İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/580 E. 2025/871 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/580
- Karar No
- 2025/871
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/580 Esas - 2025/871 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/580 KARAR NO : 2025/871
...
DAVA : Alacak / Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 KARAR Y.TARİHİ : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali ve Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında, 10.01.2018 tarih 40.000.000.-TL bedelli kredi sözleşmesi imzalanarak borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, müvekkili banka ve ...’nin hissedarları davalılar .... yevmiye sayılı hisse rehni sözleşmesi imzalandığını, Rehin sözleşmesi ile ... sermayesinin %9,67 sine tekabül eden 6.142.894 adet hisse senedi (6.142.894-TL nominal değerli) üzerine Banka ve ... garameten rehninin işlendiğini, Rehin konusu hisselerden 4.511.898 adetinin (4.511.898-TL nominal değerli) ... 754.223 adeti ( 754.223-TL nominal değerli) ...'ya ait olduğunu, Rehinli hisselerin Ziraat Bankasına teslim edildiğini, rehin sözleşmesinin tekamül ettiğini, ayrıca aynı tarihte ek rehin sözleşmesi imzalanarak, sözleşme tarihinden sonra çıkarılacak ek hisselerin de garameten söz konusu bankalara rehnedildiğini, Rehin sözleşmesi gereği, alacağı azalan veya sona eren rehin alana ait garame payı alacağını tahsil edememiş rehin alana geçecek, ayrıca ek hisseler çıkarılmış ise rehin kapsamında kabul edilerek dava konusu takip kapsamında değerlendirileceğini, maddi gerçeğin ortaya konulabilmesi bakımından işbu davada bu hususların da incelemesi gerektiğini, kredi geri ödemelerini zamanında yerine getirmeyen asıl borçlu ve davalı kefillere, asıl borçlu ile birlikte ihtarname keşide edilerek borcun ödenmemesi halinde haklarında icra takibi yapılacağının bildirildiğini, İhtara rağmen borç ödenmediğinden, hisse senetlerinin paraya çevrilmesi amacıyla, rehin veren borçlular hakkında icra takip işlemlerine başlandığını, davalıların sadece zaman kazanmak ve süreci uzatmak adına takibe haksız yere ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini beyan ederek; davalıların icra takibine yaptığı usul ve yasaya aykırı haksız itirazın bilirkişi raporuyla hesaplanarak ortaya çıkan meblağ üzerinden sonradan artırım yapmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000.000- TL'sinin iptali ile takibin devamına (nakit ve gayrinakit alacak yönünden), %20’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı .... İle davacı banka arasında imzalanan 10.01.2018 tarih 40.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesine istinaden adı geçen firmaya kredi kullandırıldığını, davalılar ile banka arasında akdedilen hisse rehni sözleşmesi ile....'nin hisselerinin bankaları ile... garameten rehnedildiğini, kredi geri ödemelerinin zamanında yerine getirmeyen asıl borçlu ve davalı kefillere... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine hisse senetlerinin paraya çevrilmesi amacıyla rehin veren borçlular hakkında ... sayılı dosyasından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, borçluların haksız itirazı üzerine yasal süresi içerisinde 10.000.000,00.- TL üzerinden kısmi itirazın iptali davası açıldığını, ... esas sayılı dosyasından yargılamanın sürdüğünü, bankanın alacağının itirazın iptali davasında talep edilen alacağın çok üzerinde olması nedeniyle işbu davanın açıldığını, derdest bulunan itirazın iptali davasına konu edilmemiş olan banka alacağına ilişkin dava ön şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz neticelendiğini belirterek öncelikle işbu davanın .... esas sayılı dosyası itirazın iptali dava dosyası ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işbu dava tarihi itibarıyla banka alacağı olan 66.380.911,45 TL nakdi (19.404.433,20 TL asıl alacak, 43.115.532,68 TL faiz, 2.155.776,63 TL BSMV, 1.705.168,93 TL masraf) banka alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek %97,50 oranında temerrüt faizi ve BSMV'si ile 117,00.