İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/152 E. 2025/1049 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/152
- Karar No
- 2025/1049
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/152 Esas KARAR NO : 2025/1049
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile davacı şirket arasında imza altına alınan ..... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun, 21/11/2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiğini ve yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, takibe konu edilen 88.198,88-TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığını, borca ve takibe dayanak fatura, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediğini, borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve SKTT %10,00 tarife paketi sözleşme gereği geç ödenen faturalardan sebeple, haklı sebeple cayma bedeli 21/07/2022 tarihli faturaya yansıtıldığını, davalı, davacı şirket tarafından SMS ve E-POSTA ile gönderilen faturaları teslim aldığını, SMS ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödemediğini, takibe konu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, elektrik abonelik sözleşmesinin 5.6. Maddesine göre "...ABONE’nin faturaya itiraz süresi, faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 (sekiz) gün olup, faturaya itirazı, ödeme yükümlülüğünü durdurmayacak veya ortadan kaldırmayacaktır." şeklinde olduğunu ancak ne bu süre içerisinde ne de sonrasında herhangi bir itirazda bulunulmadığını, takip konusu fatura gereği, davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğunu, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlenip faturaya yansıtıldığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının tacir olduğu kabul edilirse, ticaret mahkemelerinin görevli olacağını, davalının tüketici olduğu kabul edilirse tüketici mahkemeleri görevli olacağını, her iki ihtimalde de sabit olan hususun, işbu dosyanın asliye hukuk mahkemesinin görev alanı dışında kaldığını bu nedenlerle görevsizlik kararı verilmesini, davalı tarafından gerçekleştirilen bir fesih söz konusu olmadığını, TKHK 5 ve sair diğer hükümler uyarınca, müzakere edilmeden tek taraflı olarak dayatılan hükümlerin geçerliliği olmadığı izahtan vareste olduğunu, bu bağlamda bir tahakkuk ve borçlandırma mümkün olmadığından davanın reddi gerektiğini, davalının sözleşmeye ve imzaya açık itirazı olduğunu, davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğunu, itirazın iptali istemi öncesinde arabuluculuk kurumu tüketilmeden dava açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, icra dosyasında aylık %5 faiz belrtildiğini işbu durumun sözleşme ve genel emredici hükümlere aykırı olduğunu, bu nedenlerle davalının itirazının yerinde olduğundan davanın reddi ile %'20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Bakırköy ...... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas ve ..... Karar sayılı ilamıyla; davacının, davalı tarafından sözleşmeden doğan elektrik kullanım borcunun ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan incelemede, davalı hakkında tahakkuk ettirilen faturada abone grubunun "ticarethane" olarak belirtildiği, davalının aboneliğe konu taşınmazı iş yeri olarak işlettiği, Başakşehir Vergi Dairesi tarafından verilen cevabi yazıda da davalının 1. Sınıf tacir olup bilanço esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği, bu haliyle dava konusu uyuşmazlık yönünden Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmış olup, davanın görev yönünden usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine kararı verilmiş olup, dosya mahkememize gönderilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 100.105,73-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce davacı tarafa dava konusu sözleşme aslını sunmak üzere süre verildiği ancak mahkememize herhangi bir belge sunulmadığı görülmüştür. Davalı tarafın imza inkarı neticesinde işlem yapılamadığı ve davacının iddiasının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından dosya kapsamındaki bilgiler mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE, 2-Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından sarf edilen posta gideri oaln 300,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 17/11/2025
Katip .... ✍e-imzalıdır Hakim .... ✍e-imzalıdır