İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/439 E. 2026/305 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/439
Karar No
2026/305
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/439 Esas - 2026/305 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ " TÜRK MİLLETİ ADINA " KARAR ESAS NO : 2024/439 Esas KARAR NO : 2026/305

DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/11/2025

KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 23.06.2017 tarihinde davalılardan sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken yaya kaldırımından karşıya geçmekte olan müvekkili ...'ya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, ağır şekilde yaralanan müvekkilinin uzun süre bitkisel hayatta kaldığını, ..... ve ..... tedavi gördüğünü, bakıcıya muhtaç hale geldiğini, çalışma gücünü tamamen yitirdiğini, uzun süre hastanede tedavi gören davacının hastane ve ilaç masrafları olduğunu, yapılan masrafların büyük bir bölümünü faturaya bağlamanın ve belgelemenin mümkün olmadığını, müvekkilinin kaza tarihinde 29 yaşında ve kamu yönetimi bölümü 4. sınıf öğrencisi olduğunu, işe başladığında asgari ücretin üzerinde bir ücret kazanacağını, ancak müvekkilinin kaza sonucu maluliyeti nedeniyle hayatı boyunca çalışmasının mümkün olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 2.000,00 TL maluliyet için, 1.000,00 TL hastane masrafı için, 1.000,00 TL bakıcı gideri ve anne ...'nın işten çıkmak zorunda kalmış olması sebebi 1.000,00 TL mahrum kaldığı kazanç kaybı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketinden, poliçe limitlerini aşan kısım için davalı şahıstan yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini, yaşanan elim olayın bırakmış olduğu manevi çöküntü sebebi ile müvekkilleri ... lehine 200.000,00 TL, anne ... lehine 100.000,00 TL, baba ... lehine 100.000,00 TL, kız kardeş ... lehine 50.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 28.06.2022 tarihli ıslah dilekçesinde; sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 1.162.832,08 TL' nin, tedavi giderleri için 10.457,00 TL' nin, bakıcı gideri için dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL' nin, anne ... lehine mahrum kaldığı kazanç için dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL'nin davalı şahıs yönünden olay tarihinden itibaren işletilen yasal faizi, sigorta şirketi yönünden (sigorta limiti aşılmamak ve poliçe konusuyla sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihinden işletilecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili istemiştir.

CEVAP: Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından maddi olay kapsamında ... plakalı araç için ... poliçe numaralı "Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi"nin düzenlendiğini, sakatlanma ve ölüm için kişi başı 310.000,00 TL teminat limiti belirlendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun her halükarda bu limitlerle sınırlı olduğunu, işbu dava açılmadan önce müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kusur durumunun incelenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının, bakıcı gideri ve hastane masrafları trafik sigortası kapsamı dışında olduğunu, davacılardan ...'nın işten ayrıldığı gerekçesiyle talep ettiği bedelin afaki olduğunu ve ayrıca poliçe kapsamı dışında bulunduğunu, tedavi sürecinin tamamlanması beklendikten sonra sürekli maluliyet olup olmadığına dair mevzuata uygun şekilde inceleme yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, mezkur olaya ait kaza yeri krokileri ve ..... Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu incelendiğinde, kazanın meydana gelmesinde davacı ... kusurlu olduğunu, müvekkilinin, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, yaya olan davacının yolun en sağından çıktığını, önce geriye doğru adım atmış ve sonrasında birden hızlanarak en sol şeritteki müvekkilin aracının önüne kadar geldiğini, yaya olan davacının tedirgin ve kararsız tavrı nedeni ile kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin, 5 ay boyunca bakıcıya ayda 650 dolar ödeyerek davacının bakım ve tedavisini üstlendiğini, davacının, iddiasının aksine birçok ihtiyacını kendi görebilir hale geldiğini, iyileşmesi halen devam etmekteyken üstelik maluliyetine ilişkin kati bir rapor yokken vücudundaki çalışma gücünü tamamen yitirdiğinden, hayatının geri kalanında da herhangi bir işte çalışmasının mümkün olmadığından bahsetmenin mümkün olmadığını, davacının kaza tarihi ile çalışmadığı sabitken tazminata hükmedilmesi durumunda eğitim durumuna göre hesaplama yapılmasının uygun olmayacağını, davacı ...'nın annesi davacı ...'nın ise davacıya bakmak için işten ayrıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yaşanan trafik kazası sonrası davacının hayatta olması, tedavi edilebilmesi, iyileşmeye devam etmesi karşısında ağır bir manevi çöküntüden, elem ve ıstıraptan bahsedilemeyeceğinin malum olduğunu, bu nedenle manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olursa manevi tazminatın davacıların sebepsiz zenginleşmesine sebep olmaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN ..... ESAS SAYILI DAVASINDA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ..... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davada iş bu dava ile konusu ve tarafları aynı olan kısmi dava olarak maddi tazminat davası açıldığını, yargılama sırasında ıslah yapıldığını ancak dosyanın istinaf incelemesi ile kaldırıldığını, bu nedenle yeniden yargılama yapılmakta olduğunu, hesap bilirkişisinden yeniden rapor alındığını, davada ıslah hakkı kullanıldığı ve ikinci defa ıslah talebi ileri sürülemediği için ek dava açma zorunluluğu doğduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... Şirketine ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ... Şirketinden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ... Şirketine 05.11.2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak talepleri karşılayacak nitelikte cevap verilmediğini, yaşanan kazanın bıraktığı maddi zarar sebebiyle vekil eden ... lehine geçici iş göremezlik tazminatı için 9.197,85 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 3.174.066,49 TL olmak üzere toplam 3.183.264,34 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi ve davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından maddi olay kapsamında ... plakalı araç için ... ve Tic A.Ş. ile ... poliçe numaralı "Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi"ni düzenlenmiştir. ... numaralı "Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi" kapsamında sakatlanma ve ölüm için kişi başı 330.000-TL teminat limiti belirlendiği, müvekkilinin sorumluluğu her halükarda bu limitle sınırlı olduğunu, asıl dava ..... sayılı, 27.10.2022 tarihli karar ile müvekkili yönünden poliçe limiti üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketi tarafından herhangi bir istinaf yapılmadığını ve kararın müvekkili şirket yönünden kesinleştiğini, .....Esas sayılı dosyasına da ödeme yapılıp müvekkili yönünden infaz edildiğini, açılan davada müvekkili şirketin taraf gösterilmesinin kötüniyetli olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, poliçe limitinin tükendiğinden açılan davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava ile birleşen dava konusunun aynı olup ortaya çıkan yeni bir maddi olgu (maluliyet oranında artış v.b.) olmadığını , bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tarihiyle dava tarihi arasında uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu sebeple davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, bilirkişi raporları sonucu çıkan tazminat miktarlarını kabul etmediklerini, mahkemenin istinaf öncesi kararında hesaplamaların yapıldığını, ek davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından sadece manevi tazminat yönünden istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinafın kaldırma kararı sonucu alınan bilirkişi raporu yapılan maddi tazminat hesabının önceki karardaki tavanı aşması sebebiyle müvekkili lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında ek davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl dava; trafik kazasında davacı ...'nın yaralanması sonucu maluliyet tazminatı, hastane masrafı, ilaç masrafı, bakıcı gideri, davacı anne ...'nın işten çıkmak zorunda kalmış olması nedeniyle mahrum kalınan kazanç yönünden maddi tazminat, davacı ...'nın yaralanması nedeniyle manevi tazminat birleşen dava; trafik kazası nedeniyle ek maddi tazminat istemine ilişkindir. Asıl davadan önce davalı sigorta şirketine başvurulmuş olmakla başvuru dava şartı itirazı yerinde görülmemiştir. Her ne kadar davalı ... vekili tarafından asıl davada zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, iş bu davada uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğinden, zamanaşımı def'ine itibar edilmemiştir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, sigorta poliçesi ve hasar dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı ve davalı ...'nın ekonomik ve sosyal durumu araştırılmış, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. ...'ya yazılan yazıya 28/10/2019 tarihinde verilen cevapta, rücuya tabi bir gelir bağlanmadığı ve peşin sermaye değeri oluşturmadığı bildirilmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi incelendiğinde, dava konusu ... plaka sayılı otomobilin 07/08/2016 - 2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere dava dışı ......Aş adına sigortalandığı, ölüm ve sakatlanma halinde şahıs başına teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce görevlendirilen kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen 09/10/2020 tarihli raporda sonuç olarak; davalı sürücü ..., meydana gelen dava konusu olayda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/c-d, 52/a-b, 74. ve 84/h maddeleri ile Trafik Yönetmeliği'nin 95/c-d, 101/a-b ve 109/a-d maddelerini ihlal ettiği, davacı yaya ... ise olayda herhangi bir trafik kural ihlalinin görülmediği açıklanmıştır. ..... tarafından düzenlenen 03.09.2021 tarihli raporda; davacı ...'nın 23/06/2017 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre kişinin özür oranının %37, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında vücut genel çalışma gücünden kayıp oranı %39 olduğu, 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, iş göremez kaldığı 3 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. maddesine göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 04/01/2022 tarihli raporda sonuç olarak; davacı ...'nın 23.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında cismani zarar görmesi nedeniyle, ... tarafından ödenmeyen tedavi giderine ilişkin ulaşım giderine ait zararının, 10.457,00 TL olduğu, davacı ...'nın 23.06.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kaza neticesinde meydana gelen geçici, sürekli iş göremezlik tazminatının TRH 2010 & Progresif rant yöntemine göre hesaplandığı, 04.01.2022 tarihi itibarıyla yapılan hesaplama neticesinde, davacının memur olarak çalışacağı varsayımına göre, Geçici İş Göremezlik Tazminatının 24,548,24 TL, Sürekli İş Göremezlik Tazminatının 1.154.033,30 TL, Geçici Bakıcı Giderinin 5.332,50 TL ve Tedavi Giderinin 10.457,00 TL olarak hesaplandığı, davacının uzman yardımcısı/müfettiş olarak çalışacağı varsayımına göre, Geçici İş Göremezlik Tazminatı'nın 33.555,31 TL, Sürekli İş Göremezlik Tazminatı'nın 1.876.334,47 TL, Geçici Bakıcı Gideri'nin 5.332,50 TL ve Tedavi Gideri'nin 10.457,00 TL olarak hesaplandığı, daha önce düzenlenen kusur bilirkişi raporu uyarınca, davacı ... için herhangi bir kusur indirimi yapılmadığı, ... plakalı araca ilişkin Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kaza tarihi itibarıyla kişi başı ölüm ve sakatlanma teminatının (iş göremezlik tazminatı) 330,000,00 TL ile; Sağlık Gideri teminatının (geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri) 330,000,00 TL sınırlı olduğu, bu nedenle, davalı sigorta şirketinin belirlenen teminat limitleri dahilinde sorumlu olacağı açıklanmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalılar vekilleri tarafından yapılan itirazlar sonucu bilirkişiler tarafından düzenlenen 14/03/2022 tarihli ek raporda sonuç olarak; yapılan değerlendirmeler neticesinde, tedavi ve ulaşım giderleri ile sürekli iş göremezlik ve tedavi giderleri yönünden hesabı değiştirilecek bir hususun bulunmadığı, davacının devlet memuru olarak çalışabileceğinin varsayıldığı durumda, 6 aylık geçici iş göremezlik ödemesinin oluşmayacağı gözetilerek, 6 ay için geçici iş göremezlik ödemesi düşülerek hesaplama yeniden yapıldığı, bu durumda geçici iş göremezliğin sadece, memur olmadan önceki süre için hesaplandığı, bu döneme ilişkin asgari ücret üzerinden hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatının 8.798,78 TL olduğu, 15.10.2020 tarihinde davalı vekili tarafından sunulan dilekçe ekinde “..... Şirketi tarafından hazırlanan belgeye göre 24.08.2017 tarihinden itibaren başlamak üzere 2 ay süre ile aylık 650 dolar üzerinden bakıcı tutulduğu ve hizmet bedeli olarak 900,00 TL ödendiğinin belirtildiği, bu durumda, davalı tarafından ödenen bu tutarların hesaplanan bakıcı giderinden düşürülmesi gerektiği, 04.01.2022 tarihli kök raporda ... için 3 aylık geçici bakıcı gideri, yerleşik Yargı uygulamaları doğrultusunda brüt asgari ücret üzerinden 5.332,50 TL olarak hesaplandığı, ancak, davalı tarafından davacı tarafa yapılan bakıcı giderlerinin güncel değerinin 7.572,53 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda bakiye geçici bakıcı giderinin bulunmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalılar vekilleri tarafından itiraz dilekçeleri sunulmuş ise de rapor, usul ve yasaya, dosya içeriğine uygun bulunduğundan ve delillerin takdiri mahkemeye ait olduğundan itirazlara itibar edilmemiştir. Mahkememizin 27/10/2022 tarih ve ..... sayılı kararı ..... Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 15/05/2024 tarihli, ..... sayılı " ... davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, mahkemece öncelikle ceza yargılamasına konu olan dosyanın eksiksiz olarak dosyaya kazandırılmasını takiben kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için .....’dan kusur raporu alınması, akabinde davacı .....’nun öğrenim gördüğü okuldan öğrenci belgesinin ve mezun olacağı/olduğu tarihin sorulması, staj bitim tarihinin belirlenmesi, ondan sonra gelen yazı cevabına ve davacının öğrenim gördüğü bölüme göre dosyada mevcut belgeye göre çalışabileceği alanlara göre emsal ücret araştırmasının yapılması ve resmi kurumlardan emsal ücret araştırması yapılması halinde okuldan yeni mezun olan kişinin elde edeceği gelirin sorularak belirlenmesinden sonra davacının mezun olur olmaz hemen bu işe başlayamayacağı da dikkate alınarak işe başlaması için geçecek makul süre de gözetilerek bir değerlendirme yapılması amacıyla önceki bilirkişiden ek rapor alınmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. " gerekçeli ilamı ile kaldırılmıştır. ..... tarafından düzenlenen 28/03/2025 tarihli raporda özetle; davalı sürücü ... meskun mahalde gündüz vakti seyrini yaya geçidi ve kavşak mahallinden geçiş yaptığını dikkate alarak sürdürmesi, giriş kısmında yaya geçidinin mevcut olduğu kavşak mahallinde yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçmek isteyen ve yolun belirgin kısmını kateden yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip sevk ve idaresindeki otomobilin davacı yayaya çarptığı olayda kusurlu olduğu, davacı yaya ... kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçişi sırasında sol tarafından gelen davalı sürücü yönetimindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı kaza üzerine etken kusurlu davranışı bulunmadığını, sonuç olarak olayda; davalı sürücü ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı yaya ...'nın kusursuz olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen 19/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ..... kaldırma kararının, taraflara izafe edilecek kusur aidiyet ve oranı ile davacının tazminata esas ücretinin tespitine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında alınan ..... tarafından düzenlenen kusur raporunda Sürücü ...'nın %100 kusurlu , yaya ...'nın kusursuz olduğu tespit edildiği, daha önce taraflara izafe edilen kusur aidiyat ve oranlarında herhangi bir değişiklik olmadığının görüldüğünü, birinci alternatif olarak davacıya ait sigorta kayıtlarının incelenmesinde, asgari ücret seviyesinde olduğu, 16/06/2021 tarihinden sonra sigortalı çalışmasının bulunmadığının görüldüğü, Geçici İş Göremezlik Tazminatı 17.996,63-TL. Sürekli iş göremezlik tazminatının toplam 11.697.567,00-TL. Maluliyete Tekabül Eden 11.697.567,00 x 96 37 = 4.328.099,79-TL olduğu, ikinci alternatif olarak geçici iş göremezlik tazminatının 17.996,63-TL, sürekli iş göremezlik tazminatının toplamının 20.508.245,47-TL, maluliyete tekabül eden 20.508.245,47 x 96 37 = 7.588.050,82-TL olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin 25/04/2025 tarihli dilekçesindeki " mahkemenin ..... sayılı kararında davalı sigorta şirketince istinaf edilmediği .... davalı sigorta şirketi yönünden davanın kesinleştiği .... " beyanının mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen, davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın yaya olarak yolda hareket etmekte olan davacı ...'ya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacı ...'nın yaralandığı,..... sayılı ilamında ..... raporuna itibar edilerek 23/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü sanık / davalı ...'nın asli kusurlu olduğu, yaya ...'nın kusursuz olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu,..... Dairesi'nin kaldırma kararından sonra düzenlenen ..... tarafından düzenlenen 28/03/2025 tarihli raporda da aynı hususun tespit edildiği, davalı sürücü ...'nın %100 kusurlu kabul edilmesi gerektiği, kaza tarihi itibari ile güncel teminat limitlerinin 330.000,00 TL olduğu, dava öncesinde yapılan başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ... tarafından davaya konu kaza nedeniyle rücuya tabi olabilecek herhangi bir ödemenin yapılmadığının ve gelirin bağlanmadığının bildirildiği, Yargıtay'ın yerleşik kararları uyarınca kaza tarihi itibari ile uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen iş göremezlik raporuna göre davacı ...'nın sürekli iş göremezlik oranının % 37, geçici iş göremezlik süresinin 12 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 3 ay olduğunun ve sürekli surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği, kaza tarihi itibari ile davacı ...'nın kamu yönetimi bölümünde üniversite öğrencisi olduğu, aktüer bilirkişi tarafından davacı ...'nın mezun olması sonrasında memur olarak atanması halinde alabileceği gelir dikkate alınarak yapılan hesaplamaya ilişkin olarak düzenlenen rapor ve ek rapor ile davacının geçici iş göremezlik zararının 8.798,78 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 1.154.033,30 TL, karşılanmayan tedavi giderleri zararının ise 10.457,00 TL olduğunun tespit edildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesine göre işletene düşen hukuki sorumluluğun aynı Kanunun 91. maddesine göre poliçede belirtilen limitler dahilinde sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığı, dava dışı ..... trafik kazalarındaki sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi kapsamında ve sağlık uygulama tebliği ile sınırlı olduğu, trafik kazası sonucunda oluşacak geçici iş göremezlik zararı ile sağlık uygulama tebliği kapsamında kalmayan zararlardan sigorta poliçesini düzenleyen ve bu zararları poliçe kapsamında teminat altına alan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, davalı ... tarafından kaza sonrasında davacının bakımının yapılması amacıyla ücreti karşılanmak suretiyle bakıcı tutulduğu, buna ilişkin olarak dava dışı şirket ile sözleşme imzalandığı, davacı ...'nın tespit edilen bakıcı ihtiyacı süresi ve davalı ... tarafından bu döneme ilişkin bakıcı tutulması dikkate alındığında davacının bakıcı gideri zararının bulunmadığı ve ayrıca davacı ...'nın işten çıkmak zorunda kalması nedeniyle oluşan bir zararın da bulunmadığı, davacı ... tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinin tarihinin tam olarak belirlenemediği ve davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin dava tarihi olduğu, dava konusu kazada davacı ...'nın yaralandığı, davacı ...'nın yaralananın annesi, davacı ...'nın yaralananın babası, davacı ...'nın ise kız kardeşi olduğu, meydana gelen trafik kazasında ...'nın yaralanması nedeniyle oluşan davacı ...'nın, annesi ...'nın, babası ...'nın ve kız kardeşi ...'nın acılarının dindirilebilmesi için davacılar ile davalı ...'nın ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi itibari ile paranın satın alma gücü, olayın meydana geliş şekli, zararın ağırlığı, davacı ... ile diğer davacılar arasındaki aile bağları gibi hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle davacı ...'nın sürekli iş göremezlik zararı, tedavi gideri zararı ve geçici iş göremezlik zararı yönünden açılan dava ile manevi tazminat talepleri yönünden açılan asıl davanın kısmen kabulüne, davacı ...'nın bakıcı gideri zararı bulunmadığından buna ilişkin dava ile davacı ...'nın işten ayrılması nedeniyle oluşan zararlara ilişkin asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ise , davacıların mahkememizin ilk kararını, sadece hükmedilen manevi tazminat yönünden istinaf ettikleri, maddi tazminat yönünden istinaf taleplerinin bulunmadığı, davalı ... yönünden ilk karar ile usuli kazanılmış hak oluştuğu, ilk karardan fazla maddi tazminat hükmedilemeyeceği, davalı sigorta şirketinin de mahkememizin ilk kararında hüküm altına alınan alacağı, sigorta teminatı limiti kapsamında ..... Esas sayılı dosyasına 06.01.2023 tarihinde ferileri ile birlikte yatırdığı, sigorta şirketi yönünden takibin pasife alındığı, sorumlu tutulabileceği bir teminat limitinin kalmadığı anlaşılmakla birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1)Mahkememizin ..... Esas Sayılı Davasında; A-Maddi Tazminat Talebi Yönünden; Davalı ... Sigorta A.Ş hakkında açılan davanın konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Davacı ... tarafından açılan davanın REDDİNE, Davacı ... tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; ( 1.154.033,30 - 330.000,00 = ) 824.033,30 TL sürekli iş göremezlik, 10.457,00 TL tedavi gideri ve 8.798,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 843.289,08 TL maddi tazminatın 23.06.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya ödenmesine, Davacı ...'nın bakıcı gideri talebinin REDDİNE, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 57.605,08 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.536,98 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 3.998,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.534,98 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 52.070,10 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 355,43 TL'sinin davacıdan; 964,57 TL'sinin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 4.440,00 TL başvurma harcı, 890,00 TL tebligat ücreti, 9.400,00 TL bilirkişi ücreti, 3.900,00 TL ATK Kusur raporu ücreti toplamı 18.630,00 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 13.613,54 TL'si ile dava açılışında alınan 1.536,98 TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 3.998,00 TL ıslah harcı toplamından oluşan 19.148,52 TL yargılama giderinin Davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davacı ... yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 132.493,36 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davalı ... yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca usulü kazanılmış hak gözetilerek hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davalı ... Sigorta A.Ş yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca usulü kazanılmış hak gözetilerek hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, B-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, Davacı ... yönünden 75.000,00 TL, davacı ... yönünden 30.000,00 TL, davacı ... yönünden 30.000,00 TL, davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın 23.06.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat talebi yönüden alınması gereken 10.246,5‬0 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına, Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davacılar yararına manevi tazminat talebi yönünden AAÜT uyarınca hesap ve taktir edilen davacı ... için 12.000,00 TL, davacı ... için 9.200,00 TL, davacı ... için 9.200,00 TL, davacı ... için 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davalı ... yararına manevi tazminat talebi yönünden reddedilen kısım için AAÜT uyarınca hesap ve taktir edilen davacı ... yönünden 12.000,00 TL, davacı ... yönünden 9.200,00 TL, davacı ... yönünden 9.200,00 TL, davacı ... yönünden 9.200,00 TL vekalet ücretinin adı geçen davacılardan alınarak davalı ...'ya ödenmesine, 2)Birleşen ..... Esas Davasında; Davanın REDDİNE, Dava açılışında, dava adli yardımlı olarak açıldığından alınmayan 732,00 TL peşin harcın, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL başvurma harcının davacıdan alınarak hazineyi gelir kaydedilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Kendilerini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davalılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, asıl ve birleşen davada Davacılar vekili Av. ..... , asıl ve birleşen davada Davalı ... Vekili Av. ..... yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde ..... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/04/2026

Başkan ..... ¸e-imzalıdır. Üye ..... ¸e-imzalıdır. Üye ..... ¸e-imzalıdır. Katip ..... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/439, K. 2026/305, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-439-e-2026-305-k-05a96102244c