İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/621 E. 2026/10 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/621
- Karar No
- 2026/10
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/621 Esas - 2026/10 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/621 KARAR NO : 2026/10
...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2024 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Uyuşmazlıklarının, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirdiğinden uyuşmazlıklarının çözümünde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, dava niteliği gereği ticari dava olduğunu, asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, türk ticaret kanununun ilgili 4.maddesi gereği uyuşmazlık nisbi ticari dava olduğunu, 6102 sayılı türk ticaret kanununun 4. maddesi uyarınca; bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekmekte olduğunu, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu açıkça anlaşılmakta olduğunu, nitekim davaya konu icra takibinin konusu da geç ödenen faturalara ilişkin faiz alacağı olduğunu, huzurdaki davayı açma zorunluluklarının doğmuş olduğunu, davalı şirketin adresi gereği.... yetkili olduğunun açık olduğunu, taraflar arasında akdedilen 21.10.2022 tarihli bir sona erdirme protokolü mevcutsa da , söz konusu protokol depo kiralama hizmetine ilişkin olup takip dayanağı faturalar depo hizmetine ilişkin olmadığını, bu sebeple söz konusu protokol ve yer alan yetki şartı iş bu davada itirazın iptali istenen icra takibini ve davayı kapsamamakta olduğunu, yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre öncelikle borçlu/davalının icra takibinde yetkiye itirazının incelenmesi gerekmekte olduğunu, bu sebeple öncelikle borçlu / davalının yetkiye itirazının kaldırılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirket .... tarafından müvekkili şirkete gönderilen sipariş formları incelendiğinde fatura ödemelerinin mal kabul tarihinden itibaren 21 gün içinde ödeneceği belirtilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından ödemeler belirtilen sürelerden sonra yapılmış olduğunu, bu gecikme nedeni ile gecikme faizi ödemesi de yapılmamış olduğunu, bu sebeple başlatılan.... Esas sayılı icra takip dosyasına borçlu/davalı tarafın yapmış olduğu itiraz ile takip durmuş olduğunu, itirazın tarafımıza tebliğinden itibaren süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasını ikame etme zarureti doğmuş olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirket tarafından sağlanan hizmet ve teslim edilen ürünler ile alakalı olarak, müvekkili garb hazır demir ltd. şti tarafından davalı şirkete keşide edilen ve ticari ilişkiyi kanıtlayan faturalar, sevk irsaliyeleri, yazışmalar, ticari defter ve belgeler ; sipariş formları ve ödeme dekontları incelendiğinde fatura alacaklarının geç ödendiği ve bu sebeple faiz alacaklarının oluştuğu anlaşılacak olduğunu, sipariş formlarında ödemelerin 21 gün içerisinde gerçekleştirileceği de açıkça beyan edilmekte olduğunu, bu davaya konu takip bakımından ödeme süresinde yapılmamış olduğunu, itirazın yasal dayanaktan yoksun, kötünüyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit olduğunu, davalı-borçlunun itirazı tümüyle haksız, kötü niyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, bilirkişi marifetiyle mahallinde ve çapraz karşılaştırmalar da yapılarak incelendiğinde alacağımızın varlığı kanıtlanmış olacak olduğunu, bu anlamda davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın reddini talep etmekte olduğunu, bilindiği üzere, ttk. 1530. maddesi gereği ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer olduğunu, davalı şirkete gönderilen ve itiraz edilmeyen faturaların sipariş formunda belirtilen 21 gün içerisinde ödemesinin yapılacağı belirtilmiş, bu sürede ödenmeyen faturalar bakımından ttk. 1530. maddesine uygun şekilde faiz işletilmiş olduğunu, müvekkili şirket edimini yerine getirmiş olduğunu, borçlu/lar tarafından faturalara itiraz edilmemiş olduğunu, vade tarihleri geçtiği halde ödeme yapılmamış olduğunu, ttk. 1530. maddesi uyarınca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşülmüş bulunulmakta olduğunu, ödeme tarihlerinden sonra fatura bedelleri ödenmiş olduğunu, gecikme faizleri ödenmemiş olduğunu, “... faiz, fer’i nitelikte bir alacak ise de, bunun asıl alacak davasından ayrı, başlı başına bir dava ile istenmesini engelleyen bir yasa hükmü yok olduğunu, tl alacak ile alakalı olarak tarafların tacir olması ve ticari iş niteliğinden ötürü 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesine göre tcmb reeskont işlemlerinde uygulanan avans faiz oranında ticari temerrüt faizi talep edilmiş olduğunu, alacaklarının likit olduğunu, bu nedenle %20’den az olmamak üzere incra inkâr tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamını, ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazların iptali ile, takibin işleyecek faiz vd. tüm fer’ileriyle birlikte; 11.930,83-TL asıl alacak ve bu alacak kesimine işleyecek faiz, diğer fer’iler ile takibin tüm masrafları yönünden .... adına devamını talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Temerrüt faizine yönelik fatura ve icra takiplerinin hukuka aykırı olduğunu, ....Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu askeri ekipmanları tasarlamak, geliştirmek ve üretmek amacı ile çalışmakta olan, milli menfaatler uğruna savunma sanayi ve uzay teknolojisi alanında faaliyet gösteren, yönetim ve organizasyonu profesyonel olarak belirlenmiş kurumsal bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin satın alma süreçlerinde kurumsallaşmış uygulamaları takip ettiğini, vade farkı verilmeyeceği önceden kararlaştırılan bir iş için temerrüt faizi alacağı bulunduğu iddiasıyla açılan icra takibi, takibe dayanak faturaların hukuka uygunluğu bulunmadığını, davacı asilin, takibe konu alacakla ilgili müvekkili şirketi ibra ettiğini, takibe konu alacak fatura karşılığının zamanında ödenmediği gerekçesiyle açılan temerrüt faizine ilişkin ise de temerrüt hükümlerinin eldeki dosya nezdinde uygulanamayacağını, davanın süresinde açılmadığını, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, faturaya konu alacağın geç ödenmesi iddiasına dayalı faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dava itirazın iptali davası olarak açılmış davacı vekili 11.02.2025 tarihli ön inceleme duruşmasında davayı ıslah için süre talep etmiştir. Islah konusunda verilen süre içerisinde dava alacak davası olarak ıslah edilmiştir. Islah sonrasında yapılan 13.05.2025 tarihli duruşmada davacı tarafa davaya konu alacağın dayanağı olan fatura yada sözleşmeye ilişkin beyanda bulunma konusunda iki hafta kesin süre verilmiştir. Anılan süre içerisinde bir beyanda bulunulmaması üzerine 30.09.2025 tarihli celsede davacı vekiline davaya konu alacağın fatura ya da sözleşmeye ilişkin beyanda bulunup talebi 6100 sayılı HMK.nın 31.maddesi uyarınca açıklayarak alacağın kaynağı konusunda inceleme yapılmasını sağlayacak şekilde açıklamada bulunup ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri de bildirme konusunda ikinci defa iki haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili 30.09.2025 tarihli dilekçesi ile yalnızca 15.04.2021 tarihli faturanın ödenmesi gereken tarihten 26 gün sonra ödendiğini belirtmiş alacağın kaynağına ilişkin başkaca açıklamada bulunmamış ve ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır. Davalı tarafın savunmasında belirttiği üzere taraflar arasında 21.10.2022 tarihinde bir sulh protokolü imzalanmış ve taraflar birbirlerini ibra etmişlerdir. Davacı taraf davaya konu alacağın anılan protokol dışında kaldığını ve davalıdan faiz alacağı bulunduğunu, usulüne uygun olarak kanıtlayamamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin ve ıslah ile yatırılmış toplam 1.043,00-TL'den mahsubu ile bakiye 311,00-TL'nin talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT uyarınca belirlenen 11.930,83-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 5-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/01/2026
....