İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/299 E. 2025/1024 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/299
- Karar No
- 2025/1024
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/299 Esas KARAR NO : 2025/1024 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/04/2023 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "24/11/2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile Bayraklı ilçesi Postacılar Mahallesi 7600 sokak üzerinden Postacılar istikametinden... istikametine seyir halindeyken kontrolsüz şekilde 7654/2 sokağa dönüş yapmak istediği esnada Yamanlar istikametinden Postacılar istikametine seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı motorsiklete ve ardından... plakalı araca çarpmak suretiyle yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olan müvekkil ağır şekilde yaralanmıştır. Müvekkil İzmir... Hastanesi'nde tedavi görmüştür. Davanın safahatında rapor alındığında davacı müvekkilin maluliyet oranı (kalıcı iş göremezlik) açığa kavuşacaktır. Kaza ile ilgili olarak soruşturma evrakı ekte sunulmuştur. Kazaya sebebiyet veren... plakalı araç sürücüsü olup müvekkil ise meydana gelen kazada kusursuzdur. Söz konusu trafik kazasının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... sayılı soruşturma yürütülmüştür. Kusur durumu yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacaktır. Kazanın meydana geldiği aracı sigortalayan davalı, kaza tarihindeki poliçe üst limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigortalısının kusuru oranında müvekkile tazminat ödemekle yükümlüdür.... plaka sayılı aracın davalı Sigorrta Şirketi Nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi vardır. Poliçe aslının istenmesi talep olunmaktadır. Müvekkilimizin belirtilen kazadan kaynaklı kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazmini talep olunmaktadır. 14/04/2016 tarihinde kabul edilen 6704 sayılı yasanın MADDE 5- 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“MADDE 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” gereğince davalı Sigorta Şirketi'ne yazılı başvuruda bulunulmuştur. Davalı Sigorta Şirketi tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevapta birtakım eksik evrak bildiriminde bulunulmuş ve bu evrakların içerisinde sağlık kurulu raporuna da yer verilmiştir. Ancak kaza tarihi dikkate alındığında kesin ve tam rapor alınabilmesi, tedavi sürecinin bitmesi ve en azından kaza tarihi üzerinden 1 yıl geçmesi ile mümkündür. Tüm bu sebeplerle kazanın üzerinden 1 yıl geçmemiş olması ve tedavi süreci halen devam eden müvekkilin herhangi bir sağlık kuruluşundan ivedi şekilde alacağı rapor davacı müvekkilin hak kaybına uğramasına sebep olacaktır. Sayın mahkemenizce yazılı başvurumuza verilen cevabın, ilgili yasa maddesinde yer alan “…15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması“ olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş, davalı Sigorta Şirketi ile görüşmeler olumsuz sonuçlanmış ve anlaşma sağlanamamıştır. Ekte İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... arabuluculuk numaralı tutanaklar yer almaktadır. Tüm bu sebeplerle yazılı başvuru şartını ve arabuluculuk dava şartını yerine getiren davacı müvekkil adına işbu davayı açma gereği hasıl olmuştur. İkame ettiğimiz dava Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olup, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harç tarafımızca ikmal edilecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesinde; "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." denmektedir. Müvekkilime ait tazminat miktarı açıkça belirlenebilir nitelikte olmadığından alacağımızın tespiti bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden uyuşmazlık konusu bütün alacak için zaman aşımını kesmek ve ileride tespit edilecek bütün alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini temin etmek amacıyla belirsiz alacak davası niteliğinde yukarıda anılan kanun maddesinden yararlanarak iş bu davayı açmış bulunmaktayız. Fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; Arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen nazara alınacak hususlarla, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkilimiz için şimdilik 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, İzmir Özel... Hastanesi'nde tedavi bulunan tüm tedavi belgelerinin istenmesine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen... sayılı soruşturma dosyasının bir örneğinin incelenmek üzere istenmesine, davalı sigorta şirketinden poliçe asıllarının istenmesine,... plakalı plakalı aracın kaza tarihi itibariyle tüm tescil bilgilerinin celbi için ilgili Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacı müvekkili temsil ettiğimizden ötürü tarafımız lehine arabuluculuk vekalet ücretinin de hükmedilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. " şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Davacı taraf, müvekkil şirkete eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK Madde 97 uyarınca haksız olarak ikame edilen işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından sigorta şirketine yapılan başvuruda, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun hazırlanmış Sağlık Kurulu Raporu ve ilgili diğer evraklar da yer almamaktadır. İşbu belgeler olmadan da maluliyet belirlemesi yapılması mümkün olmadığından tazminat hesabı ve dolayısıyla ödeme yapılması da mümkün olmamıştır. Davacının iddia olunan maluliyetinin, maluliyet oranına dair kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre uygun biçimde yetkili bir sağlık kurumundan alınan sağlık raporu ile kesin olarak tespit ettirilmiş olması gerekmektedir. Müvekkil şirkete eksik evrakla başvurulmuş olmasına karşın, bu husustaki eksiklikler giderilmeden dava açılmıştır. Eksik evrak ile yapılan başvuru usulüne uygun bir başvuru değildir. Bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekmektedir. Bu kapsamda öncelikle; davacının davasının, usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilip bu eksikliğin giderilmesinin istenmesine, aksi hâlde davanın usulden ret olacağının ihtarına karar verilmesini talep ederiz. HMK gereği davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerinin de davalılara tebliği gerekmektedir. Davalı olduğumuz işbu mahkemeniz dosyasına ilişkin olarak davacı delillerinin tarafımıza tebliği gerekmektedir. Delillerin tebliğinden sonra bu delillere karşı delil bildirme ve beyanda bulunma hakkımızı saklı tutarız. Aksi halde davanın usulden reddini talep ederiz. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sigorta poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına alır. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; poliçe nedeni ile sorumluluklar, davacının alacağını ispat etmesi kaydıyla azami teminat limiti olup teminat miktarı aşılamaz. Poliçe teminat limitleri muaccel borçlar olmayıp, ödenebilecek azami teminat limitini ifade etmektedir. Sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmayıp, sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığı ve bu nedenle, poliçe üzerinde azami teminat tutarının yazılmış olmasının, tamamının ödeneceği anlamını taşımadığı, sadece zarar tutarı açısından ödenebilecek üst sınırın ifade edildiği belirtilmelidir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil sigorta şirketinin ilgili poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti sakatlanma ve ölüm hallerinde 500.000,00-TL ile sınırlıdır. Müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuruna bağlı ve orantılıdır. Somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkil sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmamaktadır. Teminat limitlerini belirtmemiz davayı kabul anlamına gelmemektedir. Müvekkil şirkete yazı yazılarak söz konusu kaza nedeniyle davacıya veya diğer hak sahiplerine veya kurumlara yapılan ödemelerin sorularak poliçe limitinin belirlenmesi ve ödemelerin poliçe limitinden indirilmesi gerekmektedir. Sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası kabul edilemez. Dolayısıyla müvekkil şirketin poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. Mahkeme aksi kanaatte ise Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ederiz. Davacı taraf müvekkil şirketin sorumluluğunu iddia etmiş olsa da müvekkil şirket yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumludur. Davayı kabul anlamına gelmemek üzere kusur karşı araçta olduğundan şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır. Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; davaya konu kazada, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını belirtmekle birlikte; Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise kusur oranlarının belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ediyoruz. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesine sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi gerekmektedir. Mahkemenizce, davacının kazayla illiyet bağı bulunan gerçek maluliyet oranının tespiti hususunda inceleme yaptırılması gerekmektedir. Bu kapsamda; davacı tarafça iddia olunan maluliyetin ve oranının tespiti hususunda en geçerli değerlendirmenin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ederiz. Davacı; koruyucu tertibat, kask ve dizlik kullanmadığından zarara bizzat kendisi sebebiyet vermiştir. davacının kendi güvenliğini göz ardı ederek trafiğe koruyucu tertibatsız çıkması nedeniyle müterafik kusuru bulunmaktadır. kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının kazaya neden olan ve zararı doğuran kusurları, müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulmalıdır. Davacı..., KTK uyarınca da kullanılması zorunlu olan koruyucu ekipmanlarını kullanmamış ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla zarar sonucunun doğmasına yol açmıştır. KTK’nın 78. maddesine göre; 'belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur.' Motorsiklet sürücüsü davacı, koruyucu tertibat kullanmadan trafiğe çıkmış, can güvenliğini tehlikeye atarak öngörülebilecek kaza sonucunu umursamamış, zararın meydana gelmesinde etken olmuştur. İzah edilen nedenlerle; davacının müterafik kusuru bulunduğundan müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun doğması durumunda tazminat miktarından indirim yapılması gerekeceği muhakkaktır. Davacı...'