İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/505 E. 2025/881 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/505
Karar No
2025/881
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/505 Esas KARAR NO: 2025/881 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2024 KARAR TARİHİ: 14/11/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının malik olduğu ----- plakalı otomobilin --- tarihinde ----- ilçesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ana cadde üstünde seyir halinde ve sağa dönme hazırlığında iken emniyet şeridinde seyredip hız ve takip kurallarına da riayet etmeden araç kullanan davalı sigorta şirketine trafik sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı aracıyla çapması neticesinde hasarlandığını, kolluk tarafından tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında davacı içinde kusur tespiti yapılmış olduğundan ----- Tarafından tarafların %50 kusurlu oldukları kabul edilmiş ise de bu kusur durumunu kabul etmediklerini, taraflara eşit kusur tesis edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu; davacının aracında hasarından dolayı değer kaybı oluştuğunu, değer kaybının bu aşamada belirlenemeyip 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 107/f.1 maddesi kapsamında belirsiz olduğunu, araçta eksper raporuna göre 36.000 TL tutarlı hasar meydana geldiğini, tramer hasar kaydı oluştuğunu, aracın mezkur kazadan önce başka bir hasarının bulunmazken mezkur kaza sonucu sağ tarafındaki iki kapı ve marşpiyel sacının hasar alıp yoğun onarım gördüğünü değer kaybının buna göre rayiç değeri üzerinden reel değer kaybı olarak tespit edilmesinin gerektiğini, davalı sigorta şirketince davacıya 7.427,83 TL tutarlı ödemeyi karşılamadığını, arabuluculuk girişiminin sonuçsuz kaldığını; beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL değer kaybının kaza tarihi aksi halde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP: 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı vekili tarafından daha sonra verilen cevap dilekçesinde özetle davanın usulden veya esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- Maddi Hasarlı Kazası Tespit Tutanağı, --------Kayıtları, Hasar Dosyası ve Poliçe, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Bilirkişi Kusur ve Hasar/Değer kaybı raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava , maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi otomobilinde meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkin olarak açılan belirsiz alacak davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; kaldırma kararı sonrası yeniden tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi ------ maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve ----- uygulamalarına kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. ----- Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olayda; 10/11/2023 tarihinde saat 20.20 sularında ----- üzerinde davacının malik/işleteni ve sürücüsü olduğu---- plaka sayılı hususi otomobil ile dava dışı sürücü --- malik-işletini olduğu, kendi sevk ve idaresindeki ---- plakalı hususi otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tespit edilmiştir. Kazaya ve dava konusu zarara sebep olduğu ileri sürülen ---- plakalı motorlu aracın kaza tarihini de kapsar şekilde ----- başlangıç ve bitiş tarihli araç başına maddi 120.000,00 TL, teminat limitiyle davalı sigorta şirketi nezdinde ----sigortalı olduğu tespit edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 83.maddesin gereğince kazaya ilişkin olarak ------tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada her iki sürücüye de kusur atfedildiği ancak bir oran verilmediği görülmüştür. Davacı vekili tarafından, 2918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki meydana gelen haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı bedeli üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasara göre oluşan değer kaybının belirlenmesi ve varsa yapılan ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının tespiti halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda davalı taraf davaya yanıt vermediğinden yasa gereği iddianın inkar edildiği kabul edilerek davacı vekili tarafından gösterilen deliller toplanmış ve işin niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge ve deliler de celbedilmiştir. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü özel bilgi gerektirdiğinden 6100 Sayılı HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden kusur ve değer kaybı yönünden delil niteliğinde bulunan resmi nitelikteki maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası ve poliçeye göre olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında öncelikle sürücülerin kusur durum ve oranı ile oluşan hasara göre değer kaybına ilişkin olarak rapor düzenlenmesi için dosya mahkememizin yargı çevresine göre ----- resen seçilen bir adil trafik ve bir makine mühendisi bir bilirkişiden müteşekkil heyete verilmesine karar verilerek dosya kedilerine tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda özetle;1. Davacı; ---- Plakalı Otomobil Malik Sürücüsü ------: Asli Kusurlu Olarak % 60 (YÜZDE ALTMIŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; 2. Davalı ----Trafik Sigortalısı; -----Dava Dışı Sürücüsü -------: Tali Kusurlu Olarak % 40 (YÜZDE KIRK) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; 3. Olayın Trafik Kazası Olduğu; mücbir sebep, zarar gören veya 3. Bir kişinin ağır kusurunun bulunmadığı; 4. 10.11.2023 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin, ----tarafından belirlenen ---- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu, hasarın gerçek zarar kapsamında kaldığı değerlendirmesi yapılmıştır. 5. Davacı tarafın derdest davaya konu ettiği talebin, sigortalısının belirlenen kusur oranı nispetinde davalı sigortacının,----- tipi araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan araç başına 120.000,00 TL limit üzerinden ----- kapsamındadır. 6. Bu bilgiler dâhilinde ------- model araçta oluşan Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, DEĞER KAYBI BEDELİ = 30.000,00 TL Davalı Sigorta firması tarafından -------değer kaybı bedeli ödemesi yapılmış olduğu, BAKİYE DEĞER KAYBI BEDELİ= 30.000,00 TL – 7.427,83 TL = 22.572,17 TL x 0,40 (davalı kusur oranı)= 9.028,87 TL olarak hesap edildiği yönünde yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş; davacı vekili tarafından bir kısım itirazlar öne sürülmüştür. Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede bilirkişi raporundaki kusur durumu ve dağılımının olaya ve deliller uygun olduğu kabul ve takdir edilmiştir.----- Kazadan ve oluşan hasardan doğan değer kaybına gelince de bilirkişi raporunda belirlenen miktarın, araçtaki hasar durumu nazarında aracın markası, modeli ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki farkın günün ekonomik koşullarına göre kadri maruf olduğu anlaşılmış; işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğundan hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır. Böylece somut olayda kusur ve değer kaybı bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; değer kaybı zararının yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın ZMMS sigortacısı tarafından poliçe kapsam ve limitlerine göre tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporuna göre verilen süre içinde bakiye değer kaybı yönünden talebin bilirkişi raporunda bu konuda yapılan hataya rağmen TBK'nin 51 ve 52.maddeleri gereği zararın belirlenmesi ilkelerine uyularak arttırıldığı ve harcın tamamlandığına da müşahede edilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını yukarıda açıklanan ilkeler, vakıalar ve delilere göre TBK, 49, 50/1, 51/1, 52/1, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep arttırım işlemine göre taleple bağlılık ilkesi ve kuşkusuz ----- uygulaması gereği davalıya sigortalı aracın hususi nitelikte olması nedeniyle yasal faizi uygulanmasının gerekmesinin de gözetilmesi sonucunda davanın kabulü ile; 4.572,17 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 11/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. ---- 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Bununla birlikte, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince; ---------- içtihatlarında da açıklandığı üzere işbu davanın yalnızca KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olduğu, ayrıca zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı halde davacı tarafından ihtiyari olarak arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğu anlaşılmakla bu ücretten ise davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile; 4.572,17 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 11/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 187,80 TL harçtan mahsup edildiğinden başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca-------bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç, 187,80 TL ıslah harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 68,50 TL posta masrafı ve 9.000,00 TL bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 10.172,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 4.572,17 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) ve Ek Madde 1 (2) fıkrası gereğince dava tarihi itibarıyla kararın kabul edilen miktar yönünden (4.572,17 TL.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/505, K. 2025/881, T. 14.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-505-e-2025-881-k-0f3e0edd4e8d