İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/406 E. 2025/834 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/406
- Karar No
- 2025/834
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/406 Esas KARAR NO : 2025/834 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/05/2025 KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil ile davalı işveren şirket arasında 17/10/2024 tarihli taşeronluk sözleşmesi uyarınca -------Hastanesi binası ince işler yapımına dair sözleşme imzalandığını, sözleşme neticesinde müvekkilinin üstlenmiş olduğu işi davalı tarafın işi bırak dediği tarihe kadar sözleşmeye uygun bir biçimde yerine getirdiğini, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin işi bırakın demesi neticesinde taşeronluk ilişkisinin sona erdiğini, davalı tarafça müvekkile yapılan tüm ödemelerin düzensiz ve farklı şahısların hesabından eksik şekilde yahut da ''borç'' açıklaması yazılarak sözleşmeye aykırı şekilde yapıldığını, müvekkilin sözleşmeden doğan alacağının tazmini amacıyla zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da davalı arabuluculuk yolunda da tazmini kabul etmediğini, fazlaya ilişkin hak ve talepleri ile dava değerini belirleme hakları saklı kalmak kaydıyla kısmı dava kapsamında alacağın tahsili ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tam bir taşeronluk sözleşmesi olmadığını, davacının müvekkili şirkette sigortalı olarak çalıştığını, davacı tarafından 17.10.2024 tarihli sözleşme dayanak olarak gösterilip işbu dava açılmış ise de; davacı ile müvekkil şirket arasındaki uyuşmazlık 6102 sayılı TTK kapsamında değil, davacının müvekkil şirket nezdinde sigortalı işçi olması sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca çözümlenmesi gerektiğini, davacının herhangi bir tacir ya da esnaf kaydının olmadığını, işbu davanın ticaret mahkemelerinin görev alanında olmadığını, davacının ikame ettiği işbu dava ve 17.10.2024 tarihli sözleşmeden kaynaklı tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın ve taleplerin öncelikle usulden reddine, Mahkememiz aksi kanaatte ise de; esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, taraflar arasında taşeronluk ilişkisi bulunduğu iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.Dava öncelikli olarak görev dava şartı yönünden değerlendirilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 5. maddesinde;"(1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b)İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere ------- veya ------- taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar. " şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; davacının davalının taşeronu olarak davalıdan alacağının bulunduğu iddiası ile eldeki davanın açıldığı, ancak UYAP kayıtlarından yapılan incelemede davacının taşeronluk sözleşmesi tarihinde davalı firmanın sigortalı çalışanı olduğu, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, davalının işçisi olduğunun sabit olduğu, dosyaya sunulan ihtiyari arabuluculuk tutanağı içeriği gözetildiğinde taraflar arasında borç / alacak ilişkisinin bulunduğu, 7036 Sayılı Kanun, 6102 Sayılı Kanundan sonra yürürlüğe girmiş olup, 6102 Sayılı Kanuna göre özel ve yeni kanun niteliğinde bulunduğu, bu nedenle Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yer alan "aksine hüküm bulunmadıkça " ibaresinin karşılığı çıkarılan yasa olduğu, taraflar arasındaki ilişki gözetildiğinde davaya iş mahkemelerinin bakması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin ---------- İŞ MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli ---------- İŞ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025