İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/810 E. 2026/36 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/810
- Karar No
- 2026/36
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/810 Esas KARAR NO: 2026/36 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 11/11/2024 KARAR TARİHİ: 15/01/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- günü --- İlçesi bölgesi otobanında, davalı ---- sürücüsü olduğu ruhsat sahibi diğer davalı ----- olan ---- plaka sayılı aracın, davacı---- ruhsat sahibi ve sürücüsü olduğu -------plaka sayılı araca tam kusurlu olarak çarptığını ve davacının aracında hasar, değer kaybı, orjinal parça fark bedeli ile aracın tamirat süresince kullanılamamasından kaynaklı kayıp meydana getirdiğini, olay ---- otoyol büro amirliği kayıtlarına ------ sıra nolu kaza olarak geçtiğini, kaza sonrası davacının aracını özel serviste yaptırdığını, 62.227,30 TL hasar malzeme parça bedeli, 37.200 TL işçilik bedeli tutmuştur. ----- alınan malzemelere, parçalara dair ----- fatura ile aracın yaptırıldığı ------ bedelli faturanın sunulduğunu, davalı taraf aracının zorunlu trafik sigortası diğer davalı -------- nolu poliçe ile yapılmış olup davalı sigorta firması, davacının aracının hasarlarını ve değer kaybı ile orjinal parça farkını karşılamadığını, sigorta firmasına yapılan başvurulardan netice alınamadığını, diğer davalılara karşı, ------ Müdürlüklerinde, araç hasar malzeme ve işçilik giderleri ile değer kaybına ilişkin yapılan icra takibine de itiraz edildiğinden takibin durduğunu, davacı, karşı taraf araç şoförünün kusuru ile oluşan kazada, ciddi şekilde mağdur olduğunu, aracını kendi yaptırmak zorunda kaldığını, aracı orjinal parça ile yapılamadığı gibi, ciddi değer kaybı oluştuğunu, araç tamir süresince de, aracından mahrum kaldığını, arz edilen sebeplere binaen ; öncelikle ihtiyati haciz talebimizin takdiren teminatsız, aksi halde teminat mukabili kabulünü ve davalıların sorumlu oldukları kalem alacakları yönünden ve talep miktarlarımızla sınırlı olmak üzere, gerek yedindeki taşınır ve taşınmazlarının gerekse üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi için karar verilmesini ve gereğini, ihtiyati haciz taleplerinin kabul görmemesi halinde, davalıalrın mal kaçırma ihtimali ve müvekkilin mağduriyetinin önüne geçilmesiyle telafisi güç ve imkansız zararlar oluşmaması için, davalıların yine sorumlu oldukları kalem alacaklarımız yönünden ve talep miktarlarımızla sınırlı olmak üzere, taşınır ve taşınmazlarının kayıtlarına ihtiyaten tedbir konulması için karar verilmesini ve gereğini, davacının tüm zarar, tazminat ve alacakları için, gerçek ve tam alacak uzman bilirkişiler tarafından yapılacak inceleme ve sunulacak raporla ortaya çıkacak olmakla ----- kaza hasar araç parça ve işçilik ile orjinal parça bedelinin fazlaya dair tüm hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak ve sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde olmak üzere ve tüm davalılardan kaza tarihi olan-----itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini ve müvekkile ödenmesini, ------değer kaybı alacağın fazlaya ilişkin haklarımız saklı olarak ve belirsiz alacak talebi olarak, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde olmak üzere ve tüm davalılardan kaza tarihi olan ---- itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini ve davacıya ödenmesini,----- araç mahrumiyet gün tutarı alacağımızın fazlaya ilişkin haklarımız saklı olarak ve belirsiz alacak talebi olarak, sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi olan ------ itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini ve davacıya ödenmesini, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin sorumluluklarına göre davalılara tahmilini karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, usule ilişkin olarak, davacının dava konusu araç hasarı zararını belirlemiş olmasına rağmen davayı belirsiz alacak davası şeklinde açtığını, HMK m.107’deki şartlar gerçekleşmediği halde belirsiz alacak davası açılmasının hukuki yarar bulunmadığından usulden ret sebebi olduğunu, esasa ilişkin, kazaya karışan ----- plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibarıyla maddi zararlara ilişkin teminat limitinin araç başına ---- bulunduğunu ve dosyada yapılan tüm ödemelerin bu limitten mahsup edilmesi gerektiğini, bununla birlikte, somut uyuşmazlıkta sigortalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu tevsik eden herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığını, olayın incelenmesinde sigortalının kusurunun olmadığının görüldüğünü, bu sebeple karşı yana tazminat ödenmemesi gerektiğini, aksi değerlendirme halinde ise kabul anlamına gelmemek üzere dosyanın kusur bilirkişisine tevdiini talep ettiğini, ayrıca mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi amacıyla, aynı kaza nedeniyle sigortalı veya kasko sigortacısı tarafından zarar görene bakiye ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini talep ettiklerini, değer kaybı yönünden, hesaplamanın 2918 sayılı KTK m.90 ve buna dayalı -----yöntem esas alınarak, ----- düzenlemeleri çerçevesinde yapılması gerektiğini, rayiç değer gibi denetlenebilir olmayan yöntemlerin esas alınamayacağını, ayrıca davacı aracın kaza öncesi hasar geçmişinin, aynı bölgede önceki hasar bulunup bulunmadığının ve birden fazla/çok sayıda hasar halinin değer kaybını etkileyebileceğinin tespit edilmesini, bu tespitlere göre değer kaybı talebinin reddini veya azaltılmasını talep ettikleri, araç hasarı tazminatı bakımından, davacının yokluğunda alınan tespit raporu veya mevcut faturaların fahiş olabileceğini, amortisman ve iskonto uygulanmadan düzenlenen belge/raporların hükme esas alınmaması gerektiğini, ayrıca dosyada onarım yapıldığına ve bakiye ödemeye ilişkin fatura/belge sunulmadığını, TMK m.6 gereği ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davacıdan onarım ve faturaların sorulmasının gerektiğini, arabuluculuk yönünden, KTK m.97 kapsamındaki sigortacıya yazılı başvurunun özel dava şartı olduğu hallerde zorunlu arabuluculuğun uygulanamayacağını, bu nedenle arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, faiz bakımından ise, uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığı ve tazminatın haksız fiilden kaynaklandığı gerekçesiyle kaza tarihinden itibaren avans faizi talebine itiraz ettiği, ancak tazminata hükmedilecekse kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiş olup, öncelikle zamanaşımı nedeniyle, bunun kabul edilmemesi halinde davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı gerekçesiyle usulden, bu da kabul edilmezse cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle esastan reddini, ret olmazsa kusur ve zarar kalemleri yönünden bilirkişi incelemesi yapılarak teminat limiti ve kusur durumu gözetilmek suretiyle karar verilmesini, arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını beyan ve talep etmiştir.Davalı şirkete ve davalı gerçek kişiye dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket temsilcisi ve davalı kişi tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalılar kendilerini vekille temsil de ettirmemiştir. Ancak ön inceleme duruşmasına her ikisi son duruşmaya sürücü davalı katılmıştır. "ben davalı şirketin sahibi ve temsilcisiyim, davalı araç da şirket adına kayıtlıdır, kaza sırasında aracı diğer davalı ------kullanıyordu, kaza ---- ilçesinde meydana gelmiştir, biz --- dönüyorduk,------ otoban üzerinde giderken sağ ön lastiğimiz patladı ve araç kontrolden çıkarak sağa çekti, davacı da sağ şeritte hareket ettiği için davacının aracına çarpmak zorunda kaldı, olay bu şekilde meydana gelmiştir, burada zarar varsa da aracımızın sigortası bulunduğundan sigorta şirketi tarafından karşılanması gerekir, bizim kazada bir kasıt ve kusurumuz yoktur, davanın bizim açımızdan reddine karar versin dediler." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DELİLLER:Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı,---- Kayıtları,----- Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Kazası Tespit Tutanağı, ------ Kayıtları, Hasar Dosyası ve Poliçe, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Uzman Raporu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIPDEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi nitelikteki otomobilinde meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyetinden (ikame araç) oluşan zararlarının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince zarar veren 10 SD 044 plakalı araç için düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi ve malik- işleten ile 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu davalı sürücü tarafından tazmin edilmesi istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97 ve 99 maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan bir kısım taraf ve taraf vekilinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan bir kısım taraf/taraf vekilinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve ---------- uygulamalarına kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, --------- Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden;--------- istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. ----------- İkame araç bedeline gelince; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Sonuç itibarıyla araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. -------- Bu anlamda dava dilekçesindeki anlatım ve aşamalardaki davacı vekilinin beyan ve işlemleri, olaya özgü hususlara göre talebin ikame araç/kira zararın ilişkin olduğu kabul ve takdir edilerek uyuşmazlık izale edilmiştir.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; ---- tarihinde saat 15.00 sularında ------ otoban yolu üzerinde davacının malik/işleteni ve sürücüsü olduğu ----- plaka sayılı hususi otomobil ile davalı şireketin malik-işleteni olduğu diğer davalı kişinin sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine kaza tarihini kapsar şekilde--- poliçesi ile sigortalı ------plaka sayılı kamyonet niteliğindeki araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sabittir. 2918 sayılı KTK'nin 83.maddesi gereğince ------ tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre vaki kazada her iki sürücüye de kusur atfedilmediği görülmüştür. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen ---- plakalı motorlu aracın dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde -----başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi ---- limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince -------sigortacısı olan davalı şirkete başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı şirket tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de getirtilmiştir. Buna göre davalı sigorta şirketinin hasara ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı anlaşılmıştır. Bütün bunlara göre somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli , değer kaybı ve ikame araç bedeli zararları üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre oluşan onarım bedeli, değer kaybı ve hasar onarım süresi gereği ikame araç bedelinden oluşan zararların belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf/taraf vekillerinin iddia ve savunmaları kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararların varlığı ve miktarlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya------Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ---- tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda özetle; Kusur yönünden değerlendirme: ----plakalı araç sürücüsü ----meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu olduğu, ----plakalı araç sürücüsü ------- meydana gelen kazada kusursuz olduğu, araç hasar bedeli ------ dahil, iskonto hariç, ----- olduğu, araç değer kaybı bedelinin ---- olduğu, Araç mahrumiyet kaybı bedelinin ----olduğu, Davalı ---- kazaya etken ---- plakalı aracın --- tarihleri arası ---- sayılı--------- trafik sigortacısı olduğu, kaza tarihi itibarı ile araç başına trafik sigorta teminat limitinin ------- olduğu, araç hasar bedelinin ve değer kaybı bedelinin trafik sigortası teminatları içinde değerlendirildiği, davalı ----------sorumlu olduğu, Temerrüt tarihinin sigorta şirketinin davacıya tazminatın ödenemeyeceği yönündeki bildirim tarihi --- olduğu (davacının sigorta şirketine başvuru tarihi dosya kapsamında bulunmamaktadır) ------ göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar maddesi uyarınca davalı -------- sürücüsünün kusuru oranında, %100, diğer davalı sürücü ----- ile birlikte müştereken ve müteselsilen talep edebilek bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli ----- sorumlu olduğu, Temerrüt tarihinin kaza tarihi------ olduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine tebliğ edilerek davacı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiş; ancak sigorta vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir. Bu kapsamda öncelikle somut olayda kaza sonucunda zabıta tarafından düzenlenen resmi belge niteliğindeki tutanak, kaza yeri ve kazalı araç fotoğrafları, dosyada bulunun uzman raporu ve uzman raporun teyit eden mevcut bilirkişi raporuna göre bilirkişi tarafından yapılan kusur dağılımının yerinde ve hukuka uygun olduğu sonuçta davalı sürücünün kazada KTK'nin 67, 84 ve KTY 157.maddelerinin ihlali nedeniyle % -100 oranında kusurlu olduğ kabul ve takdir edilmiştir. Buna göre davalıların sorumluluğu zararın tamamı olacaktır. ----------Kazadan dolayı oluşan hasar onarım ve hasardan doğan değer kaybı ve ikame araç bedeline gelince de, öncelikle bilirkişi raporunda hasar onarım bedeli olarak belirlenen miktarın, zarar gören aracın tamirinin ekonomik olduğu gibi raporda belirlenen hasar onarım bedelinin dosyada bulunan bilgi, belge, fotoğraf ve bilcümle delil gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden piyasa rayiçlerine uygun ve yerinde olduğu, hasardan neşet eden değer kaybının da dosyada bulunan ve delil niteliği taşıyan ekspertiz raporu da gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre aracın markası, modeli ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki -------- olarak belirlenen farkın günün ekonomik ve sosyal koşulları temelinde ikinci el araç piyasasına göre kadri maruf ve makul düzeyde olduğu anlaşılmış; işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğu, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Ayrıca yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca bilirkişi raporunda belirlenen ikame araç bedelinin de aracın teknik ve hususi özellikleri ve tamir süresi dikkate alındığında işin niteliğine ve olaya göre piyasa şartları gereği emsal araç kiralamaları esas alındığında kadri maruf kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam hasar onarım, değer kaybı ve ikame araç bedeli zararlarının, yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın trafik sigortacısı olan davalı şirket ve malik-işleten ve sürücüsü olan diğer davalı kişi tarafından müşterek ve müteselsil olarak tazmin edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kuşkusuz yukarıda gösterilen yasal nedenler ve kabule göre ikame araç bedelinden ise talep gibi yalnızca davalılar işleten şirket ve gerçek kişi sorumlu tutulabilecektir. Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 109. maddesi kapsamında kısmi alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporuna göre verilen süre içinde ıslah dilekçesi verilmek suretiyle talep arttırım dilekçesi verildiğine, dilekçenin tebliğ edildiğine ve harcın tamamlandığına da müşahede edilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını yukarıda açıklanan ilkeler, vakıalar ve delilere göre TBK, 49, 50/1, 51/1, 52/1, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olay haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından TBK'nin 117/2 maddesi ve HMK'nin 107.maddesi gereğince artırılan miktar dahil bedelin tamamına davalı işleten şirket ve gerçek kişi yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan ----- tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine gereğince başvuruya bağlı olarak oluşan ------- temerrüt tarihinden itibaren sigortalı araç kamyonet olduğundan avans faizi uygulanmasının gerekmesi de gözetilerek davanın kabulü ile a-99.427,30 TL hasar onarım tazminatının, davalılar---- ve sürücü ------ yönünden haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan ------- tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen ----- tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi ------ poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,b----- değer kaybı tazminatının, davalılar ------- yönünden haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan ----- tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen ------ tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi ------- poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla-a fıkrasındaki hüküm gereği bakiye limitin gözetilmesi suretiyle) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c - -------- ikame araç bedeli tazminatının haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan ----- tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar (işleten)-----müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. --------- 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, aynı yasanın 326/1,3 maddeleri gereğince aleyhinde hüküm verilen davalılar müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulmuş; ancak davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi limiti çerçevesinde anılan davalının sorumlu olduğu miktarlar ayrıca gösterilmiştir. Bununla birlikte Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince işbu dava KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve/veya sürücü yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı, ------nitekim ZMMS 2918 sayılı yasada düzenlenmiş olup trafik sigortacısına ve diğer sorumlulara karşı açılacak davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğundan, davalıların arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. ------Bu kapsamda tüm taraflar yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk son tutanağına göre giderinden davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)DAVANIN KABULÜNE, 99.427,30 TL hasar onarım tazminatının, davalılar ----- (işleten) ve sürücü ------ yönünden haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan---- tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen ------------ tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi -------- poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL değer kaybı tazminatının, davalılar------ yönünden haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan ---- tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen ---- tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi ------poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla-a fıkrasındaki hüküm gereği bakiye limitin gözetilmesi suretiyle) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ---- ikame araç bedeli tazminatının haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan---- tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar (işleten) --------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 9.195,84 TL harçtan 2.039,52 TL harç ve 615,40 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.540,92 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin 6.279,28 TL kısmı ile sınırlı sorumlu olması suretiyle) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 2.039,52 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 615,40 TL tamamlama harcı, 1.115,00 TL posta masrafı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.258,32 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 9.847,99 TL kısmı ile sınırlı sorumlu olması suretiyle ) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı davasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca toplam kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 43.200,00 TL kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin ve davalı ---------yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı şirket temsilcisinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle -------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026