İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/356 E. 2025/1053 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/356
- Karar No
- 2025/1053
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/356 Esas KARAR NO : 2025/1053 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/04/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 24.08.2023 tarihinde sürücü... olan, ...'ın ruhsat sahibi olduğu ...plaka nolu ticari tır ile Manisa ili Salihli ilçesi ... mahallesinde, müvekkilimin... plaka nolu aracın lastik onarımını gerçekleştirdiği esnada müvekkilimin onarım yaptığı araca arkadan çarparak müvekkilinin bedeni hasarlar görmesine neden olan kazaya asli kusuruyla neden olduğunu, araç dışı konumunda olan ve lastik onaran müvekkilinin bu kazada kusursuz olduğunu, bu kazada müvekkilinin yaralanıp daimi sakat kaldığını, davacı müvekkili ...de trafik kazası nedeniyle özellikle iç organlarında bedeni hasarlar meydana geldiğini, onarım yaptığı 5-6 tonluk kamyonetin lastikleri çarpmanın etkisiyle davacı ferhatın üzerinden geçtiğini, bir kısım bağırsaklarının alındığını, böbreklerinin hasar gördüğünü, kasık, inguinal kanalı ve skrotumda hasarlar oluştuğunu, kısırlık tehlikesi bulunmakla birlikte dizlerde ve dirseklerde hasarlar oluştuğunu, çeşitli bölgelerinde de hasarlar oluştuğunu, müvekkilinin kaza neticesinde psikolojisinin bozulduğunu, kazadan sonra antidepresan kullanmaya başladığını, yine SGK tarafından karşılanmayan takviye edici gıdalar, çeşitli ilaçlar alındığını, yol ve yemek giderleri yapıldığını, davalı sigorta şirketinde hasar dosyası açıldığını, ancak hiç bir ödeme yapılmadığını, bu arada İzmir Arabuluculuk Bürosu ... Büro Dosya Numaralı ,...Arabuluculuk numaralı başvurusu ile Arabulucu'ya başvurulduğunu ve anlaşmaya varılamadığını, davacının şu anda sağlıksız olup çalışamadığını, sakatlığının devam ettiğini, yaşı gereği de iş bulmakta zorlandığını ve üzerine kayıtlı araç ve taşınmazı bulunmamakla fakir niteliğinde olduğunu, adli yardım taleplerinin kabulünü talep ettiklerini, bu nedenlerle öncelikle müvekkilinin adli yardım talebinin kabulüne, tırın arkadan çarpması ve kusuru kabul etmesi ile trafik tutanağında da kusursuz olanın davacı olması neticesinde ve müvekkilinin gördüğü tedavilerle birlikte yaklaşık ispat koşulları gerçekleşmekle 2 ve 3 nolu davalıların adlarına kayıtlı taşınmaz, taşınır, araç ve Banka hesaplarına 80.000,00 TL ihtiyati haciz konulmasına, müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının, geçici iş göremezlik süresinin, Bakıcıya ihtiyacı olup olmadığının; ne kadar süre ihtiyacının olduğunun ve tedavi, iyileştirme giderlerinin ayrı ayrı tespiti'ne; Her bir kalem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL Bakiye güç ve efor kaybına dayalı maddi tazminat(sürekli iş görmezlik.) ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL tedavi ve iyileştirme gideri ile 50,00 TL Bakıcı giderinin olay tarihindeki sigorta limiti aşılmamak üzere kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi, avukatlık ücreti ve yargılama giderleriyle davalı sigorta şirketinden ve davalılardan müştereken tahsili talepleri ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıla...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili talepleri ile poliçe limitinin aşılması halinde aşılan kısma ilişkin maddi tazminatın 2 ve 3 nolu davalılardan kaza tarihinden itibaren işlemiş işleyecek ticari avans faizi ile (poliçenin tanzim edildiği tır ruhsatta ticaridir.) müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, tarihli ıslah dilekçesi ile; Davanın miktarını maddi tazminat yönünden 150,00-TL den 2.600,33-TL ye değer artırım talebimiz doğrultusunda, 2.600,33-TL maddi tazminatın, haksız filin işlendiği kaza tarihinden itibaren işletilecek (dava dilekçesinde belirttiğimiz gibi) ticari avans faizi ile (sigortalı araç ruhsatta ticaridir.) davalı sigorta şirketinden tahsiline, taraflar arasındaki uçurum gelir farkı; (müvekkilinin adli yardımlık - diğer taraf ise nakliye işleri yapan ve ticari kazancı olan kamyonet) ayrıca her ne kadar maluliyet 0 olsa da iç organların hasar görmüş olması, davacının uzun süren tedavi süreci, anne babanın ve davacının yaşadığı üzüntüler ve davalıların müvekkilini arayıp sormamış olmaları ve hiç bir maddi manevi yardımda bulunmayışları gözetilerek, manevi tazminat taleplerinin tümüne hükmedilmesine, kaza tarihinden itibaren işlemiş işleyecek yasal faiziyle davalılar ... dan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı... Sigorta Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla salihli ... Asliye Ceza Mahkemesinin... esas sayılı kovuşturma dosyasının bekletici mesele yapılması taleplerinin bulunmadığını, bilindiği üzere HMK'nın 165.maddesi uyarınca dava hakkında karar verilebilmesi için öncelikle çözümlenmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme veya merci tarafından karara bağlanması gerekiyorsa bekletici mesele kararı verildiğini, Mahkememizin işbu dosyasına konu trafik kazasına ilişkin davacı tarafından dava dilekçesinde de belirttiği üzere Salihli... Asliye Ceza Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında kovuşturma başlatıldığını, Müvekkili şirketin (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) sorumluluğu ise ancak sigortalı araç sürücüsü ile davacının kusurlarının tespiti sonrasında belirlenebilecek olduğunu, kovuşturma dosyası ile halen devam ettiğini, bahse konu kovuşturmanın işbu yargılamayı etkileyeceği ortada olduğundan, kovuşturma sonucunda davacının kusurunun tespitinin beklenmesi gerektiğini, kusura ilişkin yeterli inceleme yapılmaksızın sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası kabul edilemeyeceğini, davacı...kazanın meydana gelmesine tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağı okunaklı olmadığından, kaza tespit tutanağına ilişkin itiraz hakkımızı saklı tuttuklarını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesine sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla "maluliyet tazminatı" belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının kalıcı iş göremezlik tazminat talebinin somut bir dayanağı bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu işgöremezlik tazminatının hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere; geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri, yol gideri poliçe teminatı kapsamı dışında olup SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğunu, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkil şirket sorumlu olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi hâlde bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, tedavi kayıtları, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "...1. Bu bulgulara dayanılarak 13.05.2002 doğumlu ...'ün 24.08.2023 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, istem yazınızda belirtilmiş olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Şahsın engellilik oranına neden olacak fiziksel bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %40 (yüzdesifir) olduğu mütalaasına varılmıştır. 2. Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren $ (beş) gün olarak kabulünün uygun olacağı, ancak varsa kesin iyileşme süresinin kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 02/09/2025 tarihli rapora göre; ; "...Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusur ve yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine hu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile; ... plakalı araç sürücüsü ...: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84 maddesi “Arkadan çarpma” Hükmünü ihlal ettiğinden meydana gelen kazada ETKEN OLDUĞU, ... plakalı araç sürücüsü... ...plakalı araç sürücüsü...’ un kazanın oluşumunda ETKEN OLMADIĞI, Yaya... Yaya ...’ ün kazanın oluşumunda ETKEN OLMADIĞI, ...’ün geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.900,33-TL olduğu, -Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı, -Bakım giderinden kaynaklı zararının bulunmadığı, -SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 400,00TL olduğu, -Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 300,00 TL olabileceği, Davacının toplam maddi tazminat alacağının 2.633,00 TL’ye tekabül ettiği Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 1.200.000,00 TL olduğu kanaatiyle, Manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı, bakım gideri, tedavi gideri ve tedavi amaçlı ulaşım gideri zararları ile manevi tazminatın davalılardan tahsili talepli maddi ve manevi tazminat davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacı müteveffanın kaza nedeniyle sürekli maluliyet ve geçici iş gücü kaybı meydana gelip gelmediği, kaza nedeniyle görülen tedavilerden dolayı oluşan zararın miktarı ile bu tazminat kalemlerinden dolayı davacının talep edebileceği maddi tazminatın miktarı ve yine davacının yaralanması nedeniyle araç işleteni ve sürücüsünden talep edebileceği manevi tazminat miktarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır. Yargılama sırasında davacı ... 13/06/2024 tarihinde dava konusu trafik kazasından farklı bir sebeple vefat etmiş olup davaya mirasçıları... tarafından davaya devam olunmuştur. 