İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/815 E. 2025/1046 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/815
Karar No
2025/1046
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/815 Esas KARAR NO : 2025/1046

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2019 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 12/12/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun yıllara dayanan iş ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince müvekkiline ait Bodrum Yalıkavak'ta bulunan projeye ilişkin mobilya dekorasyon işinin davalı tarafından yapılmasının taahhüt edildiğini, yapılacak iş ile ilgili nakit ödeme yanında ayrıca dava konusu 25/12/2019 keşide tarihli, 120.000-TL'lik çekin davalı tarafa verildiğini, ancak davalı tarafın taahhütlerini yerine getirmediğinden dolayı söz konusu çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 15/01/2020 havale tarihli cevap dilekçesinden özetle: davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, çek bedelinin bankadan tahsil edildiğini, davacı tarafın müvekkilinin borcunu ve edimini yerine getirmediğini ispatlaması gerektiğini, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 03/02/2020 tarihli beyan dilekçesinde, dava konusu çekin bankadan tahsil edildiğini, bu nedenlerle menfi tespit davasının İİK 72/6.maddesi gereğince istirdat davası olarak görülmesini ve çek bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davacı taraf çek bedelinin tahsil edilmiş olması nedeniyle İİK 72/6.maddesi gereğince davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiş ise de; dava konusu çek ile ilgili herhangi bir icra takibi yapılmadığı, çek bedelinin ödenmiş olması nedeniyle davacı tarafın isteminin TBK 78/son maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak olarak(Yargıtay 4.HD. 2016/16593 Esas 2017/1234 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere) değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacı taraf, dava konusu çekin yapılacak iş karşılığında verildiğini ve davacı tarafın edimini yerine getirmediğinden bahisle talepte bulunmuş ise de, taahhüt edilen iş ile ilgili dosyaya herhangi bir sözleşme sunulmadığı, yapılacak işin ne tür bir iş olduğu ve davalı tarafın hangi edimleri yerine getirmesi halinde alacağa hak kazanacağı hususunda da dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, çekin ödeme aracı olduğu dikkate alınarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiğini, karine olarak kabul edilmesi gerektiği, bu bağlamda ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Davacı tarafın delil olarak aynı zamanda yemin deliline dayanmış olması nedeniyle davalı tarafa yemin teklif edilmiş, davalı şirket temsilcisi katıldığı 01/02/2021 tarihli oturumda teklif edilen yemini eda ederek dava konusu çekten dolayı davacı taraftan 120.000-TL alacakları bulunduğunu ve dava konusu çekin de oluşan alacağın karşılığında kendilerine verildiğini yemin tahtında beyan etmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı aleyhine açılan 25/12/2019 keşide tarihli, 120.000-TL'lik çekten kaynaklı TBK 78/son maddesi düzenlemesine bağlı olarak sebepsiz zenginleşmeye ilişkin istirdat isteminin kanıtlanamadığı, çekin ödeme aracı olduğu ve mevcutlu borcun ödemesi olarak verildiğinin karine olarak kabul edilmesi gerektiği, karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, davacı tarafın çekin verilmesi ile ilgili yapılacak iş ve davalının eksik olarak yapmış olduğu iş ile ilgili herhangi bir delil dosyaya sunulmadığı, davacı tarafın en son delil olarak davalı tarafa teklif etmiş olduğu yeminin de davalı tarafından eda edildiği dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine kararı verilmiş, İBAM .... Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamıyla bozularak yeniden bir karar verilmek üzere mahkememize gönderilmiştir. İBAM kararı doğrultusunda tanık ...'nın dinlenmesi için Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış; Tanık ... beyanlarında; "Ben davacı şirketin teknik servisinde çalışmaktaydım. Hancıoğlu tesislerinde ... Otel kısmı bölümünde işe iki ortak başlayarak, ortaklardan bir tanesi olan davalı şirket işi bırakıp gitmesi ile işi ... tamamlayıp teslim etmiştir. Bilgi ve gördüklerim bunlardan ibarettir." olarak beyan etmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya 1 inşaat mühendisi, 1 mobilya dekorasyonu konusunda uzman bilirkişi heyetine bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ... Orman Evleri & Otel tesisinde yer alan otel ve bungalov birimlerine ait tüm mobilya imalatlarının davacı ... Mimarlık Proje Ve İnş. Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirildiği, Davalı şirketin anılan projede herhangi bir fiili imalat veya katkısının bulunmadığı yönünde beyanlar alındığı, yapılan yerinde inceleme ve gözlemler sonucunda mevcut imalatlarda eksik, ayıplı veya tamamlanmamış iş bulunmadığının tespit edildiği, Kullanılan malzeme kalitesi, işçilik seviyesi ve imalat bütünlüğünün profesyonel standartlarda olduğu değerlendirildiği, Ttesisin uzun süredir faaliyette olması, yüksek doluluk oranıyla hizmet vermesi ve mobilyaların halen tam fonksiyonel olarak kullanılmakta olması, işin sözleşmeye ve teknik şartlara uygun biçimde tamamlandığını gösterildiği, Tüm teknik bulgular, beyanlar ve saha incelemesi sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu işin davacı firma tarafından tam, eksiksiz, ayıpsız ve özen yükümlülüğüne uygun şekilde ifa edildiği, bu itibarla davacı yönünden herhangi bir borç, eksik imalat veya kusurlu iş sorumluluğunun bulunmadığı, Sonuç olarak, yapılan imalatların tam ve eksiksiz olduğu yönündeki teknik tespitlerimiz dışında, işin kim tarafından ve ne şekilde gerçekleştirildiği hususunun, tanık ve işletme sahibi beyanları doğrultusunda değerlendirilmesi mahkemeye ait olduğu, şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporlarına göre yerinde inceleme ve gözlemler sonucunda mevcut imalatlarda eksik, ayıplı veya tamamlanmamış iş bulunmadığının tespit edildiği, kullanılan malzeme kalitesi, işçilik seviyesi ve imalat bütünlüğünün profesyonel standartlarda olduğu değerlendirildiği, eksik işler hususunda bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, davacı tarafından davalı aleyhine açılan 25/12/2019 keşide tarihli, 120.000-TL'lik çekten kaynaklı TBK 78/son maddesi düzenlemesine bağlı olarak sebepsiz zenginleşmeye ilişkin istirdat isteminin kanıtlanamadığı, çekin ödeme aracı olduğu ve mevcutlu borcun ödemesi olarak verildiğinin karine olarak kabul edilmesi gerektiği, karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, davacı tarafın çekin verilmesi ile ilgili yapılacak iş ve davalının eksik olarak yapmış olduğu iş ile ilgili herhangi bir delil dosyaya sunulmadığı, tanık beyanlarının takdiri delil olması ve başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 2.049,30TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.433,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 17/11/2025 Katip ... ✍e-imzalıdır

Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/815, K. 2025/1046, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-815-e-2025-1046-k-bd87eb28c863