İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/710 E. 2025/903 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/710
- Karar No
- 2025/903
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 3ESAS NO: 2024/710 Esas KARAR NO: 2025/903 DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ: 08/10/2024 KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket aleyhine -----sayılı dosyası üzerinden maddi-manevi tazminat talebiyle dava ikame edildiğini, işbu dava----- Karar sayılı ilamı ile kesinleşmiş olup, bu mahkeme ilamı----- sayılı dosyası üzerinden takibe konu edilmiş ve dosya borcu tarafımızca ödenerek dosya infazen kapatıldığını, davacı şirket ile davalı sigorta şirketi arasında ------ no’lu ------akdedildiğini, poliçede işveren mali mesuliyet teminatı bedeni zararlarda kişi başı 250.000 USD limit ile, ek teminat olarak manevi tazminat talepleri ise işbu poliçeden dolayı vuku bulan iş kazası neticesinde bedeni zararlar itibariyle doğacak maddi tazminatın %20'si ile sınırlı olarak teminata dahil edildiğini, ilgili dava, davalı sigorta şirketine ihbar edilmiş olup; sigorta şirketi davada ihbar olunan sıfatıyla yer aldığını, davalı sigorta şirketi nezdinde işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi yapılmış olması ve dava dosyasında ihbar edilen sıfatı taşıyor olması nedeniyle ödeme belgeleri iletilerek davalı sigorta şirketine rücu talebinde bulunulduğunu, başvuruları sigorta şirketi tarafından reddedildiğini, davanın kabulü ile dava dışı Hasan Yıldırım'ın geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin tüm haklarımız mahfuz olmak kaydıyla müvekkil şirket tarafından ödenen 345.030,00 TL tutarındaki tazminatın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden rücuen tazminine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi ile ----- numaralı ------akdedildiğini, poliçede işveren mali mesuliyet teminatı limiti şahıs başına 570.575,00-TL olarak belirtildiğini, manevi tazminat teminatı ise bulunmamakla birlikte davalı sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, poliçe limitini bildirmemek hiçbir şekilde davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmediğini, davacı şirket uhdesinde tanzim edilen konu poliçe ile temin edilen herhangi bir hasar ödemesinde, ilgili genel şartların birinci ve dokuzuncu maddelerinde kayıtlı tazminat tutarı, yasal faiz tutarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretleri toplamında sigortacının azami sorumluluğu, poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu, sigortacının sorumluluğu hiçbir durumda poliçe üzerinde belirtilen limitleri aşamayacağını, huzurdaki davada, davacı kaza sebebiyle yaralanmış olan dava dışı üçüncü kişiye yapmış olduğu ödemelerin müvekkil sigorta şirketinden tahsil edilmesini talep ettiğini, huzurdaki dava davacı ile davacı sigorta şirketi arasında düzenlenmiş olan sigorta poliçesinden kaynaklandığını, taraflar arasındaki ilişki sebebiyle davada görevli olan mahkeme tüketici mahkemesi olduğunu, işbu sebeple huzurdaki davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerekmekte olup taraflarınca talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için gerçekleştiği iddia edilen iş kazasının poliçede belirlenmiş olan riziko adresinde gerçekleşmiş olması gerektiğini, aksi halde davalı sigorta şirketinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, gerçekleştiği iddia edilen dava konusu iş kazasının meydana geldiği yerin poliçede belirlenmiş olan riziko adresinde gerçekletiğinin ispat yükümlülüğü davacı tarafta olduğunu, davacı işbu hususa dair ispat hükümlülüğünü yerine getirememesi halinde huzurdaki davanın davalı sigorta şirketi yönünden reddini talep ettiklerini, sunulan nedenlerle; davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın öncelikle usule ilişkin belirtmiş olduğumuz gerekçelerle usulden reddine; bu talebimizin kabul edilmemesi halinde ise esastan reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Davacının Ticaret Sicil Kaydı, İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve --------- Kayıtları, İstanbul 31.icra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası, ---- Kaydı, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, dava dışı işçi----- tarafından iş kazasına bağlı olarak açılan dava neticesinde davacı sigorta ettiren işveren tarafından adı geçen işçiye ödenen maddi ve manevi tazminat ve ferilerinin taraflar arasında düzenlenen işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin eda davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken zorunlu arabuluculuk ile HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ve harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1.maddesinde; "Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder. Sigorta poliçesinde Sosyal Sigortalar Kanununun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri teminat kapsamında kabul edilmiştir." şeklindedir. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ve yapılan yargılama çerçevesinde olayın hukuki niteliği ile tarafların davadaki durum ve konumlarına bakıldığında ; öncelikle davacı şirket ile davalı sigorta şirketi arasında-----başlangıç ve bitiş tarihli işveren sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu şahıs başına maddi 570.575,00 TL - bu miktarın %20'si Manevi tazminat ek teminatı dahil limit öngörülddüğü ve manevi tazminat taleplerinin de teminata dahil edildiği görülmektedir. ------ esas sayılı dosyasına göre dava dışı işçi hasan yıldırım'ın poliçe sınırları içinde ----tarihinde iş kazası geçirdiği, anılar dosyada davanın davalıya ihbar edildiği ve netice itibarıyla hükmedilip kesinleşen tazminatın --------sayılı dosyası üzerinden işleme konulması üzerine davacı şirket tarafından ödenerek infaz edildiği de sabittir. Mahkememizce bu davada davacı şirketin kesinleşen mahkeme ilamı gereğince icra dosyasına yapmış olduğu ödemeyi sigorta poliçesi kapsamında yukarıda değinilen yasal düzenlemeler gereğince davalıdan talep edemeyeceği ve miktarının belirlenmesi suretiyle uyuşmazlığın izale edilmesi gerektiği açıktır Bu kapsamda deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan mahkeme dosyası, icra dosyası, ödeme belgeleri ve poliçe başta olmak üzere dosya kapsamı nazarında davalının sorumluluğu ve miktarı yönünden hesap raporu düzenlenmesi için dosya --------- resen seçilen nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye verilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi ----- tarafından düzenlenen 15/09/2025 tarihli raporda özetle; Dava dışı kazazede işçi ------ olduğunun/olması gerektiğinin Mahkeme kararı ve -----iç denetim mekanizmaları tarafından ortaya konulan müfettiş raporları ile sabit olduğu, davalı şirketin poliçesinin taşeron işçilerin poliçe güvencesine alınması bakımından riziko adresinde davacı şirket için ---- tabi bir hizmeti ifa etmelerini yeterli gördüğü, stajyer işçilerden farklı olarak ------ olmalarını ve sorumluluk doğuran olayın vukuundan önce bildirim şartlarını düzenlemediğinden dolayı dava konusu kazanın poliçe kapsamında olduğunun değerlendirildiği; ---- Mahkemesini kesinleşen kararı, ---- müfettiş raporu, davacı ----- tanık beyanları dava dışı kazazede -------- taşeron işçi olmadığı, kendisini taşare eden birinin de bulunmadığı; öte yandan taşeron işçi olarak nitelense bile poliçe kapsamının sadece özel hastane masrafları bakımından davacı -------- şirketinin diğer işçilerinden farklı olduğu bedeni zarar teminatları açısından bir fark bulunmadığı; dava dosyasına sunulu --------kesinleşen kararı, bu davada sunulan bilirkişi raporları ve davacı vekilinin özel hastane masraflarını müvekkili şirket tarafında ödendiğine dair beyanı gözetildiğinde dava konusu rücu talebi içinde özel hastane masraflarının bulunmadığının sadece bedeni zararlara ilişkin tazminatın söz konusu olduğunun değerlendirildiği; davacının dava dışı kazazede işçisi -------ödediği miktarın 122.758 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 142.758 TL asıl alacaktan ibaret olduğu, diğer kısmın alacağın faizi, dava ve takip gideriler ile vekalet ücretlerinden oluştuğu ve bu durumda bedeni zararlar bakımından şahıs başına 570.575 TL, kaza başına 1.711.725 TL poliçe teminatının kapsamında kalmasından dolayı davacı şirketin ödediği miktarı (dava dilekçesi talebine göre 345.030 TL) ödeme tarihinden itibaren, tarafların tüzel kişi tacir olmasından dolayı ticari (avans) faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsil edebileceğinin değerlendirildiği yönünde hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; sunulan beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Mahkememizce bu kapsamda yapılan inceleme ve değerlendirmede; silindiği üzerinde sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan gerçek zararı gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi masraflarını da karşılamakla yükümlüdür. Ayrıca ihbar yükümlüğünün yerine getirildiği anlaşılmakla üçüncü şahsa ödenen tazminatın temerrüt faizinin de sigortacı tarafından karşılanması gerekmektedir. ----- Davalı kendi temerrüdünün sonuçları ile davacı aleyhine açılan dava ve takip dolayısıyla yapılan giderler ile vekalet ücretinin, poliçe limitine tekabül eden kısmı ile de sorumludur.-------- (Somut olayda iş Mahkemesinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği, ayrıca davacı şirketin dosyada mukim kesinleşen karar ilamı ve ödeme belgesine göre zarar gören işçiye/ kişiye yaptığı ödemenin sabit olduğu, poliçede yer alan --------- adresinin şirketin merkezi olduğu, şirketin faaliyet alanı, poliçenin düzenleniş amacı ve işin niteliği gereği işçinin şirket merkezinde çalışırken iş kazası geçirmesinin beklenmediği, bir başka anlatımla hizmet akdi çerçevesinde sahada görev ve iş yapan işçiler yönünden poliçenin tanzim edilmesi karşısında riziko adresine yönelik savunmanın yerinde olmadığı, buna göre iş kazasının davacı şirketin iş yerinde gerçekleştiğinden rizikonun gerçekleştiğinin kabul edilmesinin gerektiği, işçinin davacı şirket adına -------- statüsünde çalıştığının iş davası dosyası ile sabit olduğu, bu nedenlerle davacının iş kazası nedeniyme ödediği tazminatı poliçe kapsamında davalıdan rücuen isteyebileceği, özellikle hesaba ilişkin gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilen bilirkişi raporuna göre davacının ilam gereği zarar gören üçüncü kişiye faiz ve vekalet ücreti dahil tüm ferileriyle birlikte rücu etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri gereğince esastan ispat ettiği, TBK'nin 167/1 maddesi gereğince sigorta sözleşmesi ilişkisi çerçevesinde davanın taraflarının iç ilişkisinde üçüncü kişiye ödenen manevi tazminatın ferileri dahil tamamı yönünden sözleşme (poliçe) limiti dahilinde rücu şartlarının oluştuğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacı şirketin davanın ihbar edilmiş olduğu da gözetildiğinde tarafların TTK'nin 16/1 maddesi gereği tacir sıfatlarına göre yaptığı ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, davada istenen toplam miktarın poliçe limitinde kaldığı da denetlenmek ve gözetilmek suretiyle sonuçta davanın taleple bağlılık ilkesi gereği aynen kabulü ile 345.030,00 TL tazminatın 01/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin şahıs başına maddi 570.575,00 TL - bu miktarın %20'si Manevi tazminat ek teminatı dahil- poliçe teminat limitiyleriyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir. ------6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince tamamından aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi----- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile; 345.030,00 TL tazminatın 01/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin şahıs başına maddi 570.575,00 TL - bu miktarın %20'si Manevi tazminat ek teminatı dahil- poliçe teminat limitiyleriyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacı şirkete verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.569,00 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 5.892,25 TL harcın mahsubuyla bakiye 20.676,75 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 5.892,25 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 79,50 TL posta masrafı ve 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.960,15 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 55.204,80 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nın 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle--------- --------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2025