- TL gayrınakdi banka alacağının işleyecek komisyonları ile birlikte faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesi, gayrınakdi riskin nakde dönüşmesi halinde nakde dönüştükleri tarihten itibaren %97,50 oranında temerrüt faizi, BSMV, komisyon ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 3. Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı asıl borçlu .... grubuna dahil tüm firmalar ile firma yetkilileri hakkında,... kararıyla malvarlıklarına tedbir konulduğunu ve tüm malların ... iştirak etmek suretiyle ihaleyi uhdesine almış olup, ..Grubu tarafından evvelce satışı yapılan ve ödemeleri ....’nin ... mevcut yaklaşık 25.000.000,00.-TL tutarlı kredi borcunun üstlenilerek ödenmesi yükümlülükleri karşılığında projenin yapımını devir yoluyla üstlenildiğini, söz konusu üstlenmenin haricinde ... İnşaat'ın, projenin yapımı aşamasında sarf edilmek üzere davacı bankadan kredi kullanmış, davalı müvekkillerin de söz konusu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla taraf olmuş olduklarını, dava dışı ... İnşaat, .... denetimindeki... A.Ş. İle sözleşme devir işlemlerini tamamladıktan hemen sonra şantiye mobilizasyon işlemlerini ve satış ofisi inşasını tamamlamış, yerel idareler nezdinde yapı ruhsat müracaatlarını gerçekleştirmiş, İhale Şartnamesi ve Protokol uyarınca tüm yükümlülükler yerine getirilerek 17.01.2018 tarihinde proje arsasının tapu mülkiyeti dava dışı ... İnşaat üzerine alınmış ve hali hazırda söz konusu şirket üzerinde bulunmakta olup hali hazırda 200 milyon TL değerini haiz taşınmaz üzerinde davacı banka lehine ipotek tesis edildiğini, 2018 yılı Nisan ayında ise inşaat ruhsatı alınarak derhal proje inşasına başlandığını, 2018 yılı Mayıs ayından itibaren başlamak üzere, özellikle başka ülkelerin bir takım müdahaleleri ile ülke ekonomisinde ve döviz kurlarında yaşanan olumsuzluklar, imalat girdi fiyatlarının bir anda anormal şekilde yükselmesine bağlı şekilde proje maliyetleri son derece yükselmiş, öte yandan bu durum gayrimenkul sektöründe ciddi anlamda durgunluk yaşanmasına sebebiyet vermiş ve bu durum uzun süre devam etmiş, ekonomik daralmanın 2019 yılı içerisinde de devam etmesi ve projeden konut satışlarının da yetersiz kalışına bağlı olarak finansal kaynak sıkıntısından ötürü 2019 yılı Kasım ayı itibariyle proje inşası durdurulmak zorunda kalınmış, aynı zamanda 2019 Kasım ayı itibariyle projeden konut satışları da eş zamanlı şekilde durdurulmuş, Projenin inşai faaliyetlerinin devam ettiği 19 aylık süre zarfında ... İnşaat, projeye yaklaşık toplam 300.000.000,00.- TL sarfiyat gerçekleştirmiş ve toplamda % 30 oranında proje tamamlama seviyesine gelinmiş olduğunu, Proje inşa faaliyetlerinin 2019 yılı Kasım ayında durdurulmak zorunda kalınması ile birlikte ... İnşaat, proje finansmanı için Ziraat Bankası A.Ş., Halkbank A.Ş. ve .... ile kredi görüşmelerine başlandığını, Kredi görüşmeleri devam ederken 2020 yılı Mart ayı başlarında ülke ve dünya genelinde baş gösteren corona virüs salgını, buna bağlı olarak İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı nezdinde alınan tedbirler, sokağa çıkma kısıtlamaları gibi nedenlerle çalışma şartlarının iyice zorlaşması, konut satışına dair taleplerin de kesilmesi ile birlikte 2020 yılı içerisinde projede inşai faaliyet yapılamadığı gibi, tüm satış faaliyetleri de durdurularak tek bir konut satışı dahi gerçekleştirilemediğini, davacı yanın, tüm bu yaşanan gelişmelere rağmen kredi kat ihtarı keşide etmiş ve davalı müvekkilleri temerrüde düşürdüğünü, İhtarnamenin tebellüğünü müteakip gerek dava dışı şirket yetkilileri, gerekse de davalı müvekkiller müteaddit kereler davacı banka şubesi ile görüşme yapmasına, kredi taksit ödemelerinin bir müddet ertelenmesine dair taleplerde bulunmasına rağmen davacı banka şubesi söz konusu taleplere duyarlılık göstermemiş ve fahiş olarak tabir edilebilecek faiz oranları tatbik etmek