İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/206 E. 2026/617 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/206
Karar No
2026/617
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/206 Esas - 2026/617 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/206 Esas KARAR NO : 2026/617

.... ASILVEBİRLEŞEN DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) ASIL DAVA TARİHİ : 14/03/2024 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 15/03/2024 KARAR TARİHİ : 16/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 16/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA İDDİA : Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; davacı ile davalı arasında 16/08/2022 tarihli Malzeme Alım Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme ile müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan bedel ve şartlar çerçevesinde ....parseldeki iş için davalıya hazır beton satma işini üstlendiğini, tarafların bu konuda mutabık olduğunu, sözleşme kapsamında 31.12.2022 tarihine kadar beton m3 fiyatlarının sabit tutulduğunu, bu tarihten sonra ise davacının, davalıya teslim ettiği hazır beton sebebiyle sözleşmeye uygun şekilde faturalarını düzenlediğini, ancak davalının, davacı şirketin bu faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağını vadesinde ödemediğini, bu nedenle asıl dava yönünden .... sayılı icra dosyasında ve birleşen dava yönünden, .... sayılı icra dosyasında takibe başlandığını, davalının itirazları üzerine takiplerinin durduğunu, davalının itirazlarının haksız olduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre hazır betonu temin etme işinin davacının sorumluluğunda olduğunu, davacı tarafından yapılan uygulama, alınan hizmet sonrasında, döküm sahasındaki betonda ciddi çatlakların oluştuğunu, davacının ayıplı ifada bulunduğunu, davacının sözleşmenin devamında, karşılıklı belirlenmiş artış formülünü ihlal ederek fahiş tutarlar düzenlediğini, taraflarında bu haksız tutarlara itiraz edildiğini davacının kestiği faturalardaki rakamların gerçeği yansıtmadığını ve yeniden hesaplanmasının gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. YARGILAMA VE GEREKÇE : Asıl ve birleşen davada dava: davacı ile davalı arasındaki satım sözleşmesi uyarınca davalıya davacı tarafından hazır beton satım ve tesliminin gerçekleştirildiği, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca satım bedeli belirlenerek fatura düzenlendiği, davalı tarafından satım bedelinin ödenmediği ve başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğu iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalı yanca davacının fahiş fatura düzenlediği ve teslim edilen malzemenin ayıplı olduğu savunmasında bulunulmasına ilişkin anlaşıldı. Asıl dava yönünden .... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı şirket aleyhine 970.268,57 TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, takibin dayanağının fatura alacağı ve cari hesap ekstresi olduğu davalının süresinde yaptığı itiraz ile takibin durduğu, ve davanın İİK'nın 67. maddesine göre süresinde açıldığı görülmüştür. Birleşen dava yönünden .... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı şirket aleyhine 396.827,51 TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, takibin dayanağının fatura alacağı ve cari hesap ekstresi olduğu davalının süresinde yaptığı itiraz ile takibin durduğu, ve davanın İİK'nın 67. maddesine göre süresinde açıldığı görülmüştür. Asıl dava yönünden dava konusu faturaların incelenmesinde, davacı tarafından davalı adına 07.10.2023tarih ve 201.600,00.-TL, 14.10.2023 tarih ve 255.153,92.-TL, 21.10.2023 tarih ve 417.312,00.-TL ile 28.10.2023 tarih ve 197.344,00.-TL tutarlı e-arşiv fatura düzenlendiği görülmüştür. Birleşen dava yönünden dava konusu faturanın incelenmesinde, davacı tarafından davalı adına 07.11.2023 tarihli ve 394.128,00.-TL tutarlı e-arşiv fatura düzenlendiği görülmüştür. Taraflara ait BA-BS formlarının incelenmesinde; ....19.03.2024 tarihli yazısı ekinde gönderilen davacı.... ait BA-BS formlarının incelenmesinde, davacı şirketin, davalı adına 2023 yılında düzenlenen 21 adet KDV Hariç 7.023.807,00.-TL tutarındaki faturaların davacı şirketin FORM Bs Görüntüleme ekran belgesinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından, davalı kooperatif adına 2023 yılında düzenlemiş olduğu, 07.11.2023 tarihli, .... sayılı KDV Hariç 351.900,00.-TL tutarındaki Faturanın ise davacı form Bs Görüntüleme ekran belgesinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. .... 20.03.2024 tarihli yazı cevabı ekinde gönderilen, Davalı .... formlarının incelenmesinde; davacı tarafından, davalı kooperatif adına 2023 yılında düzenlenen 21 adet KDV Hariç 7.023.807,00.-TL tutarındaki faturaların davalı kooperatfin form Ba Görüntüleme ekran belgesinde kayıtlı olduğu, yine davacı tarafından, davalı kooperatif adına 2023 yılında düzenlemiş olduğu, 07.11.2023 tarihli ... sayılı KDV Hariç 351.900,00.-TL tutarındaki faturanın ise davalı form Ba görüntüleme ekran belgesinde kayıtlı olmadığı, davalı kooperatif tarafından, davacı şirket adına 2023 yılında düzenlemiş olduğu 2 adet KDV hariç 66.100,00.-TL tutarındaki faturaların davalı kooperatifin form Ba görüntüleme ekran belgesinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 16.08.2022 tarihli Malzeme Alım Sözleşmesinin incelenmesinde: sözleşmenin 4. Maddesine göre "Beton sınıfı fark etmeksizin 8.000.000,00.-TL ön ödeme banka hesabına havale olarak yapılacaktır. 31.12.2022 sabit fiyat tarihinden sonraki aylarda ise ödeme 30 günlük beton alımı sonunda kesilen faturalar üzerinde antak kalınarak devam eden ayın 25'inde nakit olarak ödenecektir." düzenlemelerinin bulunduğu, 5. maddesinde, "31.12.2022 tarihine kadar ödemesi yapılmış olan KDV dahil tutar kadar beton metrajı, sabit fiyat garantisinde olup yıl içerisindeki çimento, agrega, akaryakıt diğer fiyat artışlarından etkilenmeyecektir." ibaresinin yer aldığı fiyat farkı verilmesi başlıklı düzenlemede yeni beton fiyatı belirlenmesinin formüle edildiği görülmüştür. Mahkememizin 20/11/2024 tarihli duruşmasında alınan tanık beyanlarının incelenmesinde, Davacı tanığı ...beyanında "davacı şirkette kalite kontrol şefi olarak çalışmakta olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin detaylarını bilmediğini, ancak hazır beton üretiminden sorumlu olduğunu, fabrika kapsamında .... kapsamında üretim yaptıklarını, müşterilerin talep ettiği beton sınıflarını şantiyelere sevk ettiklerini, üretilen betonların fabrikalarından trans mikserler ile şantiye sahasına gönderildiğini, şantiye sahasında ise teslim alan firmanın .... onaylı yapı denetim mühedisleri tarafından şantiye sahasında gönderilen betonlardan numune alınmakta olduğunu, bu numunelerin .... tarafından yapı test laboratuvarı tarafından denetime tabi tutulduğunu, gönderilen ürünle ilgili bir uyumsuzluk var ise bildirilmekte olduğunu, uyumsuzluk sağlanması halinde inşaatın durdurulduğunu, davalı şirkete gönderdiklerini betonlardan alınan numunelerde herhangi bir uygunsuzluk bulunmadığını, standartların sağlandığını, daha sonra beton yüzeyindeki çatlaklıklar nedeniyle kendilerine geri bildirim ve şikayet olduğunu, yerinde inceleme yapmak üzere kendisinin şantiye sahasına gittiğini ve beton dökültükten sonra alınması gereken önlemlerin bulunduğunu, betonun bakımının, kürü denilen yöntemler ile çevresel etkenlerden korumasının gerektiğini, kendilerinin şantiye görevlileri ile önlem alınması konusunda konuştukları halde önlen alınmadığını, davalı şantiyeye 3 ya da 4 kez gittiğini, belki daha fazla gittiğini, her defasında uyarmalarına rağmen önlem alınmadığını, şantiye her gidişinin şikayet üzerine olduğunu, 2023 yılı 9 ve 10 aylarında gittiğini hatırladığını, 31/10/2023 tarihinde orada gördükleri, eksiklere ilişkin alınması gereken önlemlerle ilgili mail attıklarını, en son 07/11/2023 tarihinde beton alındığını, daha sonrasında kendilerinden beton talep etmediklerini, taraflarından teslim edilen beton uygunsuz olsa idi, davalının inşaata devam edemeyeceğini, bildiği kadarıyla kendilerinden sonra 3 ayrı şirketten beton alarak inşaata devam ettiklerini, inşaatın tamamlandığını, betonda önlem alınmamasından kaynaklanan eksik bakım ve kürden kaynaklanan kılcal döşeme çatlakları oluştuğunu, kolon ve kirişlerde, perde betonlarda herhangi bir çatlak oluşmadığını, anormal hava koşullarının, kışın dondan betonu korumak için, yazında yüksek sıcaktan kaynaklandığını, dava konusu teslimin yaz aylarına geldiğini, beton dökümü öncesi betonun girdiği kalıpların soğutulması, nemlendirilmesinin gerektiğini, beton bitiş işleminden hemen sonra ise kür dedikleri betonun 7 gün boyunca nemli kalması, yüzeyinin temiz bez serilebilir, rüzgar kesici panel konulabilir, 7 gün boyunca şantiyenin bunu uygulamasının gerektiğini, oraya gittiklerinde şantiyede bu konuda alınmış koruma tedbiri göremediklerini, basınç dayanımları ile ilgili bir sıkıntı olmadığını, olsa idi yapı denetim firmasının inşaata devam edemeyeceği"ni beyan etmiştir. Davacı tanığı .... beyanında, "davacı şirkette satış ve tahsilat şefi olarak görev yaptığını, 16/08/2022 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye istinaden kendilerinin eskalasyon tablosuna göre zamlarını güncel yaparak mail adreslerine gönderdiklerini, onay alarak beton sevkiyatlarını yaptıklarını, sözleşme ve karşılıklı onay almak sureti ile faturaları kendisinin düzenlediğini, eskalasyon tablosunu kendisinin yaptığını, eskalasyon tablosunda mutabakat sağlanmasaydı beton sevkiyatının yapılamayacağını" beyan etmiştir. Davalı Tanığı .... beyanında, : "davalı şirkette inşaat mühendisi olarak görev yaptığını, kontrol amacıyla şantiyelere gitiğini, iki firma arasında hazır beton alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye istinaden hazır beton alındığını, davacı tarafından teslim edilen hazır betondan sonra şantiye alanını kontrole gittiğinde döşemelerin üzerinde kılcal çatlaklar olduğunu gördüğünü, ilk 3 dökümden sonra düzelme olacak mı diye davacı ile görüşme halinde olduklarını, şantiyede .... beton kullanıldığını, yüksek özellikli beton olduğunu, bunun içerisindeki katkı maddesini değiştirelim birde öyle deneyelim şeklinde davacı şirketten bir öneri geldiğini, her iki tarafta bunu kabul edince bu sefer dökülen betonda bir çatlak oluşmadığını, tam olarak zamanı hatırlamadığını ama ilk 3 dökümden sonra dökülen betonlar için söylediklerinin geçerli olduğunu, devamında gelen betonun ise aynı özellikte gelmediği için çatlakların yeniden oluşmaya başladığını ve her iki firma arasında bu konuda uyuşmazlık olduğunu, ilk 3 sevkiyat değil, binanın ilk 3 katı beton dökümünü kastettiğini, kılcal çatlakların döşemelerde olduğunu, taşıyıcı sistemde olmadığını, çatlak derinliğinin 1, 1,5 mm genişliğinde olduğunu, ancak alt döşemeye kadar derinlik olduğunu, kendilerini korkutanın da derinlik olduğunu, uzunluklarının 2 mt'ye kadar ulaşan çatlaklıklar oluştuğunu, fiyatlandırma denetiminde kendisinin de bulunduğunu, eskalasyon değerlerine agriga, mazot ve çimento değerlerinde artış olduğunda fiyat farkı talebinde bulunulduğunu, formülünü bildikleri için kontrolünü yaptıklarını, değerler arasında uyuşmazlıklar oluştuğunu, firmaların anlaşma sağlayamadığı için dava konusu olduğunu, taşıyıcı betonda değil, döşemede olduğu için inşaatın durmadığını, devam ettiğini, ancak süreçte çözümünü düşündüklerini, karotların alındığını, bilirkişiye başvurulduğunu, teslim alınan her betonun testi yapı denetim tarafından belirlenmiş firmaca teste tabi tutulduğunu, teslimde uygunsuzluk olduğunda karot alınır, davacı tarafından yapılan teslimlerde örnek alındığını, numune sonucunun düşük çıktığını, daha sonrasında karot alındığıhı, karot denetiminden geçtiğini ve inşaata devam edildiğini" beyan etmiştir. Taraf defterleri üzerinde de inceleme yapılarak dava konusu uyuşmazlığa ilişkin inceleme yapılarak, düzenlenen faturaların sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı ve ayıp iddiası da değerlendirilmek üzere davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak konusunda rapor düzenlenmesi istenmiş,mali müşavir, inşaat mühendisi ve borçlar hukuku alanında nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ve itirazlar üzerine alınan ek raporlarda: tarafları ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, taraflar arasında 16/08/2022 tarihinde, ...adresindeki taşınmaza hazır beton tedariği sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye göre beton alındığı, beton üst yüzeylerinde rötre çatlağı oluştuğu gerekçe ile davalı tarafından davacıya ödeme yapılmadığı, davacı tarafından, şantiyeye verilen beton fatura toplam tutarının KDV dahil 8.243.618,28.-TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin 6.884.535,57.-TL ve davacı adına düzenlenen fiyat farkı fatura bedelinin ise 74.032.00.-TL olduğu, davacı yanın ödenmeyen fatura bedeli ise (8.243.618,28-6.884.535,57-74.032,00) 1.285.050,71.-TL tutarında olduğu, ayıp iddiasının değerlendirilmesinde; beton tedarik eden davacının betonu sahaya verdikten sonra işinin bittiği, betonun kalıplara yerleştirmesi ve betonun korunması şantiye yani işveren uhdesinde olacağı için yapılan itiraz yerinde olmadığı, betonun mukavemeti (7-28 gün kırım test sonuçlarına) konusunda itiraz olmadığı için arsa sahibi adına sahada bulunan yapı denetim firmasının betonun işlenişi ve korunması konusunda ilgili uygulayıcı taşeron ve işvereni uyarması gerekirken yeterince uyarmadığı için hava sıcaklığı nedeni ile dökülen beton yüzeylerinde rötre çatlağının oluştuğu, bu nedenle ayıplı ürün teslim edilmediği, düzenlenen faturaların sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı noktasında yapılan değerlendirmede, davacının icra takibine konu ettiği faturaların dava dilekçesinde de belirtildiği üzere sabit fiyatın uygulandığı 31.12.2022 tarihinden önce değil sonra tanzim edildiği, icra takip /dava konusu faturalar sözleşmenin 4.maddesine göre zamlı tarife üzerinden tanzim edildiği, tarafların “mutabakat” ile fatura tanzim ettiklerine dair bir tutanağa rastlanmadığı, bu nedenle faturaların sözleşmenin 4.maddesine uygun olarak tanzim edilmediği, davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacağın, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ihtarname tebliği dikkate alınarak faiz hesaplanmış ve ...sayılı takip dosyasında; davacı şirketin takip tarihindeki asıl alacağın 890.922,71.-TL, Faiz talebinin 12.228,83.-TL olmak üzere; toplam alacağının 903.151,54.-TL olarak hesaplandığı, davacı yanın asıl alacak ve avans faizi olmak üzere toplam takipteki Alacak talebinin ise 970.268,57.-TL tutarında olduğu, davacı şirketinin .... sayılı takip dosyasında; davacı şirketin takip tarihindeki Asıl Alacağı 396.827,51.-TL, Faiz talebi ise 5.618,10.-TL olmak üzere, toplam alacağın 402.445,61.-TL olarak hesaplandığı, davacı yanın Asıl Alacak ve Avans faizi olmak üzere toplam Takipteki Alacak talebinin ise 396.827.51.-TL tutarında olduğu, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirerek faturalara konu hazır betonları davalıya teslim ettiği bu nedenle alacaklı olduğu ancak düzenlenen faturalardan 16.08.2022 tarihli "Malzeme Alım Sözleşmesi"nin 4.maddesine aykırı şekilde tanzim ettiği, Sözleşmenin 4.maddesinde faturaların “karşılıklı mutabakatına” (antak kalarak) bağlandığından, hesaplanan 1.285.050,71.-TL tutardan hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı ve icra inkar tazminatı hususunun mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda teknik değerlendirmede davacı tarafından teslim edilen hazır betonun ayıplı olmadığı belirtilmiş olmakla tanık beyanları ve teknik bilirkişi beyanı ile de davalı yanın ürün ayıplı olduğu için ödeme yapılmadığı savunması yerinde bulunmamıştır. Davacı yanın talep edebileceği alacak tutarının belirlenmesi için yeniden bilirkişi raporu alınmıştır. Sözleşmeye göre satılan ürün bedeli artan fiyat için düzenlenen faturalarda taraflar anlaştıktan sonra fatura düzenleneceği kararlaştırılmıştır. İlk raporda davacı yanın bu kurala uymadan fatura düzenlediği bu nedenle fatura bedellerinden hakkaniyet indirimi yapılabileceği belirtilmiş ise de; satım bedelinin hakkaniyet indirimi yapılarak belirlenemeyeceği değerlendirilerek satım bedelinin piyasa rayicine göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Davalı yan vekili rapora itirazında sözleşmeye göre fiyatın belirlenmesi gerektiğini savunmuş ise de, sözleşmenin 5. maddesinde yer alan artış formülünün taraflar arasındaki faturalar baz alınarak uygulanabileceği burada da piyasa rayicine ihtiyaç duyulduğu anlaşılmıştır. Bu ilkeler dikkate alınarak ek rapordaki faizsiz fatura bedelleri dikkate alınarak karar verilmiştir. Davacının alacak tutarının asıl dava yönünden 890.222,71 TL, birleşen dava yönünden ise 394.128,00 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, her ne kadar işlemiş faizi de talep edilmiş ise de davacı tarafından gönderilen ihtarnamelerin davalı yanı temerrüde düşürecek doğru bir satım bedeli talep edilmiş olmadığından faiz talep edilemeyeceği değerlendirilmştir. ... Mahkemesi yerleşik kararlarına göre satım bedeli alacağı likit kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta da her ne kadar tarafların anlaştıktan sonra fatura düzenleneceği kararlaştırılmış ise de davalı yanın da fatura bedelini belirleyerek ödeme yapılabileceği bu nedenle icra takibine yapılan itirazın borcun inkarı yönünde olduğu ve alacağın likit kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Asıl davada davanın kısmen kabulü ile .... sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 890.222,71 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip talebinden itibaren işleyecek avans faizi ile takibin devamına, birleşen davada davanın kısmen kabulüne, .... sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 394.128,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip talebinden itibaren işleyecek avans faizi ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Asıl davada davanın kısmen kabulüne, .... sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 890.222,71 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip talebinden itibaren işleyecek avans faizi ile takibin devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan alacağın % 20’si oranında belirlenen 178.044,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Birleşen davada davanın kısmen kabulüne, .... sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 394.128,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip talebinden itibaren işleyecek avans faizi ile takibin devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan alacağın % 20’si oranında belirlenen 78.825,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Asıl davada Karar ve İlam Harcı 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 60.811,11 .-TL harçtan peşin alınan 11.718,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 49.092,68‬.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Asıl Davada Vekalet Ücreti 3-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 139.533,41 .-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 4-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.303,00 TL'sinin davalıdan, 297,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Birleşen Davada Karar ve İlam Harcı 6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 26.922,08.-TL harçtan peşin alınan 4.792,69.-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.130,19.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 7-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 63.060,48.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 8-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 2.699,51.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.575,51 TL'sinin davacıdan, 24,49 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 10-Davacı tarafından kaldırma kararından önce ve sonra yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.700,00 TL, bilirkişi ücreti olarak 24.000,00-TL yapılan toplam 25.700,00.-TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre hesaplanan 24.144,47-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 17.487,92-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 12-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/07/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/206, K. 2026/617, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-206-e-2026-617-k-6531922f717e