıya ait aracın önceki kazalarının parça değişimleri ile beraber detaylı şekilde sorulmasından sonra, bilirkişi marifetiyle davacıya ait aracın daha önceden kazaya karışıp karışmadığını, tamir işlemi görüp görmediğini, araçta meydana gelen hasarın mini onarım ile giderilebilen basit işlemlerden olup olmadığını incelemesiyle davacının herhangi bir değer kaybı zararına uğramadığı tespit edileceğini, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan usulden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen diğer davalılar tarafından davaya cevap verilmediği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Yargılama sırasında davalılardan ...'ya vasi atandığı anlaşılmış olup davalının vasisine gerekli tebligatlar yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır. Davacı tarafından dosyaya sunulan 17/11/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dava değeri 5.953,61 TL onarım bedeli, 40.000,00 TL değer kaybı, 7.350,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 53.303,61 TL olarak belirlenmiştir. Dosyaya bilirkişi Dr. ... tarafından sunulan 11/11/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; dava konusu kazanın gerçekleşmesinde; davalı ... Sigorta A.Ş. ZMSS Poliçesi ile sigortalı, diğer davalı ...'e ait ... plakalı araç ve sürücüsü olan diğer davalı ...'nın %100 oranında asli kusurlu olduğu, dava konusu kaza sonrası oluşan hasarın onarımı için gerekli olduğu aşikar olan yedek parça temininin, sigorta şirketi tarafından yapılamaması sebebiyle araç maliki tarafından yapılmasında herhangi bir mahsur bulunmadığı, ancak doğal olarak sigortalının kendi imkanları ile tedarik yoluna gittiği yedek parçaları, sigorta şirketinin aksine, pazarlık gücü olmaması sebebiyle liste fiyatı üzerinden temin edebileceği, söz konusu bedelin kaza tarihi itibariyle, toplam 51.401,50 TL + KDV = 60.653,77 TL olduğu, bahse konu bedelin kaza ve hasar gören parçalar ile uyumlu, piyasa rayiçlerine makul ve mantıklı olduğu, kadr-i maruf kabul edilebileceği; ... plakalı araçta kaza tarihi itibariyle 75.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, sigorta şirketi tarafından ödenen 35.000,00 TL'nin mahsup edilmesi ile kaza tarihi itibariyle bakiye 40.000,00 TL değer kaybının davalılardan talep edilebileceği, hasarın onarım süresi olarak düşünülen 7 gün için toplam kazanç kaybının %100 kusur oranına göre 7.350,00 TL olacağı belirtilmiştir. Dosyaya bilirkişi Dr. .... tarafından sunulan 09/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök rapordaki kanaat korunarak davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde 4.577,06 TL'den sorumlu olduğu belirtilmiştir. Huzurda görülen dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; söz konusu kanunun 88/1. maddesi; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. " söz konusu kanunun 90. maddesi ise; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denilerek haksız fiil sorumluluğu belirlendikten sonra anılan Kanun'un 61. maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermekte olup buna göre zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve zorunlu sigortacı zarar görene karşı haksız fiil hükümleri çerçevesinde müteselsilen sorumludurlar. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında olacağı açıktır. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararına göre; "...Makine Mühendisi bilirkişi tarafından sunulan raporda, araçta meydana gelen değer kaybının neye göre hesaplandığı belli değildir. Dairemizin formülüne göre "aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının hesaplanması” gerekmektedir. Buna göre aynı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz gerekçe ile araç değer kaybına ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı, davalılardan ...'in maliki, diğer davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının aracında meydana gelen hasarın tazmini, araçta meydana gelen değer kaybı ile aracın tamirde kaldığı süre boyunca ödenmesi gereken ikame araç bedelinin tahsili istemli olarak huzurda görülen maddi tazminat davası açılmıştır. Mahkememizce kazaya karışan sürücülerin kusur durumunun belirlenmesi ve davacının maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu kazanın gerçekleşmesinde; davalı ... Sigorta A.Ş. ZMSS Poliçesi ile sigortalı, diğer davalı ...'e ait ... plakalı araç ve sürücüsü olan diğer davalı ...'nın %100 oranında asli kusurlu olduğu, dava konusu kaza sonrası oluşan hasarın onarımı için gerekli olduğu aşikar olan yedek parça temininin, sigorta şirketi tarafından yapılamaması sebebiyle araç maliki tarafından yapılmasında herhangi bir mahsur bulunmadığı, ancak doğal olarak sigortalının kendi imkanları ile tedarik yoluna gittiği yedek parçaları, sigorta şirketinin aksine, pazarlık gücü olmaması sebebiyle liste fiyatı üzerinden temin edebileceği, söz konusu bedelin kaza tarihi itibariyle, toplam 51.401,50 TL + KDV = 60.653,77 TL olduğu, bahse konu bedelin kaza ve hasar gören parçalar ile uyumlu, piyasa rayiçlerine makul ve mantıklı olduğu, kadr-i maruf kabul edilebileceği; ... plakalı araçta kaza tarihi itibariyle 75.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, sigorta şirketi tarafından ödenen 35.000,00 TL'nin mahsup edilmesi ile kaza tarihi itibariyle bakiye 40.000,00 TL değer kaybının davalılardan talep edilebileceği, hasarın onarım süresi olarak düşünülen 7 gün için toplam kazanç kaybının %100 kusur oranına göre 7.350,00 TL olacağı belirtilmiştir. Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmış olup ek raporda kök rapordaki kanaat korunarak davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde 4.577,06 TL'den sorumlu olduğu belirtilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda davalı ...'in maliki olduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu; araçta meydana gelen bakiye hasar tutarının 5.953,61 TL, bakiye değer kaybı tutarının 40.000,00 TL ve ikame araç bedelinin 7.350,00 TL olduğu, davalılardan ...'in araç maliki, diğer davalı ...'nın sürücü, diğer davalı sigorta şirketinin sigorta eden sıfatıyla hasar bedeli ve değer kaybından poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu; sigorta şirketinin dolaylı zarar olması nedeni ile araç kiralama bedelinden sorumlu olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle açılan davanın kabulü ile 5.953,61 TL onarım bedeli, 40.000,00 TL değer kaybı, 7.350,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 53.303,61 TL'nin taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 05/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti olan 100.000,00 TL dahilinde dava konusu alacağın 4.576,90 TL'sinden sorumlu tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile 5.953,61 TL onarım bedeli, 40.000,00 TL değer kaybı, 7.350,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 53.303,61 TL'nin taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 05/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti olan 100.000,00 TL dahilinde dava konusu alacağın 4.576,90-TL'sinden sorumlu tutulmasına) 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.641,17-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.085,05-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.556,12-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin harcın sadece 732,00-TL'sinden sorumlu tutulmasına) 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin vekalet ücretinin sadece 4.576,90-TL'sinden sorumlu tutulmasına) 4-Davacı tarafından yapılan; 25,60-TL Vekalet Harcı + 179,90-TL Başvuru Harcı + 1.085,05-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 1.290,55-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 656,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.656,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yargılama giderinin sigorta şirketi bakımından kabul oranı olan %8,59'si oranında hesaplanan 314,09 TL'sinden sorumlu tutulmasına) 6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin huzurda görülen davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı davalı sigorta vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026

Katip ... ☪e-imzalıdır.☪

Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/559, K. 2026/92, T. 03.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-559-e-2026-92-k-af46710299e2