İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/618 E. 2026/633 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/618
Karar No
2026/633
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/618 Esas KARAR NO : 2026/633 Karar

....

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 YAZIM TARİHİ : 17/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı taraf arasında imzalanan bayilik sözleşmesi uyarınca müvekkil şirketin yetkili bayi olarak belirlendiğini, sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince davalının müvekkilin yetki bölgesindeki müşterilere doğrudan satış yapmama ve gelen talepleri müvekkil firmaya yönlendirme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak sözleşme süresi devam ederken davalının müvekkilin yetki bölgesinde bulunan müşterilere doğrudan satış yaparak sözleşmeye aykırı davrandığını ve müvekkil şirketin maddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuka aykırı şekilde şifahen feshedildiğini, müvekkilin satış hedefi başarı oranına rağmen hak ettiği primlerin ödenmediğini, davalının haksız eylemleri neticesinde müvekkilin ticari itibar kaybına uğradığını ve stoktaki ürünlerin iade alınmayarak müvekkilin zarara uğratıldığını, tüm bu hususlar kapsamında sözleşmenin halen geçerli olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın ve iadesi istenen ürün bedelleri için 10.000 TL'nin en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı tarafından açılan davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin hukuki yarar şartını taşımadığını, davacının talep ve sonuçlarını dava dilekçesinde net bir şekilde belirleyebildiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 2023 yılı sonu itibarıyla kendiliğinden sona erdiğini ve davalı tarafından haksız bir feshin söz konusu olmadığını, davacının iddia ettiği alacak kalemlerinin muğlak ve dayanaksız olduğunu, taraflar arasında imzalanan 2023 yılına ilişkin sözleşmenin 17. maddesi uyarınca otomatik uzamanın bulunmadığını ve tarafların 2024 yılı için yeni bir sözleşme yapmama hususunda mutabık kaldıklarını, davacının stoğunda kalan ürünleri iade etme talebinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, ürün iadesinin davalının onayına tabi tutulduğunu, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesiyle davalının davacıya karşı herhangi bir tazminat borcunun bulunmadığının anlaşılacağını, davacının satış hedeflerini gerçekleştirememesi sebebiyle prim talebinin yerinde olmadığını, söz konusu satışların davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini ve hak edilen primlerin cari hesaba mahsup edildiğini, yetkisiz mahkemede açılan davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davanın usulden veya esastan reddinin zorunlu olduğunu belirterek, davanın usulden reddini; aksi takdirde davacıya taleplerini açıklaması ve davasını tam dava olarak sürdürmesi için kesin süre verilmesini, terditli taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddini, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; Taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle sözleşmenin davalı tarafça haksız fes edildiği iddiasıyla sözleşmenin geçerli olduğunun tespitine, kabul edilmemesi halinde haksız fesih nedeniyle maddi tazminat isteminine ilişkin olduğu ve davacının bayilik sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan almış olduğu ürünlerin bedelinin tahsili talebine ilişkin olduğu uyuşmazlığın sözleşmenin fes edilip edilmediği, fes edilmiş ise haksız fes edilip edilmediği davacının tazminat alacağı kazanıp kazanmadığı mahkememizin yetkili olup olmadığı hususları davasına ilişkindir. .... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ...Bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirket, 27/12/2023 tarihinde dava dışı .... Mühendislik Danışmanlık şirketine 12.750,00 EUR karşılığı, Kdv dahil 494.935,11 TL tutarında satış faturası düzenlemiş olup, faturayı yevmiye defterinin 27.12.2023 tarihli 9257 nolu maddesine 120.01.001 .... No ile dava dışı ....kestiği faturayı BA formu ile Maliyeye bildirdiği, dosyaya sunulan .... Görüntüleme Ekranında da .... 1 adet Belge, 412.445,93 TL (Kdv hariç) mal ve hizmetlerin toplam bedeli tespit edilmiştir. Davalı şirketin 2023 yılında dava dışı .... şirketine 1 (bir) adet fatura düzenlediği ve faturayı ticari defterlerine kaydettiği tespit edilmiştir. Davalı şirket tarafından incelemeye ibraz edilen Müşteri Hesap Özetinde, 2023 - 1 /2023 - 12 dönemi hesap dökümünde dava dışı.... şirketine kesilen 27.12.2023 tarihli fatura nedeniyle 494.935,12 TL borç bakiyesi görünmekte olup, 2023 yılı içerisinde başka bir hareket olmadığı anlaşılmıştır. Davacı ....şirketinin Davalı Beijer şirketi adına düzenlediği Komisyon Faturasının Davalı şirketin kayıtlarında tetkiki yönünden; Davalı....’nin ticari defterlerinin incelenmesinde; Davacı ... 04/04/2024 tarihinde davalı Beijer şirketine 1.400,00 EUR karşılığı, Kdv dahil 57.999,31 TL tutarında komisyon faturası düzenlemiş olup, faturayı yevmiye defterinin 04/04/2024 tarihli 2462 nolu maddesine 320.01.001 ... ticari defterlerinde Davacı....Cari Hesap Durumu Davalı Beijer şirketinin incelemeye ibraz ettiği davacı .... şirketi cari hesap dökümüne göre, 2013 yılını 814.155,77 Borç bakiyesi ile devrettiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle 31.12.2023 itibariyle davacının davalıya 814.155,77 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı ... şirketinin davalı Beijer şirketine düzenlediği 04/04/2024 tarihli 57.999,31 TL tutarlı Komisyon Faturasının cari hesap dökümünde Alacak kaydı görünmekte olup, 14/04/2024 tarihi itibariyle Bakiye 0 (sıfır) olarak davacı Matecode cari hesabının kapandığı tespit edilmiştir. Yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davanın taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle sözleşmenin davalı tarafça haksız fes edildiği iddiasıyla sözleşmenin geçerli olduğunun tespitine, kabul edilmemesi halinde haksız fesih nedeniyle maddi tazminat isteminine ilişkin olduğu ve davacının bayilik sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan almış olduğu ürünlerin bedelinin tahsili talebine ilişkin olduğu, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, davacı ticari defterlerinin süresinde ibraz edilmediği, incelenmesine ilişkin bilirkişi incelemesi ara kararı doğrultusunda davacı tarafa kesin mehil verildiği, süresinde davacı tarafça eksik gider avansının yatırılmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.024,65 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 292,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/618, K. 2026/633, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-618-e-2026-633-k-3d4efe0536fd