İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/207 E. 2025/1145 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/207
- Karar No
- 2025/1145
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/207 Esas KARAR NO : 2025/1145
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 31/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Dava dilekçesinde özetle davalının galeri olduğu dikkate alınarak aracın ayıpsız misliyle değişimine karar verilmesini, aracın ayıpsız misliyle değişiminin mümkün olmaması halinde hmk 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile ve talep sonucumuzu bilirkişi raporu sonucunda veya mahkemece hesaplanması halinde artırmak üzere şimdilik 500,00 tl ayıptan kaynaklı aracın karar tarihindeki değer kaybının(maddi zararın) muaceliyet tarihinden itibaren davalıdan ticari avans faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddine, davanın Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi ve Mehmet Birsen'e ihbarına, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ikinci el araç satış sözleşmesinden kaynaklı aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misli ile değişim olmadığı takdirde ayıptan kaynaklı değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. Davacının dava dilekçesinde özetle; ... plaklı 2016 model aracın 215.000TL bedelle satın aldığını, söz konusu satışta davacının kendi aracını takas yaptığını, üzerine üzerine bir miktar para koyarak aracı satın aldığını, davalı tarafın aracın satışı sırasında herhangi bir hasarı, kazası veya ayıbının bulunmadığını açıkça ifade ettiğini, aracın davalının tanıdığı ekspere götürüldüğünü, araçta herhangi bir sorun olmadığının eksper tarafından kendilerine bildirildiğini, aracın kaskosunu yaptırmak üzere 18.12.2023 tarihinde sigorta şirketince aracın ağır hasarlı kayıtlı olduğunun ve kaskosunun yapılamayacağının davacıya bildirildiğini, davacının bu durumu 20.12.2023 tarihinde davalıya bildirdiğini, davalının zararı karşılamadığını, satılanın gizi ayıplı teslim edilmiş olması halinde bu ayıpların ortaya çıktıktan itibaren uygun makul sürede satıcıya bildirilmesi gerektiğini, davacının gizli ayıbı öğrendiğinde davalıya bildirdiğini, davalının ağır kusur ve hileli davranışları sebebiyle gizli ayıbı davalıdan sakladığını TMK 2 . Madde uyarınca dürüstlük kuralı uyarınca kurtulmasının mümkün olmadığını, davalının aracın ağır hasar kayıtlı olduğunu gizlemesi suretiyle dava konusu aracı ayıplı olarak sattığını kendisine haksız bir yarar sağlamış olduğunu, gizli ayıbın ağır kusur nedeniyle saklanarak iradesinin sakatlandığını davacının seçimlik hakkı bulunduğunu, öncelikle misli ile değişim olmadığı takdirde aracın ayıpsız güncel bedeli ile ayıplı güncel bedeli arasındaki farkın tespiti ile güncel bedel arasındaki farkın talep edildiği, davanın kabulünü talep ettiği, Davalının cevap dilekçesinden özetle; dava konusu araçta ayıp olduğunu kabul etmemekle birlikte talebin zamanaşımına uğradığını, aracın 13.12.2019 tarihinde satıldığını 2 yıl zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafından araç satın alınırken aynı zamanda amcaoğlu ...'ı beraberinde getirdiğini, davacının bu kişi ile birlikte aracını ekspere götürdüğünü, eksper kayıtlarını görerek, aracı beğenerek satın aldığını, davacı tarafın aracı ilk aldığında ... Bankası .... Şubesi'nden kredi kullandığını ve aracın kaskosunun davacı tarafın aracı ilk aldığından beri sürekli yaptırıldığını, herhangi bir sorunla karşılaşmadığını, davalının aracı 02.12.2019 tarihinde ...'den aldığını, davalının aracı alırkende satarkende herhangi bir hasarın çıkmadığını, TRAMER'e bu kaydın sonradan işlenmesi halinde sorumluluğun kuruma ait olduğunu, davacı tarafından satın alınan aracın 2016 model olup ikinci el satıldığını, birebir aynısından ikinci el bulup davacıya teslim etmesinin mümkün olmadığını, davanın reddini talep ettiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalıdan aldığı aracın ağır hasar kaydının neyden kaynaklı olduğu, davacının aracı satın almadan önce ekspertiz işlemi yaptırdığı anlaşılmakla , ağır hasar iddiasının eksper işleminden anlaşılıp anlaşılamayacağı, ağır hasar iddiasının gizli ayıp olup olmadığı, aracın geçmiş kaza kayıtlarıda dikkate alınarak davacının davalıdan ağıs hadar sebebiyle misli ile değişim talebinde bulunup bulunamayacağı, ayıbın ihbarların süresinde yapılıp yapılmadığı, 2 yıllık zamanaşımı süresi ile ağır kusura ilişkin zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığı, ağır hasar kaydının alıcı tarafından araçtan faydalanmayı engelleyip engellemediği, aracın hali hazırda onarılmış olup olmadığı, davacının onarılmış haliyle aracı kabul edip edemeyeceği, arızanın aracın kullanımına engel teşkil edip etmeyeceği, arızanın onarımla giderilebilecek arızalardan olup olmadığı, onarım bedelinin ne olduğu, davaya konu aracın yenisi ile değiştirilmesini talebinin, taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi, TMK 2. Maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralları, talebin aşırı dengesizliğe yol açacak nitelikte olup olmadığı ile davacının aracın değer kaybı talebinin dava tarihi itibariyle hesaplanması hususlarındadır. Dosyanın yapılan incelemesinde; arabuluculuk dava şartının sağlandığı, 13.12.2019 tarihli araç satış sözleşmesinde aracın bedelinin 90.000TL belirtildiği, aracın noterdeki satın alınan bedeli üzerinden misli ile değişim bedeli talebi olduğundan harç eksikliğinin tamamlandığı, ....'na ait hatta mesaj çekildiği, mesaja davalı tarafça, aracı aldığında araçta hiçbir şeyin olmadığını, eksperin bile bilemediğini, bankadan kredi çekilip kasko yapıldığını böyle bir sorun olmadığını nereden bilecekleri şeklinde cevap verildiği, Davaya konu aracın 29.11.2018 - 2.10.2019 tarihlerinde ... adına kayıtlı olduğu 2.10.2019-17.10.2019 tarihlerinde ... adına kayıtlı olduğu, 17.10.2019-4.11.2019 tarihinde ... adına kayıtlı olduğu, 4.11.2019- 2.12.2019 tarihinde ... adına kayıtlı olduğu, 2.12.2019-13.12.2019 tarihinde davalı adına kayıtlı olduğu, 13.12.2019 tarihinden itibarende davacı adına kayıtlı olduğu, Davacı hakkında tacir araştırması yapıldığı, davacının işletme esasına göre defter tutan ikinci sınıf tacir olduğu, bununla birlikte aracın ticari araç okul taşıtı olarak kullanıldığı, davalı hakkında tacir araştırması yapıldığı davalının tacir olduğu, davacının aracının kullanım aracı da dikkate alınarak Mahkememizin görevli olduğunun değerlendirildiği, Davalı tarafın araç satış sözleşmesi ile birlikte çekilen krediye ilişkin belgeleri ibraz ettiği, bu sözleşmede davacının davalıya 16.12.2019 tarihinde 70.000TL'ye araç sattığının anlaşıldığı, Davacı tarafın aracı satın aldıktan sonra 5.4.2023-5.4.2024 yılı için, 14.11.2023-18.10.2024 yılı için 30.07.2020-30.07.2021 yılı için poliçeler yaptığının anlaşıldığı, Davalı tarafın 20.06.2024 tarihli dilekçesinde benzer nitelikli aracın uhdelerinde bulunmadığını açıkladığı, Sigorta Bilgi Gözetim yazı cevaplarında aracın kasko sigortası hasar bilgilerinden 02.02.2017 tarihindeki park halindeki çarpma olayına ilişkin hasar dosyasının 02.06.2020 tarihinde oluşturulduğu, 06.02.2017 tarihindeki çarpma olayına ilişkin hasar dosyasının 02.06.2020 tarihinde oluşturulduğu, 17.8.2019 tarihli sel su baskını hasar dosyasının 11.6.2020 tarihinde oluşturulduğu, bu hasar zamanında araç malikinin ... olduğu, hasar tünün çekme belgeli olarak belirtildiği, aracın davacı tarafça satın alınmasından sonra 10.02.2021 tarihli kazasının hasar dosyasının 12.02.2021 tarihinde oluşturulduğu, yine davacının mülkiyetinde iken 06.04.2022 tarihinde gerçekleşen diğer kazanın sistemde 8.4.2022 tarihinde oluşturulduğunun tespit edildiği, Hasar dosyalarının celp edildiği, sel su baskınına ilişkin hasar dosyasın da aracın ... adına sigorta poliçesi olduğu, şiddetli yağış nedeniyle su baskını olduğunu, araca ilişkin tam ziya olarak 18.9.2019 tarihinde mutabakatname düzenlendiği, aracın... tarafından ...'a satıldığı, 19.9.2019 tarihli hasar komitesi kararıyla aracın pert total kabul edildiği, aracın park halinde olduğu, bulunduğu yerin yoğun yağışta kaldığı, aracın koltuklara kadar su içerisinde kaldığının belirtildiği, dosyada ekspertiz raporu olduğu, ekspertiz raporlarının bir kısımının üzerinde dosyanın sistemden kapatılmadığının belirtildiği, davaya konu araca 18.7.2018-18.07.2019 tarihlerinde kasko poliçesi yaptırıldığı, kasko poliçesindeki motor ve şasinin noter belgesine uygun olduğunun tespit edildiği, Dosyada dinlenen tanık beyanlarından, aracın sağlam olduğu düşünülerek satın alındığı, pert kaydının 2023 yılı aralık ayında araca kasko işlemi yapılırken ortaya çıktığını, aracın davacıya geçmeden 2-3 tane kaza kaydının olduğunun öğrenildiğini, aracın pert olmasının bilinmesi halinde satın alınılmayacağını, aracın önceki malikine ulaşıldığını, ondan aracın selden dolayı hasar aldığını öğrendiklerini, davalı ile iletişime geçtiklerini davalının aracın pert olduğunu bilmediğini beyan ettiğini, davalının aracı pert haliyle sattığını, davacı tarafın aracı alırken kendilerinde de olan bir aracı davalıya takas olarak verdiklerini, üzerine bir miktar para verdiklerini 205.000TL karşılığında aracı satın aldıklarını, aracın eksper incelemesinde sokulduğunu, araca komple baktırıldığını, incelemenin yarım saat sürdüğünü, bir sorun çıkmadığını, araç temiz çıkınca satışının alındığını, aracın 3 yıl düzenli kaskosunun yapıldığını araçtaki durumun sonradan ortaya çıktığını, bu süreçte herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadıklarını, sorun çıkınca davalı ile görüşüldüğünü onunda bilgisinin olmadığının anlaşıldığı, eksper firmasının davalının tanıdığı olup olmadığını bilmediklerini, davalının eksper işlemlerinin yapılması için herhangi bir zorlamada bulunmadığını, eksper raporunu araçta bulamadıklarını, bir kaç ay önce ekspere gittiklerini, bilgisayar kayıtlarında rapor çıkmadığının belirtildiği, Dosyada delillerin toplanarak bilirkişi ... ve ...'den ortak rapor alındığı, aracın 323.176 km 'de olduğu, görünüşte hasarlı bir parçasının olmadığını, çalışır bir durumda tespit edildiği, araç plakasının ... olduğu, aracın sel baskını sonucu motor ve gövde kısmının ağır hasarı hale geldiği, bu bilgilerin davalı tarafından aracın satış aşamasında açıklanmadığı, dava konusu aracın davacıya gizli ayıplı olarak satıldığı, satıcının araçtaki ayıpların varlığını bilmese de onlardan sorumlu olduğunu, ayıpların tamir ile giderilmesinin mümkün olmadığını, misli ile değişim şartlarının oluştuğunu nispi metot yoluyla yapılan hesaplamada aracın ayıpsız değerinin 215.000TL olarak kabul edilerek değer kaybının 75. 250TL olarak hesaplandığı, bu miktarın davalıdan talep edilebileceğinin belirtildiği, rapora karşı tarafların beyan ve itiraz dilekçelerini sunduğu, davacı tarafın 27.4.2025 tarihli dilekçesinde aracın satın alındıktan sonra okul servisi olarak kullanıldığını, ... plakalı araç ile ... plakalı aracın aynı araç olduğunu belirttiği, Dosyada aynı heyetten ek rapor alındığı, raporda davalının aracı 2.12.2019 tarihinde noter satış senedinde 80.000TL'ye aldığı, aracı davacıya 13.12.2019 tarihinde 90.000 TL'ye sattığı, araca (....) 17.8.2019 tarihli hasar nedeniyle pert total uygulanarak 190.000TL rayiç rakamından 110.200TL sovtaj düşüp 79.800TL ödenmesine karar verildiği, aracın ruhsatının "trafikten çekme işlemi nedeniyle tescilinin silindiği", davaya konu araç ile üzerinde inceleme yapılan aracın aynı araç olmadığı, sel hasarının sadece kasko şirketinin bilebileceği bir durum olduğunu, olaya ilişkin kaza tespit tutanağının olmamasının olağan bir durum olduğunu, değer kaybı hesabı konusunda görüşlerinin değişmediğini, ağır hasar kaydının gizli ayıp olduğu görüşlerinin değişmediği, davacının ağır kusuru 18.12.2023 tarihinde aracın kaskosu yapılamadığında öğrendiğin,i, 20.12.2023 tarihinde davalıya ayıbı bildirdiği, aracın satın alınmasından 4 yılı aşkın süre geçtiğinin belirtildiği, TBK 231 kapsamında hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunun belirtildiği, TTK. 23. Maddesinde Ticari satış ve mal değişimi düzenlendiği, birinci fıkrasında, bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla tacirler arasındaki satış ve mal değişimine TBK'nın satış sözleşmesi ile mal değişimine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, TTK 23/1- c) bendinde malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının 2 gün içinde durumu satıcıya bildireceği, açıkça belli değilse 8 gün içinde incelemek veya inceletmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK'nın 223. Maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağının belirtildiği, 6098 sayılı TBK'nın 219. Maddesinde, satıcının, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğu, satıcının, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olacağının düzenlendiği, TBK'nın 231. Maddesinde satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağı, alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak 2 yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkının, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmayacağı, satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olması halinde, 2 yıllık zaman aşımı süresinden yararlanamayacağı, TBK'nın 225. Maddesinde, ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağını, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hükmün geçerli olacağı, ayıplı olduğu belirtilen aracın tamir için servise getirilmesi ile ayıp ihbarında bulunulduğunun kabul edilebileceği ayrıca ayıp ihbarında bulunulmasına gerek olmadığı, TBK'nın 227. Maddesinde seçimlik hakların düzenlendiği, bu düzenlemeye göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının , satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik hakları olduğu ayrıca alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakları olduğu, satıcının, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebileceği, alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durumun bunu haklı göstermemesi halinde hâkim tarafından, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği, satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcının, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği, Somut olayın incelemesinde; davalı tarafın dava dışı ...'den davaya konu aracı 2.12.2019 tarihinde 80.000TL bedelle satın aldığı, davalının araç alım satım faaliyeti yaptığı, aracı aldıktan 11 gün sonra bu araç üzerinde ayrıntılı ekspertiz incelemesi yapılarak aracın davacı tarafa 90.000TL bedelle noter resmi satış belgesi ile sattığı, davalının davacıdan 16.12.2019 tarihinde resmi noter satış belgesi ile 70.000TL'ye araç aldığı, bu aracın dava konusu olmadığı, satın alınan aracın poliçelerinin yapıldığı, 2023 yılı sonunda davacının araca poliçe yapmak istediği,18.12.2023 tarihinde aracın ağır hasarlı olduğu belirtilerek poliçesinin yapılmadığı, davacının bu durumu davalı tarafa illettiği, Davaya konu satın alınan araçta gerek davacı gerekse davalı tarafın satın aldığı tarihten önce gerçekleşen kazalar olduğu, ayrıca aracın davacı uhdesinde iken de gerçekleşen 2 adet kaza kaydı bulunduğu, önceki tarihli hasar dosyalarının oluşturulduğu tarihin, davacı ve davalı tarafın aracın satın alınmasından sonraki tarihler olduğu, sel hasarının kaza tespit tutanağı oluşturulan bir hasar olmadığından ancak kasko şirketi tarafından bilinebileceği, bu hasarın oluşturulma tarihin 11.6.2020 tarihi olarak Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi verilerinden anlaşılmış ise de davacı tarafın bu araca kasko sigortası yaptırabildiği ve 2023 yılı aralık ayında bu sorunla karşılaştığı, bu dosyadaki eksper raporlarınında bir kısmından " dosyanın sistemden kapatılmadığının belirtildiği" hususu ile sigortacı tanığın beyanı da gözetilerek hasar dosyası kapanmadığından sistemde görülmediği, davalı ve davacı tarafın aracın geçmiş kayıtlarını sorgulamaları halinde bu kazaları göremeyeceğinin değerlendirildiği, aracın eksper incelemesinde sorun bulunmaması sebebiyle de gerek davacı gerek davalının aracın ayıplı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, aracın kullanım süresi boyuncada sorunla karşılaşılmadığı, aracın pert olması hususunun gizli ayıp niteliğinde olduğu, Kural olarak satış sözleşmelerinde ayıptan kaynaklı sorumluluğun içeriğinin TBK 219'da düzenlendiği, TBK 231 kapsamında zamanaşımı süresinin 2 yıl süre olduğu, davacı tarafından bu süre içerisinde yapılan bir ayıp ihbarı olmadığı, ayıp ihbarının aracın satın alınmasından 4 yıl sonra yapıldığı, bu sürede aracın davacı kullanımındayken iki defa kaza geçirdiği, uyuşmazlık konusunu oluşturan hususunun aracın, sonradan çıkan öğrenilen pert durumunda davalı araç satıcısının ağır kusurunun olup olmadığı hususunda toplandığı, davalının davacı tarafa aracı satarken herhangi bir hasar olmadığını belirttiği, bunu aracın satın alındığı verilere/ sorgulamalara göre yaptığının değerlendirildiği, yukarıda da belirtildiği üzere hasar dosyalarının sisteme yansımaması nedeniyle bu hasarda bilgisinin bulunamayacağının, aracı satın alındığı tarihte ayrıntılı eksper incelemesinde durumun tespit edilemediği, eksper ile davalı arasında ilişki bulunduğunun da tespit edilemediği, aracın kasko sigortası yapılmasında da sorunun çıkmadığı, sel sorunun kasko şirketleri tarafından bilinebileceği, davalının aracı aldığı kişinin , ...'ta olmadığı, davanın ihbar edildiği kişi tarafından herhangi bir beyanın sunulmadığı, davalın aracı pert olduğunu bilerek davacıya hileli eylemle bunu gizleyerek sattığının dosya kapsamında tespit edilemediği, davacı tarafın bu yöndeki ağır kusur iddiasının ispata muhtaç olduğu, bu nedenle TBK 225 maddesi şartlarının oluşmadığı, ağır kusur olmadığından açık yada gizli ayıp ileri sürülebileme sürelerinin 2 yıl ile sınırlandığı bu sürenin dolduğu gözetilerek aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verildi. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 1.536,97.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 500,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM’ 12, 14 ,43 HD’nde İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır