İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/935 E. 2025/1087 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/935
- Karar No
- 2025/1087
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/935 Esas KARAR NO : 2025/1087
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2024 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket vekili 25/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilin sattığı mallara ilişkin faturanın ödenmediğini, takip başlatıldığını, ancak başlatılan takibe itizar edilerek takibin haksız yere durdurulduğunu, oysaki malların eksiksiz olarak teslim edildiğini, faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, bunun da malları kabul anlamına geldiğini, ticari defterlere işlendiğini, ancak borca itiraz ile takibin durması nedeniyle ve arabuluculuk müessesence de bir gelişme sağlanamadığından iş bu davanın açılması zaruri olmuştur. Bütün bu sebeplerden takibin devamını, karşı yanın %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; malların satılmadığında geri alınması huşunda konuştukları halde iade faturası düzenledikleri halde geri almadıklarını, şirket yetkililerine ise bir türlü ulaşamadıklarını, tüm bu sebeplerden başta iade faturasının düşülmesini, karşı tarafın tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderlerinin karşı yana tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre ticari satımdan sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 55.549,11TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... sayılı dosyasında 18/01/2023 tarih ve ..... sayılı faturaya istinaden başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine; taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacının fatura alacağı olup olmadığı, davalı tarafça düzenlenen 06/06/2023 tarih ve ..... sayılı faturanın iade konusu sayılıp sayılmadığı, satış faturasından mahsup edilip edilmeyeceği konularında uyuşmazlık bulunduğunun tespit edildiği;Davacı şirket, ön incelemede 2024 yılı (Ocak–Mart) e-defterlerini Bilanço Esasına göre ibraz etmiş olup açılış-kapanış tasdik/beratlarının mevcut ve mevzuata uygun olduğunun görüldüğü, 2023 yılı ticari defterlerinin 1–3 hafta içinde sunulacağı bildirilmiş ise de dosyaya ibraz edilmediği, Davalı taraf ön incelemeye katılmamış olup dosya kapsamında ticari defterlerine rastlanmadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı; taraflar arasında birbirlerine düzenlenen satış/iade faturalarından, karşılaştırmalı alış-satış analizlerinden, fatura muhteviyatının işletme faaliyet konularına uygunluğundan anlaşıldığı, davacı tarafından 18/01/2023 tarih ve ..... sayılı satış faturasının düzenlendiği, davalı tarafından bu faturaya istinaden iade faturası kestiğinden satış faturasının kabul gördüğünün anlaşıldığı, davalı tarafça düzenlenen iade faturasının davacı tarafından kabul görmedeği, sistemden düzenlenen bu iade faturasına onay vermediği, ancak davalının faturanın iade/mahsup kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini istemiş olup; takdir Mahkemeye bırakılarak bilirkişi tarafından “iade faturasının” hiç kabul edilmemesine ve “kabul edimesine” yönelik hesaplama yapıldığı, iadenin hiç kabul edilmemiş sayılması durumuna göre; Bilirkişi tarafından hesaplanan asıl alacak 47.623,12 TL, işlemiş faizi 6.578,19TL olmak üzere toplam 54.201,31 TL’dir İadenin Kabul Edilmiş Olmasına Göre; Bilirkişi tarafından hesaplanan asıl alacak 43.466,37 TL, işlemiş faizi 6.004,02TL olmak üzere toplam 49.470,39TL’dir faiz istemine ilişkin olarak, 18/01/2023 tarih ve ..... sayılı satış faturasında ödeme tarihi 17/02/2023 olarak kararlaştırıldığından TBK m.117/2 uyarınca ifa gününün belirlenmiş olması borçlu temerrüde düşeceğinden, temerrüt tarihinden takip ve tahsil tarihine kadar davacı taraf dönemsel oranlarda ticari avans faiz oranı (3095 S. Y. 2/2) talep edebileceği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davalı tarafın malların satılmadığı takdirde iade olunacağına dair sözleşme vs. Sunmadığı dolayısıyla bu hususun davalı tarafından ispat edilemediği, davalının yemin deliline de dayanmaması nedeniyle bu hususta yemin teklif edilmemiştir. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 47.623,12 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 47.623,12 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 47.623,12 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.253,13TL ilam harcından peşin alınan 535,54TL harcın mahsubu ile bakiye 2.717,59TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 6000 TL bilirkişi ücreti, 632,50 TL posta masrafı, 427,60 TL başvuru harcı, 535,54 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.595,64TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 01/12/2025
Katip ..... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır