İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/632 E. 2025/858 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/632
- Karar No
- 2025/858
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/632 Esas - 2025/858 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/632 Esas KARAR NO : 2025/858
... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ".... ...'deki muhtelif gazlı ve gazsız ürünlerinin satış ve dağıtım işiyle iştigal etmekte olup bu işi kendine özgü bir organizasyonla yaptığını, bu organizasyon kapsamında satış ve dağıtımın sözleşmeli bayiler tarafından yapılabildiği gibi müvekkili şirket tarafından doğrudan düzenlenen operasyonlarla direkt satış noktalarına ürün vermek şeklinde de yapılabileceğini, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında mevcut olan ticari ilişki gereği müvekkili şirketin, davalı/borçlu şirkete ürün temin ettiğini, davalı /borçlu şirketin ise müvekkili şirkete bu ürünlerin bedelini ödediğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki çerçevesinde bir cari hesap ilişkisinin söz konusu olduğunu, davalı şirkete ürünlerin faturalanarak gönderildiğini, davalı şirketin işbu fatura bedelleri üzerinden tutulan cari hesap ekstresini ödediğini, davalı borçlunun ticari iş kapsamında tutulan cari hesap bakiyesi olan 21.863,46-TL'yi kendisine yapılan tüm ihtarlara rağmen ödemediğini, davalı şirketin teslim aldığı bu sevk irsaliyeli faturalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, TTK'nun 21/2. Maddesi hükmü uyarınca, davalı şirketin taraflar arasında bulunan cari hesaba konu sevk irsaliyeleri ile teslimatları yapılan faturalardan doğan 21.863,46-TL alacağı kabul etmiş sayılacağını, davalı şirketin 22.08.2024 icra takip tarihine kadar cari hesap ilişkisi çerçevesinde yaptığı tüm ödeme/iade miktarı düşüldükten sonra bakiye 21.863,46-TL borcunun kaldığını, kalan bu borcunu tüm uyarı ve açıklamalara rağmen ödememesi karşısında 21.863,46-TL cari hesap borcu kaynaklı asıl alacak ve cari hesap ilişkisinin sonlandığı 20.03.2024 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi olan 4.750,81-TL'nin tahsili amacı ile (toplam 26.614,27-TL) ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini, dava açılmadan evvel, 02.09.2024 tarihinde zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecine başvurulmuş olup, davalı şirket ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda uzlaşma ihtimali bulunmadığı için 11.09.2024 tarihinde anlaşmamama tutanağı düzenlenerek arabuluculuk sürecinin sona erdirildiğini, bu nedenlerle işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu ileri sürerek, davalının/borçlunun .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama masrafları ve avukatlık vekâlet ücretinin davalı borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında mal alım-satımına ilişkin sözleşme olup, işbu sözleşmenin karşı yanca usulüne aykırı olarak feshedildiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete haksız olarak kesilen faturaların iade edildiğini, bu hususun ... yevmiye numaralı ve 26.02.2024 tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini, ancak karşı yanca kötü niyetli olarak işbu faturaların icraya konulduğunu, bu nedenle davalı tarafından başlatılan haksız takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin borçlu olmadığını, icra dosyasının kesinleşmesini önlemek amacıyla süresinde itiraz edildiğini, borcu kabul etmemekle beraber müvekkilin borçlu olduğu düşünülse bile sözleşmelerin, ihtarların, faturaların ve ticari kayıtların incelenmesi gerekeceğinden müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkilinin borçlu olması halinde dahi kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini savunarak, yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı haksız ve usulsüz açılan davanın reddi ile takibin iptaline, tüm mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında süregelen ticari ilişki çerçevesinde kurulan cari hesap ilişkisi sonucu ortaya çıkan cari hesap bakiyesi olan 21.863,46-TL ile işlemiş avans faizi olan 4.750,81-TL olmak üzere toplam: 26.614,27-TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine karşı, davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile;Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler ...tarafından düzenlenen 11.06.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından söz konusu rapora karşı davacı şirkete ait defter ve kayıtların incelenmemiş, bilirkişi tarafından davacı şirkete ait defter ve kayıtların sunumu ile ilgili olarak iletişime geçilmemiş olması nedenleri ile itirazda bulunulduğu, raporun davacı şirkete ait defter ve kayıt bilgileri incelenmeksizin hazırlanmış olması nedeniyle davacı vekilinin itirazları yerinde görülerek, 01.07.2025 tarihli celsede davacı şirkete ait defter ve kayıtlar üzerinde de inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi için dosyanın aynı bilirkişilere tevdi ile yeniden rapor alınmasına karar verilmiş, verilen ara karar uyarınca düzenlenen 02.09.2025 tarihli ek raporun dosyaya sunularak taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilince beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de sunulan bilirkişi kurulu ek raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi kurulu raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, cari hesap borcunun tahsili amacıyla davacı .... tarafından davalı ... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinde; 21.863,46 TL Cari Hesap Borcu (İstenen: Yıllık Reeskont Avans), 4.750,81 TL 20.03.2024 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi olmak üzere toplam: 26.614,27 TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, takip tarihinden itibaren fili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %51,75 Avans faizi, 3095 sayılı Kanun ve değişen oranlardaki faizi ile icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesi uyarınca tahsilinin talep edilmiş olduğu, takip dayanağı olarak cari hesap borcu açıklamasının yapıldığı, davalı borçlu tarafından vekili aracığıyla sunulan itiraz dilekçesinde; asıl alacağa, işlemiş yıllık faize, faiz oranlarına, takibin tüm ferilerine ve borcun tamamına itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, yapılan Arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamaması üzerine açılan işbu davada, yargılama sırasında taraflara ait mali mali kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ek raporda özetle; "tarafların mali kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; davacının düzenlemiş olduğu davaya konu faturaların büyük kısmının kayıtlı olduğu, kayıtlı olanların bir kısmının fatura tutarı ile farklı olduğu, kayıtlı olmayan 2 adet fatura olduğu, dava konusu faturaya davalı tarafından yasal süresi içerisinde noter kanalı ya da e fatura portal üzerinden vb. itiraz edildiğine dair dosyaya evrak sunulmadığı, davalının sunduğu 2024 muavin defterine göre davacıya borcunun olmadığı, davalının, davacıya düzenlediği 17.01.2024 tarih ve ... nolu iade e faturada; “ürünlerinizi aldırınız” ibaresinin yer aldığı, dolayısı ile davacının iade faturasında yer alan ürünleri teslim almadığının anlaşıldığı, bu nedenle mallar davalıda kaldığından 14.639,56-TL mal bedeli ile cari hesaplarda açıklanan farklılıklardan kaynaklı toplamda 21.863,46-TL davalının davacıya borçlu olacağı, davacının defter kayıtları ve sunmuş olduğu faturalar ve davalı ödeme dekontlarına göre, davacının davalıdan 21.863,46-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı yanca cari hesaptan kaynaklandığı belirtilen bakiye borca cari hesap ilişkisinin sonlandığını belirttiği 20.03.2024 tarihinden itibaren avans faizi işleterek 4.750,81-TL faiz alacağı talep etmiş ise de davacı yanca davalı şirkete gönderilen herhangi bir temerrüt ihtarına rastlanılmadığından temerrüt takip tarihi itibari ile oluştuğundan, faize ilişkin itirazın yerinde olduğu düşünülmekle takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine cari hesaptan kaynaklı asıl alacak ve faiz alacağın tahsili için davalı aleyhine ...Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine istinaden tarafların mali kayıtlarında yapılan incelemeler neticesinde, davalının sunmuş olduğu 2023 yılı defter ve muavin defterlere göre; davalının, davacıya borcu olmadığı, ancak davalının, davacıya düzenlediği 17.01.2024 tarih ve ... nolu iade E faturada; “ürünlerinizi aldırınız” ibaresi yer aldığı, dolayısı ile davacının iade faturasında yer alan ürünleri teslim almadığının anlaşıldığı, bu nedenle mallar davalıda kaldığından 14.639,56-TL mal bedeli ile cari hesap farkından dolayı toplam 21.863,46-TL kadar davalının, davacıya borçlu olacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, mahkemece davacının davalıdan 21.863,46TL alacaklı olduğuna karar verilmesi halinde davalının .... sayılı icra takibine yönelik asıl alacak yönünden 21.863,46-TL'ye ilişkin itirazının yerinde olmadığı, faiz alacağına ilişkin itirazın yerinde olduğu ancak bu hususta hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu, icra inkâr tazminatına hak kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu" hususlarının tespit edilmiş olması karşısında taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu davalıda kalan iade edilmeyen mal karşılığı 14.639,56-TL tutarındaki mal bedeli ile fatura ve ödeme belgeleri incelendiğinde ortaya çıkan fark olmak üzere toplam 21.863,46-TL davalının davacıya borçlu olduğunun kayıtlara dayalı olarak ortaya konulmuş olmasına göre, davacının cari hesap borcu karşılığı istediği asıl alacak tutarı olan 21.863,46-TL tutar yönünden davalının takibe yaptığı itirazın yerinde olmadığı, ancak davacının cari hesap ilişkisinin sonlandığı tarih olarak belirttiği tarih olan 20.03.2024 tarihinden itibaren işlemiş faiz olarak talip ettiği 4.750,81-TL işlemiş faize ilişkin isteminin, davalı şirkete bu konuda takip tarihinden önce gönderilmiş bir ihtar bulunmadığından, temerrüdün takip tarihi itibariyle oluşması nedeniyle işlemiş faize ilişkin takibe konu alacak talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmakla, davanın kısmen kabulü ile, davalının takibe yaptığı itirazın 21.863,46 TL asıl alacak üzerinden iptali ile, takibin söz konusu tutar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla devamına, davacının takibe konu işlemiş avans faizi alacağına ilişkin isteminin ise yerinde olmadığından reddine, takip konusu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olmakla, davacının icra inkâr tazminatına ilişkin isteminin kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınmasına karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE, davalının ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın, 21.863,46-TL Asıl Alacak üzerinden İPTALİ ile, takibin söz konusu tutar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Davacının takibe konu işlemiş avans faizi alacağına ilişkin isteminin REDDİNE, 3-Takip konusu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olmakla, davacının icra inkâr tazminatına ilişkin isteminin de kabulü ile hüküm altına alınan alacak tutarı olan 21.863,46-TL'nin %20'si olan 4.372,69-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 21.863,46-TL üzerinden hesaplanan 1.493,49-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu sonucu kalan 1.065,89-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç,60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 95,00-TL posta ve tebligat gideri, 16.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 16.120,00-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 13.242,48-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 21.863,46-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 8-Davalı yargılama sırasında vekil tayin etmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca reddine karar verilen miktara göre davalı taraf yararına belirlenen 4.750,81-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin 2.957,37-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 642,63-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair: davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
...