ın kaza ve olumsuz neticelerinin meydana gelmesinde payı büyüktür. Bu durumda kusur oranının tespitinde ve dahi 2918 sayılı kanunun 86. Maddesinin uygulanması göz önünde bulundurularak müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu olayda hatır taşıması olduğunun kabulü ile işbu hususun bir indirim sebebi olarak göz önünde bulundurulması gerekir. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, maluliyet tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınmalıdır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca genel şartlar ile belirlenen TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınmalıdır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla; gerçek zararın tespiti adına davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından veya aile ve sosyal hizmetler bakanlığı ile çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespiti gerekmektedir. Davacı tarafın yoksun kaldığı gerçek zarar miktarının tespiti ve ileride doğabilecek rücu talepleri açısından; davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından (BAĞ-KUR , SSK, EMEKLİ SANDIĞI vs.) veya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından herhangi bir ödenek verilip verilmediğinin ve maaş bağlanıp bağlanmadığının; bağlandı ise miktarının da araştırılması gerekmektedir. İlgili hususların tespiti ve değerlendirilmesi yapılmadan gerçek zarar miktarının tespit edilemeyeceği kabul edilmelidir. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu işgöremezlik tazminatının hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerekmektedir. Soruşturma veya kovuşturma dosyası kapsamında taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı, sağlandı ise şartlarının ne olduğu hususlarının sorulmasını talep ederiz. Kabul anlamına gelmemek üzere; müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmamış olup başvuru tarihinden itibaren işleyecek şekilde faiz talebinde bulunulmasının kabulü mümkün değildir. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın müvekkil şirket yönünden başvuru tarihinden itibaren avans faizi talep etmesinin kabulü mümkün değildir. Tazminat yönünden faiz başlangıç tarihi, güncel aktüer hesabının yapıldığı tarihten itibaren başlayacaktır. Sayın Mahkemece yaptırılacak aktüer bilirkişi hesabı, başvuru tarihine göre değil en güncel hâli ile yapılacağından faiz başlangıç tarihi de aktüer hesaplamasının yapıldığı tarihten itibaren yapılacaktır. Yoksa hem güncel hesap yapılıp, hem de geçmiş dönem için ayrıca faiz işletilmesi, faize faiz yürütmek olacağından kabulü mümkün değildir.Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi hâlde bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesine, mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise; uzlaşma olup olmadığının tespiti için soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbine, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumuna ilişkin rapor alınmasına, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinden rapor alınmasına, aktüer bilirkişiden tazminat hesabına ilişkin rapor alınmasına, SGK'ya müzekkere yazılarak davacı tarafa gelir bağlanıp bağlanmadığı ya da rücuya tabi başkaca bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına müzekkere yazılarak davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekâlet ücretine karar verilmemesine; yargılama gideri ve vekâlet ücretimizin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talepte bulunduğu görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan kalıcı işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 24/11/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı motosiklette yolcu olup, davalı... plakalı kamyonetin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava vekilinin 26/09/2023 tarihli dilekçesinin ekinde yer alan belgeye göre (e-mail) davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan... plakalı araç 08.04.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 24/11/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kaleminden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır. KUSUR YÖNÜNDEN; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 08/12/2023 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre;"Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)-Sürücü ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, B)-Sürücü ...’nın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. "şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan kusura ilişkin rapor kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve aynı maddi vakıaya ilişkin yargılama yapan İzmir ... ASCM' nin... Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan kusura ilişkin rapor ile de çelişki içermediğinden ve kaza anını gösterir video görüntüsü izlenerek hazırlandığından rapor hükme esas alınmıştır. MALULİYET ORANINA YÖNELİK Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 03/12/2024 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "24.11.2022 tarihinde motosiklet kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen... Ve ... oğlu,... doğumlu...'ın olayla ilgili tıbbi belgeleri incelendi. 