İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/609 E. 2025/821 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/609
- Karar No
- 2025/821
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/609 Esas KARAR NO : 2025/821
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 20/08/2025 KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Konkordato talep eden davacı vekilinin dava dilekçesi ile; davacı müvekkil ayakkabı sektöründe şirket ortağının 15 yıllık tecrübeli, genç ve dinamik kadrosu ile adından sıkça söz edilir bir yapı oluşturduğunu, müvekkilin temel faaliyet alanı her nevi taban aksesuar imal etmek, her nevi ayakkabı imal etmek ve ayakkabı montajı, bakımı ve onarımını yapmak, ayakkabı ve taban üretmek, alım-satım ve dağıtımı, imalatı, nakliyesi, ithalat ve ihracatını yapmakta olduğunu, ...; sorumluluğu yüksek bir sektörde faaliyet göstermesinin bilincinde olarak insanı ve insan sağlığını temel alarak kendini sürekli geliştirir, uluslararası standartlarda üretim yapar, ileri teknolojiyi kullanır, daima ekonomik ürünler geliştirir ve hep daha iyiyi hedeflediğini, ortağın 2010 yılında başlayan üretim süreci bu değerlerle kendini her geçen yıl iyileştirmekte ve büyümeye devam etmektedir. %100 Türk sermayeli olan şirket ... (güncel iyi üretim uygulamaları) standartlarına göre çalışılmakta ve bu kalitede müşterilerine hizmet verilmekte olduğunu, dünyada sağlık ve gıdanın yanısıra giyinme sektörleri en temel sektörlerdir ve insanların beslenme, sağlık ve giyinme gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler geliştirdiğini, dünyada ve özellikle ülkede nüfus büyüme trendinde olduğundan giyinme ve ayakkabı ihtiyacı sürekli artmakta olduğunu, bu da faaliyet gösterilen sektörün önemini bir nebze daha arttırmakta olduğunu, müvekkili şirketin işyeri adresinin bulunduğu ve kiracı olduğu binanın elektrik kontağı kaynaklı çeşitli katlarında Nisan 2025 ayında yangın çıkmış, müvekkil şirket iş yerine de sirayet etmiş ve elektrik ve su tesisatı, ayakkabı saya makineleri, kesim pres makineleri ve ayakkabı üretiminde kullanılan mühtelif ürünler, stoklarının bir kısmı yanmıştır. Ekte yer alan 02.05.2025 tarihli ... Başkanlığı ‘İtfaiye Olay Raporu’nda da görüleceği üzere detaylı olarak anlatıldığını, bugüne kadarki ödemelerin tam ve eksiksiz yapan işletme, ciddi nakit sıkışıklığı ortaya çıkmış ve ileri tarihli borçların ödenmesi noktasında tehlikeli bir finansal durum oluşturduğunu, alacaklı bankaların baskısı, şirketimizin itibarını ve mali durumunu olumsuz etkilediğini, bu nedenle alacaklı baskısının önlenmesi ve azaltılması için işletmemiz alacaklılarıyla açık ve dürüst iletişim kurularak ve olası çözüm yolları denendiğini, sonuç alınamadığını, bankacılık ve finans kuruluşları yeni kredi açmada zorluklar çıkarmaya hatta hiç kredi vermemeye başlaması ile borç temininde zorluklar yaşandığını, alacaklı şirketlere olan borcunu ödeme zorluğu çeken firmamız, personel maaşlarını, çekleri ve kredi ödeyebilmek için mali sıkıntıya girdiğini, alacaklıların tahsilatı ve borçlarının ödenmesi bakımından kısa süreli yükümlülüklerini yerine getirmekte zorluk yaşadığını, kredi borç stoku ciddi boyutlara ulaşıldığını, kısa vadeli borçlarını geri ödenmesinde aksaklıklar yaşanmaya başlandığını, bu durumda çeklerin yazılması, banka hesaplarının kullanılamaması ve bankaların kredileri geri çağırması karşısında likit dengesi krizi daha fazla dayanamamış ve bozulduğunu, yaşanan likit dengesizliğine dayanamayan bozulan nakit dengesi nedeni ile yasal takiplerin başlaması vakıasını (başlayan takipler bulunmaktadır.) tetikleyeceği için İİK.nın 285. Maddesindeki koşullar oluştuğunu, şirketin iyiniyetli olduğunu, ödeyememe durumu içinde olduğunu, bu da işletme için İİK.nın 285. maddesinde aranan şartları gündeme getireceğini, bu durum konkordato ön projesini hazırlayan borçlunun, mali yapısının tamamen bozulduğu anlamına gelmemekle birlikte, zamanı gelen ödemelerini yapabilmesi için gerekli nakit fonları üretme güçlüğü ortaya çıktığını, bir işletmenin kâr marjı yüksek bir yatırımda bulunması durumunda dahi piyasadaki daralma ve katlanılan finansman maliyeti nedeniyle likiditesi düşebileceğini, davacı müvekkil şirket özelinde belirtmek isteriz ki, konkordato talebi ile amaçlanan belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan faaliyet göstermesinin sağlanması olduğunu, işletme yatırımlarını tamamlanmış, teknolojik gelişmelere uygun bir şekilde hizmet vermekte olduğunu, borçluların bir anda haciz ve muhafazaya başlaması halinde projemizde somut verileri ile ifade ettikleri borçların ödenmesi imkanı kalmayacak, yapılan yatırımlar heba olacak hem alacaklılar hem de ülkemiz için olumsuz sonuçlar doğuracağını, Öncelikle müvekkilin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi İşin İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince; İİK..'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkil aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e•haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, yeni takip başlatılmamasına, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, davacı müvekkil hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacı müvekkilin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkile ödenmesine, İİK'nın 206. maddesinde yer alan alacaklılar yönünden takip yapılmakla birlikte İİK 206'dan kaynaklı alacaklar sebebiyle yapılacak satış ve muhafaza işlemlerinin önlenmesine, davacı müvekkilin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkille iadesine, davacıya ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacıya ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK' nin 200.maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacının bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacı ile ilgili banka hesabına davacının kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacıya iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı müvekkilin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacı müvekkillere ait çeklerin arkasına karşılıksızdır olarak yazılmasının önlenmesine ve davacıların düzenlediği çeklerin bankaya ibrazı halinde konkordato sürecinde olduğuna dair şerh düşülmesine, davacı müvekkilin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması, zımnında yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve müvekkile komiser tayinine, müvekkili davacının konkordato talebinin kabulü ile, İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına geçici İİK. 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İcra Ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK m.286 vd hükümlerinden kaynaklanan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememizce 22/08/2025 tarihi itibariyle konkordato talep eden şirket lehine üç ay süre ile geçici mühlet kararının verildiği, 21/11/2025 tarihi itibariyle ise iki haftalık geçici mühlet kararının verildiği, akabinde komiserlerin görevlerine devam ettiği sabittir. Kesin mühlete geçilmeden eldeki aşamada konkordato komiser heyetinin sunmuş olduğu 15/11/2025 tarihli raporda "borçlu şirketin ayakkabı ve terliklerin kauçuk parçalarının imalatı faaliyet gösterdiği, Şirketin mevcut makine tesisat ve demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, Ekim/2025 tarihi itibariyle şirkette 9 kişinin istihdam edildiği, Şirketin 31.10.2025 tarihli mali tablolarına göre yabancı kaynak borcunun (KVYK*UZVYK) 74.465.314,54 TL'sı olduğu, borçlu şirketin mevcut 31.10.2025 tarihi binaçosuna göre kaydi özvarlıklarının 19.794.000,49 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla, şirketin kaydi değerlere göre mevcut bilançolarda borca batık gözükmediği, Şirketin rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığını saptamak için şirkete ait varlıkların rayiç değerlerinin bilinmesi gerektiği, mevcut 31.10.2025 tarihli bilançolara göre ve bilirkişi raporlarında tespit edilen tutarlara göre 48.083.336,63 TL'sı borca batık gözükmediği, Şirketin 35.000.000,00 TL sermayesinin 31.10.2025 tarih itibariyle 20.923.438,72-TL'tutarlık kısmının ödenmediği görülmüştür. Görevlendirmemizin üzerinden üç aylık bir süre geçmiş bulunulmaktadır. Şirketin mühlet tarihinden sonra finansal tabloları üzerinde yapmış olduğumuz denetim ve incemeler neticesinde, şirketin 30.09.2025-31.10.2025 tarihli bilanço ve gelir tabloları ve detaylı mizan üzeride detaylıca yapmış olduğumuz tespitlere göre ve şirketin faaliyetinin devam ettiği hususuda heyetimizce gözlemlenmiş olup tutarlarda önemlilik arz edecek düzeyde gerçeleşenlerle finansal tablo rakamlarında tutarlı olmayan farklar olduğu değerlendirilmiştir.Davacı şirketin finansal tabloları şeffaf değildir. Konkordatonun misyonun gayesi gereği konkordato projelerinin dayanağı finansal tablolar; tüm alacaklılara, kurumlara, finansal tablo okuyucularına karşı finansal tabloların şeffal olması, gerçeği yansıtması, güven vermesi ve denetlenebilir olması gerekmektedir. Şeffaf olmayan ve gerçeği yansıtmayan finansal tablolarla, ön projenin gerçekleşme ihtimali olmadığı görüşü oluşmuştur." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilindiği üzere 2004 sayılı İİK'nın 292/1.b bendine göre, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılıyor olması konkordato talebinin reddine yol açan bir haldir. "Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur. Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir. Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılması vs. gibi durumların da nazara alınması, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerekmektedir." (Yargıtay 6.HD ...E. ...K.sayılı kararı) İİK m.286 vd.hükümleri çerçevesinde konkordato müessesesinin borçlular tarafından talep olunabileceğine dair normatif bir düzenleme mevcut olmasa dahi doktrinde de kabul olunduğu üzere konkordato esasen elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Nitekim 15/03/2018 değişikliği öncesinde hukukumuzda mevcut olan konkordato kurumuna ilişkin yapılan çalışmalarda da "mehil kararından itibaren borçlu, komiserin nezareti altındadır. Bu süre içinde borçlunun davranışları mühim olduğu gibi tahkik edilen mali durumu, bilanço ve hesapları itibariyle birçok kusurların meydana çıkması da mümkündür. Bazen, alacaklıların müracaat veya itirazda bulunmaları sayesinde borçlunun (bilinmeyen taraflarının) açığa çıkması ve komiserin aydınlatılması da ihtimali dahilindedir. İşte borçlu, bu süzgeçten geçip alacaklıların zararına olarak doğruluk haricinde, pek büyük hiffetle hiçbir iş yapmadığı takdirde hüsniyet bakımından konkordatoya ehil ve layık sayılır. (Enver Buruloğlu-Yuda Reyna, Konkordato Hukuku ve Tatbikat, İstanbul, 1968, Sayfa 58)" Dosya incelendiğinde davacı borçlunun konkordato talebinde bulunduğu, borçlu şirket olan ... Şirketi yönünden yukarıda yazılı olacak şekilde ön projenin uygulanma ihtimalinin ve kesin mühlet aşamasına geçme şartlarının oluşmadığına ilişkin komiser heyeti raporu olduğu ayrıca şirketin de borca batık olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay içtihatlarında geçtiği üzere konkordato talebinde bulunan kişilerin dürüstlük ilkesine riayet etmesi ve kötüniyetli olmaması gerekir. Müdahale talebinde bulunan alacaklıların alacaklarını uzun süredir alamadıkları gibi sırf konkordato talepleri yüzünden makul sürenin geçtiği, bu hali ile konkordato müessesinin amacına aykırı durumların oluştuğu, borçlular ve alacaklılar arasında konkordatonun amacı olan alacaklılar aleyhine dengenin bozulduğu, bu aşamadan sonra sunulabilecek yeni revize projelerin tamamen konkordato sürecini uzatmak amacıyla yapılmış işlemler olabileceği, bunun da kabulünün mümkün olmadığı, sunulan konkordato komiserleri raporuna ilişkin yukarıda yazılı özet beyanlar göz önüne alındığında davacı borçlunun talep ettiği konkordato projesinin başarısız olduğu, yine konkordato heyetinin raporunda söz konusu şirketin borca batık olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin iflasına karar vermek gerekmediği göz önüne alınarak başarısız olan konkordato projesi ve davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün... sicil numarasına kayıtlı davacı ...ŞİRKETİ tarafından ileri sürülen konkordato talebinin REDDİNE, Adı geçen davacı şirket hakkında mahkememizce verilen tüm mühletlerin ve tedbirlerin 04/12/2025 günü saat: 15:24'den itibaren kaldırılmasına, Konkordato komiserlerinin görevlerine 04/12/2025 günü saat 15:24 itibariyle son verilmesine, Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı davacı ...ŞİRKETİ hakkında iflas kararı verilme şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, Davacı hakkındaki konkordato talebinin ret olunduğunun, tüm geçici ve kesin mühlet kararlarının tümünün, mühletin etkisi kapsamında olan ve olmayan İİK ve HMK çerçevesinde verilmiş olan tüm geçici hukuki koruma tedbirlerinin kaldırıldığının ve konkordato komiserinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından harcanan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine, Davacı vekilinin ve alacaklı ... Bankası vekilinin yüzüne karşı bir kısım alacaklıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı 04/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip