İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/22 E. 2025/819 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/22
- Karar No
- 2025/819
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/22 Esas - 2025/819 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/22 Esas KARAR NO : 2025/819 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R PETROL ÜRÜNLERİ EMLAKÇILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Cengiztopel 91 No:1 Haliliye/Şanlıurfa Haliliye/ ŞANLIURFA DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2024 KARAR TARİHİ : 12/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili... .... .... Fabrikaları A.Ş. bünyesindeki ... Şeker Fabrikası tarafından 10/03/2020 tarihinde yapılan "Şeker Ambarı, Fabrika Dışı Kiralık Depoları (Temelli) ve Malzeme Ambarı Tahmil Tahliye Hizmet Alım" işi ihalesinin davalı Ertem Lojistik Temizlik İnşaat Petrol Ürünleri Emlakçılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. uhdesinde kaldığını ve taraflar arasında 23/03/2020 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek çalışan personelin ücretlerini ödemeyi aksattığını, yapılan uyarılara rağmen bir geri dönüşte bulunmadığını, bu nedenle Sincan 2. Noterliği'nin 06/07/2020 tarih ve 13533 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 16.1.1. maddesi gereği cezai işlem uygulanacağı ve taahhüdün yapılmayan 7.000 tonluk kısmının nam ve hesabına yaptırılacağının bildirildiğini, davalının yine de yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine davalı çalışanlarının Haziran 2020 ayı ücretleri ile sigorta primlerinin müvekkili tarafından ödendiğini ve 6.523 tonluk işin davalı nam ve hesabına başka bir firmaya yaptırıldığını, neticede davalının taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle 23/03/2020 tarihli sözleşmenin 41 sayılı komisyon kararı ile feshedildiğini ve feshin 18/08/2020 tarihinde ilanen tebliğ edildiğini, işin aciliyeti nedeniyle kalan 100.000 tonluk kısım için pazarlık usulü ile yeni bir ihale yapıldığını, bu ihale sonucunda ton başına 1,05 TL birim fiyat farkı oluştuğunu ve toplam 107.719,700 ton üzerinden 113.105,69 TL fiyat farkı zararı doğduğunu, ayrıca davalı personelinin konaklama, yemek bedelleri, uygulanan ceza, ödenen maaş ve sigorta primleri, nam ve hesabına yaptırılan işler, gazete ilanı ve noter masrafı gibi giderlerden davalının Haziran 2020 ayı hakedişi mahsup edildikten sonra bakiye 40.807,93 TL şirket zararı oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, iki ihale arasındaki fiyat farkından kaynaklanan 113.105,69 TL ve 40.807,93 TL şirket zararı olmak üzere toplam 153.913,62 TL'nin ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı davaya karşı cevap vermemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasındaki 23/03/2020 tarihli sözleşme, ... .... .... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davacı komisyonunun fesih kararı, 05/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve 23/09/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu, davacının ticari defter ve kayıtları, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin davalı tarafından gereği gibi ifa edilmemesi gerekçesiyle feshedilmesinden kaynaklanan menfi zarar (iki ihale arasındaki fiyat farkı) ve diğer zararların tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında 23/03/2020 tarihinde tahmil tahliye hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığı, davalı yüklenicinin sözleşmesel edimlerini yerine getirmemesi gerekçe gösterilerek davacı iş sahibi tarafından sözleşmenin feshedildiği, davacı vekilinin davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararlar ile işin kalan kısmının yeniden ihale edilmesi sonucu oluşan fiyat farkı bedelinin tazmini istemi ile bu davayı açtığı, davalının ise davaya cevap vermediği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 117. ve devamı maddeleri uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, borçlunun temerrüde düşmesi halinde alacaklıya TBK'nın 125. maddesi ile seçimlik haklar tanınmıştır. Alacaklı, borcun ifası ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini derhâl borçluya bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini (müspet zarar) isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme halinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın (menfi zarar) giderilmesini de isteyebilir. Menfi zarar, alacaklının, sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı zararı ifade eder. Bu zarara, sözleşmenin yapılması için yapılan masraflar ve sözleşmenin ifa edileceğine duyulan güvenle kaçırılan başka bir sözleşme yapma fırsatı nedeniyle uğranılan kayıplar dahildir. Somut uyuşmazlıktaki gibi, yüklenicinin temerrüdü nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi ve işin kalan kısmının başka bir yükleniciye ihale edilmesi durumunda, ilk ihalede kaçırılan fırsat (ilk ihaledeki en elverişli ikinci teklif) ile ikinci ihale bedeli arasındaki fark, menfi zarar kapsamında talep edilebilir. 05/05/2025 tarihli SMMM ve ticari uyuşmazlıklarda hesap uzmanı bilirkişi kurulu raporunda, davacının davalıdan talep edebileceği işçi maaşları, sigorta primleri, pansiyon, yemek, noter, ilan masrafları, sözleşmesel cezalar ve teminat güncelleme farkı gibi kalemlerin toplamının 50.320,70 TL olduğu, bu tutardan davalının 36.067,90 TL'lik hakedişinin mahsubu sonrası bakiye alacağın 14.252,80 TL olarak hesaplandığı; ancak davacının nama ifa bedeli ve iki ihale arasındaki bedel farkı taleplerinin, dosyadaki sözleşme tonajına ilişkin çelişkili belgeler ve eksiklikler nedeniyle bu aşamada hesaplanamadığı belirtilmiştir. 23/09/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, davacının sunduğu tamamlayıcı belgeler doğrultusunda yapılan incelemede; iki ihale arasındaki bedel farkının Yargıtay içtihatlarına göre 70.440,00 TL, nama ifa bedelinin ise davacının talebiyle bağlı kalınarak 26.555,13 TL olarak hesaplandığı, bu doğrultuda davacının diğer zararlarının toplamının 76.875,83 TL olduğu, bu tutardan 36.067,90 TL mahsup edildikten sonra kalan 40.807,93 TL ile iki ihale arası bedel farkı olan 70.440,00 TL'nin toplanmasıyla davacının davalıdan talep edebileceği toplam alacağın 111.247,93 TL olduğu görüşü bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan 23/03/2020 tarihli hizmet alım sözleşmesi, Sincan 2. Noterliği'nin 06/07/2020 tarih ve 13533 yevmiye numaralı ihtarnamesi, davacı komisyonunun fesih kararı, mahkememizce ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 05/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 23/09/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında 23/03/2020 tarihinde "Şeker Ambarı Tahmil Tahliye Hizmet Alım" işine ilişkin sözleşme imzalandığı, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine temerrüde düştüğü, davacı tarafından usulüne uygun olarak gönderilen ihtara rağmen edimini ifa etmemesi üzerine davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davacının, davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle onun yerine getirmesi gereken bir kısım işleri nam ve hesabına yaptırdığı, davalı işçilerinin ücretlerini ve sigorta primlerini ödediği, sözleşmenin feshi üzerine işin kalan kısmını yeniden ihale etmek zorunda kaldığı ve bu nedenle zarara uğradığı; davalı tarafın ise davaya cevap vermediği ve iddialara karşı herhangi bir savunma ve delil sunmadığı; Mahkememizce benimsenen bilirkişi raporları ve ek raporunda yapılan hesaplamalar uyarınca, davacının davalı namına yaptığı ödemeler, sözleşmesel cezalar, nam ve hesabına yaptırdığı iş bedeli ve diğer masraflar toplamının 76.875,83 TL olduğu, bu tutardan davalının 36.067,90 TL tutarındaki hakediş alacağının mahsubu ile davacının bu kalemlerden kaynaklı net zararının 40.807,93 TL olduğunun tespit edildiği, davacının sözleşmenin feshinden kaynaklanan menfi zararı olan iki ihale arasındaki fiyat farkı talebi yönünden, bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplama yönteminin uygun olduğu, ancak raporda 100.000 tonluk iş için 52.000,00 TL ve 7.000 tonluk iş için 20.440,00 TL olarak hesaplanan farkların toplamının maddi hata ile 70.440,00 TL olarak hatalı yazıldığı, doğru toplamın 72.440,00 TL olduğu, bu maddi hatanın düzeltilmesi suretiyle davacının menfi zararının 72.440,00 TL olarak kabulü gerektiği, davacı vekilinin, menfi zararın kendi hesaplama yöntemine göre belirlenmesi yönündeki itirazının, bilirkişi tarafından benimsenen ve mahkememizce de hukuka uygun bulunan hesaplama yöntemi karşısında yerinde görülmediği, bu itibarla, davacının toplam alacağının 40.807,93 TL şirket zararı ve 72.440,00 TL menfi zarar olmak üzere 113.247,93 TL olduğu anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 40.807,93 TL zarar bedeli ile 72.440,00 TL iki ihale arasındaki fiyat farkı olmak üzere toplam 113.247,93 TL'nin 09/01/2024 dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Kabul edilen 113.247,93 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 7.735,97 TL karar ve ilam harcından 2.628,46 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.107,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.628,46 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.116,86 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 1.003,25 TL yazışma gideri, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.003,25 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 13.982,38 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 5.020,87 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 824,34 TL'sinin davacıdan, 2.295,66 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 113.247,93 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır