İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/426 E. 2025/1044 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/426
- Karar No
- 2025/1044
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/426 Esas KARAR NO : 2025/1044
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/05/2024 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşıma işinde faaliyet gösterdiğini, tarafların alım satımına konu satışında anlaştıkları malların taşımacılığa aracılık ettiğini, müvekkil şirketin bu tür taşımacılık kapsamında –dava dışı- ... (000 AktivTrak) aldığı malları davalı firmaya taşıması sırasında bir kısım malların şartlara uygun olmaması nedeniyle gümrük kapısından geri çevrilerek satıcı firmaya geri götürüldüğünü, ancak hatasız taşınan malların teslim edildiğini, fakat teslim edilen maların nakliyesinin ödenmesine rağmen; müvekkil şirketin kusuru olmaksızın gümrükten geçmeyen dolayısiyle teslim edilemeyen malların geri götürlüldüğünü, ancak bunlara isabet eden taşıma bedellerinin talep edildiği halde ödenmemesi üzerine takip başlattıklarını; ancak haksız yere yapılan itirazla takibin durdurulduğunu, tüm bu sebeplerden itirazın iptalini, takibin asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3905 S.Y. kapsamında faizi ile tahsilini, %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşme gereği, yurtdışından ürünler aldığını, mal malların teslim alınmas neticesinde tedarikçi yurtdışı firmaya ödemelerin gerçekleştirildiği, bu sırada nakliye bedelini de ödeyip ödemeyeceklerinin teyidini aldıkların, öde denilmesi durumunda taraflarınca ödenip satıcıya ödeyecekleri borçtan mahsup ettiklerini, ancak davacının konu ettiği olaya ilişkin ödeme talimatı verilmediği gibi, kendilerinin ödeyeceğinin taraflarına bildirildiğini, bu nedenle borçlarının bulunmadığını, istenilen tutarın haksız olduğunu, tüm bu sebeplerden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 23.435,90USD cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve taşımacılık alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek ve kök raporda özetle; Hem ticari defterlerin hem faturaların hem de taşıma süreçlerinin incelenerek; ödeme, davalı .... Orman Ürünleri tarafından yapılması gerektiği, taşıyıcının kusurlu olmadığı ve sorumluluğunun bulunmadığı, davalıın icra takibine itirazında haksız olduğu, takip tarihinden itibaren 23.400USD asıl alacak ve Devlet Bankalarının USD para birimi cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı (3095 4/a) ile ödenmesi gerektiği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla tarafların ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. CMR KONVANSİYONU -9 (KARAYOLU İLE ULUSLARARASI EŞYA TAŞIMA SÖZLEŞMESİNE İLİŞKİN ANLAŞMA) Madde 17 - Fasıl IV TAŞIYICININ MESULİYETİ
Taşıyıcı, malları teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybındanve vuku bulacak hasardan mesuldur. Şayet kayıp, hasar veya gecikme taşıyıcının hatasından değil de talep sahibinin verdiği talimattan, Mallara has bir kusurdan yahut da taşıyıcının önlemesine imkan olmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir. Taşıyıcı, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtan, bu taşıtı kiraladığı şahsın yahutta vekili ve müstahdemlerinin hata veya ihmallerinden dolayı mesuliyetten ibra edilemez. Madde 18 paragraf 2 ile 5'e tabi olmak üzere, kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen şartların bir veya birkaçının tabii neticesi olan özel risklerden meydana gelmiş ise taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir: (a) Kullanılmasında mutabık kalınmış ve sevk mektubunda açıkça belirtilmiş olduğu üzere, madeni levha ile kaplanmamış acık tasıtlar kullanılması. (b)Ambalajlanmadıkları veya fena ambalajlandıkları zaman, mahiyetleri icabı fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması yahutta hatalı ambalajlanmış olması, (c)Malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması, (ç) Bilhassa kırılma, paslanma, çürüme, kuruma, akma, normal fire yahutta güve ve haşerattan kısmen veya tamamen zarar görmeye maruz malların mahiyeti, (d)Sandık veya paketlerin üzerindeki marka veya numaraların yetersiz veya hatalı oluşu, (f) Canlı hayvan nakli. Taşıyıcı kayıp, hasar veya gecikmeye sebebiyet veren hususların bazıları bakımından bu maddeye göre mesul değilse sadece, bu madde uyarınca mesul olduğu diğer hususların kayıp, hasar veya gecikmeye yaptığı katkı oranında mesul olacaktır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan ek ve kök bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, ticari defterler, BA/BS mutabakatı, faturalar, fiili sevkiyat, teslim ve ödeme davranışları ve CMR Konvansiyonu 17. ve 18. Maddelerinde belirtilen ''Şayet kayıp, hasar veya gecikme taşıyıcının hatasından değil de talep sahibinin verdiği talimattan, mallara has bir kusurdan yahut da taşıyıcının önlemesine imkan olmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir.'' şeklindeki düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu olayda taşınan kerestelerde böceklenme sorunu nedeniyle gecikme yaşadığı gecikmeden dolayı sorumlu olmayacağı ve davalıdan bu bedeli talep edebileceği kanaatine varılarak davacının talep edebileceği toplam alacağın 23.400,00 USD olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 23.400,00 USD asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, 2-Hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan 135.471,49 -TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 46.270,29TL ilam harcından peşin alınan 9.519,54TL harcın mahsubu ile bakiye 36.750,75 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 237,00 TL posta masrafı, 427,60 TL başvuru harcı, 9.519,54 TL peşin harç olmak üzere toplam 20.184,14TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 105.603,62 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/11/2025
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır