İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/253 E. 2026/287 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/253
Karar No
2026/287
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/253 Esas - 2026/287 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/253 Esas KARAR NO : 2026/287 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/04/2024 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 09/06/2023 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı ticari taksiye, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu ağır yaralanmalı bir trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün KTK'nın 57/1-a, ... plakalı araç sürücüsünün ise KTK'nın 52/1-a kuralını ihlal ettiğini, kaza sonucu 45 yaşındaki müvekkilinin gözünü kaybederek görme engelli kaldığını, bu nedenle sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri zararlarının doğduğunu, davalı sigorta şirketlerine 13/10/2023 tarihinde yazılı başvuruda bulunulmasına ve arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanmasına rağmen zararlarının tazmin edilmediğini belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının Karayolları Trafik Sigortası Genel Şartları'nda belirtilen ve sürekli sakatlık tazminatı için zorunlu olan sağlık kurulu raporu gibi belgeleri ibraz etmeden, eksik evrakla başvuru yaptığını, bu nedenle KTK'nın 97. maddesinde düzenlenen dava şartının yerine getirilmediğini ve davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından kesin olarak saptanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin KTK'nın 98. maddesi ve Genel Şartlar uyarınca sağlık giderleri teminatı kapsamında olup Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda bulunduğundan müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve haksız fiil niteliğindeki olayda avans faizi değil, yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun bir maluliyet raporu sunmadan başvuru yaptığını, bu nedenle KTK'nın 97. maddesi uyarınca dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise kusur oranlarının Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği maddi zararlarını ispatlayamadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin KTK'nın 98. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu ve poliçe teminatı dışında kaldığını, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu ve talep edilen avans faizinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, tarafların ZMMS poliçeleri, Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 10/04/2025 tarihli kusur raporu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 27/11/2025 tarihli maluliyet raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 09/06/2023 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca, davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, davacının içinde bulunduğu aracın ise davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğu, davacı vekilinin, kazada karşı taraf sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle gözünü kaybederek ağır şekilde yaralandığını ileri sürerek sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri zararlarının tazmini istemiyle bu davayı açtığı, davalı sigorta şirketleri vekillerinin ise, dava şartı olan usulüne uygun başvurunun yapılmadığını, kaza ile iddia edilen zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, talep edilen geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının poliçe teminatı dışında olup Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu ve davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep ettikleri görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi uyarınca, motorlu araç işletenlerinin üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amacıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) yaptırmaları zorunludur. Bu sigorta, sigortacının, sigorta ettirenin Karayolları Trafik Kanunu'na göre üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğu zararları poliçede belirlenen limitler dahilinde karşılamasını sağlar. Sigortacının sorumluluğu, sigorta poliçesi limitleri ile sınırlı olup, sigorta ettirenin kusur oranına göre belirlenen tazminat miktarını ödemekle yükümlüdür. TBK'nın "Bedensel zarar" başlıklı 54. maddesinde bedensel zararlar "(1) Tedavi giderleri, (2) Kazanç kaybı, (3) Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, (4) Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiş, bedensel zarara uğrayan kimsenin tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir. Bu zararlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile, geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık ya da maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı ve bakıcı giderleri olarak kabul edilmektedir. Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 10/04/2025 tarihli raporda, sürücü ...'ın (...) kırmızı fasılalı ışıkta kontrolsüzce kavşağa girerek ilk geçiş hakkını vermediği, bu nedenle kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, sürücü Murat Yasa'nın (...) ise sarı fasılalı ışık yanan kavşaktan kontrolsüzce geçiş yaptığı, bu nedenle tali kusurlu olduğu belirtilerek, sürücü ...'