İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/838 E. 2025/1110 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/838
Karar No
2025/1110
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/838 Esas KARAR NO : 2025/1110

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2019 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ..... markasının da içinde bulunduğu .... gruba fason üretim yapmakta olduğunu, davalı tarafın ise ..... grubun Türkiye’deki tedarik zinciri içerisinde bulunan firmalardan biri olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 16.07.2019 tarihli, Mal Alım Sözleşmesi ile 3.900 metre Dali Kaplama Astarın sözleşmede belirlenen şartlarda üretimi ile tesliminin kararlaştırılmış olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan “İşalan, sözleşmedeki kaliteden, SGS test labaratuarlarından MRM’nin istediği fiziksel ve kimyasal testleri her renginden yapmak zorundadır. İşalan ekte bulunan ..... kimyasal ve fiziksel değerlerin ürünlerinde olmadığını garanti eder. Çıkacak olumsuz test sonuçlarından İşalan sorumludur.” hükmü gereğince, üretilen kumaşların fiziksel ve kimyasal testlerinin davalı tarafça ..... Laboratuvarlarında yapılması ve sözleşmede belirlenen kalite ve standartta kumaşların müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini, kendilerine teslim edilen kumaşların müvekkili şirket tarafından test ettirilmiş ve SGS test sonuçlarına göre, ürünlerin tamamında, sıfır değerde olması gereken ..... değerinin yüksek çıktığının tespit edilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından test sonuçlarının hatalı olması ihtimali değerlendirilerek aynı testlerin İntertek firmasında tekrar yaptırılmış ve aynı sonuçların elde edilmiş olduğunu, bu kumaşlarla üretilen tekstil ürünlerinin Türkiye’de satılmasının yasal olarak mümkün olmadığı gibi, yurtdışına ihracının da söz konusu olmadığını, davalının sözleşmeye aykırı bu davranışı nedeniyle sözleşme konusu kumaşların kullanıldığı ürünler, üretim yapan atölyelerinde tekrar işleme tabi tutularak tamir edilmiş ve astarların değiştirilmiş olduğunu, bu durumun müvekkilinin ek malzeme, işçilik ve nakliye ücreti ödemesine neden olmuş ve müvekkilini zarara uğratmış olduğunu, bu zararın giderilmesi için davalı tarafa 09.08.2019 tarihli, ..... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmişse de; olumlu bir sonuç alınamamış olduğunu, öncelikle arabuluculuğa başvurulmuş, ancak görüşmeler sonucu anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, ürünlerin ayıplı olarak teslim edilmesi nedeniyle oluşan ayıplı ürün değişimi malzeme, işçilik ve nakliye ücretine ilişkin 06.09.2019 tarih ve ..... numaralı faturaya konu zararları için şimdilik 10.000,00 USD’nin dava tarihinden itibaren Amerikan Dolar kuru için işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 10.000,00-ABD doları talepli kısmi dava açmışsa da, davacının eğer bir zararı varsa, bu zararın şimdiye kadar gerçekleşmiş bir zarar olup, miktarının belirli bir zarar olduğunu, kaldı ki zaten zarar miktarının 44.452,16-ABD Doları olduğu iddiası ile müvekkiline 06/09/2019 tarihli 44.452,16-ABD Doları bedelli faturanın, davacı tarafından gönderilmiş olduğunu, bu dahi davacının zarar ettiğine inanç getirdiği zarar miktarını gösteren delil olup, davacının kısmi dava açmakta somut ve korunmaya değer bir hukuki yararının olması gerekmekte olup, davacının kısmi dava açmakta hiç bir menfaati bulunmamakla , kısmi dava açılmasına muvafakatlerinin olmadığını, davacının, müvekkiline üretilen kumaşları 23/07/2019 tarihinde teslim almış ve ayıp ihbarının yasal süresi içerisinde yapılmamış olup hükümsüz olduğunu, 23/07/2019 tarihinde kumaşı teslim alan davacının 31/07/2019 tarihine kadar, gerekli testleri yaptırma sürecini tamamlayıp, 31/07/2019 tarihi itibariyle de eğer ayıp varsa müvekkiline ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, ürünün ayıplı olduğunun müvekkili tarafından kabul edilmemekle birlikte BK 227 maddesinde, eğer üründe ayıp varsa, alıcının kullanabileceği seçimlik haklar dört maddede düzenlenmiş olduğunu, bu hakların; “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.” şeklinde olduğunu, tüm seçimlik hakların, alıcının satın aldığı ürünü tüketmediği varsayımı üzerinden düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinni davacıya teslim etmiş olduğu ürünlerin sözleşme gereklerine uygun nitelikte olup, aksinin kabulünün mümkün olmadığı gibi, bu konuda müvekkiline ulaştırılmış bir test sonucu bulunmadığı gibi, eğer bir test yapıldıysa da bu testin davacıya teslim edilen ürünlere ait olduğunu gösterir bir belge dahi mevcut olmadığını, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği kumaşa hiç bir test yaptırmaksızın imalata girişmiş olmasının tamamen kendi kusuru olup, davacının kendi kusurundan kaynaklanan zararı müvekkilinin karşılamasını talep etmekte olduğunu, müvekkili tarafından satılan kumaşın bedelinin 7.522,09-ABD Doları olup, davacının uğradığını iddia ettiği zararın 44.452,16-ABD Doları olup, kumaş bedelinin 6,5 katı olduğunu ve bu haliyle bir an için, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, kumaşları ayıplı kabul etsek dahi talep edilen miktarın fahiş olduğunu, haksız kazanç amacı taşıdığını, zarar olduğu iddia edilen miktarla, aynı kumaştan 6,5 kat fazla alım yapılabilmekte olduğunu beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, taraflar arasında akdedilen mal alım sözleşmesine konu ürünlerin davalı tarafça ayıplı ve sözleşmeye aykırı teslimi nedeniyle uğradıkların zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarında imzalanan mal alım sözleşmesi gereği yerine getirilen edimlerin gereği gibi yapılıp yapılmadığı, teslim edilen malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde ayıbın gizli veya açık ayıp olup olmadığı, ayıp ihbarının zamanında yapılıp yapılmadığına ilişkin hususlarında mahkeme hakiminin katılımı olmaksızın HMK'nun 278/ son maddesi uyarınca bilirkişiye yetki verilmek suretiyle 07/12/2020 günü saat 14:00'de bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermiş olup, Tekstil Mühendisi bilirkişi ...... ve Mali Müşavir bilirkişi ..... 03/05/2021 tarihli raporlarında özetle; taraflar arasında 16.07.2019 tarihinde akdedilmiş bir Mal Alım Sözleşmesi'nin mevcut olduğunu, davacı tarafından sunulan ticari defterlerin T.T.K. ve V.U.K. hükümleri doğrultusunda sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğunu ve sunulan ticari defterlere göre davacının dava tarihi itibarıyla davalıdan 44.061,17 USD ALACAKLI durumda olduğunu, davalı tarafından sunulan ticari defterlerin T.T.K. ve V.U.K. hükümleri doğrultusunda sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğunu ve sunulan ticari defterlere göre davalının dava tarihi itibarıyla davacıdan 390,99 USD ALACAKLI durumda olduğunu, taraf defterlerinin karşılaştırılması sonucunda taraflar arasındaki farkın 44.452,16 USD olduğunu ve bu farkın davacı ..... Sanayi ve Ticaret Anonim şirketi tarafından davalı ..... Kumaşçılık ve Tekstil Dış Ticaret Limited Şirketi'ne 06.09.2019 tarihli, ..... numaralı ve 44.452,16 USD tutarlı faturadan kaynaklandığını, ......Test Hizm. A.