İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/136 E. 2025/1056 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/136
Karar No
2025/1056
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/136 Esas KARAR NO : 2025/1056 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 12/02/2025 KARAR TARİHİ: 26/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki mevcut olup davalı-borçlu şirketin müvvekkil şirkete cari hesap, fatura, sözleşme ve karşılıksız çek kaynaklı -borcu tahsile yönelik dava masrafları, icra takibi masrafları, faiz ve diğer alacak kalemleri hariç ve fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere- 1.139.928,80-TL borcu bulunmakta olduğu ve borcunu ödemekten kaçındıklarını, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile 1.139.928,80-TL cari hesap bakiyesi alacağı için, davalı aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı ancak davalı tarafından haksız ve kötüniyetle icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulması sağladığını, davalının söz konusu takibe karşı konkordato kesin mühlet kararı gereğince takibin durdurulması talebiyle birlikte, müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ederek borca, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini, davalının haksız itirazıyla takip durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının alacağını semeresiz bırakmak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak yapmış olduğu itirazının iptali ile İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasındaki takibin takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilerek devamına, alacağı semeresiz bırakmak amacıyla yapılan haksız itiraza istinaden kötüniyetli davalı-borçlu şirket aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, komiser heyeti raporu ve mahkeme kararıyla dava konusu faturaların konkordatoya tabi olmayan borçlardan olduğu tespit edildiğinden, borçlunun menkul ve gayrimenkullerinin, 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının, mümkünse teminatsız olarak, mümkün olmaması halinde uygun bir teminat mukabilinde ihtiyaten haczi ile menkullerinin muhafaza altına alınmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan yazı cevabı, 28/08/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasındadır. İzmir... İcra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 1.139.928,80 TL asıl alacak, 4.614,37 TL (07/01/2025 - 10/01/2025 arası) işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.144.543,17 TL alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının konkordato projesine dahil olmayan fatura alacaklarından kaynaklanan cari hesap alacağı olduğu, borca itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizce kurulan 19/06/2025 tarihli ara karar ile dosyanın resen seçilen SMMM bilirkişisine tevdi ile davacı yan kayıtları ve İzmir 2. ATM'nin ... esas sayılı dosyası üzerinde mahkememizce yapılan uyuşmazlık tespiti doğrultusunda hazırlanacak raporun dosyaya sunulmasının istenilmesi üzerine hazırlanan 28/08/2025 tarihli raporda özetle; davalı ...Ambalaj Toptan Fabrika Malzemeleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ticari defterlerinin sunulmadığı mahkemenizin ... Esas sayılı dosyasının ve davacı ...Ambalaj İthalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticari defterlerinin yerinde yapılan incelenmesi neticesinde; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava ve takibe konu davacıya ait 5 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının söz konusu 1.798.588,90 T. olan 5 adet fatura karşılığında yapılan ödemeler sonucunda 1.139.928,80 TL. alacağının bulunduğu, söz konusu 5 adet faturanın ödenmesinin konkordato yönünden bir sakıncasının olmadığının İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin takdirinde olduğunun belirtildiği ve söz konusu mahkemenin de aksi bir kararının bulunmadığı, icra takip talebinde yasalara aykırı bir durumun olmadığı ve 1.139.928,80 TL tutarındaki alacağı için davacının yıllık % 49,25 oranı olan reeskont avans faiz oranından takip talebinde bulunabileceği şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu hususların; davalı yanın icra dosyasına yaptığı itirazın haklılık teşkil edip etmediği bu kapsamda davacının davalıdan icra takibine konu cari hesap sebebi ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise bu alacağın dava dilekçesinde belirtildiği şekilde faturalardan kaynaklı olup olmadığı ile davalı yan yönünden İzmir 2. ATM'nin... esas sayılı dosyası kapsamında dava ve takip konusu alacağın konkordato kapsamında olup olmadığı, konkordato mühleti içerisinde doğup doğmadığı, mühlet içerisinde doğmuş ise komiser onayına tabi olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Davalının İzmir 2.ATM'ye 24/03/2024 tarihinde başvurarak konkordato istediği, 27/03/2024 tarihinde geçici mühlet, 26/06/2024 tarihinde bir yıl süre ile kesin mühlet verildiği, davacının müdahil olarak başvurusu üzerine komiser heyeti tarafından davacının takip konusu cari hesaptan kaynaklı alacağının konkordato projesine dahil olmayan, konkordatodan sonra doğan, ödenmesinde konkordato yönünden bir sakınca olmayan alacak olduğunun mahkemeye bildirildiği anlaşılmaktadır. 9/6/2021 tarih ve 7327 Sayılı Kanun ile değişik 2004 Sayılı İİK m.308/c, f.4 hükmüne göre; "Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206’ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta 248 inci madde kapsamında masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir." Somut olaya ilişkin emsal nitelikte olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararı şu yöndedir: “Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re’sen gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davanın HMK' nun 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konu İzmir ...İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhinde 05.07.2024 tarihinde, davacı tarafça davalı adına düzenlenen 26/04/2024 tarih ve 143.825,00 TL bedelli fatura dayanak gösterilmek suretiyle fişlemiş faizi ile birlikte toplam 155.944,72 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı- borçluya tebliği üzerine, borçlunun süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu, ve davalının itirazının iptali amacı ile eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK'nın "Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları" başlıklı 294. maddesine göre; "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 206’ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir..." Yine İİK'nın "Konkordatonun hükümleri" başlıklı 308/c maddesinin 4. fıkrasına göre " (Değişik birinci cümle:9/6/2021-7327/7 md.) Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206’ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta 248 inci madde kapsamında masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir." Davacı tarafça, taraflar arasındaki ticari ilişki sırasında, davacı tarafça davalı adına 16/04/2024 tarihli 25.000-TL, 15/04/2024 tarihli 29.000-TL ve 27/03/2024 tarihli 39.797,00-TL bedelli 3 adet faturanın düzenlendiği ve bu fatura bedellerinin ödendiği, ancak davaya konu olan ve en son düzenlenen 26/04/2024 tarih ve 143.825,00 TL bedelli fatura bedelinin ödenmediği, bu nedenle icra takibine konu edildiği iddia edilmiştir. Davalı tarafça, davalı şirketin konkordato süreci içerisinde bulunduğu, davaya konu icra takibinin de bu süreç içerisinde başlatıldığından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davalı şirket ile ilgili olarak İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin... Esas sayılı dava dosyası üzerinden 15/12/2023 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet ve 01/03/2024 tarihinden itibaren de 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği anlaşılmıştır. Davaya konu fatura ise 26/04/2024 tarihli olup 05.07.2024 tarihinde ödenmediği iddiası ile icra takibine konu edilmiştir. İİK'nun 294. maddesi hükmü uyarınca kesin mühlet içerisinde konkordatoya tabi borçlar için icra takibi yapılamayacaktır. Ancak dava ve takibe konu faturanın davalı şirket hakkında geçici ve kesin mühlet kararlarından sonra düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalı şirket hakkında verilen geçici ve kesin mühlet kararlarından sonra düzenlendiği anlaşılan davaya konu faturaların düzenlenmesine esas ticari ilişkinin konkordato komiserinin izni kapsamında gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken bu husus araştırılmaksızın yazılı olduğu şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır” (İzmir BAM 17. ...30/09/2025 tarih, ... Esas, ... Karar). Bahse konu yasa hükmü ve emsal karar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalının başvurusu üzerine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 27/03/2024 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, dava ve takip konusu 27/03/2024 düzenlenme tarihli, 963.712,80 TL tutarlı, 29/03/2024 düzenlenme tarihli, 146.197,08 TL tutarlı, 04/04/2024 düzenlenme tarihli, 206.670,82 TL tutarlı, 30/04/2024 düzenlenme tarihli, 394.768,20 TL tutarlı, 13/05/2024 düzenlenme tarihli, 87.240,00 TL tutarlı irsaliyeli faturaların, konkordato projesi kapsamında olmayan ve mühlet süreleri içerisinde doğmuş alacaklar olduğu, konkordato komiserinin izniyle gerçekleştirilen işlemler olduğu, zira bu konuda komiser heyetinin mahkemeye sunduğu 02/12/2024 tarihli görüş yazısında söz konusu 5 adet faturanın ödenmesinde konkordato yönünden bir sakınca olmadığının bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere usulüne uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter ve belgelerine göre 5 adet irsaliye yerine geçen e faturalardan kaynaklı, yapılan kısmi ödemeler ve 1 adet iade faturası sonucu davacının davalıdan takip talebinde istenen asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğu, davalıya gönderilen faturalardaki malzemelerin davalıya teslimi sırasında söz konusu faturalardaki malzemelerin davalıya teslim edildiğine ilişkin olarak davalının ilgili çalışanının imzasının alındığı görülmektedir. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının konkordato projesine dahil olmayan, konkordatodan sonra doğan alacağa ilişkin başlatmış olduğu icra takibinin sunulan fatura ve irsaliyeler doğrultusunda ayrıca komiser heyetinin konkordato talebini inceleyen mahkemeye sunduğu görüş yazısı doğrultusunda, başlatılan icra takibinin asıl alacak yönünden yerinde olduğu, cari hesaptan kaynaklanan alacağın takipten önce muaccel olduğuna, borçlunun temerrüte düşüldüğüne ilişkin geçerli delil ve belge sunulmaması nedeniyle takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı yönünden icra takibinin yerinde olmadığı anlaşılmakla (Yargıtay 19. ... 18/09/2018 tarih, ... Esas, ... Karar; Yargıtay 11....24.05.2023 tarih, ...Esas, ... Karar sayılı kararlar), asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı ayrıca %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. “Asıl davaya konu icra takibi taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dayanmakta olup, takip konusu alacak, taraflar açısından bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğindedir. Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliği gözetilerek 2004 sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, davalı borçlunun itirazında haksızlığına karar verilen asıl alacak tutarı üzerinden davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış ...” (Yargıtay 6.... 30.09.2025 tarih, ... Esas, ... Karar; aynı yönde Yargıtay 11. ... 14.05.2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararlar). Sonuç olarak; likit nitelikte, cari hesaptan kaynaklı alacağa ilişkin haksız itiraz nedeniyle yasal koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin asıl alacak tutarı üzerinden kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takip konusu asıl alacak 1.139.928,80 TL olmak üzere toplam 1.139.928,80 TL alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, alacağın (1.139.928,80-TL) %20'si tutarında olmak üzere 227.985,76-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 77.868,53-TL karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 13.823,22-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 64.045,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 13.823,22 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan ilk dava açma gideri 702,90-TL, posta ve tebligat masrafı 95,00-TL, bilirkişi ücreti 5.000,00-TL olmak üzere toplam 5.797,90-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 5.774,12-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 176.989,32-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre belirlenen 3.585,24- TL sinin davalıdan alınarak. Hazine'ye gelir kaydına, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre belirlenen 14,76-TL sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Hukuk (Ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İzmir BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/11/2025

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/136, K. 2025/1056, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-136-e-2025-1056-k-40cf21bef859