İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/51 E. 2025/633 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/51
Karar No
2025/633
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/51 Esas KARAR NO : 2025/633

DAVA :İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/01/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket nezdinde dava dışı sigortalı ...Tic Ltd. Şti'nin maliki olduğu "...Şti ve riziko adresi "..." olan işyeri için Hakkı Sürgüç adına 24/05/2023 başlangıç ve 24/05/2024 bitiş tarihli .... poliçe numaralı "İşyerim Sigorta Poliçesi Kapsamlı" sigorta poliçesi düzenlendiğini, hasarın gerçekleşmesi sonrası sigortalı şirket yetkilisi müvekkili şirkete hasar bildiriminde bulunduğunu ve 03.07.2023 tarihinde müvekkiline şirkete hasarın tazmini için başvurduğunu, akabinde olay ile ilgili bağımsız uzmanlar tarafından ekspertiz çalışması yapıldığını ve 29.08.2023 tarihli ekspertiz raporu hazırlandığını, alınan raporda hasar sorumlusunun davalı ... olduğunun tespit edildiğini, yapılan ödeme müvekkili şirket Türk Ticaret Kanununun. 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olmuş ve davalıya rücu mektubu göndererek ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsilini talep ettiğini, davalı şirketin ödeme yapmaması üzerine, ... 17. İcra Müd. -...E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ederek takibi durdurmuş olması nedeniyle işbu davayı açma zarureti doğduğunui somut olayda, usule uygun şekilde icra takibi yapılmış olduğunu ve davalı tarafın haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, kaza tespit tutanağı, eksper raporu ve olay fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde davalının haksız olduğunu, aynı zamanda takip konusu alacağın likit olduğunu, İİK madde 67. hükmü gereğince, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalı tarafın icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile icra takibindeki miktar üzerinden; takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı, ticari faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın süre yönünden reddi gerektiğini, yargı yolu yönünden davanın güncel uyuşmazlık mahkemesi kararlarına göre idare mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı vekilinin, dava dilekçesinde meydana geldiğini iddia ettiği hasarın, müvekkiline ait tesisatta meydana gelmesi, tek başına müvekkilini idareye kusur isnat edilebilmesi ve hasarla idaremiz arasında illiyet bağı kurulabilmesi için yeterli olmadığını, şebekede meydana gelen patlamanın idarenin kusuru sebebiyle meydana geldiğinin kanıtlanması da gerekli olduğunu, dava dilekçesinde idarelerine izafe edilmiş böyle bir kusura yer verilmediğine bu nedenle açılan davanın yerinde olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, Müvekilinin elamanlarınca yerinde yapılan tespitte; ... adresinden 24/06/2023 tarihinde Alo ... Çağrı Merkezi üzerinden su arıza kaydı oluşturulduğunu, oluşturulan arıza kaydına istinaden ekiplerin arıza adresinde şube yolu yenileme çalışması yaptığının tespit edildiğini, şube yolu yenileme çalışmasının; arızanın giderilmesi için değil, kullanım ömrünü dolduran İdarelerinin sorumluluğunda bulunan şube yolunun bakım çalışması için yapıldığını, yerinde ve çevre araştırmasında yapılan incelemeler neticesinde söz konusu arızanın ek fotoğrafta gösterilen bina içerisinde bulunan iç tesisatta meydana geldiğinin tespit edildiğini ayrıca İdareleri ile Hakkı Süngüç arasında 26/05/2006 tarihinde imzalanan ... no'lu sözleşme ekinde bulunan taahhütnamede, "hat üzerinde oluşacak zararlardan dolayı sorumluluğun tarafına ait olduğu, ...'ye rucü edilmeyeceğine" dair beyanı bulunduğunu, söz konusu onarım çalışmasının İdarelerine arıza kaydının bildirilmesinin akabinde gecikmeye mahal verilmeden yapıldığını, buna karşın ilgili bina sakinlerince su sızıntılarına karşı alınması gereken hiç bir tedbirin alınmadığının (İzolasyon, drenaj sistemi v.b) tespit edildiğini, özellikle su basman seviyesi altında bulunan binaların muhtemel su baskınlarına karşı bina maliklerinin yönerge ve yönetmeliklerde belirtilen asgari tedbirleri alması kanunen ve teknik olarak gereklilik olduğunu, dava konusu yerin projeye uygunluğunun denetlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın projeye aykırı olarak inşa edilmesi ve zararın bu nedenle oluşması ihtimalide dikkate alınması gereken bir husus olduğunu dolayısıyla, bu hususun, davanın selameti açısından açıklığa kavuşturulmasını talep ettiklerini , hasara uğradığı iddia edilen hususların makul ve hakkaniyete uygun olup olmadığının tespiti için mahallinde icra edilecek keşfe muallak olmakla, mahallen keşif icra edilmesini, Müvekkili idarenin davacıya kesinleşmiş bir borcu olmadığını Müvekkil, idarenin temerrüdü söz konusu olmadığından dava haksız fiile dayalı olarak açıldığından yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, davada talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, dava konusu bedelin tarafsız bilirkişiler tarafından yeniden tespit edilmesini, İcra inkâr tazminat talebi yönünden, Alacak “likit” ve icra takibine itirazımız “haksız” olmadığından icra ve inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, icra dosyasına konu edilen hasar bedeli için olay başlı başına yargılamayı gerektirdiğinden ve müvekkilinin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığını bu nedenle icra takibine yapılan itirazlarının haklı ve yerinde bir itiraz olduğunu ve talebinin reddini talep ettiklerini belirterek aleyhlerine açılan haksız ve mesnetsiz usul ve esasa aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "... Su borusunun patlaması sonucu havalandırma boşluğundan taşınmaza su akıntısı olduğu, bu nedenle taşınmaza su bastığı tespiti yapılmıştır. Tespitlerimiz sonucunda "..." adresinde bulunan, işyeri olarak kullanılan iş yerindeki zararların; Mobilya Bilirkişisi olarak 34.366,00 TL+KDV, İnşaat Bilirkişisi olarak 163.327,00 TL+KDV olarak hesap edilmiştir. Toplam Zararın 197.693,00 TL+KDV olduğu görüş ve kanaatimiz oluşmuştur. Su borusunun patlaması sonucu taşınmazın bodrum katı ve giriş katına su bastığı ve buna istinaden zarar gören alanların tespit edildiği ve alanlarının yenilendiği tespit edilmiştir. Su basman seviyesi altında bulunan binaların muhtemel su baskınlarına karşı bina maliklerinin yönerge ve yönetmeliklerde belirtilen asgari tedbirleri alması kanunen ve teknik olarak gerekli olup işyerinde su baskınlarına karşı çökerti çukurunun bulunmadığı, buna dayalı olarak çökerti çukuru içinde su pompasının olmadığı, su bağlantısının dışarıda olması gerekli iken duvar içinde olması nedeni ile ...’nin bir ayıbı ve hatasının olmadığı görüş ve kanaatinde olduğumuzu arz ederiz.Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından, zarar gören sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili talebiyle dava açıldığı, Davacı ... Sigorta A.Ş. nezdinde, sigortalı ..., sigorta ettiren ... Ltd. Şti. adına, “...” adresindeki işyeri, 24.05.2023 / 24.05.2024 tarihleri arasında bir yıl geçerli, ... sayılı İşyerim Sigorta Kapsamlı Poliçesi ile sigortalı olduğu, Yangın Sigortası Genel Şartları ve ...sayılı İşyerim Sigorta Kapsamlı Poliçesi kapsamında, meydana gelen hasarların dâhili su klozu çerçevesinde değerlendirildiği ve bu hasarın poliçenin geçerli olduğu süre (vade) içerisinde meydana geldiği, Davacı ... Sigorta A.Ş. 27.09.2023 işlem tarihli, ... Ltd. Şti. hesabına 218.295,00.-TL ödeme yaptığına dair dekont sunduğu, Davacı ... Sigorta A.Ş. ödediği miktar kadar (218.295,00.-TL) 11.11.2024 Tarihli, ... 33. İcra Dairesinde ... Esas dosyası ile takip başlatıldığı, faiz hesabı uzmanlık alanımın dışındadır. Heyette bulunan uzman bilirkişinin, “...’nin bir ayıbı ve hatasının olmadığı” görüşü doğrultusunda, davacı ... Sigorta A.Ş.'nin ödediği tazminatı davalıdan talep edemeyeceği,..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre;"...Hesaplarımız sonucundaki görüş ve kanaatimizde herhangi bir değişikliğe gerek olmadığını, kök raporumuzdaki görüşlerimizin aynı olduğunu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. ... 33.İcra Müdürlüğü'nün... Esas Sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi: Genel Haciz Yolu ile İlamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 2004 Sayılı İİK'nın 67. Maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça davaya konu icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu, sigortalısının iş yerine 24/06/2023 tarihinde şehir şebekesinde meydana gelen patlama nedeniyle su basması sonucu hasar meydana geldiği, ve meydana gelen hasarın taraflarınca ödenmesi sonucu davalı kurumdan rücu edilmesine ilişkin icra takibi başlatıldığı, icra takibine davalı borçlu tarafça haksız olarak itiraz edildiği iddiası ile itirazın iptalinin talep edildiği, davalı tarafça ise zararın meydana gelmesinde idarenin kusurunun bulunmadığı, itirazlarının haksız olmadığı iddiası ile davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı. Davaya konu icra takibinin genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi olduğu, borcun sebebinin '' 27/09/2023 (Müvekkil şirket nezdinde ...Poliçesi ile sigortalı bulunan, ... adresinde kain daireye, 24.06.2023 tarihinde gerçekleşen şebeke hattında meydana gelen patlama sonucu işyerini su basmasından dolayı meydana gelen hasarların karşılanması amacıyla, müvekkil şirket tarafından ödenmiş bulunan 218.295,00 TL hasar tazminatının takip borçlusundan TTK. nın 1472. maddesi uyarınca, rücuen tazmini istemi'' olduğunun belirtildiği, ''...'' ödeme emrinin davalı borçlu tarafa 06/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 10/12/2024 tarihinde takibe itiraz dilekçesi sunulduğu ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşıldı. Dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalının bir kusurunun olup olmadığının, tarafların hasara etkisi olup kusurunun tespiti ve hasara etkisinin değerlendirilmesi talebiyle rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile mahallinde keşif yapılmasına karar verildiği, mahallinde keşif yapıldığı, ''keşif mahallinde su sıztıntısının olduğu beyan edilen yerde tamiratların yapılmış olduğu görüldü. Hasarlı ürünlerin mahalde olmadığı görüldü.'' şeklinde gözlemde bulunulduğu, akabinde düzenlenen rapor ile '' Su basman seviyesi altında bulunan binaların muhtemel su baskınlarına karşı bina maliklerinin yönerge ve yönetmeliklerde belirtilen asgari tedbirleri alması kanunen ve teknik olarak gerekli olup işyerinde su baskınlarına karşı çökerti çukurunun bulunmadığı, buna dayalı olarak çökerti çukuru içinde su pompasının olmadığı, su bağlantısının dışarıda olması gerekli iken duvar içinde olması nedeni ile...’nin bir ayıbı ve hatasının olmadığı'' tespitinde bulunulduğu, davalı kurumun ayıp ve hatasının olmadığının tespit edildiği, kusur ve ayıbının olmaması nedeniyle meydana gelen zarar ile illiyet bağı oluşturulamayacağı için davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı, davalı tarafın meydana gelen zararda kusurunun olmadığı, davaya konu icra takip dosyasına yapılan itirazın haklı olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.814,98 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.199,58 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 35.742,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekili ile davalının (e-duruşma ile) yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/51, K. 2025/633, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-51-e-2025-633-k-496ae1f2b4cc