Ş.'nin 31.07.2019 tarihli ..... nolu test raporuna ve SGS'nin 05.08.2019 tarihli ..... nolu test raporuna göre davalının davacıya satmış olduğu 4.097 mt polyester kumaşın insan sağlığına zararlı fenol içerdiği tespit edildiğinden ayıplı olduğunu, kumaşta fenol içeriği ayıbının test yapılarak anlaşılabilecek bir ayıp olduğunu, davacının davalıdan kumaşları teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde test yaptırarak ayıbın farkına vardığını, ancak ayıp ihbarını 17 gün sonra yaptığını, ayıp ihbarının TTK 23/c maddesine göre süresinde olmadığını, işin olağan akışına göre davacının kumaşları kesmeden test yaptırması ve ayıplı çıkması halinde kumaşları kesip dikmemesi gerektiği halde, kumaşları kesip diktikten sonra ayıp ihbarında bulunduğunu, Borçlar Kanununa göre de ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, davalının dava tarihi itibarıyla davacıdan 390,99 USD karşılığı 1.207,81 TL alacaklı durumda olduğunu bildirmişlerdir. Davacı, davalı ile aralarında yer alan mal alım sözleşmesine istinaden kendisine ayıplı mal teslim edilmesi sebebine dayalı olarak alacak talebinde bulunmaktadır. Davacı tarafından 24.07.2019 ve 31.07.2019 tarihlerinde yaptırılan testler ile davalıdan teslim alınan kumaşların insan sağlığına zararlı bileşenler içerdiği tespit edilmiştir. Yapılan testler ile ortaya çıkabilen ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. TTK' nın 23/c maddesi uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün içinde alıcı durumu satıcıya ihbar etmelidir. Şayet açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemeli veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlüdür. 24.07.2019 tarihinde yapılan testin 31.07.2019 tarihinde sonuçlanması ile davalıdan teslim alınan ürünlerin ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf ise, Beyoğlu ..... Noterliğinin 09.08.2019 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulmuştur. Davacının malları teslim aldığı süre ile ayıp ihbarında bulunduğu süre dikkate alındığında TTK m.23/c hükmü gereği süresinde olmadığı anlaşılmaktadır. Dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı taraf, teslim almış olduğu ürünleri test işlemleri sonuçlanmadan kumaşları kesip dikmiştir. Açıklanan bu nedenlerle ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, bu hali ile davacı tarafın ayıp sebebi ile alacak talebinde bulunamayacağı, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 14/09/2021 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 19/09/2024 tarih ve ..... Esas .... Karar sayılı ilamı ile; "Tacirler arası satış sözleşmelerinde 6102 sayılı TTK’nun 23. maddesi ile, bu madde yollamasıyla 6098 sayılı TBK’nun satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacağı, somut olayda gizli ayıp, yapılan test nedeniyle ortaya çıkan ve basit bir gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte bir ayıp söz konusu olduğundan, ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. ve 225. maddeleri hükümleri uygulanması gerektiğini, 6098 sayılı TBK’nın 223. maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı, aynı yasanın 225. maddesine göre ise; ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hükmün geçerli olduğu, TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik haklarının; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiş olduğu, aynı yasanın 229. maddesinde ise; satış sözleşmesinden dönen alıcının, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlü olduğu, buna karşılık alıcının da, satıcıdan ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesini, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesini, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği, satıcının, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlü olduğunun düzenlendiği, eldeki davada ileri sürülen ayıbın ancak laboratuvar ortamında tespit edilebilecek nitelikte olması nedeniyle gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, 23.07.2019 davacıya teslim edilen kumaşların 24.07.2019 tarihinde İntertek, 01.08.2019 tarihinde ise SGS firmasına teste gönderildiği, alınan 31.07.2019 ve 05.08.2019 tarihli test raporlarında kumaşta insan sağlığına zararlı fenol maddesinin tespit edildiği, davacı tarafından düzenlenen 09.08.2019 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulduğunun anlaşıldığı, TBK’nın 225. maddesinde, ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı düzenlenmiştir.Somut olayda satış konusu kumaşların insan sağlığına zararlı madde içerdiği tespit edilmiş olup, bu durumda bu işi meslek edinmiş olan davalı satıcının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, o halde TBK'nın 225. maddesi gereğince, davalının ayıp ihbar süresine uyulmadığı yönündeki savunması ile sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığı, bu durumda mahkememizce yargılamaya devamla davanın esasına girilmesi gerekirken, ayıp ihbarının süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, satışa konu kumaşların ayıplı olduğu tespit edilmekle, davacının ayıplı ürün bedeli ile uğradığı zararları talep hakkı bulunduğu, sunulan kayıtlara göre dava konusu ayıplı kumaşa ait satış faturası 7.522,09-USD tutarlı olup, davaya dayanak olarak davacı tarafından düzenlenen 06.09.2019 tarihli 44.452,16-USD tutarlı faturada ise 488,67-USD nakliye bedeli, 23.415,98-USD ayıplı ürün değişim malzeme ücreti ve 20.547,52-USD işçilik ücreti talep edildiği, bu durumda mahkememizce öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin okunaklı bir örneğinin ve davacının 06.09.2019 tarihli faturasına dayanak harcama belgelerinin ibrazı sağlanarak, davacının ayıplı ürün nedeniyle davalıdan talep edebileceği ürün bedeli ve masraf tutarının tespiti bakımından bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkememiz kararının, HMK'nın 353(1)-a-6 KALDIRILMASINA, dava yeniden görülmek üzere dosyanın mahkememize GÖNDERİLMESİNE" karar verilmiştir. Davacı vekiline taraflar arasındaki sözleşmenin okunaklı bir örneğini ve davacının 06.09.2019 tarihli faturasına dayanak harcama belgelerini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, ara karar ikmalen tamamlandığında dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile davacının ayıplı ürünler nedeniyle davalıdan talep edebileceği ürün bedeli ve masraf tutarının tespiti hususunda ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, Tekstil Mühendisi bilirkişi .... ve Mali Müşavir bilirkişi ..... 22/02/2024 tarihli ek raporlarında özetle; davacının davalıdan satın almış olduğu 4.097 mt siyah polyester astarı kesip konfeksiyon ürünlerine dikmiş olduğunu, davalının satmış olduğu siyah polyester astarların yapılan testler sonucunda phenols içeriği yönünden ayıplı olduğu tespit edilince dikili astarların sökülüp yerine ayıpsız astarların dikilmiş olduğunu, davacı vekilinin 07.01.2025 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sevk irsaliyeleri ve faturalar incelendiğinde, davacının davalıdan satın aldığı ayıplı siyah polyester astarların 0621 model yeleklere dikildiğinin anlaşılmakta olduğunu, davacının dava konusu astarları diktiği 0621 model yeleklerin bilirkişi incelemesine sunulmamış olduğunu, yelek ürünlerinde modele göre farklı miktarda astar kullanılmakla birlikte, tekstil sektöründe ortalama 0,80 mt/adet astar kullanıldığı göz önüne alındığında, davacının 4.097 mt siyah polyester astarı (4.097 mt / 0,80 mt/adet =) 5.121 adet 0621 model yelek imalatında kullanıldığının hesaplanmış olduğunu, davacının 0621 model yelekleri 6,00 TL/adet birim fiyattan ..... Tekstil Tur. Gıda İnş. Hayv. Mob. İt. İh. San.ve Tic. Ltd. Şti.'ne diktirmiş olduğunu, davacının dava konusu astarları 1,00 TL/adet birim fiyattan kestirdiği ve ayıplı astarların dikimini 2,00 TL/adet ve sökülmesini ortalama 4,00 TL/adet birim fiyattan yaptırdığı kanaatine varılmış olduğunu, davacının üretimde kullandığı kumaş, tela, fermuar vs malzemeleri ayıplı astarları söküp yerine ayıpsız astar dikerek kullanmaya devam etmiş olduğunu, aksi durumu gösteren herhangi bir delil sunulmamış olduğunu, davacı vekilinin 07.01.2025 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu nakliye faturaları incelendiğinde davacının 06.09.2019 tarihli MRM20190000700 nolu faturasındaki 414,13 USD + 74,84 KDV = 488,97 USD = (488,97 $ x 5,6746 TL/$ =) 2.774,71 TL nakliye bedelinin kadri maruf olup piyasa rayicini yansıttığı kanaatine varılmış olduğunu, davacının zararı : Ayıplı ürün malzeme bedeli + Ayıplı ürün değişim işçilik bedeli + Nakliye, davacının zararı : 7.522,09 + 6.822,47 + 414,13 = 14.758,69 USD, davacının zararı : 42.714,94 + 38.714,76 + 2.774,71 = 84.204,41 TL olduğunu, kök raporda her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan mali incelemede; davalının davacıdan 390,99 USD alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, buna göre davacının davalıdan talep edebileceği tutar (14.758,69 USD - 390,99 USD=) 14.367,70 USD olup, bu tutarında dava tarihi itibariyle TL karşılığı 81.973,65 TL olarak hesap ve tespit edilmiş olduğunu SONUÇ OLARAK; davacının davalıdan satın almış olduğu 4.097 mt siyah polyester astarı kesip konfeksiyon ürünlerine diktiğini, davalının satmış olduğu siyah polyester astarların yapılan testler sonucunda phenols içeriği yönünden ayıplı olduğu tespit edilince dikili astarlar sökülüp yerine ayıpsız astarların dikildiğini, davacının üretimde kullandığı kumaş, tela, fermuar vs. malzemeleri ayıplı astarları söküp yerine ayıpsız astar dikerek kullanmaya devam ettiğini, ayıplı astarların 0621 model yeleklerden sökülerek yerine ayıpsız astarların dikilmesi nedeniyle davacının 14.758,69 USD (84.204,41 TL) zararının oluştuğunu, kök raporda her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan mali incelemede; davalının davacıdan 390,99 USD alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, buna göre davacının davalıdan talep edebileceği tutarın (14.758,69 USD - 390,99 USD=) 14.367,70 USD olabileceğini, bu tutarında dava tarihi itibariyle TL karşılığı 81.973,65 TL olduğunu bildirmiştir. Dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi heyeti 02/06/2025 tarihli 2.ek raporlarında özetle; Davacı vekilinin, davaya konu edilen 06.09.2019 tarihli .... numaralı 44.552,16 $ tutarlı faturada belirtilen alacak kalemlerinin eksik hesaplandığını iddia etmekte olduğunu, davacının 06.09.2019 tarihli ..... nolu faturasında davalıya 44.552,16 $ tutarında yansıtma yapmış olduğunu, 22.02.2025 tarihli ek raporda davalının satmış olduğu siyah polyester astarların phenols içeriği yönünden ayıplı olduğu tespit edilince dikili astarların sökülüp yerine ayıpsız astarlar dikilmesi için yapılan malzeme, tamir işçiliği ve nakliye masrafları hesaplanmış olduğunu, yapılan hesaplama sonucunda davacının yansıtma faturası bedelinin fiili duruma göre yüksek olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı vekilinin, davacının zarar iddiası ile düzenlemiş olduğu faturanın 06/09/2019 tarihli olduğunu, sunulmuş olan nakliye faturalarının tarihinin müvekkiline zarar olarak yansıtılan fatura düzenlenme tarihinden sonrasına ait olduğunu, temel fatura tarihinden sonrasına ait faturaların dayanak fatura olarak kabulü ile tazmin faturası düzenlenemeyeceğini, bu nedenle nakliye faturalarının temel alınarak nakliye hesabı yapılamayacağını iddia etmekte olduğunu, davacının 06.09.2019 tarihli .... nolu faturası dayanağı olarak sunmuş olduğu nakliye faturalarının; dava dışı .... İnşaat Elektrik Nak. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacıya düzenlediği 17.593,80 TL tutarındaki 13.09.2019 tarihli .... nolu, 16.555,40 TL tutarındaki 13.09.2019 tarihli .... nolu, 22.608,80 TL tutarındaki 16.09.2019 tarihli .... nolu ve 20.685,40 TL tutarındaki 20.09.2019 tarihli ..... nolu 4 adet fatura olup toplam (17.593,80 + 16.555,40 + 22.608,80 + 20.685,40 =) 77.443,40 TL tutarında olduğunu, ek raporda davacı vekilinin 07.01.2025 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu nakliye faturaları dikkate alınarak davacının 06.09.2019 tarihli ..... nolu faturasındaki 414,13 USD + 74,84 KDV = 488,97 USD = (488,97 $ x 5,6746 TL/$ =) 2.774,71 TL nakliye bedelinin kadri maruf olduğu ve piyasa rayicini yansıttığı kanaatine varılmış olduğunu, sunulan nakliye bedelleri toplamı dikkate alınmamış, nakliye faturaları incelenerek davacının tamire gönderdiği ürünlerin taşınması gerektiği, taşınması için davalıya yansıttığı nakliye bedelinin kadri maruf olduğu sonucuna varılmış olduğunu, davalı vekilinin, nakliye faturalarında .... İnşaat'ın ..... Mah .... Cad .... Sokak No:8A Bağcılar/ İstanbul adresinde faaliyet gösterir olarak yazıldığını, şirket kaşesinin de aynı şekilde olduğunu, 09/ 12/2014 tarihinde şirketin işbu adrese kapanış verdiğini, 2019 yılına dek şirketin Şişli'de faaliyet gösterdiğini ve 20/06/2019 tarihinde de .... Mah .... Sokak No:8 Zl Bağcılar/ İstanbul adresine geçtiğini, dolayısıyla sunulan dayanak faturaların gerçeği yansıtmadığını iddia etmekte olduğunu, .... Mahallesinin adı 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 15 Temmuz Mahallesi olarak değiştirilmiş olduğunu, aynı şekilde Arpacık sokak isminin de .... sokak olarak değişmiş olduğunu, ...... haritada Arpacık sokak olarak geçen adres ... haritada .... sokak olarak geçmekte olduğunu, yani .... Mah .... Cad ..... Sokak No:8A Bağcılar/ İstanbul adresiyle ..... Mah 1510 Sokak No:8 Zl Bağcılar/ İstanbul adresi aynı adres olduğunu, davalı vekilinin, bilirkişinin alınan kumaş ile kaç yelek yapılabileceğine ilişkin farazi bir hesap yaptığını, farazi hesaba göre yelek sayısının 5.121 olduğunu, tamir yapan ..... Tekstil faturalarına göre toplam yelek sayısının 4.418 olduğunu, bu halde farazi hesap gerekmediğini, adedin faturada yazılı olduğunu iddia etmekte olduğunu, davacı vekilinin 07.01.2025 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sevk irsaliyeleri ve faturalar incelendiğinde, davacının davalıdan satın aldığı ayıplı siyah polyester astarların 0621 model yeleklere dikildiğinin anlaşılmakta olduğunu, davacının dava konusu astarları diktiği 0621 model yeleklerin bilirkişi incelemesine sunulmamış olduğunu, 22.02.2025 tarihli ek raporda yelek ürünlerinde tekstil sektöründe ortalama 0,80 mt/adet astar kullanıldığı göz önüne alınarak davacının 4.097 mt siyah polyester astarı (4.097 mt / 0,80 mt/adet =) 5.121 adet 0621 model yelek imalatında kullandığının hesaplanmış olduğunu, davacının 0621 model yelekleri 6,00 TL/adet birim fiyattan .... Tekstil Tur. Gıda İnş. Hayv. Mob. İt. İh. San.ve Tic. Ltd. Şti.'ne diktirmiş olduunu, .... Tekstil'in 13.091,52 TL tutarındaki 19.08.2019 tarihli ..... nolu faturayla 2.098 adet ..... model yelek dikimi, 8.511,36 TL tutarındaki 20.08.2019 tarihli ..... nolu faturayla 1.364 adet 0621 model yelek dikimi ve 5.965,44 TL tutarındaki 21.08.2019 tarihli ..... nolu faturayla 956 adet 0621 model yelek dikimi işini davacıya fatura etmiş olduğunu, faturalardan ..... Tekstil'in toplam (2.098 + 1.364 + 956 =) 4.418 adet 0621 model yelek dikimi yaptığının anlaşılmakta olduğunu, davacının dava konusu astarları 1,00 TL/adet birim fiyattan kestirdiği ve ayıplı astarların dikimini 2,00 TL/adet ve sökülmesini ortalama 4,00 TL/adet birim fiyattan yaptırdığı kanaatine varılmış olduğunu, davacının üretimde kullandığı kumaşın, tela, fermuar vs malzemeleri ayıplı astarları söküp yerine ayıpsız astar dikerek kullanmaya devam etmiş olduğunu, aksi durumu gösteren herhangi bir delil sunulmamış olduğunu, davacı vekilinin 07.01.2025 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu nakliye faturaları incelendiğinde davacının 06.09.2019 tarihli ..... nolu faturasındaki 414,13 USD + 74,84 KDV = 488,97 USD = (488,97 $ x 5,6746 TL/$ =) 2.774,71 TL nakliye bedeli kadri maruf olup piyasa rayicini yansıttığı kanaatine varılmış olduğunu, ayıplı astar malzeme bedeli : 4.097 mt x 1,7 $/mt x 1,08 (KDV) = 7.522,09 USD, 7.522,09 $ x 5,6786 TL/$= 42.714,94 TL, ayıplı astar değişim işçilik: Astar kesim bedeli + dikim bedeli + sökme bedeli : 4.418 adet x (1,00 + 2,00 + 4,00) x 1,08 (KDV) = 33.400,08 TL, : 33.400,08 TL / 5,6746 TL/$= 5.885,89 USD, davacının zararı : Ayıplı ürün malzeme bedeli + Ayıplı ürün değişim işçilik bedeli + Nakliye, davacının zararı : 7.522,09 + 5.885,89 + 488,97 = 13.896,95 USD, davacının zararı : 42.714,94 +33.400,08 + 2.774,71 = 78.889,73 TL olduğunu, kök raporda her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan mali incelemede; davalının davacıdan 390,99 USD alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, buna göre davacının davalıdan talep edebileceği tutar (13.896,95 USD - 390,99 USD=) 13.505,96 USD olarak hesaplanmış olduğunu, davalı vekilinin, bilirkişi raporunda astar alım bedelinin de ayrıca hesaplandığını, ayrıca astar alındığına dair davacı tarafından sunulmuş bir fatura olmadığını, .... Tekstil'in faturasında sadece 0621 model yelek yazdığını, tadilat olup olmadığının belli olmadığını, bu fiyatlandırmanın içerisinde kumaş bedelinin de bulunabileceğini, ya da eski astarın işleme tabi tutulup temizlenip tekrar kullanılmış olması ihtimalinin olduğunu, eğer yeleklerde bahsi geçen maddenin gerçekten var olduğuna kani olunuyorsa bu maddenin temizleme vb bir yolla giderilip giderilmeyeceği, sadece söküp yenilemekle mi sorunun çözülüp çözülemeyeceğine dair de görüş alınması gerektiğini, iddia etmekte olduğunu, yeleklere dikilen astarların yeleklerden söküldükten sonra tamir amacıyla yıkanması durumunda astarların iplikleri açılacağından tekrar kullanılmasının mümkün olmadığını, bu sebeple ayıplı astarın sökülerek yerine ayıplı olmayan astarın dikilmesi gerektiğini, dava konusu siyah polyester astarın birim fiyatı 1,70 $/mt x 5,6786 TL/$ x 1,08 (KDV) = 10,43 TL/mt'dir. 4.418 adet 0621 model yelekte (4.097 mt / 4.418 adet =) 0,93 mt/adet astar kullanılmış olduğunu, 0621 model yelekte kullanılan astarın birim fiyatı (0,93 mt/adet x 10,43 TL/mt =) 9,70 TL/adet olduğunu, ..... Tekstil'in faturalarına göre fason dikim birim fiyatı 6,00 TL/adet olduğuna göre 9,70 TL/adet astar birim fiyatının bu fiyata dahil olmasının mümkün olmadığını, davalı vekilinin, TBK 227 gereğince davacı eğer seçimlik haklarından bir tanesini kullanıyorsa, aldığı malı geri vermesi ya da tamirin aşırı masraf gerektirmemesi gerektiğini iddia etmekte olduğunu, 0621 model yelekte kapitone, yaka, kol manşet, astar, tela, fermuar vs malzemeler kullanılmış olduğunu, ayıplı astar nedeniyle ayıplı hale gelen yeleğin davalıya iadesi durumunda davacının davalıdan çok daha fazla zarar talep edeceğinden ayıplı astarın değiştirilerek tamir yoluna gidilmesinin çok daha ekonomik olmuş olduğunu SONUÇ OLARAK; tarafların itirazlarının ayrıntılı olarak yukarıda değerlendirildiğini, davacının davalıdan satın almış olduğu 4.097 mt siyah polyester astarı kesip konfeksiyon ürünlerine diktiğini, davalının satmış olduğu siyah polyester astarların yapılan testler sonucunda phenols içeriği yönünden ayıplı olduğu tespit edilince dikili astarlar sökülüp yerine ayıpsız astarların dikildiğini, davacının üretimde kullandığı kumaş, tela, fermuar vs. malzemeleri ayıplı astarları söküp yerine ayıpsız astar dikerek kullanmaya devam ettiğini, ayıplı astarların 0621 model yeleklerden sökülerek yerine ayıpsız astarların dikilmesi nedeniyle davacının 13.896,95 USD (78.889,73 TL) zararının oluştuğunu, kök raporda her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan mali incelemede; davalının davacıdan 390,99 USD alacaklı olduğunun tespit edilmiş olup, buna göre davacının davalıdan talep edebileceği tutarın (13.896,95 USD - 390,99 USD=) 13.505,96 USD olabileceğini bildirmişlerdir. Davacı vekili 30/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, 10.000,00 USD olarak talep olunan alacağın 3.505,96 USD arttırılarak toplamda 13.505,96 USD olarak ıslah edildiğini beyanla; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ıslah ve taleplerinin ve haklı davanın kabulü ile, 06/09/2019 tarih ..... numaralı faturaya konu zararları için 13.505,96 USD'nin dava tarihinden itibaren USD kuru için işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 19/09/2024 tarih ve .... Esas ..... Karar sayılı ilamı ve taraflar arasındaki sözleşme ve davacının ayıplı ürün nedeni ile uğramış olduğu zarara ilişkin sunulan delillerin bir arada değerlendirilmesinde davacı davalıdan satın almış olduğu 4.097 mt siyah polyester astarı kesip konfeksiyon ürünlerine diktiği, davalının satmış olduğu siyah polyester astarların yapılan testler sonucunda phenols içeriği yönünden ayıplı olduğu tespit edilince dikili astarlar sökülüp yerine ayıpsız astarlar dikildiği, davacı vekilinin 07.01.2025 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sevk irsaliyeleri ve faturalar incelendiğinde, davacının davalıdan satın aldığı ayıplı siyah polyester astarların 0621 model yeleklere dikildiği, tamirin yapılması amacı ile dava dışı ..... Tekstil tarafından fatura edilen 4.418 adet yeleğin yeniden dikildiği, davacının dava konusu astarları 1,00 TL/adet birim fiyattan kestirdiği ve ayıplı astarların dikimini 2,00 TL/adet ve sökülmesini ortalama 4,00 TL/adet birim fiyattan yaptırdığı, davacı vekilinin 07.01.2025 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu nakliye faturaları incelendiğinde davacının 06.09.2019 tarihli ..... nolu faturasındaki 414,13 USD + 74,84 KDV = 488,97 USD = (488,97 $ x 5,6746 TL/$ =) 2.774,71 TL , davacının zararının ayıplı ürün malzeme bedeli, ayıplı ürün değişim işçilik bedeli ve nakliye kalemlerinden ibaret olduğu, işçilik olarak ise astar kesim bedeli, dikim bedeli ve sökme bedeli harcamalarının yapıldığı, tamirat için sunulan faturalar nazara alındığında 4.418 adet yelek dikilmiş olduğu anlaşılmakla 02/06/2025 tarihli ikinci ek raporun hükme esas alınması gerektiği, bilirkişi raporu uyarınca davacının talep edebileceği zararın 13.896,95 USD olduğu, davacının kısmi dava olarak açıldığı ve davacı vekilince ıslah edildiği, ıslahın 13.505,96 USD üzerinden yapılmış olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile ıslaha bağlı olarak talep edilen 13.505,96 USD'nin 10.000,00 USD yönünden dava tarihi olan 13/12/2019, 3.505,96 USD yönünden ıslah tarihi 30/09/2025 tarihinden itibaren USD kuru için işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Islaha bağlı olarak talep edilen 13.505,96 USD'nin 10.000,00 USD yönünden dava tarihi olan 13/12/2019, 3.505,96 USD yönünden ıslah tarihi 30/09/2025 tarihinden itibaren USD kuru için işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 5.360,26 TL harçtan peşin alınan 991,64 TL peşin harç ile 2.495,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.486,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.873,62 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.036,04 TL, ıslah harcı 2.495,00 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 11.845,00 TL olmak üzere toplam 15.376,04 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/11/2025

Katip ..... Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/838, K. 2025/1110, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-838-e-2025-1110-k-53a8003c1e9d