İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/64 E. 2025/809 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/64
- Karar No
- 2025/809
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/64 Esas - 2025/809 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/64 Esas KARAR NO : 2025/809 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait ... Sigorta A. Ş. nezdinde kasko sigortalı ... plakalı aracın 03/12/2022 tarihinde tek taraflı ve maddi hasarlı bir trafik kazası geçirdiğini, kaza neticesinde araçta ağır hasar meydana geldiğini ve ...Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından düzenlenen rapor ile hasar bedelinin 594.481,77 TL olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin, sürücü değişikliği şüphesiyle hasar dosyasını "Belgesiz Red" olarak tamamlayıp ödeme yapmadığını, kasko poliçesi gereği sigortacının kasıtlı hareketler dışında zararı tazminle yükümlü olduğunu, rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükünün ise Yargıtay kararları uyarınca davalı sigorta şirketine ait olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve HMK m.107 kapsamında artırılmak üzere şimdilik 594.481,77 TL zarar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı aracın 03/12/2022 tarihinde yaptığı kaza sonrası, ... Araştırma Danışmanlık Terc. Oto Kir. Tem. Mak. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 21/12/2022 tarihli rapor doğrultusunda sürücü değişikliği şüphesiyle hasar talebinin reddedildiğini, zira kaza saati ile ihbar saati arasında 42 dakikalık fark bulunduğunu, alkol ölçümünün kazadan çok sonra yapıldığını, sürücü olduğu iddia edilen B... .... .... .... .... .... .... Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışında kaldığını, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar bedeli hesaplanacaksa poliçe özel şartlarının dikkate alınması gerektiğini, talep edilen avans faizinin hukuka aykırı olup faizin yasal faiz üzerinden ve ihbardan 45 gün sonra başlatılması gerektiğini belirterek, izah edilen çelişkiler ve araştırma raporu doğrultusunda, sürücü değişikliği yapmak suretiyle beyan yükümlülüğüne aykırı hareket edilen somut olayın genel şartlar gereği teminat dışı olması nedeniyle, herhangi bir sorumluluğu bulunmayan müvekkil şirket aleyhine açılan haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu, bilirkişi raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle araç hasar zararının tazmini istemine ilişkindir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 16/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda, Davacı Eflatun Kurumsal Yemek Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait olup davalı ... Sigorta A.Ş.'ne de kasko sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nun 47/c. ve 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla 4100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 594.481,77 TL olduğu, rizikonun teminat kapsamında olup olmadığı hususunun mahkemenin kanaatinde olduğu belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/17-1084 Esas, 2019/18 Karar sayılı ilamında; "Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde meydana gelip gelmediğinin, davacının ihbar mükellefiyetine uyup uymadığının dolayısıyla davacının talebinin poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığının yasal mevzuat çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir. Öncelikle ifade etmek gerekir ki, bir mal sigortası olan kasko sigortasında dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı TTK)’nun 1290, 1291 ve 1292'nci maddelerinde düzenlenmiş bulunan sözleşmenin kurulması aşamasındaki, sözleşme sırasındaki ve nihayet rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta ettirene ihbar (bildirim) yükümlülüğü getirilmiş ve bu koşullar ayrıntılı olarak genel şartlarda yer almış bulunmaktadır. Söz konusu ihbar yükümlülükleri bakımından kasko sigortası iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, 6762 sayılı TTK’nın 1282'nci maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Kanun’un 1281'nci maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi hâlinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hâllerden olması gerekmektedir. Sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve 6762 sayılı TTK’nın 1292'nci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Bu durum karşısında, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıda bulunmakta olup, sigortacının, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde meydana geldiğinin soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarihli ve 1997/11-772 E., 1997/1043 K., 16.12.1998 tarihli ve 1998/11-872 E., 1998/905 K., 08.12.2010 tarihli ve 2010/17-596 E., 2010/641 K., 22.12.2010 tarihli ve 2010/17- 655 E., 2010/688 K., 05.06.2015 tarihli ve 2013/17-2303 E., 2015/1497 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir." denilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, kaza tespit tutanağını düzenleyen polis memurları tanık olarak dinlenmiş ve beyanlarında özetle; kaza saati ve kaza mahallinde herhangi bir fren izi bulunmamasından şüphelenmeleri nedeniyle mobesede görevli memuru arayarak kaza öncesine ait kayıtları kontrol etmesini istedikleri, ilgili polis memurunun şoför üzerinde gömlek olduğunu söylediği ancak olay mahallindeki şoförün kazak giyiyor olması nedeniyle üstünü değiştirip değiştirmediğini sordukları ve şoförün üstünü değiştirmediğini beyan ettiği, bunun üzerine tutanağı olay mahallinde tutmadıkları, mobese kayıtlarını kendileri inceleyip kişilerin yüzü tam olarak belli olmasa da kıyafetlerin farklı olduğunu gördükten sonra kaza tutanağını tuttukları yönünde beyanda bulunmuşlardır. Kaza tutanağında "PTS002 numaralı kamerada saat 02:41'de Turan Güneş Bulvarını takiben Konya yolu istikametinde sürücünün üzerinde gömlek olduğu, olay mahallinde sürücü olduğunu iddia eden şahsın üzerinde kazak olduğu, sorulduğunda üzerini değiştirmediğini beyan etmiştir."denilmiş, ... İl Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ekindeki PTS kayıtları incelendiğinde beyanlarla uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Kazaya konu aracın diagnoz kayıtları incelenmesinde; kazanın 03:16'da meydana geldiği, buna karşın kaza ihbarının 03:57 de yapıldığı, olay mahallinde fren izi bulunmadığı, kaza öncesine ait kayıtlarda gömlek giyen şoförün kaza sonrası kazaklı olduğu ve kıyafet değiştirmediğini beyan ettiği, kaza tespit tutanağındaki kaza saatinin şoför beyanı doğrultusunda kayda geçtiği hususlarının tanık beyanları ile doğrulandığı, tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile değinilen deliller uyarınca davalının şoför değişikliği iddiasını kanıtladığı ve kazada meydana gelen zararın davalıdan tahsilinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 10.152,27 TL peşin harçtan düşümü ile artan 9.536,87 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 594.481,77 TL üzerinden takdir edilen 93.172,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır