Diğer ·

2025/93 E. 2025/93 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/93
Karar No
2025/93
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/93 - 2025/2107 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I"

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/93 KARAR NO : 2025/2107

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23.10.2024 NUMARASI : 2022/185 Esas - 2024/786 Karar

ASIL DOSYA İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALILAR : 1-... 2-.... VEKİLİ : Av. ...

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ETHİCA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ...

DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ...

DAVACI : 3-... VEKİLİ : Av. ...

BİRLEŞEN İST ANADOLU 2. AS.TİC.MAH 2022/890 E. 2023/693 K. DOSYA

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ...

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ETHİCA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ...

DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

BAŞVURU TARİHİ : 11.12.2024-13.12.2024 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 14.01.2025 KARAR TARİHİ : 24.11.2025 İLAM YAZIM TARİHİ : 27.11.2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosya davacısı vekili dava dilekçesinde; 05/10/2020 tarihinde ...'in sevk ve idaresinde bulunan 34.... plakalı aracın müteveffa ...'yı sürekleyip düşürerek ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın oluşunda müteveffanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, asli ve tek kusurlu davalı ...'in olduğunu, zira müvekkilinin araç camından içeri uzandığını gördüğünü ve hareket etmesi halinde ciddi şekilde yaralanabileceğini bildiği halde, aracı hareket ettirdiğini, hızlı şekilde kullanılan aracın müteveffanın araçla sürüklenmesi ve düşerek hayatını kaybetmesine neden olduğunu, Gebze 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/127 Esas sayılı dosyası ile davalı ...'nin ceza yargılamasının devam ettiğini, müteveffa ...'nın ölüm nedeninin genel beden travmasına bağlı kafatası kemikleri ile birlikte beyin kanaması, beyin doku hasarı ve gelişen komplikasyonlar olduğunu, davalı ...'in kendisiyle konuşmak üzere yanına gelen müteveffa ve arkadaşı ...'ın araç camından kafalarını uzattığını görmesine rağmen aracını hareket ettirdiğini, ... ve müteveffanın kendilerini araç camından kurtaramayarak araçla birlikte sürüklendiğini ve sonrasında müteveffanın yere düşerek hayatını kaybettiğini, ...'ın da yaralandığını, sanığın bilerek kazaya sebebiyet verdiğini, davalı Ethica Sigorta A.Ş.'nin kazaya karışan 34 ... plakalı aracın karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan şirket olduğunu, kazaya karışan aracın tam ve tek kusurlu olduğunu, kazadan sonra davalıların müteveffanın ailesine destek olmadığını, müvekkilinin müteveffanın eşi olduğunu, müteveffanın henüz 27 yaşında iken davalı ...'nin haksız fiili sonucunda hayatını kaybettiğini, mirasçısı olan müvekkilinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, arabuluculuk görüşmesinden müspet bir sonuç alınamadığını, sigortaya ile yapılan başvurunun da sonuçsuz kaldığını, davalıların haksız eylemi sonucunda eşinin desteğini yitirdiği için davacı için 1.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Ethica Sigorta Anonim Şirketi vekili asıl dosya cevap dilekçesinde; davacının meydana geldiği iddia ettiği zarar ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, müteveffanın meydana gelen olay sebebiyle değil, araçtan düşmesi ertesinde başını çarpması sonucunda vefat ettiğinin anlaşıldığını, araç sürücüsünün müteveffa ...'yı sürükleyip düşürerek ölümüne sebebiyet verdiği iddia ettiğini, dosyada mübrez ifade tutanakları incelendiğinde müteveffanın araç camından kafasını uzatıp uzatmadığının belirsiz olduğunu, müteveffanın arkadaşının sürüklenmesi neticesinde ona yardım etmeye çalıştığı, aracın tam olarak hangi bölgesinden tuttuğu tespit edilemeyen müteveffanın ise vefatının yere düşüp başını çarpması neticesinde meydana geldiğini, önceki ceza dosyası kapsamının sonucunun beklenmesinin gerektiğini, davacının uğradığı bedensel zarar ile dava konusu arasında illiyet bağının bulunmadığının açık olduğu, dosyada mübrez somut olayda meydana gelen kaza ile zarar arasındaki nedensellik bağının tespiti için yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza konusunda savcılık tarafından başlatılan ceza soruşturma dosyasının celp edilmesini ve savcılık tarafından tespit edilen hususların değerlendirilmesini, her durumda tazminat hesaplamasının ZMSS genel şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre TRH %1,8'e göre yapılmasını, davacının faize ilişkin taleplerinin ve davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin asıl dosya cevap dilekçesinde; davalı ...'in dava dışı 3. şahıs olan kız arkadaşı ...'un 05/10/2020 tarihinde görüşmek için ıssız bir ormanlık alana çağırdığını, müvekkilinin aracıyla kız arkadaşının whatsapp uygulaması aracılığıyla attığı konuma gittiğini, ancak ... ve akrabası olan dava dışı 3. şahıs ... tarafından organize ve planlı bir şekilde müvekkilinin dövülmesi ya da öldürülmesi için tuzak kurduğunu, ... ve ...'ın bu planı gerçekleştirmek için müteveffa ... ile birlikte dava dışı 3. şahıs olan ... ve ...'i de yanlarına alarak olay yerlerine geldiklerini, müvekkiline yönelik organize ve planlı bir saldırı gerçekleştiğini, müvekkilinin aslında bu olayın mağduru olduğunu, müvekkilinin kendi özel mülkünde olay yerinde beklerken ... ve ...'nın aracın açık camından müvekkiline saldırmaya başladığını, müvekkilinin yaşadığı korku panik ve heyecandan saldırıdan kurtulmak için aracını hareket ettirdiğini, Bayram Karaaslan ve ...'nun Honda Civic marka araç ile müvekkilinin aracının kaçmasını engellemeye çalıştığını, ...'ın yaralandığını, müteveffa ...'nın hayatını kaybettiğini, iddia edilen zararla kaza arasında illiyet bağının olmadığını, müvekkilinin birine çarpmadığını ve ezmediğini, kusurun maktüle ait olduğunu, müteveffanın ne şekilde ve nasıl öldüğünün belli olmadığını, müteveffanın ölümüne müvekkilinin kullanmış olduğu aracın sebebiyet verdiğine dair dosyada tek bir delil olmadığını, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bilirkişi marifetiyle somut olaya ilişkin alınan raporda maktül ... ve ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, müvekkilinin yaşadığı korku ve can havliyle olay yerinden uzaklaşmayı tercih ettiğini, taraflar arasında derdest Gebze 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/127 Esas sayılı dava dosyasının HMK m.165 uyarınca bekletici sorun yapılmasını, ardından gerçekleştirilecek tahkikat sonucu müvekkillerine kusur ve sorumluluk atfedilmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/890 esas sayılı davacıları vekili dava dilekçesinde; 05/10/2020 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu 34.... plaka sayılı araçta meydana gelen kaza nedeniyle müvekkillerinin oğlu ...'nın vefat ettiğini, söz konusu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, mütevveffanın kazanın oluşunda kusuru olmadığını, müvekkillerimin oğulları ...'nın bahsi geçen kaza nedeni ile Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğini, 14/10/2020 tarihinde eks olduğunun rapor edildiği ve Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi 14/01/2021 tarihli raporunda neticeten “Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası kemik kırıkları ile beyin kanaması, beyin doku hasarı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin” belirtildiği, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/20681 soruşturma sayılı dosyasında ... yönünden kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan dolayı tahkikat yürütülmek sureti ile idddianame tanzim edilerek Gebze 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/127 Esas sayılı dosyası ile kovuşturma aşamasına geçildiğini ve ceza dosyasının derdest olduğunu, 05/10/2020 tarihinde vuku bulan kaza nedeni ile 14/10/2020 tarihinde vefat eden ...'nın 31/05/1993 doğumlu olup kaza tarihinde 27 yaşında, evli ve çocuksuz olduğunu, kaza tarihinde sigortasız olarak yevmiyeli olarak boya işinde çalıştığını, oğullarının vefatı ile 14/03/1961 doğumlu babası ... ile 01/05/1964 doğumlu annesi ...'nın maddi ve manevi olarak destekten yoksun kaldıklarını, müteveffa ...'nın ölümüne sebep olan davalı ...'in %100 oranında kusurlu olup, sevk ve idaresinde bulunan 34... plakalı aracın kaza tarihi itibari ile 03/06/2020 başlangıç tarihli 24146410 nolu "Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi davalı Ethica Sigorta A.Ş tarafından yapıldığını, Kadıköy 18. Noterliği'nin 13/06/2022 tarihli, 14057 yevmiye sayılı ihtarname ile davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, sigorta şirketi tarafından herhangi bir cevap verilmediğini ve ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketi temerrüde düşürüldüğünü, yargılama sırasında toplanacak deliller, Sayın Mahkemece yapılacak inceleme ve alınacak bilirkişi raporuna göre belirlenecek maddi tazminat tutarına göre HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik ... ve ... için ayrı ayrı 1000,00-TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. Davalı Ethica Sigorta A. Ş vekili birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/890 esas sayılı dosyasına verdiği cevap dilekçesinde, asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde belirttiği sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/890 esas sayılı dosyasına verdiği cevap dilekçesinde, asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde belirttiği sebeplerle, taraflar arasında derdest Gebze 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/127 Esas sayılı dava dosyasının HMK m.165 uyarınca bekletici sorun yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dosya davacısı vekili ıslah dilekçesinde; bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin ıslahına, destekten yoksun kalma tazminatının 527.007,36 TL olarak kabulüne bu miktarın (Sigorta şirketi açısından poliçe hükümlerine ve poliçe limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiz işletilmesi kaydıyla) 05.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davacıları vekili ıslah dilekçesinde; taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda, davacılardan ... için 200.835,44 TL, davacı ... için 98.109,50 TL olarak ıslah etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, asıl davanın kabulüne, 527.007,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 05.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Ethica Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 19.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya (...) ödenmesine, (davalı Ethica Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti olan 410.000,00.-TL ile sorumlu tutulmasına), birleşen davanın kabulüne, 98.109,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 05.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Ethica Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 28.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, (davalı Ethica Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti olan 410.000,00.-TL ile sorumlu tutulmasına), 200.835,44-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 05.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Ethica Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 28.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, (davalı Ethica Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti olan 410.000,00 TL ile sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen zarar ile davalıların kullandığı araç arasında illiyet bağı bulunmadığını, maktül ...'nın trafik güvenliği kasten tehlikeye sokarak aracın açık camından davalılara saldırdığını, davalının herhangi birine çarpmadığını veya ezmediğini, müteveffanın ne şekilde ve nasıl öldüğüne dair, ölüme davalının kullandığı aracın sebebiyet verdiğine dair dosya kapsamında tek bir somut delilin bulunmadığını, olayın trafik kazası olarak değerlendirilmesinin izahtan vareste sadece bir varsayımdan ibaret olduğunu, Gebze Cumhuriyet Savcılığı tarafından alınan bilirkişi raporunda maktül ... ve ...'ın asli kusurlu olduğunun açıkça ortaya konduğunu, ceza dava dosyasında mevcut 01.05.2021 tarihli CD izleme tutanağının 10. Sayfasında; “Diğer kamerada saat 19.17.27’ de 2 kişinin aracın sol şoför kapısı yanında, araca tutunur vaziyette, araçla birlikte koşar vaziyette hareket ettikleri görülüyor. Çalılar nedeniyle ayrıntılar görülemiyor.” tespitlerine yer verilerek davalının ... ve maktül ...’yı cama sıkıştırmadığının bu şahısların araca tutunur vaziyette ve araçla birlikte koşar vaziyette olduklarının açık ve net bir şekilde ifade edildiğini, bir an için iddia edilen zarar ile kaza arasında illiyet bağı olduğu kabul edilse dahi davalının eyleminin meşru müdafaa kapsamında olduğundan davalı hakkında bir tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca Gebze 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam eden 2021/127 esas sayılı doyasının bekletici mesele yapılmaması nedeniyle de kararın bozulmasını gerektiğini beyan etmiş, istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı Ethica Sigorta vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın kusur durumun ve destek ilişkisinin varlığını somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacının gerçekten müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, yaşamını müteveffanın desteği ile sağladığını somut deliller ile ispat etmesi gerektiğini, dava konusu olayın trafik kazası olmadığı ve kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olduğunun ortada olduğunu, dolayısıyla olayın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında olmadığının ortada olduğunu, bilirkişi raporunda pasif dönem hesabında net asgari ücrete agi dahil edilmesinin hatalı ve hukuken kabul edilemez olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin tazminat hesabının ZMMS genel şartları A.5/C maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu ve tazminat hesaplaması yapılması halinde, uyuşmazlığa konu kazada davacının müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini beyanla, istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava ve birleşen dava haksız eylemden kaynaklı maddi tazminat ( destekten yoksun kalma tazminatı) istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı işleten, sürücü ve sigorta şirketince istinaf yoluna başvurulmuştur. Bilindiği üzere; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Haksız sözcüğü hukuka aykırılığı ifade eder. Haksız fiilin borç doğurması taraflar arasındaki bir işleme dayanmaz. Borç doğurmasının sebebi kişinin iradesi dışında kendisine yönelik hukuka aykırı bir eylemdir. Bu itibarla eylem hukuka aykırı değilse borç doğurmayacaktır. Haksız fiil sorumluluğunun söz konusu olması için, kural olarak TBK’nın 49. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi gerekir. Bu koşullar 1- Fiil , 2- Hukuka aykırılık, 3- Zarar , 4- İlliyet Bağı ve 5- Kusur'dur. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda haksız fiilin varlığından söz edilemez. Bir kimsenin kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunun temel şartı, sorumlu tutulacak kişinin işlediği bir fiilin (eylemin) bulunmasıdır. Kendisinden tazminat istenen şahsın fiili yoksa sorumluluğu da söz konusu olmaz (Oğuzman, M.K./Öz, M.T.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C.2, İstanbul 2018, 14. Bası, s.13 vd). Fiil bir insan davranışıdır. Yapma ya da yapmama şeklinde olabilir. Yapmama şeklindeki bir eylemin haksız sayılabilmesi için, yapma yükümlülüğünün bulunması gerekir. Haksız fiil hukuku bakımından hukuka aykırılık, “kişilerin mal ve şahıs varlıklarını doğrudan doğruya veya dolaylı bir şekilde koruma amacı güden, yazılı ya da yazılı olmayan emredici davranış kurallarının ihlâli”dir. Hukuka aykırılık, hukuk düzeniyle bağdaşmayan, hukuk düzeninin koyduğu yasak ya da buyurmaları çiğneyen insan eylemi hakkında yürütülen değer yargısıdır. Fiil kanun, tüzük ve yönetmeliklere, hatta bir genelgeye aykırı olabilir. Daima emredici bir kuralın ihlali söz konusudur. Hukuka aykırılık geniş anlamda ahlaka aykırılığı da kapsar. Ancak ahlaka aykırı davranışın tazmin yükümlülüğü doğurması zarar verme kastıyla hareket edilmesini gerektirir. Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran sebepler TBK’nın 63. maddesinde sayılmıştır. BK’nın 52. maddesinde sadece meşru müdafa (haklı savunma), zaruret hali ve kendi hakkını korumak için kuvvet kullanma düzenlenmiş iken, bunlara rıza, üstün nitelikte özel yarar, kamu yararı ve yasal yetkinin kullanılması da eklenmiştir (MK 24 den ithal). Kusur, bir kimsenin hukuk düzeni tarafından tasvip edilmeyen ve uygun bulunmayan davranışları olup hukuka aykırı sonucu istemek (kast) veya bu sonucu istememiş olmakla beraber hukuka aykırı davranıştan kaçınmak için iradesini yeter derecede kullanmama (ihmal) olarak tanımlanmaktadır. Kusurun derecesi sorumluluğun kapsamı bakımından önem taşır. Haksız fiil faili kusuru oranında sorumlu tutulur. Kusurun en ağır derecesi kasttır. Failin hukuka aykırı fiili sonucun bilincinde olduğunu ve bu sonucu istediğini ifade eder. "Kast için hukuka aykırı sonucu önceden görmek (tasavvur etmek) ve bu sonucu istemek gerekir" (4 HD, 08.07.1986, 964/8647). Hukuka aykırı sonucu istememesine rağmen bu sonucun meydana gelmemesi için iradesini yeter derecede kullanmamak, hâl ve şartların gerektirdiği dikkat ve özeni göstermemek ise ihmaldir. Kişinin kusurlu sayılmasının sebebi bu sonucun doğmaması için dikkatsiz ve tedbirsiz özensiz davranması, mesleğin gerektirdiği özenin ortaya konulmamasıdır. Dikkat ve özenin ölçüsünde normal seviyedeki insanın hareket tarzı esas alınır. "Davalının normal seviyede dikkatli, makul, tedbirli bir insanın zararın meydana gelmemesi için benzer bir olayda göstermesi gereken özeni sarf ettiği saptanırsa, gerekli olanı yapmış olacağından, ihmali ve sonuç olarak da sorumluluğu olmayacaktır" (4 HD 09.10.1980, 9386/11399). İhmal, ağır ihmal ve hafif ihmal olarak ikiye ayrılır. Ağır ihmal, herkesin göstereceği dikkat ve özeni göstermemek; hafif ihmal, dikkatli ve tedbirli bir kimsenin göstereceği dikkat ve özeni göstermemek olarak açıklanabilir. Yine, kusurun kast ve ağır ihmal dereceleri ağır kusur, hafif ihmal ise hafif kusur adını alır. TBK'nın 50.maddesi uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Zarar haksız fiilin işlendiği ana (haksız fiil tarihindeki miktara) göre hesaplanır. Tazminat miktarı belirlenirken saldırının ağırlığı, yani haksız fiilin işleniş biçimi, kusurun ağırlığı (failin kusuru ağır ise tazminat zarara eşit olabilir), tarafların sıfatı, konumu, sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınır. Zarar görenin zarara razı olması, zarar verenin zor duruma düşecek olması ve zarar görenin ortak kusuru nedenlerinden ötürü tazminat talebi reddedilebileceği gibi tazminattan uygun bir miktarda indirim de yapılabilecektir. Ortak kusur zararın doğumunda, artmasında ve sorumlunun durumunun ağırlaştırılmasında kusur biçiminde ortaya çıkabilir. Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde hukuk hakimi ile ceza hakimi arasındaki ilişki düzenlenmiş ve hukuk hakiminin, kusurun varlığı, beraat kararı ve temyiz kudretinin varlığına ilişkin konularda ceza hakimi kararları ile bağlı olmadığı gibi kusurun derecesi ve zararın miktarı konusunda da bağımsız olduğu belirtilmiştir. Maddenin bu düzenleniş biçimi ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuk hakimini de bağlayacağı tartışmasızdır. Kural olarak,6098 Sayılı TBK un 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). Somut olayda yerel mahkeme hakimi, dava konusu olaya ilişkin ceza mahkemesi kararı kesinleşmeden karar verildiği görülmektedir. Yukarıdaki yasal düzenlemeden yola çıkıldığında, ceza hakimince davalının olay yerinden arabası ile kaçarken gerçekleştirdiği eylemin meşru savunma kapsamında mı meşru savunmanın aşılması niteliğinde mi olduğu hususundaki 5237 sayılı TCK'nun 24,25 ve 27.maddelerine göre maddi vakıaya ilişkin tespitleri yani bu anlamda TBK 63 ve 64.maddelerde karşılığını bulan "hukuka aykırılığı kaldıran hallere" ilişkin tespit hukuk hakimini de bağlayacaktır. Buna göre hukuka uygunluk sebeplerinin tartışılabilmesi için ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet, beraat yahut ceza verilmesine yer olmadığına dair kesinleşmiş bir karar icap ettiğinden hukuk hakiminin ceza hakiminden bağımsız olarak değerlendirme yaparak tazminata hükmetmesi mümkün değildir. Bu bakımdan ceza hakiminin hukuka uygunluk sebebi bulunmadığını kabulle verdiği bir mahkumiyet kararı ise hukuk hakimini bağlayacaktır, Şu durumda yerel mahkemece ceza davasının kesinleşmediği gözden kaçırılarak yapılan inceleme doğru değildir. O halde yerel mahkemece ceza davasının kesinleşmesi beklenmeli, verilen karar aynı şekilde kesinleşirse benzer inceleme yapılmalı ve aksi halde verilecek kararın neticesine göre TBK 49, 50,52, 53, 63 ve 64.maddeleri gözetilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir iken bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile açılan davaların kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalılar vekilinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin; istinaf başvurusunun bu sebepten kabulü gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.10.2024 tarih 2022/185 esas, 2024/786 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran taraflara iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran davalıların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine, 6- Davalı Ethica Sigorta A.Ş tarafından Gebze İcra Dairesinin 2024/32215 sayılı dosyaya sunulan Denizbank A.S. Gebze Şubesine ait 10/12/2024 tarih 9780TM2671 seri nolu 647.878,56 TL bedelli teminat mektubunun İİK 36 md uyarınca talep halinde yatırana iadesine, 7-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HM K.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27.11.2025

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Diğer undefined, E. 2025/93, K. 2025/93, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-93-e-2025-93-k-2818eb60c816