İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/784 E. 2025/1065 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/784
- Karar No
- 2025/1065
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/784 KARAR NO : 2025/1065
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04.10.2022 KARAR TARİHİ : 09.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma -----ile davalı firma-----. arasında 03.08.2021 tarihinde "----- Beton Duvar Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme kapsamında, ----- Mahallesi/------ yer alan bir inşaat alanı teslim edildiğini, inşaatın, 31.03.2022 tarihinde tamamlandığını, işin tamamlanmasının ardından, sözleşmeye uygun olarak on iki adet fatura düzenlendiğini ve davalı firmaya tebliğ edildiğini, düzenlenen faturaların toplam tutarının 107.090,66-TL olduğunu ancak sözleşmenin 9. Maddesi gereğince yapılması gereken ödemelerin gerçekleştirilmediğini, bu maddeye göre ödemelerin %75'inin iş bitiminde, %15'inin iş tesliminde, kalan %10'unun ise teslimdeki hak ediş ödemeleri olarak yapılması gerekmekte olduğunu, ancak davalı firma tarafından yapılan tüm uyarı, ikaz ve taleplere rağmen bakiye cari hesap alacağının 107.090,66-TL olduğunu, akabinde ve detayında müvekkili firma muhasebesi 25.07.2022 tarihinde GIB sistemi üzerinden tesadüfen tespit ettiği ve davalının düzenlemiş olduğu ancak müvekkil firmaya hiçbir suretle tebliğ ve tevdi edilmeyen 20.06.2022 tarihli 126.252,00-TL bedelle iade faturasına istinaden 26.07.2022 tarihinde ---- Noterliği ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz ettiğini ve bakiye kalan 107.090,66-TL ödenmesinin talep edildiğini, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutularak; davalı borçlunun ---. İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasına karşı sunmuş olduğu haksız olan itirazının iptalini, takibin devamıni, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafça aleyhlerine----- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflarınca süresi içerisinde işbu icra takibinin durdurulması için itiraz edildiğini akabinde arabulucu görüşmesi neticesinde işbu davanın açıldığını ancak işbu davanın haksız ve kötü niyetle açıldığını, hukuki ve maddi mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirketin ----- Mahallesi 15969 Ada 9 Parseldeki inşaat için yüklenici firma olarak kat malikleri ile işçilik ve denetim ve kontrol için anlaştıklarını, işbu inşaat da tüm masrafların kat maliklerince kaba inşaat (beton işçiliği, duvar işçiliği ve demir işçiliği) maliyetlerinin ödendiğini, Türk Ticaret Kanunu Madde 21. "(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. (3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır." hükümleri gereğince karşı tarafa kesmiş oldukları 20.06.2022 tarihli faturanın karşı tarafa bildirildiğini ve öncesinde de müvekkili şirketin işbu faturaların yapılmayan işler neticesinde olduğu ve taraflarınca kabul edilmediğinin davacı tarafa bildirildiğini, ----- İnşaat ... Şirketi ve ------ İnşaat ... Şirketi arasında yapılan anlaşma neticesinde; ---- İnşaat .... Şirketinin müvekkili şirkete ilk faturasın (beton kalıbı demir işçiliği ve duvar işçiliği kesilen faturası birim fiyatı 120,00-TL + KDV'den fatura düzenlendiğini ancak en son faturada ise birim fiyat olarak 160,00-TL'den fatura düzenlendiğini, işbu birim fiyat farkı (40,00-TL) müvekkili şirketçe kabul edilmediğini, ---- firmasının haksız ve kötü niyetli olarak birim fiyatı olarak faturalara 40,00-TL fazla yansıdığını ayrıca ------ İnşaat .... Şirketinin kendi bünyesinde yapmış olduğu şantiye çevirme sürgülü kapı yapma inşaat sahasını işlerinin bedelini ---- İnşaat ... Şirketinin kendisi yapmış gibi göstererek müvekkili şirkete 35,400,00-TL fatura düzenlediğini, inşaat bittikten sonra haksız bir şekilde hak ediş olarak müvekkili firmadan istediğini, arsa çevirme işlerinin ücretini de müvekkili firmadan istediğini, davacı ---- İnşaat .... Şirketinin yaptığı imalatların hak edişleri beton kalıp demir ve duvar olarak faturasını düzenlemiş olup ----- İnşaat ... Şirketi tarafından ödendiğini ayrıca 59,000,00-TL'lik duvar fiyat farkı faturasının ----- İnşaat ... Şirketi ve kat maliklerince kabul edilmediğini ve yazılı olarak davacı tarafa bildirildiğini, inşaattaki----- İnşaat .... Şirketi tarafından imalatı ve işçiliği yapılmamış olan son dört katın klima balkonlarının 2,973,60-TL'lik haksız hak edişin kabul edilmediğini ayrıca site etrafına yapılan perde beton metre kare fiyatının 110,00-TL olarak site yönetimi tarafından ---- İnşaat ... Şirketine bildirildiğini ancak ----- İnşaat .... Şirketinin hakediş olarak fazlaca fatura düzenlediğini ve taraflarına yansıttığını, müvekkili şirketin ve kat maliklerinin tüm bu hususları davacı tarafa bildirdiğini ancak davacı tarafın kötü niyetli şekilde taraflarına fazla miktarlı faturalar düzenlediğini, merdiven ve asansör kuleri çatı parepetleri metre kare fiyatı 120,00-TL'den yapılması gerekirken, yapılmamış işleri fazlaca yapmış gibi gösterip hatalı işleri taraflarına yansıtmaya çalıştığını, tüm bu hususlar cevap dilekçesi ekindeki davalı tarafa bildirilmiş olan kesin alacak tespit raporunda sabit olduğunu, Bilirkişinin bu raporu incelediğinde fazla düzenlenen faturaların mahiyetini ve itirazlarının açıkça görüleceğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davavı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesaba dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki ihtilaf davacı alt yüklenicinin, davalı asıl yükleniciden, taraflar arasında imzalanan 03.08.2021 tarihli eser sözleşmesi ve eser sözleşmesi nedeniyle davalıya kesilen faturalar nedeniyle bakiye hak ediş alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı konusunda toplanmaktadır. ----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, tarafların BA/BS kayıtları, dava konusu edilen yapıya ilişkin imar işlem dosyası celp edilmiş, taraf tanıkları dinlenerek keşif icra edilmiş, 16/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 04/09/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 03/08/2022 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 107.090,66 TL asıl alacak ve 6.275,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 113.336,47 TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 16/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22/08/2022 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 04/10/2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 113.336,47 TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.Keşif sırasında dinlenen davacı tanığı ---- beyanında: ''Ben ----- İnşaatta kalıp işçisi olarak çalıştım. Binaların etrafında çevrili şu an mevcut bahçe duvarını biz yapmadık, bu duvarlar yapılmadan önce etrafında sac duvar ve sürgülü kapı vardı, bunu biz yapmıştık ancak daha sonra sökülmüş, yaptığımız bütün işler projeye uygun yapılmıştır, mevcut istinat duvarını da biz yaptık, projede var mı bilmiyorum ancak muhakkak vardır, yapılan işlerin ücretlendirilmesi ve ödemesi enflasyona göre belirlenip yapılıyordu, arada yazılı bir sözleşme var mı bilmiyorum ancak herhangi bir sözleşmeye göre ödeme yapılmıyordu, klima balkonlarından ikişer tanesi yaptık ancak sonradan şirket yetkilimiz yapımını durdurdu ona kimin durdurmasını söylediğini bilmiyorum.'' demiştir. Keşif sırasında dinlenen davalı tanığı ---- beyanında: ''Ben arsa sahiplerinden---- İnşaata verdik, ---- ise alt taşeron olarak ---- ile anlaşmış, ---- işi teslim aldıktan sonra ve iş sırasında bizden ödemeler talep ediyordu biz de ödüyorduk ancak yapılan işi kontrol ettiğimizde klima balkonlarından sadece ikişer tanesinin yapıldığı halde tüm balkonlar yapılmış gibi ödeme istediklerini ayrıca çatı parapetleri, asansör kulelerinin metrajlarının daha düşük olmasına rağmen daha fazla metraj yapılmış gibi ödeme talep edildiği, ayrıca inşaatın yapımı sırasında yapılan sacla çevirme işi alt taşeronun yükümlülüğünde olduğu halde bize faturalandırıldığını, daha doğrusu ------ inşaata faturalandırıldığını gördük. Ayrıca projede var mıydı bilmiyorum ancak şu an istinat duvarının olduğu kısım boş bırakılmıştı, biz de davacı şirket yetkilisi ile görüştük, bu kısım boş bırakıldığı için hesaplama yapıp buranın bedelinin toplam işten düşülmesini daha sonra taraflar arasındaki anlaşma gereğince metrekare fiyatından istinat duvarının bedelinin hesaplanmasını kararlaştırdık ve bütün bunların hepsini faturalardan düşerek ----- ödeme yaptık, ayrıca şunu da belirtmek istiyorum faturada 59.000,00-TL'lik duvar farkı faturası olarak kesilen bedel aslında duvar farkı olarak kesilmemiştir, davacı şirket yetkilisi işlerin aksamasından kaynaklı davalıya ceza kestiğini belirterek bu bedeli duvar farkı faturası olarak yansıtmıştır, biz bunu da ödemedik, ayrıca parapetler yanlış yapılmıştır, biz bunu kırdırmak zorunda kaldık, ayrıca yeniden yaptırdık buna 500,00-TL ödedik bunu da faturadan düştük, yine merdiven holündeki klima balkonlarına açılan pencerelerin boyutları projeden büyük yapılmıştı biz bunu daha sonradan yaptırdık projeye uygun hale getirdik, buna da 1.500,00-TL ödedik, bunu da faturalardan düştük.'' demiştir. Keşfe iştirak eden inşaat mühendisi bilirkişi 16/08/2024 tarihli raporu ile; Davacının yüklendiği işi eksiksiz tamamladığı, birim fiyatlarda sözde mutabık kalındığı için bazı anlaşmazlıkların yaşandığı, bu sebeple 78.540,80 TL bedelli faturadaki imalat bedelinin 66.740,80 TL olması gerektiği, 2 Blok içinde son üç katta klima balkonu olmadığının yerinde görüldüğü, toplam 18 m2'lik metrajın düşümü; 18x140-2.520,00 * KDV -2.973,6 TL (KDV dâhil) davacının alacağından düşülmesi gerektiği, “----- Sitesi Ek İş ve Arka Bahçe Duvarı” içerikli faturada bahsedilen ek işlere dair bir delile rastlanmadığı, yapı denetim beton döküm tutanakları içerisinde istinat ya da bahçe betonu için bir döküm tutanağı olmadığı, bu sebeple faturanın uygun bulunmadığı, fatura tutarları ve içerikleri incelendiğinde davacının 111.478,4 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. 04/09/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu ile; Davacının davalıdan talep edebileceği alacağının 1.266.251,66 TL(hak ediş)- 1.159.161,00 TL(davalı ödemesi)-107.090,66 TL hesap edildiği, Davacının, takip öncesi davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir ihtarı bulunmadığından TBK.md.117/1 uyarınca takip öncesi faiz talep edemeyeceği bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında imzalanan 03.08.2021 tarihli sözleşme eser sözleşmesi niteliğindedir. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK ) 470. maddesinde de, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır.Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ( TMK ) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olup, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( HMK ) 190. maddesinin birinci fıkrasına göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğundan; Yüklenici, sözleşmeye uygun olarak eseri meydana getirip teslim ettiğini, iş sahibi de sözleşmede kararlaştırılan ve teslimle muaccel hâle gelen iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Daha açık bir anlatımla, eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Bir başka deyişle yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Eserin iş sahibi tarafından açıkça ve örtülü kabulü halinde yüklenicinin kasten sakladığı veya sonradan çıkan gizli ayıplar hariç yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde yüklenici, gerçekleştirdiği işin fiziki oranına göre alacağa hak kazanır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre eser sözleşmelerinde yüklenici, yaptığı imalat oranında bedel talep edebilir. Yaptığı imalat bedelinden işverenin ödediğini ispat ettiği iş bedeli mahsup edilerek bakiye bedel hesaplanır.Yine ,6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK nun 23. maddesi uyarınca bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır. Bu genel açıklamalardan sonra davaya konu somut uyuşmazlığa dönecek olursak; davanın her iki tarafı da ticari defterlerini ibraz etmediğinden ticari defter incelemesinden hareketle sonuca varılması mümkün olmamıştır. Bu durumda az yukarıda açıklandığı üzere eser sözleşmesinde yüklenici eseri teslim etmiş ise yaptığı iş bedelini sözleşmede belirlenen birim fiyatlara göre iş sahibinden talep edebilecek, iş sahibi de varsa ödemeleri, eksik ve ayıplı imalat bedelinin mahsubunu talep edebilecektir. Yüklenici, eserin teslim edildiğini tanık beyanı dahil her türlü delille ispat edebilir. Eldeki dosyada yer alan ve davacının ----- Sigorta Müdürlüğü'ne verdiği dilekçede, sözleşmeye konu yer ile ilgili sigorta kaydının kapatılması talebinde bulunduğu, evrak kaydının kurum nezdinde yapıldığı görülmüştür. Yine mahkememizce dinlenen tanık beyanları ile teknik bilirkişi tarafından hazırlanan ve dosyaya sunulan teknik raporda davacının sözleşme kapsamında yer alan işleri tamamladığı, noksan iş bulunmadığı yönünde keşfe dayalı yapılan tespitler de dikkate alınarak davacının, sözleşmeye konu imalatları işveren davalıya teslim ettiği, teslim hususun ispatlandığı değerlendirilmiştir.Sözleşmeye konu iş kapsamında davacı firma tarafından davalı firmaya ilki 29.09.2021 tarihli, sonuncusu 07.04.2022 tarihli olmak üzere toplamda 12 adet, 1.266.251,66 TL.lik e- fatura kesilmiş ve davalıya tebliğ edilmiştir. Dava dosyasında, kesilen bu faturalara 8 günlük yasal sürede itiraz edildiğine dair bir delil dosyada bulunmamaktadır. Dava dosyasında davalının "yapılan iş kapsamında davacıya yapmış olduğu ödemelere ilişkin delil bulunmamakla birlikte davacı vekilinin mahkemeye verdiği 15.05.2024 tarihli beyan dilekçesinde yapılan iş kapsamında davalı firma tarafından davacıya toplamda 1.159.161,00 TL ödeme yapıldığı ikrar edilmiştir. Bu ikrar mahkeme içi ikrar olup HMK md.188/1 uyarınca davacıya toplamda 1.159.161,00 TL ödeme yapıldığının kabulü gerekir. Tüm bu tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının, itiraza uğramayan faturalar nedeniyle davalıdan toplamda 1.266.251,66 TL alacağının bulunduğu, buna karşın davalının davacıya 1.159.161,00 TL ödeme yaptığı, faturalara dayalı yapılan iş bedelinden davalı ödemesi mahsup edildiğinde davacının bakiye alacağının 107.090.66 TL olduğu, davacının, takip öncesi davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir ihtarı bulunmadığından TBK.md.117/1 uyarınca takip öncesi faiz talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile; Davalının----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 107.090,66-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, işlemiş faizi ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 107.090,66-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kısmen kabulü ile; 1-Davalının ----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 107.090,66-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, işlemiş faizi ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 107.090,66-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 7.315,36-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.369,19-TL harçtan ve icra dosyasına yatırılan 566,83-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.379,34-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan toplam 1.936,02-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 3.030,30-TL keşif harcı, 1.885,00-TL ----- keşif araç ücreti, 550,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.557,50-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 17.530,18-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan 1.027,32-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 11,50-TL vekalet harcı, 155,00-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 166,50-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 9,22-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan 157,28-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.473,64-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 86,36-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 6.275,81-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekili ve davalı şirket yetkilisinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.