25.03.2024 tarihinde anabilim dalımızda hastadan olayın öyküsü alınıp muayenesi yapıldı. Tarafımızca Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalından istenilen konsültasyona, Tarafımızca Nöroloji Anabilim Dalından istenilen konsültasyona verilen 14.05.2024 tarih ve ...sayılı ve Tarafımızca Göz Hastalıkları Anabilim Dalından istenilen konsültasyona verilen 26.09.2024 tarih ve ...sayılı yanıtlar değerlendirildi. Eldeki tıbbi bulgular ve muayene bulguları birlikte değerlendirildiğinde; a) 24.11.2022 tarihli motosiklet kazası ile hastanın sekelleri arasında illiyet bağı bulunduğu, b) Kişinin belirtilen sekelleri 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" İçin düzenlenen cetvelin özel gereksinim gerektiren hastalıklara yönelik kılavuz içermesi ve ilgili yaralanmaların yönetmelikte tam karşılığı olmaması ve kişinin muayene tarihinde 18 yaşın üzerinde oluşu dikkate alındığında 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında değerlendiriliğinde; kişinin engel oranının %5 (beş) olduğu, c) Geçici iş göremezlik süresi (istirahat/iyileşme süresi), kontüzyoserebri nedeniyle; Adli Tıp Uzmanları Derneği Maluliyet Çalışma Grubu çalışmaları ile tamamlanan tıbbi iyileşme sürelerini gösteren listeye göre 360 (üçyüzaltmış) gün olduğu, ancak hastanın iyileşme süresi bu süreden uzun ise tıbbi kayıtlar ile (Hekim/sağlık kurulu raporları) belgelenmek şartıyla bu sürenin de alınabileceği, d) Hastanın arızaları nedeniyle mutad iştigaline (kişinin temizlik, yıkanma, tuvalet vb. işleri) engel teşkil eden 45 (kırkbeş) gün süreyle bir başkasının (bakıcı) sürekli bakımına muhtaç olduğu tıbbi kanaatine varıldı."şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Yargıtay ... H.D.' nin ...Karar sayılı emsal bozma ilamı nazara alındığında; -çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in uygulanma imkanının olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği görüldüğünden ve mahkememize sunulan raporda da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulandığı anlaşıldığından sunulan rapor hükme esas alınmıştır. ZARAR KALEMİNİN HESAPLANMASI İÇİN Aktüer bilirkişiden alınan 21/07/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Dosya içinde mevcut veriler ile 24.11.2022 tarihinde... plakalı araç,... plakalı motorsiklet arasında maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, Kazaya dair dosyada ADALET BAKANLIĞI Adli Tıp Kurumu 08.12.2023 tarihli...sayılı KUSUR RAPORUNDA, 24.11.2022 tarihli trafik kazasında *... plakalı araç sürücüsü ...'ın %85 kusurlu olduğu, *... plakalı motorsiklet sürücüsü ...'nın %15 kusurlu olduğu, * Yolcu ...ın kasksız olduğu tespit edildiği, İş bu kazada... plakalı motorsiklet arkasında yolcu olarak bulunan davacı...'ın yaralandığı, eldeki davada iş bu yaralanma nedeniyle davacı yanda meydana KALICI MALULİYET zararının hesaplanması bakımından resen bilirkişi seçilmekle; Davacı... ile ilgili olarak kazandırılan, * Dokuz Eylül Üniversitesi'nin 03.12.2024 tarihli ve ... sayılı Raporunda davacının Çocuklar İçin Özel gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik / Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak *Kişinin engellilik oranının % 5 *Geçici iş göremezlik süresinin 360 gün olduğu *Hastanın arızaları nedeniyle mutad işgaline 45 gün süreyle bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu tespiti yapıldığı, Taraflar arasında varlığı ihtilafsız olduğu üzere, kazaya karışan... plakalı araç kaza tarihinde 26.09.2022-2023 tarihleri arasında geçerli... numaralı poliçe ile davalı...SİGORTA ŞİRKETİ tarafından Trafik (ZMM) sigortası teminat örüntüsüne alındığı, 24.11.2022 kaza tarihinde ZMM Sigortası Genel Şartları, Yargıtay ve BAM kararlarındaki işaretler çerçevesinde KALICI İŞ GÖREMEZLİK zararları için 1.000.000 TL sına kadar teminat limiti verildiği, DAVACININ, Davalının sigortalısı araç sürücüsünün %85 kusur oranına göre, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, 360 gün geçici iş göremez kaldığı dönemden sonraki, asgari ücret üzerinden KALICI İŞGÖREMEZLİK ZararınınKalıcı iş göremezlik dönemde maluliyet zararı Bilinen aktif dönemde 20.622,90.-TLBilinmeyen aktif dönemde 447.177,47.-TL Bilinmeyen pasif dönemde 158.766,79.-TL 626.567,16.-TL hesap edildiği, Tespit edilen işbu 626.567,16.-TL'sı kalıcı iş göremezlik dönemdeki zararının 1.000.000.-TL sı teminat limiti içinde kaldığı KTK m.85 ve BK m.49 hükümleri gereği araç işleteni ve araç sürücüsü olay tarihinden itibaren zarardan sorumluluğu işaret edildiği. Sigorta şirketi bakımından KTK m. 99 gereği ve KZMSS B.2 “Tazminat ve giderlerin ödenmesi” hükümleri gereği, sigortacı, kazaya ilişkin tespit tutanağının yada bilirkişi raporunun sigortacıya ulaştığı tarihten itibaren 8 iş günü içinde hak sahiplerine ödeme mükellefiyeti içinde olduğu hükme nazara alınarak, sigorta şirketine 14.02.2023 tarihinde müracaat edilmiş olup 8 iş günü sonrası 27.02.2023 tarihinde isabet ettiği, Yapılan tespitleri içerir rapor hukuki değerlendirme ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımla arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizce aldırılan raporda bilirkişi tarafından bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas 2021/34 Karar sayılı İlamı) ile hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14/01/2021 tarih ve 2019/3292 Esas 2021/1848 Karar sayılı ilamı) asgari ücret ve davacının kaza tarihinde ki yaşı (18 yaşını doldurmadığından hesaplama kaza tarihinden başlatılmamıştır.) baz alınarak ve mahkememiz ara kararını karşılar nitelikte hesaplama yapıldığından hükme esas alınmıştır. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile 501.253,728 TL' nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesine karşı sunduğu dilekçe de zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği, belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda arttırılan miktar yönünden de dava tarihi itibari ile zamanaşımının kesileceği, bedensel zararlara ilişkin uzatılmış ceza zamanının uygulanması gerektiği bu hali ile 24/11/2022 tarihinde yaşanan trafik kazasına ilişkin 11/03/2023 tarihinde ikame edilen davada zamanaşımı süresinin dolmadığı görülmekle zamanaşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde hatır taşımasına yönelik savunmada bulunduğundan bu savunma ve müterafik kusur resen inceleneceğinden (Yargıtay 4. H.D. 2022/105 Esas, 2022/11099Karar) dosya sunulan ve toplanan deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir. Dosya arasında yer alan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma ve kovuşturma dosyasında dava dışı sürücü ile davacı arasında menfaat yönünden kesin kanaat getirici bir delil bulunmadığı, tarafların salt arkadaş olmalarının hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını gerekli kılmayacağı kanaatine varılarak hatır indirimi yönünden yapılan itirazın reddi gerekirken mahkememizce sehven bu yönde indirim yapıldığı hükme eklenmiştir. Müterafik kusur yönünden yapılan inceleme de ise davacının kask takmadığı sabit olup, mevcut yaranlamanın da baş bölgesinden olduğu görülmekle müterafik kusura ilişkin mahkememizce %20 oranında indirim yapılması gerekmiştir. Hüküm bölümüne bu yönde indirim yapıldığının yazılması gerekirken sehven hatır indiriminin uygulandığı belirtilmiştir. Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceği göz önüne alınarak mahkememizce hesaplama yapılmıştır. Somut olayda; 24/11/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi, dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün sürücünün %85 oranın kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyetinin %5 olduğu sabit olmakla zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişisi mahkememiz ara kararına uygun, kusur oranları da nazara alınarak hesaplama yapmış olduğundan müterafik kusur durumu da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu itibaren itibaren zarar veren araç kamyonet olduğundan avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; - 400.922,9824 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti (1.000.000,00 TL sakatlık) ile sınırlı olmak üzere) 27/02/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin hatır taşıması nedeniyle reddine, 2-Alınması gereken 27.387,04 TL karar ve ilam harcının yatan 1.891,90 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 25.495,14 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.891,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 325,25 TL posta ve diğer giderler ile 11.250,00 TL bilirkişi masrafı, ATK fatura bedeli ve maluliyet muayene ücreti olmak üzere toplam 13.647,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 64.147,68 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim... e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir (HMK 304. M.) dosya kapsamı incelendiğinde; "11-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; - 400.922,9824 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti (1.000.000,00 TL sakatlık) ile sınırlı olmak üzere) 27/02/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin hatır taşıması nedeniyle reddine," şeklinde hükmün kurulduğu, Dosya arasında yer alan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma ve kovuşturma dosyasında dava dışı sürücü ile davacı arasında menfaat yönünden kesin kanaat getirici bir delil bulunmadığı, tarafların salt arkadaş olmalarının hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını gerekli kılmayacağı kanaatine varılarak hatır indirimi yönünden yapılan itirazın reddi gerekirken mahkememizce sehven bu yönde indirim yapıldığı hükme eklenmiştir. Müterafik kusur yönünden yapılan inceleme de ise davacının kask takmadığı sabit olup, mevcut yaranlamanın da baş bölgesinden olduğu görülmekle müterafik kusura ilişkin mahkememizce %20 oranında indirim yapılması gerekmiştir. Hüküm bölümüne bu yönde indirim yapıldığının yazılması gerekirken sehven hatır indiriminin uygulandığının yazılı olduğu görüldüğünden hükmün resen tashihi yoluna gidilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Mahkememizin 18/11/2025 tarih ...irinci bendinde yer alan; "1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; - 400.922,9824 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti (1.000.000,00 TL sakatlık) ile sınırlı olmak üzere) 27/02/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin müterafik kusur nedeniyle reddine," şeklinde TASHİHİNE, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/12/2025 Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır