İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/327 E. 2024/926 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/327
- Karar No
- 2024/926
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/327 Esas - 2024/926 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/327 Esas KARAR NO: 2024/926
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/03/2019 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; 19/08/2018 tarihinde ... plakalı aracın tek taraflı yaptığı kaza sonucunda araçta yolcu konumunda olan müvekkillerinin kızı ... ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı ... için yapılan bir miktar ödemenin yetersiz olduğunu, diğer davacı için hiç ödeme yapılmadığını belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik ... ve ... için ayrı ayrı 100,00'er TL (toplam 200,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile ... için talep etmiş oldukları destekten yoksun kalma tazminatını 65.148,79 TL'ye, ... için talep etmiş oldukları destekten yoksun kalma tazminatını 130.414,93 TL'ye artırdıklarını, tazminatının tamamına temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketi tarafından davacı ...’a 28/11/2018 tarihinde 43.663,89TL ödendiğini, sorumluluklarının kalmadığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, uzlaşma varsa davanın reddi gerektiğini belirterek, usul ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; "Davanın KABULÜNE, -65.148,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, -130.414,93 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,” karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. .... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin .... sayılı ilamı ile; "... Bu durumda mahkemece; davalı sigorta tarafından, davacı ...’a yapılan ödeme nazara alınarak, kalan bakiye limit tutarına göre garame hesabının yapılması konularında uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik incelemeyle ve davacıların ilk kararı istinaf etmiş olmalarına rağmen davacıların ilk kararı istinaf etmedikleri kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin ve davalı Sigorta vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde sigorta tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek, öncelikle tüm destekten yoksun kalanların destek payları gözetildiğinde ödeme tarihi itibarıyla ödenen miktarın, ödenenlerin zararını karşılayıp karşılamadığı, sigortanın limit kapsamında ödemesi gereken bakiye tazimatın bulunup bulunmadığı değerlendirilerek ve ödemeler yetersiz ise bu kez rapor tarihine göre yapılan ödemeler güncellenerek rapor tarihi itibarıyla belirlenen tazminat miktarlarından düşülerek ve garame hesabı gerekiyorsa davacılar dışındaki tüm destek alacaklıları da belirlenerek garame hesabında nazara alınıp alınmayacağı değerlendirilerek ve ilk kararı davacıların da istinaf ettiği, taraflardan biri lehine usuli kazanılmış hak oluşmadığı da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davacılar vekilinin ve davalı sigorta vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırıldığı görülmüştür. Mahkememizce kaldırma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre; 19.08.2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, davacıların desteği müteveffa ... ...'ın vefat ettiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacı baba ...'a 28.11.2018 tarihinde(dava tarihinden önce) 43.663,89-TL ödeme yapıldığı belirlenmiş olup, söz konusu ödemelerin yeterli olup olmadığını tespit etmek için A) Başlığı altında 28.11.2018 tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığı, 28.11.2018 tarihindeki verilere göre yapılan bu hesaplamada, davacı baba ... için hesaplanan toplam tazminat 75.042,30-TL, yapılan ödeme 43.663,89-TL arasında fahiş fark olduğundan, davacı üvey anne için ise hiç ödeme yapılmadığından, 28.05.2024 güncel hesap tarihindeki verilere göre yeniden tazminat hesaplaması yapıldığı, 28.05.2024 tarihindeki verilerine göre yapılan tazminat hesabında davalı tarafından davadan önce ödenen tutarın hesap tarihine kadar geçen süre için yasal faiz ölçüsünde "güncellenerek" tazminattan mahsup edildiği ve bakiye tazminat tutarlarının belirlendiği, yine davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi teminat limitinden, güncellenmiş sigorta ödemesi tutarının düşüldüğü, bu şekilde bakiye poliçe teminatı limiti; 294.717,11-TL için davacı üvey anne ve baba yönünden yukarıda yapılan destekten yoksun kalma tazminatının bakiye tutarları garameten pay edildiğinde nihai tazminat tutarlarının üvey Anne ... Yönünden 191.827,20-TL, baba ... Yönünden 102.889,91-TL olarak hesaplandığı, dosya kapsamındaki, adli tıp kurulu raporunda, dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Sürücü ...'ın %80 (Yüzde Seksen) oranında kusurlu olduğu, Yolcuları, sürücü belgesi ve yeterli belgeleri olmayan araç sürücüsünün aracına yönlendirerek mevzu bahis araca bindirilmesine imkan sağlayan şirket yetkili veya yetkililerinin meydana gelen kazada %20 (Yüzde Yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, müteveffa araç içerisinde yolcu konumunda olması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı kabul edildiğinden, müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarında hukuki değerlendirme ve takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere hesaplanan tazminatlardan kusur indirimi yapılmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından ... plaka sayılı araç için tanzim edilen ZMMS poliçesinde ölüm-sakatlık şahıs başına teminat limitinin 360.