İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/631 E. 2024/940 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/631
Karar No
2024/940
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/631 Esas - 2024/940 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/631 Esas KARAR NO: 2024/940

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 10/06/2011 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 24/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali/Alacak davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı - davalı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 02.07.2009 tarihli protokolle davalı-borçlunun 350.000,00 USD peşin olmak üzere 944.989,00 USD'ye 83 jeneratör satmayı, davacının ise bu jeneratörleri satın almayı taahhüt ettiğini, ancak davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle noterden ihtar göndererek sözleşmeyi feshettiğini, akabinde bu sözleşmeye ek bir mutabakat zabtı ile kısmen tadil edildiğini ve davalının 1.000.000 USD bedelle 83 adet jeneratörü satmayı davacının ise satın almayı taahhüt ettiğini ancak davalının 05.10.2010 tarihli bir fesih yazısı ile davacının sözleşmeye aykırı davrandığını iddia ederek sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme feshedildiğinde davalının 339.989,00 USD’lik teslimat yaptığını, davacının ise 562.500,00 USD lık ödeme yaptığını, buna göre bu iki rakam arasındaki fark olan 222.511 USD’lik alacaklarının doğduğunu, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine 17.03.2011 tarihinde .... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı - davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı şirkete her hangi bir borcunun bulunmadığını, aksine alacaklı bulunduklarını, bu durumun (birleşen) .... Mahkemesi'nde derdest .... Esas sayılı davada görüldüğünü belirterek birleşen davadaki iddialarına dayanarak asıl davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davalı - davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 83 adet jeneratörün satışı için sözleşme imzalandığını, sözleşmenin feshinden sonra tarafların nihai bir anlaşma ile jeneratörlerin 1.000.000 USD satışı için uzlaştıklarını, kendilerinin jeneratörleri ithal ederek hazır hale getirdiğini, ancak karşı tarafın sözleşmeye göre ödemelerini zamanında yerine getirmeyerek kendilerini zarara uğrattığını, davacı ile aralarında 02.07.2009 tarihli protokol bulunduğunu, ancak davacının yine edimlerini yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, kendilerinin sözleşme ve mutabakat zaptında yer alan tarihlerde sipariş edilen jeneratörleri hazır hale getirdiğini ancak davacının sözleşmelerde taahhüt edilen ödemelerini zamanında yerine getirmediğini ve bu nedenle sözleşmelerde öngörülen biçimde gecikme zammı uyguladıklarını, buna göre 30.05.2010 tarihinde ödenmesi gereken 100.00 USD için 40.000 USD, 30.06.2010 tarihli ödeme için 33.750 USD, 30.08.2010 tarihli ödeme için 11.250 USD gecikme zammı uyguladıklarını, davacının iki ay ödemede temerrüde düşmesinden dolayı davacıya sözleşmeye göre 200.000 USD ceza kesip irat kaydettiklerini, buna göre davacının ödediği 350,000 USD den indirilince 150.000 USD kalan tutarı davacının 261.738,94 USD hesaplanan borcundan düştüklerini, buna göre davacının 111.738,94 USD borcu kaldığını, kalan borcun TL’ye çevrilmesi ile ortaya çıkan davacı borcunun, (30/05/2010 tarihli ödemenin gecikmesinden kaynaklı 40.000 USD, 30/06/2010 tarihli ödemenin gecikmesinden kaynaklı 33.750 USD ve 30/08/2010 tarihli ödemenin gecikmesinden kaynaklı 11.250 USD faiz ile 350.000 USD ödemeden mahsup edilen 200.000,00 USD'nin mahsubu ile bakiye 178.597 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı - davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak birleşen davanın asıl dava ile birleştirilerek reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 06/05/2013 tarihli .... sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile, davalının .... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 22.511,00 USD üzerinden iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince faiz yürütülmesine, fazla istemin reddine, hükmedilen alacağın dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan 13.877,58 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine ..... Hukuk Dairesi'nin ....Karar sayılı kararı ile "Taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış akdinin feshi nedeniyle davacı alıcının fazla ödemeyi geri isteme hakkı olup olmadığı ve alıcının temerrüdü nedeniyle satıcının cezai şart, kur farkı,kar kaybı talep edip edemeyeceği noktasındadır. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde akdin feshinde kusurlu olan taraf belirlendikten sonra asıl ve birleşen davalardaki talepler incelenip alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş, dava bu kez mahkememizin .... Esassına kaydolunarak yargılamaya devam olunmuş, mahkememizin 21/07/2022 tarihli .... sayılı kararı ile asıl davanın kabulü ile, davalının .... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 351.567,38 TL asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak üzere devamına, hüküm altına alınan alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine ..... Hukuk Dairesi'nin .... sayılı kararı ile "1.Asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... A.Ş. ile asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Ltd. Şti. arasında 02.07.2009 tarihinde 83 adet jeneratör satışına ilişkin sözleşme akdedildiği, daha sonra yine taraflar arasında imzalanan 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" başlıklı sözleşme ile satış bedelinin 1.000.000,00 USD olarak belirlendiği, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... şirketinin hangi tarihlerde ne kadar ödeme yapacağı, bunun karşılığında asıl davada davalı, birleşen davada davacı ...'ın ne miktarda jeneratör teslim edeceğinin açıkça belirlendiği anlaşılmaktadır. 2.Dosyaya sunulmuş belgelere göre asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...'in 350.000,00 USD tutarında peşin ödeme ile 05.05.2010 tarihli mutabakat zaptından sonra 212.500,00 USD olmak üzere toplam 562.500,00 USD ödemede bulunduğu, mutabakat zaptında karara bağlanan ödeme programı ile yapılan ödemeler karşılığında birinci taksidin uzlaşıya uygun ödendiği, diğer taksitlerin aksatıldığı, buna göre 30.05.2010 tarihinde ödenmesi gereken 100.000,00 USD'nin, 23.07.2010 tarihinde 50.000,00 USD, 27.07.2010 tarihinde ise 50.000,00 USD olarak ödendiği, yaklaşık gecikmenin 55 gün olduğu, 30.06.2010 tarihine kadar ödenmesi gereken 112.000,00 USD'ye karşılık 30.07.2010 tarihinde 10.000,00 USD, 06.08.2010 tarihinde ise 2.500,00 USD ödeme yapıldığı, diğer ödemelerin ise yapılmadığı, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...'in ödemelerinin mutabakatta kararlaştırılan tarihlere göre geciktiği, asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... şirketi tarafından 05.10.2010 tarihinde sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır. 3.Taraflar arasında akdedilen 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" sözleşme içeriği, asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... tarafından gönderilen ihtarname içerikleri, bilirkişi raporu/raporları ile belirlenen asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ödemeleri hep birlikte değerlendirildiğinde, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...'in mutabakatta belirlenen ödemeler konusunda geciktiği, bazı ödemeleri ise hiç yapmadığı anlaşılmış olup bu çerçevede asıl davada davalı, birleşen davada davacı ..., sözleşmeyi fesihte haklıdır. 4.Fesih, asıl ve birleşen dava tarihlerinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun'un 158 inci maddesi, "Akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde tediye edilmek üzere cezai şart kabul edilmiş ise, hilâfına mukavele olmadıkça, alacaklı ancak ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir. Akdin muayyen zamanda veya meşrut mahalde icra edilmemesi halinde tediye olunmak üzere cezai şart kabul edilmiş ise, alacaklı hem akdin icrasını hem meşrut cezanın tediyesini talep edebilir. Meğer ki alacaklı bu hakkından sarahaten feragat etmiş veya kayıt dermeyan etmeksizin edayı kabul eylemiş olsun. Borçlunun cezai şartı tediye ile akitten rücu etmek hakkını ispat edebilmek salâhiyeti mahfuzdur." düzenlemesini içermektedir. Yukarıda anılan Kanun hükmüne göre, taraflar arasında akdedilen 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" sözleşmede düzenlenen 200.000,00 USD cezai şart, ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup sözleşmenin asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... tarafından feshedilmiş olması nedeniyle bu cezai şartın talep edilmesi mümkün değildir. Öte yandan yine sözleşme feshedilmiş olduğundan asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... gecikme faizi de talep edemez. 5.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında sözleşmenin asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... tarafından haklı olarak feshedildiği kabul edilip ...'ın sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle cezai şart ve gecikme nedeniyle faiz talep edemeyeceği, ancak menfi zararlarını talep edebileceği gözetilerek asıl ve birleşen davada talep edilen alacak kalemi/kalemleri bakımından bu çerçevede bir inceleme ve değerlendirme yapılarak asıl ve birleşen davada varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, bu nedenle asıl ve birleşen davada verilen hükümlerin taraflar yararına bozulması gerekmiştir. 6.Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... şirketi tarafından başlatılan ilamsız icra takibinde, 222.511,00 USD alacak miktarı gösterilmek suretiyle harca esas değer 351.567,38 TL olarak belirtilerek neticeten 222.511,00 USD'nin fiili ödeme günündeki ... döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının tahsili talep edilmiş olup buna göre alacağın USD üzerinden talep edildiği gözetilmeden TL üzerinden alacağın hüküm altına alınmış olması da isabetsizdir." gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş, dava bu kez mahkememizin .... Esasına kaydedilmiş ve Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Asıl dava; satış sözleşmesi uyarınca teslim edilmeyen malların ödenen bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen dava; alıcının temerrüdü nedeniyle cezai şart, kur farkı, kar kaybı istemlerine ilişkindir. .... Karar sayılı kararı ile işaret edildiği üzere; asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... A.Ş. ile asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Ltd. Şti. arasında 02.07.2009 tarihinde 83 adet jeneratör satışına ilişkin sözleşme akdedildiği, daha sonra yine taraflar arasında imzalanan 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" başlıklı sözleşme ile satış bedelinin 1.000.000,00 USD olarak belirlendiği, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... şirketinin hangi tarihlerde ne kadar ödeme yapacağı, bunun karşılığında asıl davada davalı, birleşen davada davacı ...'ın ne miktarda jeneratör teslim edeceğinin açıkça belirlendiği anlaşılmaktadır. Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile ödemeler ile teslim edilen jeneratörler karşılaştırıldığında, asıl davada davacının davalıya yaptığı ödemelerin toplamı 562.500,00 USD'a karşılık davalının davacıya 339.989,00 USD teslimat yaptığı, buna göre davacının 222.511,00 USD alacağı kaldığı hesaplanmış ve ödemelerin mutabakat zaptına göre aksatılmış olmasına karşın davalının hiçbir zaman alacaklı hale gelmediğini, bu nedenle gecikme zammı doğmadığını, gümrük belgelerinin ve masraflarının değerlendirilmesi sonucunda diğer giderler haricinde yapılan giderlerin zorunlu giderler olduğu ve rayiç değerlere uygun olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizin bozma sonrası .... Esas sayılı dosyasında aldırılan 02/12/2019 tarihli bilirkişi raporu ile; satıcı ... firması ile alıcı ... firması arasında 02/07/2009 tarihli protokol ile satıcı ... firması 350.000 USD peşin ödeme ile toplam 944.989 USD bedelli 83 adet jeneratör satmayı taahhüt ettiği, akabinde taraflar arasında imzalanan 05/05/2010 tarihli ek mutabakat zaptı ile sözleşmenin kısmen tadil edildiği ve satış tutarının 1.000.000,00 USD olarak revize edildiği, satıcı ... firması tarafından 05/10/2010 tarihli alıcının ek mutabakat zaptında belirlenen ödeme takvimine uymaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, fesih ihtarında ciro zararı ve teslim alınmayan mallar nedeniyle uğranılan zarara ilişkin somut bir talebin bulunmadığı, asıl dava yönünden alıcı ... firması tarafından fesih tarihi itibariyle 562.500 USD ödeme yapıldığı, davacı ... firmasının teslim ettiği jeneratör bedeli olan toplam 339.989 USD düşümü ile davacının 225.511 USD alacağının kaldığı, davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği, feshin haklı olduğunun kabulü halinde davalının davacıdan talebinin menfi zararları olduğu, menfi zararların ayrıntılı açıklama yapılması halinde hesabının yapılabileceğinin, ifaya ekli cezanın ve diğer müspet zarar kalemlerinin takdirin mahkemeye ait olmak üzere istemi olanağının bulunmadığı rapor edilmiş, rapora yönelik itirazların karşılanması için alınan 15/04/2021 tarihli ek raporda; asıl dava açısından fesih tarihi itibariyle davacı alıcı ... firması tarafından 562.500 USD ödeme yapıldığı, davalı/davacı ... firmasının teslim ettiği jeneratör bedeli olan 339.989 USD düşümü ile davacının davalıdan 222.511 USD alacaklı olduğu, karşı dava açısından davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği 05/10/2010 tarihi itibariyle feshin haklı olduğunun düşünülmesi halinde davalının talep edebileceği zararın menfi zarar olduğu ve 50.388,00 TL'ye tekamül ettiği, davacının edimini yerine getirmemiş olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, ifaya ekli ceza ve diğer müspet kalemlerin talep edilip edilmeyeceği hususunun takdirinin mahkemeye ait olduğu rapor edilmiş, rapora yönelik itirazlar ve özellikle 14/02/2019 tarihli duruşmanın ara kararı gereği asıl ve birleşen dava dosyalarında sözleşmenin feshi halinde tarafların ayrı ayrı kusurlu olduğuna ilişkin alternatifli olarak rapor tanzim edilmesi ayrıca kusur durumunda talep edilebilecek hususların da irdelenmesi yönünden dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi olunarak düzenlenen 15/02/2022 tarihli ek raporda; takdiri mahkemeye ait olmak üzere satıcı ... firması tarafından yapılan feshin haksız olduğunun değerlendirmesi halinde fesih itibariyle asıl dava yönünden yapılan inceleme sonunda davacının davalıdan 222.511 USD alacağının kaldığı, karşı dava açısından fesih tarihi itibariyle davalının teslim edilen jeneratörlerinin bedelinin tahsil edildiği başkaca bir talepte bulunulup bulunulmayacağının takdirinin mahkemeye ait olduğu, mahkemece satıcı ... firması tarafından yapılan feshin haklı olduğunun düşünülmesi halinde asıl dava açısından davacının davalıdan 222.511 USD alacaklı olduğu, karşı dava açısından talep edilebilecek zararın menfi zarar olduğu, menfi zarar kapsamında değerlendirilmesi gereken zarar kalemleri toplamının 50.388,00 TL olduğu, ifaya ekli cezanın ve diğer müspet zarar kalemlerinin talep edilip edilmeyeceği hususunun mahkemeye ait olduğu, taraflar arasındaki mutabakat zaptında kararlaştırılan cezai şartın, ifaya ekli cezai şart olduğunun düşünülmemesi halinde asıl dava açısından fesih tarihi itibariyle yapılan inceleme sonucunda davacı alıcı ... firması tarafından 562.500 USD ödeme yapıldığı, davalı/davacı ... firmasının teslim ettiği jeneratör bedeli olan toplam 339.989 USD ve 200.000 USD cezai şart düşümü ile davacının davalıdan 22.511 USD alacaklı olduğu, karşı dava açısından davalının talep edebileceği menfi zararın 50.388,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamından, ..... Hukuk Dairesi'nin .... sayılı kararı ile işaret edildiği üzere; asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ... A.Ş. ile asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ... Ltd. Şti. arasında 02.07.2009 tarihinde 83 adet jeneratör satışına ilişkin sözleşme akdedildiği, daha sonra yine taraflar arasında imzalanan 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" başlıklı sözleşme ile satış bedelinin 1.000.000,00 USD olarak belirlendiği, asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ... şirketinin hangi tarihlerde ne kadar ödeme yapacağı, bunun karşılığında asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ...'ın ne miktarda jeneratör teslim edeceğinin açıkça belirlendiği, dosyaya sunulmuş belgelere göre asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ...'in 350.000,00 USD tutarında peşin ödeme ile 05.05.2010 tarihli mutabakat zaptından sonra 212.500,00 USD olmak üzere toplam 562.500,00 USD ödemede bulunduğu, mutabakat zaptında karara bağlanan ödeme programı ile yapılan ödemeler karşılığında birinci taksidin uzlaşıya uygun ödendiği, diğer taksitlerin aksatıldığı, buna göre 30.05.2010 tarihinde ödenmesi gereken 100.000,00 USD'nin, 23.07.2010 tarihinde 50.000,00 USD, 27.07.2010 tarihinde ise 50.000,00 USD olarak ödendiği, yaklaşık gecikmenin 55 gün olduğu, 30.06.2010 tarihine kadar ödenmesi gereken 112.000,00 USD'ye karşılık 30.07.2010 tarihinde 10.000,00 USD, 06.08.2010 tarihinde ise 2.500,00 USD ödeme yapıldığı, diğer ödemelerin ise yapılmadığı, asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ...'in ödemelerinin mutabakatta kararlaştırılan tarihlere göre geciktiği, asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ... şirketi tarafından 05.10.2010 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, taraflar arasında akdedilen 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" sözleşme içeriği, asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ... tarafından gönderilen ihtarname içerikleri, ilk bozma sonrası aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları ile belirlenen asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ... ödemeleri hep birlikte değerlendirildiğinde; asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ...'in mutabakatta belirlenen ödemeler konusunda geciktiği, bazı ödemeleri ise hiç yapmadığı anlaşılmış olup, bu çerçevede asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ...'ın sözleşmeyi fesihte haklı olduğu anlaşılmıştır. Fesih, asıl ve birleşen dava tarihlerinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin "Akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde tediye edilmek üzere cezai şart kabul edilmiş ise, hilâfına mukavele olmadıkça, alacaklı ancak ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir. Akdin muayyen zamanda veya meşrut mahalde icra edilmemesi halinde tediye olunmak üzere cezai şart kabul edilmiş ise, alacaklı hem akdin icrasını hem meşrut cezanın tediyesini talep edebilir. Meğer ki alacaklı bu hakkından sarahaten feragat etmiş veya kayıt dermeyan etmeksizin edayı kabul eylemiş olsun. Borçlunun cezai şartı tediye ile akitten rücu etmek hakkını ispat edebilmek salâhiyeti mahfuzdur." düzenlemesine göre incelendiğinde, taraflar arasında akdedilen 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" başlıklı sözleşmede düzenlenen 200.000,00 USD cezai şart, ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup, sözleşmenin asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ... tarafından feshedilmiş olması nedeniyle bu cezai şartın talep edilmesi ..... Hukuk Dairesi'nin .... sayılı kararı ile işaret edildiği üzere mümkün değildir. Öte yandan yine sözleşme feshedilmiş olduğundan asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı .... Hukuk Dairesi'nin .... sayılı kararı ile işaret edildiği üzere gecikme faizi de talep edemez. Buna göre; sözleşmenin asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ... tarafından haklı olarak feshedildiği kabul edilip ... tarafından sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle cezai şart ve gecikme nedeniyle faiz talep edemeyeceği, ancak menfi zararlarını talep edebileceği gözetilerek asıl davanın kabulü ile; davalı - davacının .... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin, alacağın USD üzerinden talep edildiği dikkate alınarak 222.511 USD üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilmesine, alacağın varlığı hesaplamayı gerektirdiğinden, davacı - davalının yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine, birleşen .... Esas sayılı davasında; mahkememizin bozma sonrası .... Esas sayılı dosyasında aldırılan 02/12/2019 tarihli bilirkişi kök raporuna itirazlar üzerine aldırılan hükme esas alınabilir nitelikteki 15/04/2021 tarihli ek raporu ile sözleşmenin feshedildiği 05/10/2010 tarihi itibariyle feshin haklı olduğunun düşünülmesi halinde davalı - davacının talep edebileceği zararın menfi zarar olduğu ve bu zararın 50.388,00 TL olduğu rapor edilmekle, davalı - davacı sözleşmenin feshinde haklı olduğu için meydana gelen menfi zararının tazminini talep edebileceği kabul edilerek birleşen davanın kısmen kabulü ile; 50.388 TL'nin eldeki davadan önce borçlu temerrüte düşürülmediğinden 10/06/2011 birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (taleple bağlı kalınarak) davacı - davalıdan alınarak davalı - davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.a-Asıl davanın kabulü ile; davalı - davacının .... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin 222.511 USD üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilmesine, 1.b-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 1.c-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli, dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanan 24.167,56 TL harçtan, peşin alınan 3.533,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.634,56‬ TL harcın davalı- davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı - davalı tarafından peşin yatırılan 3.533 TL harcın davalı- davacıdan alınarak davacı - davalıya ödenmesine, 1.ç-Davacı - davalının yargılama sırasında yapmış olduğu 18,40 TL başvurma harcı, 433 TL tebligat ücreti, 2.000 TL bilirkişi ücreti toplamı 2.451,4‬0 TL yargılama giderinin davalı- davacıdan alınarak davacı - davalıya verilmesine, 1.e-Davacı - davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 56.606,80 TL vekalet ücretinin davalı - davacıdan alınarak davacı - davalıya verilmesine, 2.a-Birleşen .... Esas sayılı davasının KISMEN KABULÜ ile; 50.388 TL'nin 10/06/2011 birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı - davalıdan alınarak davalı - davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2.b-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.442 TL karar ve ilam harcından, 2.652,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 789,8‬0 TL harcın davacı - davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davalı - davacı tarafından peşin yatırılan 2.652,20 TL harcın davacı - davalıdan alınarak davalı - davacıya ödenmesine, 2.c-Davalı - davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 18,40 TL başvurma harcı, 1.003,50 TL tebligat ücreti, 3.500 TL bilirkişi ücreti toplamı 4.521,9‬0 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 1.275,62 TL'sinin davacı - davalıdan alınarak davalı - davacıya verilmesine, bakiyesinin davalı - davacı üzerinde bırakılmasına, 2.ç-Davalı - davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacı - davalıdan alınarak davalı - davacıya verilmesine, 2.d-Davacı - davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalı - davacıdan alınarak davacı - davalıya verilmesine, 3-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2024

Başkan .... e-imza Üye .... e-imza Üye .... e-imza Katip .... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/631, K. 2024/940, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-631-e-2024-940-k-19a586707901