İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/550 E. 2025/1054 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/550
- Karar No
- 2025/1054
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/550 KARAR NO : 2025/1054
DAVA : Tespit,Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit, Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili; uzun yıllardır radyo, iletişim ve medya alanında faaliyet gösteren şirketlerin kurucusu, ortağı ve işleteni olduğunu, hala 4 ayrı şirketin yönetim kurulunda üyeliğinin ve ortaklığının mevcut olduğunu, davalı ----- ise müvekkilinin öz yeğeni olduğunu, aynı zamanda davaya konu ihtilafın yaşandığı zamana kadar müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğunu, ------ bünyesinde sigortalı olarak çalıştığını, tecrübesine istinaden aynı ticari faaliyet kapsamında yatırım yapmak isteyen davacı müvekkili, davalı şirketin ortakları ile yapmış olduğu görüşmeler neticesinde şirket hisselerinin tamamını satın almaya karar verimiş olduğu, bu kapsamda şirket ortakları ile bir anlaşma sağladığını, varılan anlaşmaya istinaden taraflar arasında 06/01/2024 tarihli ön protokol düzenlendiğini, ön protokolde özetle; davalı radyo şirketinin kararlaştırılan 7.000.000,00 TL satış bedelinden %75' ine tekabül eden 5.250.000,00- TL' nin peşin, %25' ine tekabül eden 1.750.000,00 TL 'nin ise 08/05/2024 tarihine kadar ödeneceğini, satın alan müvekkilinin kapora göndereceğini, ödeme yapılınca 08/01/2024 itibariyle resmi işlemlere başlanacağını, %25' lik hissenin 1.750.000,00 TL' lik ödeme sonrası devrinin yapılacağı hususları kararlaştırıldığını, işbu ön protokolün devralan alıcı olarak müvekkili ----, satıcı olarak davalı şirketin gerçek sahibi ve eski yöneticisi olan -----, şahit olarak yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak ---- ve gerçek malikin damadı ----- tarafından imzalandığını, ön protokol kapsamında müvekkilinin 100.000,00 TL kapora 06/01/2024 tarihinde gerçek malikin oğlu hesabına, 1.040.000,00 TL, 08/01/2024 tarihinde gerçek malikin damadı hesabına 60.000,00 TL 08/01/2024 tarihinde resmi ortak ve yönetim kurulu başkanı ----- hesabına 4.050.000,00 TL 08/01/2024 tarihinde gerçek malikin damadı hesabına olmak üzere toplam 5.250.000,00 TL havale edildiğini, davalı şirket hisselerini satın almak amacıyla anlaşma yapan müvekkili, resmi ortak olamayacağından, davalı şirket hisselerini daha sonra devralmak amacıyla yıllardır yanında çalıştırdığı öz yeğeni olan davalı asil adına hisseleri aldığı, özetle; 4 ayrı şirkette ortaklığı olması sebebiyle 5. şirket hisselerini yasa hükmü itibariyle alamayan müvekkili, bizzat yaptığı ön protokol doğrultusunda davalı asil adına davalı şirket hisseleri almaya karar verdiğini, %75 oranında ödeme müvekkili tarafından yapıldığını, arta kalan kısım davalı tarafından ödendiğini, tüm hisseler davalı adına tescil edildiğini, davalı şirket hisselerinin gerçekte müvekkili hesabına satın alındığının kararlaştırıldığı ancak yasa hükmü ve yakınlık ilişkisi itibariyle davalı adına satın alındığı noktasında; ön protokol, hisse devir sözleşmesi, ödeme dekontları içeriklerinin işbu iddianın ispatına yönelik yazılı delil olarak kabulü gerektiğini, davalı şirket hisselerinin, davalı şirket bünyesinde faaliyet gösteren işletmelerin, işletme lisanslarının, radyo lisanslarının, radyo frekans haklarının, davalı şirkete ait tüm menkul ve gayrimenkullerin devir, teknik satış ve bölünmelerinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir isteminin kabulünü, davalı şirketin %75 oranındaki hissesinin malikinin müvekkili olduğunun tespiti ile bu hisselerin müvekkili adına kayıt ve tescilini, davalı şirket değerinin tespiti ile müvekkile ait %75 hisseye karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesi ile ihtiyati tedbir talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili, davacının öz yeğeni olduğunu, davacının yanında özveri ile çalıştığı-çalıştıkları süre boyunca davacının adeta eli ayağı olduğunu, dayı-yeğen, işveren-işçi ilişkisinden daha ileri olan ilişkileri aslında davacının müvekkili erkek evladı olmadığından müvekkilinin dayısına babası gibi hürmet ettiğini, sözünden çıkmayıp bir dediğini iki etmemesi ve her durumda yanında olması şeklinde olduğunu, müvekkili dayısına olan bağlılığından ve dayısının etkisi altında kalarak soyadını değiştirdiğini, dayısı ile aynı soyisime sahip olmak için babasının soyadını reddettiğini, müvekkilinin, davacı ile çalışması davacının işlerini büyütmede oldukça etkili olduğunu, müvekkilinin davacıya manevi olarak oğul görevi göstermesi bir yana ekonomik olarak büyümesinde katkıları da oldukça fazla olduğunu, zira bu güçlü bağın kurulmasının sebebi müvekkili etkilemeye çalıştığını, yaşlandığını, şirketinde çalışan öz kızı ----- işleri tek başına idare edemeyeceğini, yine şirketinde uzun yıllardır çalışan müvekkilin teyzesinin yaşlandığını söylediğini, şirketinde kalması için çabaladığını, müvekkilinin kendi işini kurmak istediğinde de onun yakınından ayrılmaması için iş kurmasında yardımcı olduğunu, davacının müvekkile yardımcı olduğu kısım şirket ortakları ile bir araya getirerek ve aralarında bir arabulucu gibi hareket ederek sektördeki uzun tecrübesinden kaynaklı olarak bir pazarlık görüşmesi yapmak ibaret olduğu, ---- 19 adet ----- 15.200,00 TL nominal değerindeki ortaklık payını, ---- 5 adet ---- 4.000,00 TL nominal değerindeki ortaklık payını ----- 1 adet ------ 800,00 TL nominal değerindeki ortaklık payının devrine ilişkin anonim şirket pay senedi devir ve kabul sözleşmesi ile imzalandığını, müvekkili 24/01/2024 tarihinde-----. isimli şirketin devrini aldığı, 11/03/2024 tarihinde şirket tek pay sahipli anonim dönemde olduğu gibi dört elle sarıldığı, şirketin her iş ve işleminin kanunlara uygun olması en hassas olduğu konu olduğunu, şirketi devir aldığı dönemde şirket üzerinde borçlar bulunduğunu, bu borçların hepsini müvekkilin kendisinin ödediğini, davacının iddia ettiği gibi inançlı sistem olsa ve davacıya ileri bir tarihte devredileceği hususu taraflar arasında anlaşılan bir husus olsaydı davacının bu borçları ödeyeceğini, davacı davaya konu şirketin hiçbir borcuna katılmadığı gibi hiçbir şekilde şirketin idaresi için de iş ve işlemde bulunmadığını, tabiri caizse parmağını dahi oynatmadığını, aksine müvekkilinin şirketteki işleri yoluna koyması ile davacı müvekkilinin yasal olmayan taleplerle fatura alış-verişi yapma konusunda ısrarcı olduğunu, davacı; davalı şirketin ortakları ile anlaşma sağladığını iddia ettiği ancak bu iddia gerçeği yansıtmadığını, tarafınca hiçbir anlamı olmayan ve hukuki sonuç doğurmayan davacı tarafından sunulmuş olan ön protokol başlıklı metin hiçbir şekilde geçerliliği olmayan bir kağıt parçası olduğunu, --- davaya konu şirket üzerinde hak sahibi olmadığını, müvekkilinin dava konusu şirketi devir almadan önceki son şirket hissedarları----- oluştuğunu, müvekkilinin hukuka uygun olarak Anonim Şirket Hisse Senedi Devir ve Kabul sözleşmesini saydığımız Hisse sahipleri ile yapmış ve hisse karşılığı belirlenen rakamları ilgili kişilere banka yoluyla ödediği, müvekkilinin yine işbu pay devir ve kabul sözleşmeleri ile hisse devri karşılığında ödeme taahhüdünde bulunduğu----Vergi ve SGK borçlarını da bizzat kendisinin yaptığını görüldüğü, davacının dosyaya sunmuş olduğu protokol ve belgelerin müvekkilinin imzasını taşımayan, el ürünü olmayan belgeler olduğunu, ihtiyati tedbir istemi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Davacı, davalı şirketin %75 hissesinin bedelini kendisinin ödediğini ileri sürerek, %75 hissenin adına tescilini, bu mümkün değilse hisse bedeli olarak ödediği 5.250.000,00 TL' nin davalılardan müştereken tahsilini talep etmiştir.Davalı şirket hisselerini ----- yazılı devir sözleşmesi ile usulüne uygun şekilde devraldığını, sicilde tescil işlemlerinin yapıldığını, davacı iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış, eksik harcın da tamamlandığı görülmüş esasa geçilmiştir.Davacı davasını inançlı işleme dayandırmış, geçici olarak hisselerin davalı yeğeni -----gerekir. Davacı 3 tanık bildirmişse de tanıkla ispatı mümkün olmayacağından tanık dinletme talebi reddedilmiştir. (Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamı nazara alınarak akrabalık bağı olsa da inançlı işle dayandırılan ve davalıdan sadır olan bir yazılı belge ibraz edilmeyen bir davada tanıkla ispat olunamayacağı hükme bağlanmıştır.) Davacı satın alma tarihinde hissedar olduğu 4 yayın kuruluşu olduğunu, yasal mevzuat gereği 5. şirkete ortak olamayacağını, bu nedenle yeğeni davalı adına tescil yapıldığını, davalı şirketin asıl sahibinin ----- olduğunu, kendisinin de yasal mevzuat gereği 4'ten fazla yayın kuruluşu ortaklığı olamayacağından kağıt üstünde şirketin ------ adına göründüğünü, şirketin %75 bedeli olarak 5.250.000,00 TL' yi 4 ayrı işlemle ödediğini belirtmiştir. Davacı ödeme işlemlerine delil olarak tamamı 08/01/2024 tarihinde, ---- aracılığıyla 100.000,00 TL' yi --- oğlu ---- bankası aracılığıyla 1.040.000,00 TL' yi---- damadı ------ ödediğine dar banka dekontları sunmuştur. Banka yoluyla yapılan bu ödemelerin şirketin %75 hisse bedeli için yapıldığını gösteren davalıdan sadır olmuş hiçbir yazılı delil sunulamamıştır. İnançlı işlem yapıldığını gösteren bir belge veya yazılı delil başlangıcı yoktur.Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, -----Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.)Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır (6100 sayılı Kanun madde 227-228).Davacıya yemin deliline dayanıp dayanmadığı sorulmuştur. Davacı yemin deliline dayanmış, mahkememizce yemin metni oluşturulmuş, ara karar ve meşruhatlı davetiye davalıya 15/11/2025 tarihinde tebliğ olmuştur. Belirlenen duruşma günü gelen davalı beyanında “davalı-----olan hisselerinin tamamının bedelini ödeyerek devraldığımı, şirketin % 75' inin davacıya ait olmadığını, beyan eder ve bu hususta namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim," diyerek yemin etmiş; yemininde ısrar ettiğini belirtmiştir. Davalı, ----yönünden ispatlanamayan davanın reddine, davalı; -----Şirketi yönünden ise husumet yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın her iki davalı yönünden ayrı ayrı REDDİNE, 2-----Asliye Ticaret Mahkemesindeki ----- sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, 3-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 7-6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 8-Davalı, ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı, ---- verilmesine, 9-Davalı, ------ Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı---- Şirketi' ne verilmesine, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı asil, ve davalı asil ve vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.