İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/508 E. 2025/947 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/508
Karar No
2025/947
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/508 KARAR NO : 2025/947

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/06/2025 KARAR TARİHİ : 02/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---- 07/03/2022 tarihinde yolcu olarak bulunduğu ------plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını, bu kaza neticesinde müvekkilinin belinde iki kırık oluşmuş ve alnına 10 dikiş atıldığını, yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen bu kazada müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan ----- plaka sayılı araç birinci sırada gösterili davalı sigorta şirketi nezdinde ------ poliçe, ------- acente numaralı 30/11/2022 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle kayıtlı olduğunu, Poliçe kapsamında müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının karşılanması için 20/06/2022 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu ancak müvekkilinin zararının karşılanmadığını, kaza neticesinin -----. Asliye Ceza Mahkemesinde ------ Esas sayılı dosya ile açılan ceza davasında üçüncü sırada gösterili davalının Adli Para Cezası İle cezalandırılmasına karar verilerek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiğini, ceza yargılaması sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ------ Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17/01/2024 tarihli raporu ile yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin belirli mesafeden ilk bakışta dikkat çekmesi nedeniyle yüzde sabit iz niteliğinde olduğu değerlendirildiğini, müvekkilinin maddi zararının tam olarak belirlenememesi nedeni ile HMK 107 maddesi uyarınca şimdilik 100 TL maddi tazminatın birinci sırada gösterili davalının sorumluluğunun poliçe kapsamı ile sınırlı olarak olarak tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin bu kaza sebebi ile manevi olarak derin bir ızdırap ve elem yaşadığını, ayrıca yüzde sabit iz ve belinde oluşan kırıklar sebebi ile sosyal hayatta büyük zorluklar yaşadığını, bu sebeple yaşadığı manevi zararın giderilmesi gerekeceği kanaatinde olduklarını, manevi olarak 200.000 TL tazminatın iki ve üçüncü sırada gösterili davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacı müvekkiline verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin bu kaza sonucu maddi ve manevi zararları karşılanmaması ve arabuluculuk aşamasında da bir sonuç alınamaması nedeniyle işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını beyan ederek, HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz olan maddi tazminat taleplerimiz için şimdilik 1.000 TL tutarın sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin yüzde sabit iz ve belinde oluşan kırıklar sebebi ile yaşadığı manevi zarar nedeni ile 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ikinci ve üçüncü sırada gösterili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava ticari davalardan olup arabuluculuk müessesesi 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı olduğundan ve davacının kanuna ve usule uygun olarak zorunlu arabulucuya başvurmamış olmasından dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı işbu davayı her ne kadar müvekkiline karşı açmış olsa da aracın işletme sahibi----- adi ortaklığı olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu ve kusuru olduğunu kabul etmemek kaydıyla davacı işbu davasını müvekkillerin oluşturduğu adi ortaklığa yöneltmesi gerekirken davanın sadece müvekkil---- yöneltmesinin hatalı olup husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili ile ----. arasında----- poliçe numaralı 30.11.2021/2022 tarihleri arasında teminat altına alan Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ------ plakalı araç için poliçe akdi imzalandığını, Türk Ticaret Kanunumuzun 1409. maddesi de açıkça "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur." demektedir. ayrıca ----- sorumluluğu sadece bahse konu poliçe ile olmayıp ayrıca genişletilmiş ------ nolu kasko poliçesi ile de sorumluluğu haiz olduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya konu olayda araç sürücüsünün ve müvekkilinin herhangi bir kusuru söz konusu olmayıp davacının talep ettiği tazminat kalemlerinden de sorumlu olmadığını, davacının manevi tazminat taleplerinin günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan maluliyete uygun olmadığını, asla kabul ve ikrar etmemekle birlikte müvekkiline bir kusur izafesi halinde bile istenilen tazminat miktarının fahiş ve nedensiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz isteminin hukuka aykırı olup itiraz ettiklerini beyan ederek davacı tarafından haksız ve mesnetsiz iddialarla huzurda ikame edilen işbu davanın ve talep edilen tüm tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle tazminat istemine ilişkindir.Mahkememiz 02/12/2025 tarihli duruşmasında davacının sigorta şirketi yönünden feragat ettiği anlaşılarak davalı ----- Yönünden davanın tefrik edilmesine karar verildiği, dosyanın tefrik edilerek Mahkememiz ---- Esasına kayıt edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, araç tescil bilgileri, ---- Asliye Ceza Mahkemesi ------ Esas sayılı dosyasının UYAP sureti ve hasar dosyası incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Davalı ------ vefat ettiği anlaşılmakla davacı vekili tarafından mirasçılık belgesi sunulduğu anlaşılmış ve davaya dahil edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; Uyap'tan yapılan sorgulamada davacının ve davalı ------ mirasçılarının potansiyel mükellef olduğu, olayında iki tarafın ticari işletmesi ile ilgisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu anlamda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4/1'de düzenlenen nispi; m.4/1-a ve m.4/1-f hükümleri arasında ön görülen mutlak ticari dava kurallarının uygulanması söz konusu değildir. Yargısal uygulamalar, bu konuda yerleşiktir. (Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin; -----BAM ---- HD. ---- esas, ------ sayılı kararları). Açıklanan nedenlerle, davanın genel görevli bulunan Asliyle Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, Dair, davacı ve davalı ---- vekilinin, davalı ------ yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/508, K. 2025/947, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-508-e-2025-947-k-5c00739ff0b9