İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/608 E. 2025/817 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/608
Karar No
2025/817
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/608 Esas KARAR NO :2025/817

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/08/2025 KARAR TARİHİ:28/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalıya Ocak, Şubat ve Mart 2025 aylarına ilişkin olmak üzere düzenli şekilde aktüeryal danışmanlık hizmeti sunulduğunu, her ay sonunda bu hizmete karşılık serbest meslek makbuzları kesilerek düzenli olarak elektronik ortamda iletildiğini, müvekkili tarafından sunulan danışmanlık hizmetlerine ilişkin alacağın tahsili amacıyla, davalı aleyhine .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasında, toplam 164.928,64 TL bedelli genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatılmış düzenlenen ödeme emri 24.06.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, takip dayanağını oluşturan alacak, müvekkili tarafından davalıya ifa edilen aktüeryal danışmanlık hizmetine ilişkin olup, her bir dönem sonunda düzenlenmiş serbest meslek makbuzlarıyla açıkça belgelendirildiğini, ...@... e -posta adresinden müvekkiline gönderilen yazışmada davaya konu makbuzlara atfen ilk iki makbuzu ödemeleri sonrasında Mart 2025 makbuzunu kesmesi rica edildiğini, bu da alacağın mevcut olduğunun ikrarı olduğunu, müvekkilinin, bu hizmet karşılığı alacağını tahsil amacıyla .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasında başlattığı genel haciz yolu ile ilamsız takibe, davalı yasal süresi içinde itiraz etmiş ve bu itiraz neticesinde takip durduğunu, taraflar arasında İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/... sayılı (Arabuluculuk Daire Başkanlığı Dosya No 2025/...) sayılı zorunlu arabuluculuk süreci de anlaşmama ile sonuçlandığını, davalının borca ilişkin herhangi bir somut ve hukuken geçerli itiraz nedeni bulunmamakta olup, yapılan itiraz açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira davacı tarafından sunulan aktüeryal danışmanlık hizmeti karşılığında düzenli olarak her ay fatura yerine geçen serbest meslek makbuzları kesildiğini, danışmanlık hizmeti fiilen yerine getirildiğini, .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasındaki takibin devamına, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın 159.131,25TL'lik kısmının iptaline, davalının haksız itirazı nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf, dava dilekçesinde müvekkilimize danışmanlık hizmeti sunduğunu, bu kapsamda düzenlemiş oldukları faturaların davalı şirkete iletildiğini ancak bu faturaların karşılığında herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ettiğini, davacının iddiasının aksine, müvekkili şirkete sağlamakla yükümlü olduğu danışmanlık hizmetinin sözleşmeye uygun şekilde sağlanıp sağlanmadığı hususu kesin delillerle ispat edilemediğini, huzurdaki dosyada davacı tarafından her ne kadar icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de yukarıda detaylı şekilde açıklamış olduğumuz gerekçeler doğrultusunda müvekkil şirketin sorumluluk kapsamının ve yükümlülüklerinin belirlenebilmesi için yargılamaya ihtiyaç duyulduğunu, zira davacının talebi, sözleşme gereği yapmakla yükümlü oldukları edimi ifa edip etmediğini, sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı gibi hususlar değerlendirilmeye muhtaçtır. haksız ve hukuka aykırı olarak kötü niyetli bir şekilde ikame edilen işbu itirazın iptali davasının reddine, davacının alacak iddiası yargılamaya muhtaç olup likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine, kötü niyetli bir şekilde ikame edilen huzurdaki davada davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın; .... İcra Dairesi ... takip sayılı dosyasında itirazın iptali davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosya (celbini talep ederiz), Serbest meslek makbuzları, bilirkişi, tanık, e - posta yazışmaları, ticari defterler, vergi dairesi kayıtları, banka hesap hareketleri, yemin ve her türlü yasal delile dayanmıştır. .... İcra Dairesi ... esas sayılı takip dosyası celp edilerek incelenmiştir. Alacaklı ... ... borçlusunun ... ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine 13/06/2025 tarihinde 164.928,64-TL alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, borçlunun icra takibine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davalının gerçek kişi tacir kaydı olup olmadığı ile ilgili ...Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı, müzekkere cevabı incelendiğinde tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Davacının hangi esasa göre defter tuttuğu, ikinci sınıf tacir(esnaf) olup olmadığı, eğer ikinci sınıf tacir(esnaf) ise ve işletme defteri tutuyor ise; VUK'un 177/2 fıkrasında düzenlenen hadlere göre, davacının faaliyetinin esnaf faaliyet sınırını aşıp aşmadığının tespiti bakımından Beykoz Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, gelen müzekkere cevabı incelendiğinde, .... Sınıf tacir olmadığı, serbest meslek kazanç defteri beyan bildirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) 4. maddesinin birinci fıkrası; "(...) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./l.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkmdaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, fınansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K/l.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. " düzenlemesi mevcuttur. Yasanın mevcut düzenlemesi kapsamında oluşturulan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.06.2020 tarih ve 2019/4-231 Esas - 2020/487 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/.... maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m. 99), İcra ve İflas Kanunu (m. 154), Finansal Kiralama Kanunu (m. 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m. 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. TTK'nın 4/.... bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1 maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak, mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi; “(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari (Değişik ibare: 26/06/2012-6335 S.K/2.md.) davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (3) (Değişik fıkra:26/06/2012-6335 S.K./2.md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükümlerini havidir. Somut olayda, davanın niteliğine göre mutlak ticari dava olmadığı tespit edilmekle beraber, mahkemece davanın nispi dava niteliğinde olup olmadığının tespiti için davacıAlper ... hakkında... Vergi Dairesine ve ...Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarına göre davacının tacir olmadığı, ayrıca davacının serbest meslek kazancı elde ettiği ve serbest meslek kazanç defteri tutmuş olmasının tacir sayılması için yeterli olmadığı da anlaşılmakla davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden aşagıdaki şekilde karar verilmiştir. (İstanbul BAM 57. HD' NİN 02/09/2025 tarih 2025/1058 E. 2025/1534 K.) HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)İş bu davayı görmeye Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dava dilekçesinin HMK 114/(1)-c 115/(2) Maddeler uyarınca GÖREVSİZLİK nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20 madde uyarınca dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde yetkili ve görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE , 3-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine, Dair Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda ; tarafların gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 28/11/2025

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/608, K. 2025/817, T. 28.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-608-e-2025-817-k-3c8cec466f69