suretiyle icra takibine girişmiş ve borcun katlanarak artmasına sebebiyet verdiklerini,2018 yılı Şubat ayından itibaren kendisini güçlü şekilde hissettiren ekonomik kriz, öte yandan 2020 yılı Mart ayı başlangıcından itibaren yaşanan ve hali hazırda devam eden COVID-19 salgını ve bu çerçevede iş ve çalışma koşullarına getirilen idari tedbir ve kısıtlamalar, davalı müvekkil şirketin konut projesini devam ettirememesine ve dolayısıyla kredinin geri ödenmesinde imkansızlığa sebebiyet verdiğini, durumun davalı müvekkillerin inisiyatifi dahilinde gerçekleşmediğini, Salt COVID-19 salgınının baş göstermesi ile birlikte Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve sair ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından alınan tedbir ve uygulanan kısıtlamalar göz önünde tutulduğunda dahi, davalı müvekkilinin 2020 yılı Mart ayı başından itibaren konut projesini tamamlamasına, konut satışı gerçekleştirmesine önemli ölçüde darbe vurmuş ve inşai faaliyetlerin de durmasına sebebiyet vererek, kredinin geri ödemesinin temel kaynağını teşkil eden faaliyetlerin yapılamaması, kredi geri ödemesini zora soktuğunu, işletme faaliyetlerinin devamına engel teşkil eden mücbir sebep nitelikli COVID-19 salgını, davalı müvekkillerinin irade ve tasarrufunda bulunmadığından, bu şartlar çerçevesinde işletme faaliyetlerinin devamının imkansızlığından ötürü davalı müvekkillerinin, davacı banka nezdinde temerrüde düşmesinden ve/veya ödeme yükümlülüğünden bahsedilemeyeceğini, COVID-19 salgının tüm şiddetiyle devam ettiği süreç karşısında borca ilişkin temerrüt hükümlerinden bahsedilemeyeceğinden ötürü davacı yan, davalı müvekkilleri henüz temerrüde düşmeden icra takibi başlatmış ve buna bağlı şekilde huzurdaki davayı açmış olup, bu bakımdan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı bankanın, fazlaya dair hak ve alacak iddiasının şimdilik 10 milyon TL tutarlı kısmı üzerindeki itirazın iptalini talep ettiğini, bu talebin davanın tekniği ve niteliği ile uyuşmadığını, Davacı bankanın huzurdaki davayı kısmi şekilde açmasının hukuka aykırı olup talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı bankanın, huzurdaki davadan evvel olmak üzere, akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle kat ihtarı keşide etmiş, akabinde .... Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açmış, dava hakkında 08.06.2022 tarihinde karar verilmiş olmasına rağmen karar hakkında davacı banka tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle itirazın iptali dava dosyası .... Esas sayılı dosyası üzerinden istinaf incelemesinin devam ettiğini, dolayısıyla davacı banka ile davalı müvekkiller arasında mevcut ana uyuşmazlık konusu davanın devam ettiğini, bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla, davanın reddine, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 4. Asıl ve birleşen davada, taraflar arasında takibe konu edilen genel kredi sözleşmesi akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 5. Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin Sözleşme ve Yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, rehin sözleşmesinin hukuka uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ne kadar olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 6. ... ve davalı... olduğu, 29.404.433,20 TL asıl alacak, 33.261.314,69 TL Temerrüt Faizi, 1.663.065,73 TL Bsmv, 1.061.048,80 TL Masraf olmak üzere toplam 65.389.862,42 TL alacağın tahsili amacıyla 15.03.2024 tarihinde Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu ile icra takibine başlandığı, ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlular tarafından alacaklı gözüken bankanın rehin hakkına, takip konusu borcun tamamına, faiz oranına, işlemiş faiz miktarının tamamına, takip masrafları ve sair fer’iler ile vekalet ücretinin tamamına itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür. 7. .... arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca kredi tesis edilerek kullandırıldığı, diğer muhatabın müteselsil kefil/rehin/ipotek borçlusu olduğu, kredi sözleşmesinin taraflarına verdiği yetkiye dayanılarak muhataba kullandırılan kredilerin kat edildiği, 30.09.2020 tarihi itibariyle, 28.921.919,19 TL nakit VE 13.467,00.- TL gayrinakit borç bulunduğu, diğer muhatapların müşterek/müteselsil kefil olarak kefalet limitleri kapsamında kendi temerrütleri ile sorumlu oldukları, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla nakit borçların 3 gün içinde ödenmesi/depo edilmesi, takibe geçilmesi halinde %33 temerrüt faizi, faizin gider vergisi ve sair yasal ferilerin ile birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı asıl borçlu... daimi yetkilisinin adres dışında olduğunu beyan eden daimi çalışanı imzasına 20.10.2020 tarihinde teslim edildiği, davalı...'nın adres dışında olduğunu beyan eden daimi çalışanı imzasına 20.10.2020 tarihinde teslim edildiği görülmüştür. 8. Rehin bilgilerinin incelenmesinde; dava dışı ...sermayesinin %9,67 sine tekabül eden 6.142.894 adet hisse senedi (6.142.894-TL nominal değerli) üzerine davacı ... garameten rehninin işlendiği, rehin konusu hisselerden 4.511.898 adetinin (4.511.898-TL nominal değerli) ... ve 754.223 adetinin ( 754.223-TL nominal değerli) ...ya ait olduğu, aynı tarihte ek rehin sözleşmesi imzalanarak, sözleşme tarihinden sonra çıkarılacak ek hisselerin de garameten söz konusu bankalara rehnedildiği, Rehin sözleşmesi gereği, alacağı azalan veya sona eren rehin alana ait garame payı alacağını tahsil edememiş rehin alana geçeceğine dair düzenlemelere haiz olduğu tespit edilmiştir. 9. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... ... arasında, 10.01.2018 tarihli 40.000.000,00.- TL tutarlı "Kredi Çerçeve Sözleşmesi"nin asaleten imzalandığı, Davalı...'nın, söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile "Yukarıda yer alan kefalet sözleşmesi kapsamında .... asaleten kefaleten kullandığı kullanacağı tüm kredilere 40.000.000,00.- (kırk milyon TL) tutarına kadar müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum." yazarak müteselsil kefalet verdiği görülmüştür. 10. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun sonuç kısmında özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında, 10.01.2018 tarihli 40.000.000,00.- TL tutarlı "Kredi Çerçeve Sözleşmesi"nin asaleten imzalandığı, Davalı...'nın, söz konusu sözleşmeye müteselsil kefalet verdiği, davalı asıl borçlu ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin davacı banka nezdinde kullanmış olduğu krediler için ihtarnamede ödeme için verilen süre zarfında herhangi bir ödeme tespit edilemediği, bu durumd kat tarihi itibariyle davacı bankanın, davalı asıl borçlu ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nden ve davalı müteselsil kefil...'dan olan alacağını talep etme hakkının doğduğunun değerlendirildiği yapılan tespitler doğrultusunda davacı bankanın, davalı ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne borçlu, davalı...'ya müteselsil kefil olarak ... sayılı dosyası üzerinden 15.03.2024 tarihinde başlatılan Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu ile takipten olan alacağının, 28.746.578,34 TL asıl alacak, 33.261.314,69 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.663.065,73 TL BSMV, 1.061.048,80 TL masraf olmak üzere toplam 64.732.007,56 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 11. Asıl davada dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali ile birleşen davada genel kredi sözleşmesi ve rehin sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. 12. Genel ve özel dava şartları somut uyuşmazlık bakımından değerlendirilmiş, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, takipte icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olduğu ve diğer dava şartı noksanlıklarının da bulunmadığı değerlendirilerek esasın incelenmesine geçilmiştir. 13. Esasa yönelik olarak davalı borçlunun borç tutarına, faiz tutarına, faiz oranına yönelik itirazları ile kefaletin geçerliliği aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir. 14. Öncelikle genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalı borçlunun kefaletin geçerliliği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmiştir. 15. Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... asaleten imzalandığı, davalı ..., söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile "Yukarıda yer alan kefalet sözleşmesi kapsamında ... Şti'nin asaleten kefaleten kullandığı kullanacağı tüm kredilere 40.000.000,00.- (kırk milyon TL) tutarına kadar müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum." yazarak müteselsil kefalet verdiği, 04.07.2017 Tarih ve 9359 sayılı ... Gazetesinde davalı ... davalı ... ortağı olduğu, bu tarihten sonra da ortaklığının devam ettiği tespit edildiğinden 10.01.2018 tarihli kefalet sözleşmesine eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesi ve Ek fıkra: .... / m.77'ye göre gerek olmadığının değerlendirildiği, davalı... tarafından verilen kefaletin; kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının kabul edilerek kefilin el yazısı ile yazıldığı tespit edildiğinden; kefaletin TBK m. 583 hükmü ve 584 hükümlerine uygun olarak tesis edildiği görülmüştür. 16. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı TBK "Borçlunun Temerrüdü" I. Koşulları başlaklı 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda;... 20.10.2020 tarihinde teslim edildiği, ödeme için tanınan 3 günlük sürenin 23.10.2020 Cuma günü hitamı ile davalı asıl borçlunun 26.10.2020 Pazartesi günü temerrüte düştüğü; davalı...'nın adres dışında olduğunu beyan eden daimi çalışanı imzasına 20.10.2020 tarihinde teslim edildiği, ödeme için tanınan 3 günlük sürenin 23.10.2020 Cuma günü hitamı ile davalı asıl borçlunun 26.10.2020 Pazartesi günü temerrüte düştüğü anlaşılmıştır. 17. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih, 26354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'nda (m. 3) konuya ilişkin düzenlemelerin ...'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı,...’nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı, buna göre, davacı bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranının, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 18. Bu kapsamda, taraflar arasında imzalanan Kredi Faizi başlıklı maddesi altında akdi faiz oranının; "Müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise faiz, ...'ye bildirilen faiz oranlarını geçmemek kaydıyla, Banka'nın fiili kullandırım/işlem tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek faiz oranı üzerinden Bankaca belirlenecek; Banka, kredi kullandırımına ait kredi ve faiz tutarlarını, BSMV, KKDF ve sair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazabilecektir." şeklinde düzenlendiği, 19. Müşterinin Borçlar Tamamen Ödeninceye Kadar Yükümlülükleri ve Temerrüt Hükümleri başlıklı maddesi altında ise temerrüt faiz oranının; "Müşteri, anapara, dönem faizleri, komisyon, masraf vb ödemelerde gecikme olması, adına açılmış cari hesap veya hesapların kesilmesi, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerin herhangi birinin ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadelerinin gelmesi, temerrüde düşmesi, sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye ... Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından ...bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder." hükmünü içerdiği, 20. Kefalet Sözleşmelerinin 2.2 maddesinde ise; "Banka tarafından müşteriye açılan kedilerden dolayı... Kefiller, Bankaya karşı kefalet limiti ve kendi temerrüdü dahilinde müteselsilen sorumlu ve yükümlü olunacağı, kefillerin temerrüdü halinde Bankalarca...'na bildirilen aynı tür kredilere uygulanan en yüksek cari akdi faizin % 50 fazlası oranında cari temerrüt faizi uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt ederler" şeklinde uygulanacağı düzenlenmiştir. 21. Buna göre; davacı banka tarafından borç tarihine uygun olarak, 25.09.2023 tarihinde ...'ye bildirilen en yüksek cari faiz oranına göre % 55 x 1,50 = % 82,50'den daha düşük % 42,00 üzerinden temerrüt faizi talep edildiği görülmekle birlikte, temerrüt faiz oranının tespitinde Yargıtay uygulamalarının Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranlarının cari kredilere fiilen uygulanan bir oran olmayıp, yüksek tavan faizinin bildirilmesi niteliğinde olduğu, dolayısıyla temerrüt tarihinde bankanın fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı belirlenmesi gerektiği yönündedir. İşbu davadaki borç tarihine uygun olarak 15.03.2024 tarihinde kullandırılan İşletme Kredisine % 56,50 üzerinden, yine 15.03.2024 tarihinde kullandırılan farklı bir İşletme Kredisine de %56 üzerinden akdi faiz uygulandığı görülmüştür. Yapılan tespitlere göre davacı bankanın 25.09.2023 tarihinde Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu en yüksek cari faiz oranı olan %55 üzerinden sözleşme maddesine göre %50 fazlasını hesaplayarak %55x1,50=%82,50'den daha düşük olduğu görülen %42,00 oranından temerrüt faizi talebinin, nihai takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğu kanaatine varılarak, ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye % 28 üzerinden; temerrüdün doğduğu tarihten itibaren ise % 42 oranından temerrüt faizi uygulanarak hesaplama yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. 22. Takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... arasında, 10.01.2018 tarihli 40.000.000,00.- TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, davalı ....söz konusu sözleşmeye müteselsil kefalet verdiği, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine, borçlulara kat ihtarnamesi keşide edildiği, borçlulara tanınan süre içerisinde borçlarını ödememesi üzerine, borçlu ve kefil aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlanıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı, kat tarihi itibariyle davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirket ile TBK m. 586 ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davalı müteselsil kefilden olan alacağını talep etme hakkının doğduğu kanaatine varılmıştır. 23. Mahkememizce davacı banka alacağının belirlenmesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bankacılık konusunda uzman bilirkişice rapor tanzim edilmiş olup; yapılan tespitler sonucunda, davacı bankanın davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefilden olan alacağı; 28.746.578,34.-TL asıl alacak, 33.261.314,69.-TL işlemiş temerrüt faizi, 1.663.065,73.-TL BSMV, 1.061.048,80.-TL masraf olmak üzere toplam 64.732.007,56.-TL olarak hesaplanmıştır. 24. Gayri Nakdi Alacak Yönünden; 25. Davacı banka tarafından, 117,00.- TL tutarındaki teminat mektubunun deposu talep edilmiştir. 26. Teminat mektubunun incelenmesinde, mektubun ... hitaben 14.08.1991 tarihinde 117,00.- TL tutarında süresiz olarak düzenlenmiş teminat mektubu olduğu ancak, mektubun davacı bankaya devri ve ilgili Genel Kredi Sözleşmesi arşiv kayıtlarından tespit edilemediğinden, gayrinakdi alacağın deposunun talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. 27. ...Esas sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasının da esasen kefillere yönelik yapılmış ilamsız takibe vaki itirazın iptali davası olduğu, her iki dosyada da aynı kat ihtarına dayalı takip yapıldığı, ancak ... Ticaret Mahkemesi dosyasında dava konusu takip ilamsız takip olup Mahkememizde görülen eldeki davada ise rehnin paraya çevrilmesine ilişkin takibe vaki itirazın iptali davası olduğu, her iki davada da davalı kefil... bulunmakta, bu halde derdestlik olduğu düşünülebilir ise de, davaların konusunun aynı olduğu söylenemeyeceğinden, derdestlik varlığı kabul edilmemiştir. 28. Yine her iki dosyada alınan bilirkişi raporlarında temerrüt faiz oranları da farklı değerlendirilmiş olup bu durumun nedeni ise takibe konulan tarihlerdeki alacaklı bankanın fiilen uygulamış olduğu faiz oranlarından kaynaklandığı söylenebilir. Bu nedenle de Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesindeki rapor hükme esas almaya yeterli nitelikte olduğu kabul edilmiştir. 29. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmakla; asıl davada takibin Davalıların 28.746.578,34.-TL asıl alacak, 33.261.314,69.-TL işlemiş faiz, 1.663.065,73.-TL BSMV ve 1.061.048,80.-TL masraf olmak üzere toplam 64.732.007,56.-TL tutarlardan taleple bağlı kalınarak 10.000.000,00.-TL üzerinden takibin devamına; birleşen davada, davalıların 28.746.578,34.-TL asıl alacak, 33.261.314,69.-TL işlemiş faiz, 1.663.065,73.-TL BSMV ve 1.061.048,80.-TL masraf olmak üzere toplam 64.732.007,56.-TL tutarlardan asıl davada hüküm altına alınmış olan 10.000.000,00.-TL’nin mahsubu ile 54.732.007,56.-TL’nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. VI-HÜKÜM ASIL DAVADA 1-Davanın KABULÜNE, 2-... takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının İPTALİ ile, Nakit Alacaklar Yönünden; 3-Davalıların 28.746.578,34.-TL asıl alacak, 33.261.314,69.-TL işlemiş faiz, 1.663.065,73.-TL BSMV ve 1.061.048,80.-TL masraf olmak üzere toplam 64.732.007,56.-TL tutarlardan taleple bağlı kalınarak 10.000.000,00.-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 42 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine 4-Hüküm altına alınan alacak tutarları toplamı 10.000.000.-TL’nin % 20 oranında hesaplanan 2.000.000,00.-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, BİRLEŞEN DAVADA (... Karar) Davanın KISMEN KABULÜNE, A-Nakit Alacaklar Yönünden; 5-Davalıların 28.746.578,34.-TL asıl alacak, 33.261.314,69.-TL işlemiş faiz, 1.663.065,73.-TL BSMV ve 1.061.048,80.-TL masraf olmak üzere toplam 64.732.007,56.-TL tutarlardan asıl davada hüküm altına alınmış olan 10.000.000,00.-TL’nin mahsubu ile 54.732.007,56.-TL’nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 42 oranında temerrüt faizi işletilmesine B- Gayri Nakdi Alacak Yönünden; 6-117,00.-TL tutarındaki teminat mektubu bedelinin depo talebinin REDDİNE, ASIL DAVADA Karar ve İlam Harcı 7-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683.100,00.-TL harçtan peşin ve derkenarla alınan toplam 327.376,91.-TL harcın mahsubu ile bakiye 355.723,09.-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 8-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, derkenar harcı ve vekalet harcı toplam 327.865,31.-TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9- Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.109,00.-TL, bilirkişi ücreti olarak 8.000,00.-TL yapılan toplam 9.109,00.-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 11-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.800,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 12-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 1.010.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, BİRLEŞEN DAVADA (... Karar) Karar ve İlam Harcı 13-Nakdi alacaklar yönünden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.738.743,44.-TL harçtan peşin alınan 1.133.620,02.-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.605.123,42.-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 14-Gayri nakdi kredi alacağı yönünden 732,00.-TL maktu karar harcının davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 15-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 1.134.322,92.-TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 16-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, 17-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.700,00.-TL arabuluculuk ücretinin giderinin red/kabul oranına göre 824,78.-TL’sinin davacıdan, 3.875,22.-TL'sinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 18-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 1.603.320,08.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile....yasa yolu açık olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2025
.... BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"