ın %75, sürücü Murat Yasa'nın ise %25 oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 27/11/2025 tarihli raporunda, davacının kaza tarihinden bir hafta sonra hastaneye başvurduğu ve üç gündür görme sistemiyle ilgili şikayetleri olduğunu belirttiği, kaza ile iddia edilen görme kaybı arasında illiyet bağı kurulabilmesi için kaza öncesi tıbbi evrakın bulunmamasının ve şikayetlerin ortaya çıkış zamanının bu bağın kurulmasını engellediği, bu nedenle 09/06/2023 tarihli kazaya bağlı bir maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, kaza nedeniyle bakıcı ihtiyacının bulunmadığı ve tıbbi iyileşme süresinin üç haftaya kadar uzayabileceğinin değerlendirildiği, göz rahatsızlığının kaza ile illiyetini gösteren ek belge sunulması halinde konunun tekrar değerlendirilebileceği kanaatinde olunduğu bildirilmiştir. Davacı vekili 16/07/2024 tarihli dilekçesinde, Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen eksikliğin giderilmesi amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan müvekkilinin Hacettepe Üniversitesi Hastanesine sevkinin sağlanması için müzekkere yazılmasını talep etmiştir. Davacı vekili 27/12/2024 tarihli dilekçesinde, Hacettepe Üniversitesi raporunda talep edilen kaza öncesi göz rahatsızlığına ilişkin tıbbi evrakın, müvekkilinin böyle bir rahatsızlığı olmadığından mevcut olmadığını beyan etmiş, bu durumun İl Sağlık Müdürlüğünden sorulmasını istemiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili 24/04/2025 tarihli dilekçesinde, Adli Tıp Kurumu kusur raporuna itiraz ederek, raporun sadece evrak üzerinden ve keşif yapılmadan hazırlandığını, kusur oranının belirlenmesinin hukuki bir konu olup hakimin takdirinde olduğunu belirterek yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir. Davacı vekili 12/05/2025 tarihli dilekçesinde, Adli Tıp Kurumu kusur raporundaki dağılımı kabul ettiğini, müvekkilinin yolcu konumunda kusursuz olduğunu belirterek maluliyet raporunun aldırılmasına yönelik ara kararın ivedilikle yerine getirilmesini istemiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili 02/12/2025 tarihli dilekçesinde, Hacettepe Üniversitesi maluliyet raporunu kabul ettiğini, raporda illiyet bağı kurulamadığı ve maluliyet oranının %0 olarak tespit edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili 03/12/2025 tarihli dilekçesinde, Hacettepe Üniversitesi raporu doğrultusunda davacının maluliyetinin bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin de reddi gerektiğini savunarak davanın tümden reddini istemiştir. Davacı vekili 09/12/2025 tarihli dilekçesinde, Hacettepe Üniversitesi raporuna itiraz ederek, raporun kaza günü acil serviste düzenlenen ve müvekkilin sol göz çevresinde travmaya bağlı doku hasarını (periorbital abraze alan) gösteren tıbbi bulguyu dikkate almadığını, bu bulgunun kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağını açıkça ispatladığını, görme kaybının travma sonrası şişliğin inmesiyle fark edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, raporun eksik incelemeye dayandığını ileri sürerek İstanbul Adli Tıp Kurumundan yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK’da gider avansı ve delil avansı ayrı ayrı düzenlenmiştir. Kanunun 120. maddesi, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı’nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir” hükmünü içermektedir. Bu maddede öngörülen gider avansı, HMK’nın 114. maddesi uyarınca dava şartları arasında yer almaktadır. Dava şartlarının eksik olması ve tamamlanmaması durumunda ise aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca usulden red kararı verilmesi öngörülmüştür. Aynı Kanun’un 324. maddesinin başlığı ise “Delil İkamesi İçin Avans” olup, “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler” hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde talep ettikleri delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür. Buna göre HMK’nın 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesi avansı, HMK’nın 114. maddesinin 1. fıkrasının “g” bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup, dava şartı niteliğinde değildir. HMK’nın 324. maddesi düzenlemesi karşısında, tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin, gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı yoktur. Mahkememizce verilen ara kararıyla yatırılması istenilen ücret, gider avansı ile ilgili olmayıp, delil ikamesi avansı niteliğindedir. HMK’nın 324. maddesi gereğince bu avansın hiç yatırılmamasının veya eksik yatırılmasının hukuki sonucu, delile dayanan tarafın o delilden vazgeçmiş sayılmasıdır. Diğer taraftan mahkemece verilen kesin sürenin sonuçlarını doğurabilmesi için kurulan ara kararında yapılması gereken iş veya işlemlerin birer birer sayılması, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi ve kesin sürenin sonuçlarının ne olduğu hususunun açıkça ihtar edilmesi gerekmektedir. Yukarıda sözü edilen yasa hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde, yargılamanın 28/01/2026 günlü oturumunda davacı vekiline hesap uzmanı aktüer bilirkişi incelemesi için eksik olan toplam 4.444,50 TL delil avansını yatırması için kesin süre verildiği, ara kararında masraf ayrıntılarının miktarıyla birlikte gösterildiği, yapılması gereken işlemlerin açıklandığı, kesin sürenin sonuçlarının neler olduğunun hatırlatıldığı, ancak verilen kesin süreye rağmen süresi içinde delil avansının yatırılmadığı, dosya kapsamına göre aktüer bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olup, davacının bu delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılması gerektiği, davanın başka delil ile de kanıtlanamadığı; Ayrıca Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 27/11/2025 tarihli raporuna göre davacının 09/06/2023 tarihli kazaya bağlı bir maluliyetinin olmadığı ve kaza nedeniyle bakıcı ihtiyacının bulunmadığı anlaşıldığından bu nedenle de ispatlanamayan davanın reddi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Delil avansının yatırılmaması nedeniyle davanın reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 150,00 TL üzerinden takdir edilen 150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekili ile davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, davalı ...Sigorta vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/04/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/253, K. 2026/287, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-253-e-2026-287-k-08f3e31a4e10