3-Dosya kapsamının incelenmesinde 24/08/2023 tarihinde davacı müteveffanın yol kenarında... plaka sayılı aracın lastik onarımını yapmakta olduğu sırada davalıların sürücüsü, maliki ve ZMMS sigortacısı olduklar... plaka sayılı tır niteliğindeki aracı... plaka sayılı araca arkadan çarpması sonrasında bu aracın davacıya çarptığı ve yaralanmasına sebebiyet verdiği,... plaka sayılı aracın davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin 02/06/2023-02/06/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk sınırının 1.200.000,00-TL(tedavi ve sürekli maluliyet ayrı ayrı olmak üzere) olduğu görülmüştür. 4-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede; KTK'nın 97.maddesi uyarınca dava öncesinde sigorta şirketlerine yazılı başvuruda bulunulması özel bir dava şartı olarak düzenlenmiş olup davacı vekilinin 18/10/2023 tarihinde posta yoluyla yazılı başvuru şartını yerine getirdiği, 8 iş günü ödeme süresi sonunda davalı sigorta şirketinin 31/10/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü görülmüştür. 5-Mahkememizce kaza tespit tutanağı, poliçe, Salihli...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza yargılaması dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, SGK kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, kusura yönelik bilirkişi raporu ve aktüerya bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. 6-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 7-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 8-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı noktasındadır. Taraflarca kaza tespit tutanağında anlatımı yapılan kaza oluş şekline ilişkin bir itiraz ve farklı bir kaza oluşu iddiası bulunmadığından keşif yapılmasına gerek görülmemiş, kaza tespit tutanağı ve ceza yargılaması dosyasında toplanan deliller doğrultusunda adli trafik bilirkişiden rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan 31/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde...ın 84.maddesine yönelik kural ihlali nedeniyle kazaya sebebiyet verdiği, davacının ve... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlarının bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı taraf vekillerince itirazlar ileri sürülmüş ise de gerek kaza tespit tutanağında gerekse Salihli...Asliye Ceza Mahkemesi'nce davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle mahkumiyet hükmü verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği gözetildiğinde kazaya etki eden davacı veya 3.kişi kusuru bulunmadığı, kazanın yol kenarında bulunan park halindeki araca arkadan çarpma nedeniyle asli ve %100 kusurlu olarak gerçekleştirildiği kabul edilmiştir. 9-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda kaza tarihi 24/08/2023 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 25/04/2025 tarihli maluliyet raporunda davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşmadığı, bakıcı ihtiyacı oluşmadığı ve 5 gün geçici iş göremezlik süresi bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Maluliyet raporuna karşı davalı vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de dosya kapsamı, tedavi kayıtları ve ceza mahkemesi dosyasına sunulan kati hekim raporu birlikte incelendiğinde davacı müteveffanın dava konusu kaza nedeniyle oluşan yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir mahiyette olduğu ve sürekli maluliyet oluşturmadığı, kaza nedeniyle meydana gelen 5 günlük geçici iş göremezlik süresinin de yaralanmanın niteliğine uygun olduğu gözetilerek itirazlar yerinde görülmemiş ve davacının sürekli maluliyetinin ve bakıcı ihtiyacının oluşmadığı, 5 gün geçici iş göremezlik süresi bulunduğu kabul edilmiştir. 10-Maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 31/08/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının geçici iş gücü kaybı nedeniyle 1900,33-TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderlerinin 400,00-TL olduğu ve tedaviye bağlı ulaşım giderinin 300,00-TL olduğu yönünde görüş sunulmuştur. Rapora karşı davalı... Sigorta A.Ş. Vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de yapılan hesaplamanın dosya kapsamı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına göre düzenlendiği anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiş ve bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacı müteveffanın g geçici iş gücü kaybı nedeniyle 1900,33-TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderlerinin 400,00-TL olduğu ve tedaviye bağlı ulaşım giderinin 300,00-TL olduğu kabul edilmiştir. 11-Davacı vekili 04/09/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değerini geçici iş göremezlik talebi yönünden 1900,33-TL'ye, tedavi gideri talepleri yönünden 700,00-TL'ye yükseltmek suretiyle dava değerini toplam 2.600,33-TL'ye yükseltmiştir. Mahkememizce alınan maluliyet raporu ve aktüerya bilirkişi raporu dikkate alınarak ispat edilen 1900,33-TL geçici iş gücü kaybı, 400,00-TL belgesiz tedavi gideri ve 300,00-TL tedavi amaçlı ulaşım gideri zararı olmak üzere davanın 2.600,33-TL yönünden kısmen kabulüne karar verilerek bu tutarın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, fazlasına dair istemin reddine karar verilmiştir. Tazminat miktarlarına sigorta şirketi yönünden dava öncesi yazılı başvuru sonrasında 31/10/2023 tarihinde temerrüt gerçekleştiği gözetilerek bu tarihten itibaren, davalı araç maliki ve araç sürücüsü yönünden ise kaza tarihi 24/08/2023'ten itibaren faiz işletilmiştir. Zarar veren aracın ticari nitelikte olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin avans faizi talebi yerinde görülmüş ve hükmedilen tazminatlara avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. 12-Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Mahkememizce davacı müteveffa ...'ün 5 gün geçici iş gücü kaybıyla sonuçlanan trafik kazasına ilişkin gerçekleştirilen yargılamada, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, davacının yaşı, maluliyetinin boyutu, kaza sonrası gelişen süreçte her ne kadar sürekli maluliyete yol açmamış ise de davacının bağırsak ve fıtık ameliyatı olmasına sebebiyet verdiği, zarar veren aracın çekici niteliğinde olup ticari amaçlı olarak kullanıldığı hususları birlikte gözetilerek manevi tazminat davasının kısmen kabulüyle 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir 13-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de ,"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan istinaf ilamı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, A-1.900,33-TL geçici iş gücü kaybından kaynaklanan, 400,00-TL SGK sorumluluğu dışında kalan belgesiz tedavi gideri zararı ve 300,00-TL tedavi kaynaklı ulaşım gideri zararı olmak üzere toplam 2.600,33-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara Alaşehir ...Noterliği'nin 28/06/2024 tarihli mirasçılık belgesinde gösterilen miras payları oranında verilmesine, davalı...Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun tedavi giderleri poliçe limiti 1.200.000,00-TL ile sınırlı tutulmasına, tazminat miktarına davalılar ... yönünden kaza tarihi 24/08/2023, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 31/10/2023'ten itibaren avans faizi işletilmesine, fazlasına dair istemlerin reddine, B-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ...'dan kaza tarihi 24/08/2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak Alaşehir...Noterliği'nin 28/06/2024 tarihli mirasçılık belgesinde gösterilen miras payları oranında davacılara verilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.593,12-TL harçtan tamamlama harcı olarak alınan 8,36-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.584,76-TL karar ve ilam harcının davalılar davalılar...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 2.600,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar...'dan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, 5-Kısmen reddedilen maddi tazminat davası yönünden 50,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılar... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 8,36.-TL Tamamlama harcının davalılar ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Adli yardım Talebi nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 9.000,00-TL bilirkişi ücretinin 8.994,56-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 5,44-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin bu tutarın yalnızca 283,16-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 8-Davacı tarafça sarf edilen 1.548,50-TL posta ve tebligat ücreti, 3.200,00-TL Ege Üniversitesinin sağlık kurulu fatura bedeli toplamı 4.748,50-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 4.745,63-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin bu tutarın yalnızca 149,40-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı... tarafından sarf edilen 81,00-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 0,50-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'a verilmesine, fazlasına dair kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 11-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı ... vekilinin ve ... Sigorta vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim... e-imzalıdır