İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/87 E. 2024/147 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/87
Karar No
2024/147
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/87 Esas - 2024/147 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/87 Esas KARAR NO : 2024/147

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :23/03/2020 KARAR TARİHİ :13/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş tarafından müvekkili ... aleyhine Adana İcra 11. Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve müvekkiline hukuk dışı borçlar yükletildiğini, zorla ödettirildiğini, davalı tarafından takibin kesinleşmesine müteakip kötü niyetli olarak ve müvekkilini ödemeye mecbur bırakmak maksadıyla araçlarına, gayrimenkul mallarına, banka hesaplarına haciz koydurduğunu, konulan tüm bu hacizlerin müvekkilinin tüm işlerini olumsuz etkilediğini ve davalı ile hiç bir alacak verecek ilişkisi yokken iş bu paraları haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla Adana İcra 11. Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasından dolayı haksız olarak ödenen 23.370,01-TL'nin ödeme tarihi olan 20.05.2019 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, davacının ticari işletmesi için kullanmış olduğu iş yerinin elektrik tüketimini yasalara aykırı olarak kullanması hakkındaki tutanaklar gereği icra takibine maruz kaldığı için iş bu istirdat davasını açtıklarını, dolayısıyla konu ticari uyuşmazlık olup, arabuluculuk son oturum tutanağının dava dilekçesi ile sunulması dava şartı olup iş bu dava açılırken dava şartı yerine getirilmediği belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucu mahkememizce verilen 06/10/2020 tarih ve 2020/... Esas 2020/... Karar sayılı kararı istinaf edilmiş olup, Adana BAM 3. Hukuk Dairesi' nin 05.07.2022 tarih 2021/... esas 2022/... karar sayılı ilamı ile " davacının çay ocağı çalıştırdığı her ne kadar davalı tarafça tutulan kaçak tespit tutanaklarında davacının abone grubu ticarethane olarak belirtilmiş ise de, dosya içeriğinden davacının Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir ya da esnaf olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece T.T.K.nun 14,17,1463. maddeleri, 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesi çerçevesinde çay ocağı niteliğinde bir iş yeri işleten davacının tacir olup olmadığı araştırılarak, davacının tacir olduğunun saptanması halinde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi, aksi halde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, ilgili mahkemeye görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile görev hususu açıklığa kavuşturulmadan arabuluculuk başvurusu hususunda karar verilmesi hatalı olduğu" yönünde mahkememiz kararının kaldırılmasına kararı verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Davacı ... yönünden esnaf ya da tacir olarak faaliyet gösterip göstermediği hususunda yazılan müzekkerelere cevaben Yüreğir Vergi Dairesince verilen cevapta; " ...'ın 06/11/2013 tarihinden itibaren "... - Çay Ocakları, Kıraathaneler, Kahvehaneler, Kafeler (İçecek Ağırlıklı Hizmet Veren), Meyve Suyu Salonları ve Çay Bahçelerinde İçecek Sunum Faaliyeti" konusunda faaliyet gösterdiği ve mükellefiyet kaydının devam ettiği, Basit Usul Mükellef olduğu, Basit Usulde Ticari Kazanç mükellefi olarak Defter beyan sisteminde kayıtlı olduğunu, VUK'un 173. Maddesi gereğince defter tutma mecburiyeti bulunmadığını, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanuna eklenen mükerrer 20A maddesine göre kazançları basit usulde tespit olunan mükelleflerin yine aynı kanunun 46'ncı maddeye göre tespit edilen kazançları gelir vergisinden istisna edilmesinden ötürü basit usule tabi mükelleflerin 01.01.2021 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık beyanname vermeyecekleri belirtilmiş olmakla, davacının tacir olmadığı görülmüştür. Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir.(HGK. 21/03/2019 tarih ve 2017/11-2630 esas-209/328 Karar sayılı ilamı). Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30, 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğundan (Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141E. 2019/442 K.) mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının tacir kişilerden olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflarca bu başvurunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/02/2024

Katip ... E-imza

Hakim ... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/87, K. 2024/147, T. 13.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-87-e-2024-147-k-6d4d3c463806