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı ...'a yapılan kısmi ödeme 28.11.2018 tarihinde davalının temerrüte düşmüş sayılabileceği, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kullanım şeklinin sigorta poliçesinde; "otobüs" olarak belirtildiği söz konusu aracın ticari araç olduğu gözetilerek tazminata avans faiz uygulanabileceği hukuki değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu içeriği, .... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; 19/08/2018 tarihinde ... plakalı aracın tek taraflı yaptığı kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği ... ...'ın vefat ettiği, davacı ... ...'ın müteveffanın babası olduğu, davacı ... ...'ın ise müteveffanın annesinin vefatı sonrası babasının evlendiği eşi olduğu, müteveffa ...'un annesi ...'nin 2004 yılında vefat ettiği bu tarihte ...'un 6 yaşında olduğu, ... ile ...'in 2005 yılında evlendikleri tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere davacı ...'in küçük yaştan itibaren ...'a baktığı aynı evde kaldıklarının sabit olduğu, hal böyle olunca müteveffa ...'un davacı ...'e destek olduğu kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalı sigorta şirketi tarafından davacılardan ...’a poliçe limiti kapsamında, davadan önce 28/11/2018 tarihinde 43.663,89TL ödendiği sabittir. Davadan önce yapılmış ödeme bulunması nedeniyle, Yargıtay'ın ve ...'ın yerleşik uygulamalarına göre; ödeme tarihi itibariyle gerçekleştirilen ödemelerin yeterli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme) hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Mahkememize alınan 28.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı sigorta şirketi tarafından davacı baba ...'a 28.11.2018 tarihinde(dava tarihinden önce) 43.663,89-TL ödeme yapıldığı, ödemelerin yeterli olup olmadığını tespit etmek için 28.11.2018 tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığı, 28.11.2018 tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada, davacı baba ... için hesaplanan toplam tazminat 75.042,30-TL, yapılan ödeme 43.663,89-TL arasında fahiş fark olduğu yine davacı üvey anne için ise hiç ödeme yapılmadığı görülmekle güncel verilere göre hesaplama yapılmış olup, davalı tarafça yapılan ödeme hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme) hesaplanan tutardan mahsup edilmiştir. Dosyanın incelemesinde sigorta limitinin 360.000,00 TL olduğu görülmüştür. Sigorta poliçe limitinden güncellenmiş ödeme tutarı düşüldüğünde (360.000,00-65.282,89) bakiye 294.717,11 TL bakiye poliçe teminat limitinin kaldığı görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafça alınan bilirkişi raporuna sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle %20 oranında indirim yapılması gerektiğinden bahisle itiraz edilmiş ise de, kaza yapan aracın otobüs olması, müteveffanın yolcu konumunda bulunması, araç sürücüsü ile tanışıklığının olduğuna dair bir iddia veya savunma bulunmayışı, yolcu konumunda bulunan müteveffanın araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu bilebilecek durumda olmaması nedeniyle indirim yapılmamıştır. Yine hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması talebinde bulunulmuş ise de; müteveffanın araçta bedel karşılığında yolcu olarak bulunması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılmamıştır. Yapılan hesaplamaya göre davacı baba ...'ın 595.920,97 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, ancak davalı tarafça yapılan ödemenin güncel değeri olan 65.282,89 TL'nin mahsup edilmesi gerektiği bu haliyle davacının bakiye 530.638,08 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği anlaşılmıştır. Davacı ...'ın ise talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının ise 989.317,81 TL olduğu hesaplanmıştır. Hesaplanan tazminat miktarları poliçe limitinin üstünde olması nedeniyle garame hesabı yapılmış, bakiye poliçe limiti olan 316.336,11 TL garameten pay edildiğinde davacı üvey anne ...'ın 224.669,25 TL, davacı baba ...'ın (135.330,75-43.663,89=) 91.666,86 TL tazminat talebinde bulunabilecekleri anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 28/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ... için talep etmiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatının 65.148,79 TL'den 91.666,86 TL'ye, ... için talep etmiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatının 130.414,93 TL'den 224.669,25 TL'ye arttırdığı görülmüştür. Davacı tarafından davalıya yapılan müracaatın 17/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, bu tarihe 8 iş günü ilave edilmesi neticesinde 28/11/2018 tarihi itibariyle davalının temerrüde düşmüş sayıldığı, kazaya neden olan aracın ticari nitelikte olduğu anlaşılmakla, temerrüt faizinin avans faiz olarak belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmış olmakla, aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -91.666,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, -224.669,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 6.261,76 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL peşin harç, 668,00 TL tamamlama harcı ve 413,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.136,36 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-a)Davacı ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b))Davacı ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 35.947,08 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin harç, 668,00 TL tamamlama harcı ve 413,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.125,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 4.650,00 TL bilirkişi masrafı, 44,40 TL başvurma harcı ve 398,00 TL posta masrafı toplamı olan 5.092,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024
Katip .... e-imzalı
Hakim .... e-imzalı