İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/555 E. 2025/865 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/555
Karar No
2025/865
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/555 Esas KARAR NO:2025/865

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/09/2023 KARAR TARİHİ:01/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyetlerine "... A.Ş." olan unvanı ile başlamış olmakla birlikte söz konusu ticari unvan 09.06.2011 tarih ve 7833 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil olunduğu üzere "... A.Ş." olarak değiştiğini, ..." ticari unvanlı şirket ... Anonim Şirketi tarafından devralınmak suretiyle birleştiğinden ötürü Türk Ticaret Kanunu kapsamında infisah edildiğinden, iş bu ticari unvan da devralan şirket olan ... Anonim Şirketi olarak değiştirildiğini, müvekkil şirket hali hazırda bu unvan ile faaliyetlerine devam ettiğini, ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'ni iş bu dilekçemizin ekinde sayın mahkemeye sunduğunu, dolayısıyla davalı ile gerek Sözleşme ilişkisinde gerekse yazışmalarda ve ihtarnamelerde yukarıda anılan eski unvanların geçebileceğini bildirdiklerini, müvekkil şirketin, faaliyetlerine yeni ticari unvanı olan ... A.Ş ile devam etmekte olup, Türkiye'nin önde gelen akaryakıt ve madeni yağlar sektörünün lider şirketleri arasında yer alan ...'ın enerji grup şirketleri bünyesinde faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkili şirketin, faaliyetlerine akaryakıt dağıtım ve madeni yağ sektörünün güvenilir iki markası olan ... İstasyonları ve ... ile devam ettiğini, davalı Bayi ile müvekkili şirket arasındaki ticari bayilik ilişkisi uzun yıllardır süre gelmekte olup, söz konusu ilişki davalı Bayi ile ... A.Ş. arasında 18.09.2010 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Protokol 'ün akdedilmesi ile başladığını, işbu bayilik ilişkisi 5 yılın sonunda süresi bitiminde kendiliğinden sona erdiğini, işbu sözleşme devam ederken ... A.Ş. 'nin ticari unvanı 09.06.2011 tarih ve 7833 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil olunduğu üzere "... A.Ş." olarak değişmiş ve faaliyetlerine bu unvan ile devam ettiğini, davalı bayi, ... A.Ş. arasında yeni bir bayilik ilişkisi kurulması amacı ile kısa süreli olan 22.11.2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen iş bu Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi 25.12.2015 tarihinde süresi sonunda kendiliğinden sona erdiğini, ancak taraflar, aralarındaki bayilik ilişkisini devam ettirme niyeti ile bu defa 25.12.2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Protokol akdedildiğini, işbu bayilik ilişkisi 5 yıl için akdedilmiş olup, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi devam ederken davalı bayi tarafından mali durumunda meydana gelen bozulmalar sebebi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Numaralı dosya çerçevesinde 28.10.2019 tarihinde konkordato talebinde bulunduğunu, Mahkeme tarafından davalı bayi hakkında 30.10.2019 tarihi itibariyle 3 ay geçici mühlet kararı verilmiş, akabinde 03.01.2020 tarihi itibariyle ise 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, Nitekim, taraflar arasında akdedilen 25.12.2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Protokol'den doğan bayilik ilişkisi 5 yılın sonunda süresi bitiminde kendiliğinden sona erdiğini, taraflar arasındaki söz konusu bayilik ilişkilerinin sona ermesi sebebi ile, bayilik ilişkisi kapsamında taraflar arasında kurulan ticari ilişkiden kaynaklı borç ilişkisi de muaccel hale geldiğini, ... A.Ş., ... Noterliği'nin 05.08.2020 tarih ve ... sayı ile tasdikli 05.08.2020 tarihli 27/2020 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile "... A.Ş." ile birleşme kararı alındığını ve müvekkil şirketin ticari unvanı ... A.Ş. olarak değiştirildiğini, davalı bayi hakkında verilen konkordato projesi tasdiki kararı 14.12.2022 tarihinde kesinleştiğini, bu kapsamda, yalnızca davalı bayinin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde müvekkil şirkete karşı 1.245.896,53-TL borçlu olduğu tespit edildiğini, borcun 6 ay ödemesiz 36 eşit taksitle ödenmesine karar verildiğini, sözleşme ve protokoller tarafların birbirine uygun irade beyanları ile imza altına alınmıştır. aynı zamanda davalı yan basiretli tacir sıfatını haiz olduğunu, davalı bayi, sözleşmeler ve protokoller dolayısıyla müvekkil şirkete karşı 4.303.623,71 TL tutarındaki cari hesap borcu bakımından borçlu durumdadır. taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve protokoller gereğince ödenmesi gereken şimdilik 10.000-TL tutarında bakiye cari hesap alacağının sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek olan Devlet bankalarının yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 18/04/2024 tarihinde bilirkişiler vasıtasıyla, bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, mali müşavir vasıtasıyla, 17/12/2024 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce yine ek rapor aldırılmış, 12/05/2025 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmış ve rek apor dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili tarafından 12/09/2025 tarihinde ıslah dilekçesi dosyaya sunulmuştur. GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tazmini talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki hukukî ve ticari ilişki 18/09/2010 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile başlamıştır. 22/11/2015 ve 25/12/2015 tarihli sözleşmeler ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam etmiştir. Davalı bayinin .... ATM’nin ... Esas sayılı dosyası ile konkordato ilan etmiştir. Davalı bayi konkordato sürecindeyken 25/03/2021, 25/06/2021, 31/12/2021 ve 16/08/2022 tarihli kısa süreli sözleşmeler ile sözleşme ilişkisi devam etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi nihai olarak 01/10/2022 tarihinde, davalı bayi tarafından yapılan ihtarla sona erdirilmiştir. .... ATM’nin ... Esas sayılı konkordato dosyasının incelenmesinde, davacının alacak kaydı başvurusunda bulunduğu, 1.245.896,53 TL’nin konkordato projesine dâhil edildiği ve 36 ay taksitle ödeme planı oluşturulduğu anlaşılmıştır. Davacı işbu davasındaki talebini konkordato projesinin dışında kalan cari hesap ve vade farkına ilişkin 4.303.623,71 TL olarak açıklamıştır. Davalı bayi, süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, ancak aşamalarda kesinleşen konkordato projesinden sonra işbu davanın süresinde açılmadığını, konkordatonun tüm alacaklılar için bağlayıcı olduğunu ve konkordato projesinde yer almayan alacağın talep edilemeyeceğini savunmuştur. Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen borçlulara borçlarını ödemek ve muhtemel bir iflastan kurtulmak için öngörülmüş hukukî bir çaredir. Konkordatonun maddi hukuku etkileyen sonuçları bulunaktadır, ancak bunlar arasında borcun sona ermesi bulunmamaktadır. Yani alacaklının alacağı, borçlunun konkordato ilan etmesi sebebiyle sona ermez. Diğer yandan ilana rağmen alacağını kaydettirmeyen alacaklının, alacağını talep etme hakkını kaybedeceği de kanunda düzenlenmemiştir. İİK md. 299 hükmü “Alacaklılar, komiser tarafından 288 inci madde uyarınca yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlânda, alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.” şeklinde olup, hükümde alacağını kaydettirmeyen alacaklının, alacağı bilançoda kayıtlı değilse müzakerelere katılamayacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla başvuru yapmayan alacaklının, alacağını genel hükümlere göre talep etme hakkı bulunmaktadır. İİK md. 294 hükmü ile mühlet içinde borçlu aleyhine takip yapılamayacağı öngörülmüşse de, borçlu aleyhine dava açılmasını engelleyen bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle davacının, alacağını işbu dava yoluyla talep etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalının, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmede, İİK md. 308/b uyarınca bir aylık sürenin konkordato müzakerelerinde alacağı itiraza uğramış olan alacaklılara tanındığı anlaşılmıştır. İşbu davada talep konusu konkordato projesi dışında kalan alacağa ilişkin olduğu ve konkordato sürecinde işbu dava konusu alacağa ilişkin bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından davalının savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. İİK md. 308/c uyarınca konkordatonun tasdik kararıyla bağlayıcı hale geleceği ve bağlayıcı hale gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu düzenlenmiştir. Bu yasa hükmü uyarınca konkordatonun bağlayıcılığı mühlet içinde doğan alacaklar için etkilidir. Mühlet dışında doğan alacaklara bir etkisi bulunmamaktadır. Bu sebeple davacının işbu dava ile mühlet dışında doğan alacaklarını talep edebileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu doğrultuda alanında uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan 19/04/2024 tarihli ve 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporlarında davacının, davalıdan konkordato öncesine ait 3.033.746,73 TL alçağının bulunduğu tespit edilmiştir. Konkordato projesinde kabul edilen ve ödenen 1.245.896,53 TL’nin düşülmesi ile davacının davalıdan 1.787.850,20 TL talep edebileceği hesaplanmıştır. Yukarıda açıklanan yasal hükümler kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmeler ile tarafların ticari defterleri incelenerek yapılan araştırma sonucu, davacının konkordato öncesi alacaklarına ilişkin yapılan hesaplama ile hazırlanan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davacının faiz talebine ilişkin yapılan değerlendirmede, davacının dava öncesinde davalıyı usulüne uygun olarak temerrüde düşürmediği, dava açılması ile temerrüt şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin ve işin niteliği uyarınca davacının ticari avans faizi talep edebileceği sonucuna varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının konkordato öncesi döneme ait ve konkordato projesi kapsamı dışında kalan 1.787.850,20 TL alacağının tazminine ilişkin davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın KABULÜ ile, 1.787.850,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 122.128,05-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 30.631,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 91.496,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 30.362,00-TL Islah Harcı, 52.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 530,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 83.431,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 268.299,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/12/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/555, K. 2025/865, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-555-e-2025-865-k-70133d387ffc