İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/545 E. 2026/420 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/545
- Karar No
- 2026/420
- Karar Tarihi
T.C. ....... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/545 Esas - 2026/420 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ....... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/545 Esas KARAR NO : 2026/420 .................. ...................... ..................... ......................... .............................. .....................................
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ve davacı müvekkili şirket arasında ticari ilişki sonucu hizmet alımına ilişkin......... 5. Genel İcra Müdürlüğü 2024/40276 Esas sayılı icra dosyası ile takibe dayanak teşkil eden 29.09.2023 tarihli AAA2023000000181 no’lu, 20.10.2023 tarihli AAE2023000000001 no’lu, 23.10.2023 tarihli AAE2023000000002 no’lu, 31.10.2023 tarihli AAB2023000000042 no’lu, 29.12.2023 tarihli AAB2023000000057 no’lu faturaların düzenlendiğini, Davalı şirket tarafından dava ve icra konusu edilen faturalara ilişkin ödeme yapılmamış olduğundan alacağının tahsili amacıyla......... 5. Genel İcra Müdürlüğü 2024/40276 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini,
....... 5. Genel İcra Müdürlüğü 2024/40276 Esas sayılı icra dosyasından düzenlenen ödeme emri davalı ........ şirketinin UETS adresine 27.06.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, Davalı şirket vekili tarafından 01.07.2024 tarihinde icra dosyasında ödeme emrine, borca ve ferilerine itirazı ile icra müdürlüğünce 01.07.2024 tarihinde düzenlenen tensip zaptıyla takibin durdurulmasına karar verildiğini, Müvekkili şirket ve davalı firma Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Çevresel Etki Değerleme Raporu hazırlamaya yetkili firmalardan (EK: Yetki Belgeleri) olduğunu, davalı yanın birden fazla almış olduğu işte söz konusu raporları müvekkili şirketin hazırladığını ve davalı tarafından bu raporların bakanlığın sistemine yüklenerek işleri tamamlandığını, bu hususa ilişkin olarak üç örnek proje olan......... Büyükşehir Belediyesi......... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Temelli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi projesi ÇED Raporu (EK: Bakanlık Sistemine Yüklenen ÇED Raporu Örneği), S.S. ....... Dönüşümcüleri İhtisas Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ....... Dönüşümcüleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Nihai ÇED Raporu (EK: Bakanlık Sistemine Yüklenen Nihai ÇED Raporu Örneği), ......... Kâğıtçılık AŞ. Afyon Dinar Şubesi Atık Kâğıtlardan Geri Dönüşüm İle Kraft Kâğıt Elde Edilmesi Tesisi (29.400 Ton/yıl) (98 Ton/gün) Nihai Proje Tanıtım Dosyası işleri (EK: Bakanlık Sistemine Yüklenen Proje Tanıtım Dosyası Örneği) yine müvekkili şirket tarafından hazırlandığını yani bu her üç işe ilişkin davalı şirket tarafından müvekkili şirketten hizmet alımı gerçekleştirildiğini, bu ve benzeri davalının birçok raporunu müvekkili şirketin hazırladığını,
Yine yukarıda belirtilen söz konusu üç rapora ilişkin ekte sunulu müvekkili şirket bünyesinde her proje bakımından tutulan iş takip çizelge formundan da görüleceği üzere söz konusu raporların müvekkili şirket bünyesinde çalışan yetkili mühendisler tarafından hazırlandığını, davalı şirket tarafından E-ÇED sistemine işlenip nihai aşamaya gelininceye dek tüm aşamalar müvekkili şirketin çalışanları olan yetkili mühendisler tarafından tamamlandığını, (EK: İş Takip Çizelgeleri). Yine sayın mahkemece gerek görülmesi halinde söz konusu raporları baştan sona düzenleyen mühendislerin tanık olarak dinlenilmesini talep ettiklerini, ayrıca ekte sunulu şirket hattı telefon görüşme döküm kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkili şirket ile davalı şirketin yetkilileri ve çalışanları olan Selami HORZUM, Yasemin hanım ve bilumum kimselerle birden fazla kez söz konusu işlere ilişkin görüşmeler gerçekleştirildiğini, (EK: Telefon Görüşme Kayıtları). Davalı tarafından müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturalara itiraz edilmediğini, icra dosyasına konu edilen alacağın likit ve muayyen olduğunu, Müvekkili şirket ile davalı arasında mevcut ticari ilişkinin sonucu hizmet alımı yapıldığını ve bunlara istinaden ekte de sunulan faturaların düzenlendiğini, faturaların hiçbirine yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, TTK m.21'e göre 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturanın kesinleşmiş olup içeriğinin kabul edildiği anlamını taşıdığını, yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen fatura, fatura düzenleyen lehine delil olarak kullanılabileceği hususunda karine teşkil ettiğini, yasal süresi içinde belirtilen beş adet faturaya ve içeriğine itiraz etmeyen davalı aleyhine başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak 24.06.2024 tarih ve CVT2024000000302 no’lu, 24.06.2024 tarih ve CVT2024000000303 no’lu, 24.06.2024 tarih ve CVT2024000000304 no’lu, 24.06.2024 tarih ve CVT2024000000305 no’lu, 01.07.2024 tarih ve CVT2024000000308 no’lu, 01.07.2024 tarih ve CVT2024000000309 no’lu ve 01.07.2024 tarih ve CVT2024000000310 no’lu 7 adet iade faturalarını neredeyse müvekkilinin kendilerine kesmiş olduğu ve işlemiş oldukları faturaların üzerinden 1 yılı yakın süre geçtikten sonra kötü niyetli olarak 02.07.2024 tarihinde......... 37. Noterliği ‘nin 19740 yevmiye numarası ile ihtarname ekinde müvekkili şirket adresine ilettiğini, haksız ve hukuka aykırı kesilen iade faturalarına karşı müvekkili şirket tarafından 12.07.2024 tarihinde vergi dairesi nezdinde iptal başvurusunda bulunulduğunu, (EK: İptal Başvurusu Ekran Görüntüsü), Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; davanın kabulüne, ....... 5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/40276 Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, Davalının haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili davalı ....... Tek. Mad. Müh. Müs. Pey. Egt. Dan. Taah. Tic. Ltd. Şti. arasında bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, davacı şirketten hiçbir hizmet alımının olmadığını, defalarca talep edilmiş olmasına rağmen davacı tarafından müvekkili şirkete hiçbir hizmet verilmediğini, bu nedenle davacı şirket tarafından gönderilen E faturaların tamamının iade edildiğini, yapılan İcra takibine itiraz edildiğini, Davacı tarafından gönderilmiş olan faturaların bir kısmının mükerrer olduğunu, tamamı iade edilmiş olan faturaların hiçbirinin müvekkili şirketin ticari defterinde kayıtlı olmadığını, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 22.1.2014 tarihli 2013/7406 E.2014/358 K. Sayılı kararında; "Faturaya süresinde itiraz edilmemesinin, düzenleyen lehine delil olabilmesi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi olması ve bunun kanıtlanmış olması gerekir. Her ne kadar kanunda 8 gün içinde itiraz edilememesi halinde faturanın içeriğinin kabul edildiği ifade edilmişse de bu hüküm faturadaki her türlü bilginin doğruluğunun kabul edildiği veya malın alıcıya teslim edildiği anlamına gelmez. Aksini ispat, yukarıdaki anlatımlarımız dahilinde her zaman mümkün olabilecektir. Bunun için, yapılacak savunma, sunulacak iddia ve deliller çerçevesinde, faturaların gerçek alım ve satım karşılığı olup olmadığı, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin usulüne uygun olup olmadığı, teslim tesellüm belgeleri, bedellerin ödendiğine dair ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan ödeme belgeleri ile satıcının banka hesabına gönderilip gönderilmediğinin tespiti ve faturaları düzenleyen mükellefin bu fatura içeriğine ilişkin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılması mümkün olacak hususlardır." hükmünün bulunduğunu, Taraflar arasındaki ticari ilişki yazılı bir sözleşmeye dayanmaması nedeniyle davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen faturalar, işin görüldüğünü vs. borcun ifa edildiğini göstermeyeceğini, faturaların içeriğinin alınmayan hizmetlere yönelik olduğunu, Fatura, sözleşmenin ifa aşaması ile ilgili olması nedeniyle mutlaka bir sözleşmeye dayanması gerektiğini, sadece faturanın tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını, Davacı sözleşme ilişkisinin varlığına ait hiç bir delil sunmadığını, faturayı düzenleyen davacının bu ilişkinin varlığını kanıtlaması gerektiğini, verildiği iddia edilen hizmetin davalıya teslim edilmiş olduğuna ilişkin tutanakların da dosyaya sunulması, davacının hizmeti teslim ettiğini usulüne uygun olarak ispat etmesi gerektiğini, Dava dilekçesinde davacı tarafından Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu hazırlamaya yetkili firmalardan olduğundan bahisle, davalı müvekkil şirketin bizzat kendi mühendisleri marifetiyle yaptığı projeleri, gerçekle bağdaşmayan şekilde kendilerinin yaptıklarını iddia edildiğini, Dava dilekçesinde belirtilen, ....... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ASKİ Atıksu Arıtma Tesisi projesi ÇED raporu, SS. ....... Dönüşümcüleri İhtisas Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Organize Sanayi Bölgesi nihai ÇED raporu , ......... Kağıtçılık A.Ş. Afyon Dinar Şubesi Atık Kağıtlardan geri dönüşüm ile kraftv elde edilmesi Tesisi Nihai Proje Tanıtım Dosyasının davacı şirket tarafından hazırlandığı iddia edildiğini, örnek dosyalara ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, zira müvekkili ........ şirketinin bu dosyalann hazırlanması konusunda 93 No’lu Yetki Belgesi bulunduğunu ve yeteri kadar yetkili mühendis istihdam ettiği gözetildiğinde, böyle bir hizmet alımına ihtiyacı olmadığı sonucuna varılacağını, bu örnek dosyaların davacı şirketin yaptığına ilişkin sunduğu deliller bu işlerin davacı tarafından yapıldığını ispatlamaya elverişli olmadığını, TTK. m. 21/1 uyarınca, fatura düzenlenip verilmesi için, taraflar arasında önceden kurulmuş geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunması gerektiği, borç ifa edildikten sonra düzenlenip verilmesinden hareket edildiği söylenemeyeceği için; bu hükme (TTK. m. 21/no.1) dayanılarak, itiraza uğramayan faturanın, malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü veya menfaatin sağlandığını göstereceği de söylenemez. TTK. m. 21/no.2’de ise; “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır. Buradaki kabul edilmiş sayılan içerik/”münderecat” (eTTK-1956 m. 23/f.2; eTTK-1936 m. 684); satılan malın veya yapılan işin adedi, türü, tutar gibi, faturaya yazılması olağan hususlar olabilir. Yani, Bu hükme göre de itiraza uğramayan fatura; malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü vs. borcun ifa edildiğini göstermeyeceğini, Taraflar arasında sözleşme bulunmaması, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen faturaların sözleşmeye dayanmaması, fatura içeriği hizmetin alınmamış olması, faturaların müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmaması ve tamamının davacıya iade edilmiş olması nedenleriyle haksız ve kötü niyetli olarak açılmış davanın reddini talep etmek gerektiğini, Yukarıda açıklanan ve res'en dikkate alınacak nedenlerle öncelikle eksik harcın tamamlattırılmasına, sonrasında esasa ilişkin beyanlarına göre davanın reddine, dava kötü niyetle açılmış olduğundan dava değerinin % 20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davanın, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura bakiye alacağına istinaden başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunup bulunmadığı, varsa sözleşmeye göre tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davacı tarafça davalıya gönderilen faturadaki işlerin yapılıp yapılmadığı, faturaların davalı tarafa teslim edilip edilmediği, tarafların ticari defter ve belgelerinde bu yönde kayıt olup olmadığı, BA & BS formları ile vergi dairesine bildirilip bildirilmediği, ....... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/40276 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik davalının itirazının haklı olup olmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu......... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/40276 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı/alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine "fatura alacağı-2.000.000,00 TL" dayanak gösterilerek, 2.000.000,00 TL asıl alacak ve 466.109,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.466.109,59 TL alacak için genel haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığı, buna ilişkin ödeme emrinin 25/06/2024 tarihinde düzenlenerek davalı/borçluya tebliğ edildiği, davalının borca itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı alacaklı tarafından İİK'nın 67.maddesine göre bir yıllık hak düşürücü sürede iş bu itirazın iptali davasının 06/08/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında ÇED raporlarının düzenlenmesi hususunda sözlü olarak yapılmış hizmet sözleşmesinin bulunduğunu, davacının sözleşme kapsamındaki edimlerine yerine getirip ÇED raporlarını düzenleyerek davalıya teslim etmesine ve buna ilişkin faturaları davalıya teslim etmesine rağmen, davalının yasal sürede faturalara itiraz etmediği gibi fatura bedellerini de ödemediğini iddia etmekte, davalı vekili ise; taraflara arasında herhangi bir hizmet veya danışmanlık sözleşmesi bulunmadığını, davalının ÇED raporunu başkasından almasına gerek olmadığını, davacının iddia ettiği hizmetlerin alınmadığını, faturaların da iade edildiğini belirterek davanın reddine talep etmiştir. Davacı taraf, sözleşme kapsamında yapılan işlerle ilgili olarak iş takip/teslim çizelgelerinin düzenlendiğini belirterek söz konusu kayıtları sunmuştur. İş takip / teslim çizelgeleri incelendiğinde; 1- 15.07.2023 tarihli iş takip / teslim çizelgesinin, davacı ile davalı arasında imzalanan ÇED raporu hazırlama hizmet alım sözleşmesine istinaden düzenlendiği, davalının yüklenici firma olduğu, dava dışı S.S. ....... Dönüşümcüleri İhtisas Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin proje sahibi olduğu projede ÇED raporu işine 15.05.2022 tarihinde başlanıldığı, belgede imzası bulunan mühendisler tarafından devam ettirildiği, davalı tarafından 22.06.2022 tarihinde ilk aşama olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı E-ÇED sistemi üzerinden sunulduğu, söz konusu proje 15.07.2023 tarihinde nihai hali verilerek eksiksiz şekilde yüklenici firmaya teslim edilmek üzere tamamlandığının belirtildiği, belgenin Çevre Mühendisi ......., Çevre Mühendisi ....ş ve davacı şirket tarafından imzalandığı, 2- 20.10.2023 tarihli iş takip / teslim çizelgesinin, davacı ile davalı arasında imzalanan proje tanıtım dosyası hazırlama hizmet alım sözleşmesine istinaden düzenlendiği, davalının yüklenici firma olduğu, proje sahibinin dava dışı ......... Kağıtçılık A.Ş. Afyon Dinar Şubesi olan, Atık Kağıtlardan Geri Dönüşüm İle Kraft Kağıt Elde Edilmesi Tesisi projesinin Proje Tanıtım Dosyası işine 01.09.2023 tarihinde başlanıldığı, davalı tarafından 13.10.2023 tarihinde ilk aşama olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı E-ÇED sistemi üzerinden sunulduğu, söz konusu proje 20.10.2023 tarihinde nihai hali verilerek eksiksiz şekilde yüklenici firmaya teslim edilmek üzere tamamlandığının belirtildiği, belgenin Çevre Mühendisi Vildan KAYAR, Çevre Mühendisi Büşra Tıraş ve davacı şirket tarafından imzalandığı, 3- 01.06.2024 tarihli iş takip / teslim çizelgesinin, davacı ile davalı arasında imzalanan ÇED raporu hazırlama hizmet alım sözleşmesine istinaden düzenlendiği, davalının yüklenici firma olduğu, proje sahibinin dava dışı T.C. ....... Büyükşehir Belediyesi......... Su Ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü olan Temelli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi (Temelli İbaat) projesinin ÇED raporu işine 01.10.2023 tarihinde başlanıldığı, davalı firma tarafından 29.11.2023 tarihinde ilk aşama olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı E-ÇED sistemi üzerinden sunulduğu, söz konusu proje 01.06.2024 tarihinde nihai hali verilerek eksiksiz şekilde yüklenici firmaya teslim edilmek üzere tamamlandığının belirtildiği, belgenin Çevre Mühendisi Vildan KAYAR, Çevre Mühendisi Büşra Tıraş ve davacı şirket tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.
Dava ve takibe konu 5 adet e-faturanın davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2023 yılında düzenlenmiş olduğu, faturaların KDV dahil ödenecek tutar toplamının 2.292.000,00 TL olduğu, davalı tarafından 24.06.2024 tarihinde 4 adet ve 01.07.2024 tarihinde 3 adet iade faturası düzenlendiği, anlaşılmıştır. Davacı tanığı Yasemin Demir'in 09.04.2025 tarihli duruşmada; "ben davalı şirket bünyesinde 2013 Ocak - 2024 Mart ayı aralığında yönetici asistanı olarak fiilen çalıştım, 2013 ve 2023 tarih aralığında fiilen çalışmakta olduğun davalı şirkete davacı şirket tarafından danışmanlık hizmeti verilmiştir, yönetici asistanı olduğum için bizzat bilmekteyim, hatırladığım kadarıyla Anadolu OSB, ASKİ, tam hatırlamamakla birlikte Afyon'daki bir işe ilişkin ÇED raporu, fizibilite raporu, atık su arıtma projeleri gibi projelerin hazırlanması ve sunulmasına ilişkin hizmet vermiştir, bahsetmiş olduğum işlere ilişkin davacı şirket edimlerini yerine getirip teslim etmiştir, ben yönetici asistanı olduğum için söz konusu işleri birebir takip ettim, bahsetmiş olduğum işlere ilişkin davacı şirket bünyesinde çalışan ......... Yumuş isimli şahısla irtibata geçtik, bu işlerle ilgili olarak ......... Bey ile iletişim kurduk, ......... Bey'den davacıya ödemelerin yapılmadığına ilişkin duyum almıştım, bahsetmiş olduğum dönem 2023 yılının son çeyreğidir, bende söz konusu işlere ilişkin davacıya ödeme yapılmadığını biliyorum, ayrıca benim davalı şirketle hali hazırda görülmekte olan işçilik alacağına ilişkin bir davam vardır, ben taraflar arasında yazılı bir sözleşme olduğunu gördüm ancak tarih olarak net hatırlayamıyorum" davacı vekilinin tanıktan taraf şirket arasında yazılı bir sözleşme olup olmadığı hususunun yeniden sorulmasını talep etmesi üzerine davacı tanığı "...taraf şirketler arasında yazılı bir sözleşme yapıldığına şahit değilim ben yanlış anladım, şahsımla davalı şirket arasında bir yazılı akit vardır, ancak taraf şirketler arasında yazılı bir sözleşme yapıldığına dair bilgim yok, ancak sözlü olarak tarafların belirttiğim hususlarda anlaştığını biliyorum..." şeklinde beyanlarda bulunduğu, anlaşılmıştır. Davacı tanığı ......... Yumuş'un 09.04.2025 tarihli duruşmada; "ben davacı şirketin yetkilisiyim, ben ticaret sicili kayıtlarındaki yetkili kişi değilim vekaleten şirketi temsil ediyorum, davalı şirket yetkilisi Selami Bey ile uzun yıllardır ticari ilişkimiz devam etmektedir, son olarak davalı şirketin ASKİ atık su projesi, Anadolu OSB ve Afyon Dinar'daki projelerine ilişkin ÇED raporu hazırlanması, danışmanlık hizmeti kapsamında hizmet verilmiştir, ancak 2023 yılı itibari ile davalı taraf ödeme yapmamıştır, karşı tarafla görüşmelerimizden de bir sonuç alamadık, taraflar arasında hiçbir zaman yazılı bir sözleşme yapılmamıştır, sözlü olarak taraflar anlaşmıştır, biz Selami Bey ile görüşüp işlemleri yürütürdük, taraflar arasında süregelen güven ilişkisinden dolayı biz işi tamamlayıp teslim ettiğimizde herhangi bir tutanak tutmazdık, karşı tarafın teknik personeli ekibimiz ile iletişime geçip işlemleri yürütürdü, biz mail ve CD şeklinde yapılan işleri karşı tarafa teslim ederdik" şeklinde beyanlarda bulunduğu, anlaşılmıştır. Mahkememizce dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bilirkişi heyetince dosyaya sunulan 17/06/2025 tarihli kök rapor, 12.01.2026 tarihli Ek Rapor ve 15.05.2026 tarihli 2. Ek Raporda özetle; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte faturaların ayrı ayrı düzenlenerek davalıya gönderildiği, davalının da kayıtlarına aldığı, bu tarihten takip tarihine kadar davalının fatura içeriğine ya da işin eksik yapıldığı, hiç yapılmadığı yönünde bir itirazda bulunmadığı, davalının takip tarihinden sonra faturaları iade ettiği, mali inceleme neticesinin taraflar arasında sözlü sözleşme bulunduğunu gösterdiği, davacının faturalar düzenlediği, davalının da bir kısım faturaları ödediği, davacı şirket elemanları tarafından; teslim edildiği iddia edilen nihai ÇED raporlarının, davalı şirket elemanları tarafından; düzenlendiği iddia edilen nihai ÇED raporu ile benzerlik gösterdiği, rapor içerisinde kullanılan tablo ve şekillerin birbirinin aynısı olduğunun görüldüğü, ÇED sürecinde kullanılmış olabileceği, davalı şirket elemanlarınca ÇED sürecinin e-ÇED üzerinden yürütüldüğü, davacının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından istenildiğinde alınarak kullanılabileceği iddiasının, ....... Büyükşehir Belediyesi (ASKİ) Genel Müdürlüğü, Temelli İleri Biyolojik Arıtma Tesisi (Temelli İbaat) (Tesis Nihai Debisi:100.000 m3/gün) nihai ÇED raporunda olduğu gibi doğru olmadığı, yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte; davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalı şirket tarafından kayıtlarına alındığı, davalı şirketin takip tarihine kadar takibe konu fatura içeriklerine ya da işin eksik yapıldığı, hiç yapılmadığı yönünde bir itirazda bulunmadığı, davalı şirketin takip tarihinden sonra faturaları iade ettiği, heyetimizce usul ve yasaya uygun, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da mali inceleme neticesinin taraflar arasında sözlü sözleşme bulunduğunu gösterdiğinin, davacının faturalar düzenlediğinin, davalının da bir kısım faturaları ödediğinin, davacı şirket elemanları tarafından; teslim edildiği iddia edilen nihai ÇED raporlarının, davalı şirket elemanları tarafından; düzenlendiği iddia edilen nihai ÇED raporu ile benzerlik gösterdiğinin, rapor içerisinde kullanılan tablo ve şekillerin birbirinin aynısı olduğunun görüldüğünün belirtilmesi karşısında, davacı şirket ile davalı şirket arasında sözlü olarak kurulan sözleşme ilişkisinin bulunduğu, bu şekilde taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bulunduğunun davacı tarafından ispatlandığı, bu defa ispat yükü üzerine geçen davalı tarafın takibe konu fatura bedellerini ödediğini ispatlayamadığı ve davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu kanaatine varılarak, sonuçta davanın kabulü ile davalının davaya konu......... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/40276 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına ve alacağın faturadan kaynaklanması nedeniyle likit olduğu, bu nedenle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının davaya konu......... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/40276 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda DEVAMINA, 2-Alacağın (2.466.109,59 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gerekli 168.459,94 TL harçtan peşin alınan 32.885,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 135.574,30 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 32.885,64 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan harcı yatırılan dava değeri üzerinden AAÜT uyarınca belirlenen 287.593,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı ve 24.020,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri vs.) olmak üzere toplam 24.447,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/06/2026