İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/226 E. 2025/645 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/226
Karar No
2025/645
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/226 Esas KARAR NO : 2025/645

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/04/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketle olan ticari ilişkiden kaynaklanan alacaklarına ilişkin olarak ... 8. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup, davalının müvekkiline borcu bulunmadığı iddiasıyla, borca ve ferilere itiraz ettiğini, davalı şirketin inşaat malzemeleri üretim ve satışı işi ile iştigal eden müvekkilinden dava konusu inşaat malzemelerini satın almış olup, taraflar arasında bu surette ticari ilişki olduğunu, 115.797,40-TL bakiye borcunu ödemeyen davalı firma aleyhine taraflarınca ... 8. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile takibe geçilmiş, itiraz üzerine arabuluculuk aşaması da tüketilmekle, huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, davalının takibe itirazından sonra 25.000-TL ödeme yapmış olmakla, işbu tutarın tenkis edilmek suretiyle, huzurdaki davanın ikame edildiğini, cari hesap özeti, faturalar, ticari defter ve sair kayıtların delilini teşkil etmekte olduğunu, müvekkili tarafından kesilen dava konusu faturaların davalı şirket tarafından teslim alındığı, ticari defter ve belgelerine ihtirazi kayıt ileri sürmeden işlediği, BA/BS formları ile Vergi Dairesine bildirildiğinin açık olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin, maddi hatalara ilişkin ve sair her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin davalı şirket ile olan alacaklarının tahsili için ... 8. İcra Dairesi...Esas sayılı dosyası ile başlatılmış olan icra takibinde tüm borca ve ferilerine itiraz eden davalı şirketin anılı itirazının iptali ile İİK. gereğince alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, davalı şirketin mal kaçırması ihtimaline binaen öncelikle teminatsız, hükmedilmesi halinde teminat mukabili olarak, taşınmaz ve taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. ... 8. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 115.797,40 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların dava konusu tarihlere ilişkin BA-BS formları celp edilip, tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ...tarafından hazırlanan 02/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...1-)Davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, 2-)Davacı ... A.Ş.’ ne ait 2022 ve 2023 yılları yevmiye defterinde davalı...Şti ... cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalıdan 25.05.2023 TAKİP tarihi itibariyle 115.797,40 TL ALACAKLI, takip talebinin de asıl alacak olarak 115.797,40 TL olduğu, fakat takip tarihinden sonra davalı tarafından 11.404,31 TL ve 20.000,00 TL daha ödeme yaptığı ve bu ödemelerin davacının yevmiye defterinde kayıtlı olduğunun görüldüğü, dolayısıyla davacının yasal defterlerine göre davalı şirketten 84.693,09 TL ALACAKLI olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, 3-)Davalı şirket tarafından davacı vekili olan Yavuz Kemal İnan adına 20.09.2023 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, dava dilekçesinde " davalı takibe itirazdan sonra 25.000,00 TL ödeme yaptığı," beyanıyla bu ödemenin teyidinin davacı vekili tarafından verildiği, 30.10.2023 tarihinde davalı şirket tarafından davacı vekili olan Yavuz Kemal İnan adına 20.000,00 TL daha ödeme yapılarak toplam ödemenin 45.000,00 TL olduğunun görüldüğü, dolayısıyla davalı şirketin davacı şirkete 07.11.2023 tarihi itibariyle (84.693,09-45.000,00=39.693,09) 39.693,09 TL borcunun kaldığının ve bu borçtan davalı şirketin sorumlu olduğunun değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 6-)Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 07.01.2023 tarih 202302 nolu 31.898,00 TL + 5.741,64 KDV = 37.639,64 TL tutarlı fatura düzenlediği, bu fatura davalı şirket tarafından BA (ALIŞ) bildirimi ile 1 adet fatura 31.898,00 TL, davacı şirket tarafından ... bildirimi ile 1 adet fatura 31.898,00 TL olarak bildiriminin yapıldığından bu faturanın davalının yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, davalının davacıya bu faturadan dolayı borçlu olduğunun görüldüğü, 7-)İcra takibinin davalıya tebliğinin 01.06.2023 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 07.06.2023 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Bilirkişi raporuna taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan 09.03.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı şirketin 07.11.2023 tarihi itibariyle 70.797,40TL borcunun kaldığını tespit edildiği görülmüştür. Davacı vekilinin ek rapora itirazı üzerine icra hesaplama uzmanı bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, icra hesaplama uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 11/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...-Takip Çıkışının 115.797,40 TL olduğu, -20.09.2023 tarihinde İşlemiş faiz ve masraf toplamının 30.370,60 TL olduğu, BK 100 Md gereği 25.000,00 TL ödeminin faiz ve masraflara mahsup edildiği, 5.370,60 TL'nin mahsup edilemediği, -30.10.2023 tarihinde işlemiş faizin 3.902,21 TL olduğu, 20.09.2023 tarihli ödemede mahsup edilemeyen 5.370,60 TL ile birlikte toplam işlemiş faiz ve masrafın 9.271,81 TL olduğu, -30.10.2023 tarihinde yapılan 20.000,00 TL ödeminin 9.271,81 TL kısmının BK 100 md. Gereği bakiye faiz ve masraflara mahsup edildiği, bakiye 10.727,19 TL'nin asıl alacak miktarı olan 115.797,40 TL'den mahsup edilerek 105.070,21 TL'nin 30.10.2023-04.04.2024 tarihi arası faiz matrahına esas alındığı, -Bakiye asıl alacak olan 105.070,21 TL üzerinden 30.10.2023-04.04.2024 arası işlemiş faiz miktarının 19.185,39 TL olduğu, -Dava tarihi itibarı ile toplam işlemiş faizin 29.423,94 TL olduğu, -Dava tarihi 04.04.2024 tarihi itibarı ile bakiye dosya borcunun 124.255,60 TL olduğu hesaplanmış olup,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir ( HMK 222/1 ). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur ( HMK 222/4 ). Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ...E. ... K. sayılı ilamı ile; "Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, Kanun'un ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." şeklinde karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacı şirketin usule uygun tutulan ticari defterlerine göre davalıdan 25/05/2023 takip tarihi itibariyle 115.797,40TL alacaklı olduğu, inceleme gününde davalının ticari defterlerini sunmadığının tespit edildiği, davalı şirket vekilinin takipten sonra 20.09.2023 tarihinde 25.000,00TL, 30.10.2023 tarihli 20.000,00TL tutarlı dekontlar sunduğu, TBK'nın 100. maddesine göre icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce, yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz, takip masraflarına mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek icra hesaplama uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 11/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının dava tarihinde 90.797,40TL asıl alacağın devam ettiğinin tespit edildiği anlaşıldığından davanın kabulü ile ... 8. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile 90.797,40TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmiş ,alacağın likit olduğu gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının ... 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile 90.797,40TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Kabul edilen alacağın % 20'si olan 18.159,48TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 6.202,37-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 971,61-TL. harcın mahsubu ile bakiye 5230,76-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL. başvurma harcı + 971,61-TL. peşin harç + 11.000-TL. bilirkişi + 285-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 12.684,21-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/226, K. 2025/645, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-226-e-2025-645-k-ce07e517297b