İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/875 E. 2025/1035 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/875
- Karar No
- 2025/1035
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/875 Esas KARAR NO : 2025/1035 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davacıya ait ... plaka sayılı ve... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi'nden bir kusur oranı raporu alınmıştır. SBM tarafından düzenlenen bu raporda kusur oranının %50'si davacı yüklenmiştir. Ancak düzenlenen rapor gerçeklikten uzak ve hukuka aykırı bir şekilde tanzim edilmiştir. Nitekim hukuka aykırı olarak düzenlenen işbu haksız raporun iptali gerekmektedir. Gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi'nden bir kusur oranı raporu alınmıştır. SBM tarafından düzenlenen bu raporda kusur oranının %50'si davacıya yüklenmiştir. Bu sebeple tarafımızca bu kusur oranına itiraz etme zorunluluğu hasıl olmuştur. kusur tespiti için dosyanın ATK sevki, davacıya ait... plakalı araçta oluşan hasarın onarılmasından sonra hasar görmüş haldeki 2.el piyasa değerinin kaza öncesi 2.el piyasa değerinden daha az olacağı aşikardır. Bu hususunda Sayın Mahkemece göz önünde bulundurulması gerekmektedir. davacı aracında oluşan değer kaybının meydana gelmesinden davalı sorumlu olup tam ve asli kusuruyla sebebiyet verdiğinden sayın mahkemenizce de uygun görüldüğü takdirde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek değer kaybı bedelinin davalılar tarafından ödenmesi gerekmektedir. dava konusu olayın çözümü özel bilgi gerektirdiğinden değer kaybı konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması, davacı aracı kaza nedeni ile onarımda kaldığı sürede araçsız kalmış ve araç mahrumiyeti yaşadığı, arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemenizce re'sen tespit edilecek hususlar doğrultusunda; Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, HMK 107. Madde (belirsiz alacak davası) uyarınca mahkemenizce toplanacak deliller ışığında dava değeri artırılacak olup, trafik kazasında davacının aracında oluşan şimdilik haklı davamızın kabulü ile kusur oranına ilişkin yeniden bir hesaplama yapılmasına, 100,00-tl değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile 100,00-t1 ikame araç/araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 100,00-t1 hasar onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmişir. Davalı... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde; "03.09.2024 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ...plakalı araç, davalı şirkete 14/06/2024 - 14/06/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçede belirtilen araç başı teminat limiti 200.000 TL'dir. kusur durumunun tespiti gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel ve Özel Şartları uyarınca, davalı Şirketin Poliçeden kaynaklanan sorumluluğu ancak sigortalısının kusurlu olması halinde doğduğu ve kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan dava konusu Mahkemeniz tarafından tespiti gerektiği, Davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespiti, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, Davacının tazminat talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın Yürürlükte bulunan ve Resmi Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasına, Huzurdaki dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı kanunun uygulanmasını, davalı şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, reddine, Haksız ve fahiş olan maddi tazminat talebinin ve davanın reddi, Haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir." şeklinde cevap verdiği görülmüştür. Davalı... cevap dilekçesinde; "Davacının aleyhime açtığı işbu davada, Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup, davanın görev yönünden reddi gerekmektedir. Keza, haksız fiilden kaynaklanan işbu davada, tacir sıfatımın da bulunmadığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi, Davacının, kazanın oluşuna ilişkin iddia ve açıklamalarını kabul etmediği, kaza tespit tutanağındaki tespitler ve dosyaya celb edilecek hasar dosya içeriği ile eksper raporu incelendiğinden, kazanın meydana gelmesinden davalının tam kusurlu olduğu ortaya çıkacaktır. Bu sebeple davacının, kazadan kaynaklı bir zararı var ise, bu zarara kendisinin katlanması gerekmektedir. Davacı, açmış olduğu davanın, belirsiz alacak davası olarak görülmesini talep etmekte ise de, işbu talebi usule aykırılık teşkil ettiği gibi talep sonucundaki "fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla" ibaresine de aykırıdır. Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, kısmi davada mümkün bulunduğundan, açılan davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi mümkün değildir. Öte yandan davacı, talep miktarını belirleyebilecek konumdadır. Davacının aracında meydana gelen hasarın niteliği, hasar onarımının ne şekilde yapıldığı, buna bağlı olarak Sigorta Genel Şartlarına göre değer kaybının olup olmadığı, değer kaybı var ise miktarının ne olabileceği davacı tarafından bilinebileceği gibi, ayrıca aracını kullanamadığı günlere ilişkin araç mahrumiyet tazminatını da bilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Tüm bu nedenlerle, açılan davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi talebinin reddi, davacının aracında meydana gelen hasar, plastik aksamlar üzerinde oluştuğu, değer kaybı oluşmadığı, eski model araç olduğu, piyasa koşullarında araç değer kaybına uğramadığı, açıklanan sebeplerle, Mahkemenizin görevsizliğine, haksız ve hukuka aykırı davanın usulden ve esastan reddine, Yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talepte bulunduğu görülmüştür. Dava, haksız fiilden kaynaklanan, hasar ve değer kaybı bedeli ile ikame araç tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 03/09/2024 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... plakalı aracın işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. Davalı ...ın görev itirazı değerlendirildiğinde; Uyuşmazlığın temelinde haksız fiili bulunmakta ise de, davalılardan ...Sigorta Şirketinin sorumluluğu sigortacılık yasasından kaynaklanmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda, uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle, dava mutlak ticari dava olup, asliye ticaret mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan görev itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde, mahkememizce davacı vekiline verilen kesin mehil içerisinde sunulan 17/03/2025 tarihli dilekçe incelendiğinde, davacı tarafından dava açılmadan önce yazılı başvurunun yerine getirilmediği bunun yerine arabuluculuğa başvurunun yapıldığı belirtilmiştir. Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği ve davacı vekili tarafından da yazılı başvuru şartı yapılmadan doğrudan arabuluculuğa başvurunun yapıldığı görüldüğünden iş bu başvurunun KTK' nun 97. Maddesindeki dava şartının ikmal edildiği yönünde yorumlanması gerektiği kanaatine varılarak davacının yazılı başvuruyu arabuluculuk yolu ile tamamladığı kanaatine varılmış ve yapılan giderin kabul red oranı nazara alınarak taraflar üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. Dava açıkça belirsiz alacak davası olarak ikame edilmemiş olması halinde dahi; İzmir BAM.... H.D.' nin ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "6100 Sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi hükmüne göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Dava dilekçesinin istem kısmında, davanın açıkça belirsiz davası olarak açıldığının belirtilmemiş olması, açılan davanın kısmi dava olduğunun kabulü için yeterli olmayıp, dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirilerek, davanın niteliği belirlenmelidir. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası olup davacının tazminat miktarının ancak rapor alındığında belirlenebilecek olması dikkate alındığında davanın belirsiz alacak davası olduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay HGK 24.02.2022 tarih ve 2019/11-220 E. - 2022/376 K. sayılı ilamı) " davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabulü gerekmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan ... plakalı araç 14.06.2024-2025 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 03/09/2024 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ). Davalı ...'ın sorumluluğu incelendiğinde;2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı... plakalı aracın işleteni olduğundan, işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar, değer kaybı ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişilerden alınan 20/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;" Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve bilirkişi raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile; * ...plaka sayılı davalı taraf ara; ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b ve 56/a maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu. *... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... kazanın oluşumuna etken faktörü ve hatası olmadığı. hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli ile ilgili olarak: Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin, beyanların ve tarafımıza sunulan teknik evrakların incelenmesi neticesinde aşağıdaki tespit ve değerlendirmelere ulaşılmıştır: * Hasar Bedeli: Dava konusu aracın hasar miktarı, değişen parça ve onarım işçilikleri dahil olmak üzere 135.748,57-TL olarak belirlenmiş olup, bu tutara 9020 oranında 27.149,71-TL KDV ilavesiyle birlikte toplam hasar bedeli 162.898,28-TL olarak tespit edilmiştir. * Değer Kaybı Bedeli: Aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile onarım sonrası ikinci el rayiç değeri arasında yapılan piyasa araştırmasına dayalı olarak, araçta 15.000,00 TL tutarında bir değer kaybı meydana geldiği kanaatine varılmıştır. * İkame Araç Bedeli: Araçta meydana gelen hasarın niteliği ve onarım sürecine dair belgeler doğrultusunda, aracın 7 gün süreyle onarıma tabi tutulduğu değerlendirilmiş olup, bu süre için 7.000,00-TL ikame araç kullanım bedeli oluştuğu görüşüne varılmıştır. * Sigorta Ödeme: Davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya herhangi bir tazminat ödemesine ilişkin belge sunulmadığı tespit edilmiştir. * Kusur Dağılım Taraflar arasında paylaşımlı kusur bulunduğu anlaşılmakta olup, hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğunun belirlenmesi hukuki takdir gerel husus olup, tazminat hesabı sayın mahkemenizce belirlenecek kusur oranlarına göre yapılmalıdır. Yukarıda yapılan tespit ve hesaplamalar tamamen teknik nitelikli olup, davaya konu zararların hangi kalem ve oranlarda tazminata konu edileceği hususundaki hukuki değerlendirme mahkemenizin takdirindedir. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır. Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları) Trafik kazalarında araç mahrumiyeti nedeniyle zarar belirlenirken aracın hasar durumuna göre onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi ve belirlenen bu süre üzerinden zarar hesabının yapılması gerekir. Bu hesaplama ise çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olup mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davacının aracının onarımı için gereken makul süre 7 gün olarak belirlenmiştir. Davacıdan kaynaklanan sebeplerle aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu nedeniyle onarımda geçen süre, aracın kiralayana geç teslim edilmesi vb. hususlar davalıya yüklenemeyeceğinden rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır (Yargıtay 4. HD. 2020/1587 E. , 2020/4597 K.). Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 162.898,28 TL hasar, 15.000,00 TL değer kaybı ve 7.000,00 TL ikame araç tazminatının avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Her ne kadar bedel arttırım dilekçesi ile arttırılan bedeller yönünden zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, dava açıkça belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğinden ve belirsiz alacak davalarında dava tarihi itibari ile zamanaşımı süresi arttırılan bedel yönünden de kesileceğinden zamanaşımı def'inin reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenler ile; 03/09/2024 tarihli çift taraflı trafik kazasında...plakalı aracın sigorta şirketi ve işeteni dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 162.898,28 TL hasar bedelinin bulunduğu, ... plakalı aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 7.000,00 TL olduğu kanaatine varılarak iş bu kalemler yönünden davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de, dava tarihinden önce yazılı başvuru şartının yerine getirilmediği sabit olduğundan anlaşmamaya ilişkin düzenlenen arabuluculuk son tutanak tarihinde, diğer davalı ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç kamyon olduğundan avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Değer kaybı talebi yönünden ise; dava konusu aracın tramer sorgulamasında dava konusu trafik kazasından daha önce hasar kaydının mevcut olduğu ve çekme belgeli, olarak perte ayrılmış olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı aracının daha önce pert total işlemi görmüş olması nedeniyle davacının araç değer kaybı talep edemeyeceği (YARGITAY 17. H.D. 2015/19181E. , 2016/4684K.) kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -162.898,28 TL hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (200.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 01/10/2024 tarihinden diğer davalı ...' dan ise kaza tarihi olan 03/09/2024 itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -7.000,00 TL ikame araç tazminatının davalı ...' dan kaza tarihi olan 03/09/2024 itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, -Davacının değer kaybı isteminin (15.000,00 TL) reddine, 2-Hasar bedeli yönünden alınması gereken 11.127,58 TL karar ve ilam harcının yatan 6.927,60 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu eksik kalan 4.199,98 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına, 3-İkame araç bedeli yönünden alınması gereken 478,17 TL karar ve ilam harcının davalı ...' dan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 6.927,60 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 848,00 TL posta ve diğer giderler, ile 9.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 9.848,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı (9.049,07 TL) nazara alınarak 8.676,24 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 372,83 TL' sinin ise yalnızca davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davalı ... tarafından yatırılan ve harcanan 200,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 16,23 TL' nin davacıdan alınarak ismi belirtilen davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen hasar bedeli üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen ikame araç bedeli üzerinden hesap ve takdir edilen 7.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...' dan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davalı Sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen değer kaybı bedeli üzerinden hesap ve takdir edilen 15.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine ödenmesine, 9-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 303,55 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 3.296,45 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2025 Katip... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır