Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1310 E. 2024/1310 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1310
- Karar No
- 2024/1310
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1310 - 2025/1576 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1310 KARAR NO : 2025/1576
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2024 NUMARASI : 2023/631 Esas - 2024/396 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/12/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/05/2022 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin, sağa virajlı yola yüksek hızla giriş yapması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solunda bulunan bariyerlere çarpması, aracın darbenin etkisi ile takla atarak yoldan çıkması sonucu ağır şekilde yaralanan müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalmış olup bakıcı ihtiyacı doğduğunu, dava konusu trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş.'nin teminatı kapsamında olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, dava konusu trafik kazası sebebiyle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/23290 Sor. sayılı dosyası kapsamında savcılık soruşturması yürütüldüğünü belirterek, belirsiz alacak davası olarak kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 250.000-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00-TL olmak üzere toplam 250.200-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep etmiş, talep artırımı ile 19.881,59-TL geçici iş göremezlik, 500.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 5.004,00-TL geçici bakıcı gideri tazminatı istenmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur itirazında bulunduklarını, dava konusu kazada davacının emniyet kemeri takmadığı tespit edilse dahi müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ifade tutanaklarında araç sürücüsü ve davacının arkadaş olduklarının açıkça ifade edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazada, sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçe genel şartları uyarınca davacının talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararından sorumluluğu bulunmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talep etmişse de müvekkili sigorta şirketinin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 09.05.2022 tarihinde dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalan ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarparak takla attığı, kendisi ile birlikte araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın kazada yaralandığı, dava dışı sürücüsü ...’un, %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacıda %11 oranında sürekli işgöremezlik oluştuğu, geçici işgöremezlik süresinin 4 ay olduğu, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucunda davacının geçici işgöremezlik zararının 19.881,59 TL olduğu, kalıcı işgöremezlik zararının 869.140,12 TL olduğu, ancak kaza tarihinde (09.05.2022) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma klozu teminat limit tutarının 500.000,00-TL olduğu ve geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 5.004,00 TL olduğu, temerrüdün 05/05/2023 tarihinde oluştuğu, kazaya konu aracın hususi nitelikte olduğu görüldüğünden yasal faiz uygulanması gerektiği, davacının emniyet kemeri takıp takmadığı konusunda delil bulunmadığı, başkaca da indirim sebebi bulunmadığından hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı anlaşıldığından; “ Davanın kabulü ile; 19.881,59-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 500.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 5.004,00-TL geçici bakıcı gideri tazminatının 05/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine...” karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının "epilepsi nöbeti olmayan ancak geçirme riski bulunan" nedeniyle %5 oran verilmesinin, davacıda nöbet öyküsü ve 1 aylık süreç dışında epilepsi ilacı kullanmadığı nazara alındığında hatalı olduğunu ayrıca bu raporun Yönetmelik gereği 7 kişilik heyet tarafından tanzim edilmesi gerektiğini ve son durum Üroloji muayenesinin yapılarak maluliyet konusunda rapor alınması gerektiğini, yine davacı ...'ın karakol ifadesinde; "Çankaya istikametine doğru gidiyorduk. Ben aracın arka koltuğunda oturuyordum. Daha sonra aracın kaydığını ve sol bariyere vurduğunu hissettim, daha sonra araçtan fırlamışım." şeklinde beyanından anlaşıldığı üzere davacının emniyet kemeri takmadığını ve kazaya bağlı olarak araçtan fırladığını, bu nedenle müterafık kusur indirimi gerektiğini ayrıca hatır taşıması indirimi de yapılması gerektiğini, hesap raporunda Progresif Rant Yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, davalı şirkete eksik evrak ile başvuru yapıldığını, öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini en azından dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, vekalet ücreti ve harç hesabında hata yapıldığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davadan önce davalı sigortaya başvuru dava şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Maluliyet raporuna yönelik istinaf yönünden; Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak rapor alınması gerekmektedir. Somut olayda; Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan, “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre alınan raporun davacı muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları incelenerek sonuç olarak “..i) Sinir Sistemi — Epilepsi — “7- Nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olan” maddesine göre %5 olduğu,…” tespiti yapılarak ve ek olarak - Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları, Sol omuz hareket kısıtı nedeniyle %1, İntermitan sistitizm semptomları, normal mesane fonksiyonları nedeniyle %5, baltazard formülüne göre %11 olduğu sürekli maluliyeti olduğunun belirtildiği görülmüşse de davacının muayene sırasında “… beyin kanaması için takip edildiğini, nöbet geçirmediğini, 1 ay nöbet için ilaç kullandığını, … unutkanlığı ve hafıza kaybı olmadığını, sadece kaza döneminde birkaç gün unutkanlığı olduğunu, psikiyatrik başvurusu olmadığını..” belirttiği, rapor içeriğinden de, davacıdaki “Nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar” tespiti ile dava konusu kaza arasındaki illiyet bağının ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde açıklanmadığı, yine davacıda “İntermitan sistitizm semptomları, normal mesane fonksiyonları” arızası nedeniyle %5 maluliyet oranı olduğu belirtilmişse de bu arızanın da kaza ile arasındaki illiyet bağının ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde açıklanmadığı, maluliyet raporunun bu haliyle hükme esas alınamayacağı sonucuna varılmış, bu konuda davacıda geliştiği iddia edilen bu arazlar ile kaza arasında, tereddütsüz illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, davalının itirazları da değerlendirilerek, gerektiğinde Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlarda deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, davalının buna yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. Müterafik kusur ve hatır indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf yönünden; 6098 sayılı TBK 51. maddesinde, hâkimin, tazminatın kapsamını, ödenme biçimini derecesini, durumunun gereği ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; 52. maddesinde, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği hükümleri yer almaktadır. Müterafik kusura ilişkin yasal düzenlemeler gereği, zarar görenin ortak kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması kabul edilmiş olmakla birlikte; bu sebeple tazminattan indirim yapılabilmesi için, zarar görenin ortak kusurunun bulunması yeterli olmayıp, bu ortak kusurun doğan zarar ile uygun illiyet bağı içinde olması gerekir. Zarar gören için kusur teşkil edebilen durum, eğer zararın doğumu ya da artması bakımından hiçbir illiyet değeri taşımıyorsa, artık müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması olasılığı kalmayacaktır. Yine; hatır taşıması konusunda ise, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 87. maddesine göre, "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir. Hatır için taşımanın söz konusu olabilmesi için, işletenin taşımak üzere araca aldığı yolcudan karşı edim alabilecekken yolcunun hatırı için veya iyilik yapma düşüncesi ile karşı edimi almayıp yolcuyu bedelsiz taşıması gerekmektedir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Ancak taşımada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat Miktarının Tayini" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, TBK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından söz edebilmek için, ölenin veya malul kalan kişinin karşılıksız taşınmış olması ve taşımanın taşınanın yararına olması gerekir. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde, taşımanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır. Yapılacak hatır indiriminden de sadece hatır için taşıyan tarafın yararlanması gerekmektedir. Hatır taşıması ile ilgisi bulunmayan diğer araç sürücüsü, maliki ve sigortacısı olan davalılar hatır indiriminden yararlanamaz. Diğer taraftan, yakın akrabalık bağının bulunduğu hallerde ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde bulunduğundan, yerleşmiş yargısal içtihatlara göre böyle bir taşıma hatır taşıması niteliğinde sayılmadığından, belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılamaz Somut olayda, davacının hazırlıktaki ifadesinde; “… araçta sol arka koltukta oturuyordum… araçtan fırlamışım…” şeklindeki beyanı ile yine hazırlık ifadelerinde sigortalı araçta bulunanların arkadaş olduklarını beyan etmeleri nazara alındığında davacının emniyet kemeri takmadığı ve kaza nedeniyle araçtan fırladığı ve sigortalı araç sürücüsü ile davacının arkadaş oldukları gözetildiğinden tazminattan müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu indirimler yapılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre bizzat muayene edilmek suretiyle kazadan sonra oluştuğu belirtilen epilepsi geçirme riski nedeniyle tedavi görüp görmediği, yine İntermitan sistitizm nedeniyle tedavi görüp görmediği araştırılıp, Yönetmelikte “Uygun ve yeterli tedavi altında” ibaresi mevcut olup bu tanılar üzerinden engel oranı tayini yapılabilmesi için başvuranın Nöroloji ve Üroloji birimlerine sevki sağlanarak ayrıntılı Nörolojik ve Ürolojik muayenesinin yaptırılması, epilepsi ve üroloji açısından güncel muayene bulguları içerir konsültasyon muayenesi veya durum bildirir raporu alınması, başvuranın taburculuk sonrası döneme ait Medula ilaç dökümleri, ilaç raporlarının ve poliklinik kontrol muayene notlarının rapora eklenmesi gerektiğinin gözetilmesi, belirtilen rahatsızlıkların ömür boyu sürüp sürmeyeceği ve aynı oranda kalıp kalmayacağı, sürekli değilse ne kadar süre devam edeceğinin tespiti için gerekçeli, denetime elverişli Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınıp (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 06.05.2025 tarih ve 2025/4011 Esas, 2025/7173 Karar sayılı ilamı) sonucuna göre ve yine hatır ile müterafık kusur indirimi de yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 03/07/2024 tarihli, 2023/631 Esas – 2024/396 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2024/68123 Esas sayılı dosyasına yatırılan 910.000,00 TL teminatın yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.