İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/198 E. 2025/348 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/198
Karar No
2025/348
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/198 Esas - 2025/348

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/198 KARAR NO : 2025/348

DAVA : Marka ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 30/04/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2025 Yazım Tarihi: 10/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin ... sayılı "..." ibareli 05, 18, 25 ve 35 sınıflardaki mal ve hizmetlerde tescilli olan markanın sahibi olduğunu, davalı adına ... sayı ile "... ..." ibareli marka için 35 sınıftaki tüm hizmetlerde başvuru yapıldığını, müvekkiline ait "..." markasının 2004 yılında tescillendiğini ve ilk sahibinin müvekkil şirketin yetkililerinin dedesi ... iken 2016 yılında müvekkil şirket tarafından devir alındığını, "..." markasını yılardan beri kullandığına ve halen aktif olarak da kullanmaya devam ettiğine ilişkin; irsaliyeli fatura örnekleri, perakende satış fişi örnekleri, kredi kartı slip örnekleri, "..." ibaresinin yer aldığı kağıt ve poşet örnekleri, mağazalara ait fotoğraflar,v.b. bir çok belge sunulduğunu, müvekkiline ait "..." markası adı altında trendyol internet alışveriş sitesinde de satış yaptığını, instagramda da -laciayakkabi- hesabı ile "..." markası adı altında satılan ürünlerin fotoğrafları paylaşılmaktadır ve bu hesabın 17.000 takipçisinin olduğunu, müvekkil şirketin "..." markasının aktif olarak kullanıldığının yeterli delille ispatlandığını, müvekkil şirkete ait "..." markasının 05, 18, 25 ve 35 sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsamakta olup, davalılardan ... adına başvurusu yapılmış "... ..." markası da 35 sınıftaki hizmetleri kapsadığını, markaların işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, müvekkil şirkete ait "..." markası ile birebir aynı olduğunu, üçüncü kişiler açısından müvekkile ait "..." markasının bir yenisi olarak değerlendirilmesi, bu şekilde davalının müvekkil şirketin yarattığı haklı ünden ve kullanıcıya verdiği güvenden, hiçbir çaba harcamadan, yatırım yapmadan yararlanmak istemesinin olası olduğunu, muhatap markanın, müvekkilin markasından ayırt edilemeyecek kadar benzer bir ibare kullanılmak suretiyle tescilinin istenmesi; tüketiciler üzerinde, malların kaynağının müvekkilmiş gibi algılanmasına neden olarak aldatıcı ve yanıltıcı bir etki bırakacağından marka sahibine haksız yarar sağlayacağı gibi müvekkil için sadece maddi zarara neden olacağını, aynı zamanda tescilli markasından doğan haklarının ihlaline de neden olarak markasının ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ve markanın itibarına telafisi mümkün olmayan zararlar vereceğini belirterek ...’nın 08/03/2024 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline, “... ..." markasının tescil edilmesi halinde, markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davaya konu uyuşmazlık konusu markalar arasında herhangi bir benzerlik/karıştırılma ihtimali söz konusu olmadığını, müvekkiline ait markada yazı ve şekilde siyah ve beyaz renklerin kullanıldığını, davacının markasında da mavi renk kullanıldığını, müvekkiline ait markada ilk göze çarpan unsurun siyah daire içinde “...” ibaresi olduğunu, davacının markasında ise iki adet yarım hilal ve yıldız unsurlarının dikkat çektiğini, markalarda kullanılan yazı tipinin tamamen farklı olduğunu, markalar kavramsal ve fonetik olarak da benzer olmadığını, her iki ibarenin de tüketici nezdinde somut ve birbirinden farklı çağrışımlara yol açacağını, davacının markasının 05, 18, 25 ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkilinin markasının ise 35. sınıftaki hizmetleri kapsadığını, markaların aynı mal/hizmet sınıfında bulunması her durumda karıştırılma ihtimalinin var olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacı Şirket tarafından ileri sürülen benzerlik/karıştırılma iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davacı şirketin kullanım ispatına yönelik olarak sunmuş olduğu deliller tescil kapsamındaki mal veya hizmetleri Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğunu ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispat gücüne sahip olmadığını, müvekkiline ait 05.07.2022 başvuru tarihli “... ...” markasının başvuru tarihinden önceki 5 yıllık süre içinde tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler için kullanımının ispatlanması talep edilmiş ancak davacı şirket tarafından bu hususun ispatlayamadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka işlem dosyasında kullanmama defi ileri sürüldüğünden SMK 19/2 maddesine göre davacı tarafın kullanım ispatını yerine getirip getirmediği, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım , SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık , SMK 6/6 maddesine göre ünvan isim ve diğer fikri hak iddiası, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, .... sayılı ... Kararının iptalinin , davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu tespit edildi, (davaya süresinde cevap verilmediği, ve kullanmama defi ileri sürülmediğinden SMK 19/2 maddesi sadece kurum kararı iptali yönünden değerlendirmeye alınacaktır) noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 11/03/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 30/04/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ......Öncelikle, başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi ... sayılı "... ..." ibareli marka hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde "TÜM MAL/HİZMETLER" bakımından kullanım ispatı talebinde bulunduğu; inceleme konusu başvurunun yapıldığı 05/07/2022 tarihinde ... sayılı markanın beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla anılan marka bakımından kullanım ispatı talebinin geçerli ve incelenebilir nitelikte bir talep olduğu; bu kapsamda yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ...'nın yukarıda sayılan mal/hizmetler bakımından "Marka, kullanımın ispatına ilişkin delil sunulmadığı veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden, Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmamıştır.)" değerlendirmesinde bulunduğu ve bu çerçevede, kullanım ispatı talebine konu marka bakımından SMK m. 6(1) kapsamındaki itirazı reddettiği görülmektedir. Diğer bir ifadeyle, ... kararına göre, anılan markalar yönünden SMK m. 6(1) kapsamındaki yayına itirazın reddedilmesinin temel gerekçesi, "markaların benzer olmaması" değil, bu markaların kullanıldıkların yeterli delillerle ispatlanamamış olmasıdır. Yayına itiraz sahibinin, ...'nin bu kararına karşı Kurul nezdinde yapmış olduğu ve işbu incelemenin konusunu oluşturan itirazında, kullanımın yeterli delillerle ispatlanamadığı yönündeki ... değerlendirmesine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı ve karara itiraz dilekçesinde bu hususla ilgili herhangi bir gerekçe ya da açıklamaya yer vermediği tespit edilmiş olmakla birlikte, kullanım ispatı konusunun daha önceki aşamada (... nezdindeki yayına itiraz sürecinde) tartışılmış olması, kullanım ispatı konusunun ana uyuşmazlığa (SMK m. 6(1)) bağlı ve aynı uyuşmazlık içinde çözülmesi gereken bir mesele olması nedeniyle ve Kurul kararının bütünlüğü de gözetilerek yapılan incelemede, itiraz sahibi tarafından kullanım ispatına yönelik olarak sunulan delillerin tecil kapsamındaki mal/hizmetler bakımından ... sayılı "... ..." ibareli markanın kullanımını ispatlamak için yeterli olmadığı da görülmüştür. Dolayısıyla, ...'nin kullanımın ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle belirtilen markanın 6769 s. SMK madde 6/1 incelemesinde esas alınması mümkün görülmemiş ve itiraz belirtilen marka bakımından reddedilmiştir. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir. KARAR; İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; ... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ... (...) ...+... (...) 35. Sınıf 05,18,25,35. Sınıf

07.08.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "Davaya konu olan ... sayılı başvuru ile davacının mesnet olan ... sayılı markası arasında görsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunduğu, davalının dava konusu edilen 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları, Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler ilişikli olduğu, Bu mallar bakımından markalar arasında SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas tehlikesinin oluşacağı, Davaya mesnet olan davacının ... sayılı markası davaya konu olan markanın başvuru tarihi itibariyle (05.07.2022) kullanıma ilişkin sunduğu belgelerin ciddi kullanım olabilecek nitelikte olmadığı dikkate alındığında SMK 19/2 koşullarının oluşmadığı, Davacının mesnet olan markasının çekişme konusu 6769 S. SMK’nın 6/3 maddesi kapsamında gerçek hak sahipliğinden doğan haklarının bulunmadığı, Davacının mesnet olan markasının TANINMIŞ MARKA olduğu ispat edilemediğinden SMK 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiası ispata elverişli delilin dosyada mevcut olmadığı, bununla birlikte bu hususun Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, Davacı yanın .... ŞİRKETİ dayalı ticaret unvanından kaynaklı üstün bir hakkı bulunmadığı, zira dava konusu marka ile davacının ticaret unvanın çekirdek unsurunun farklı olduğundan bu hakkın davacı lehine ayrıca bir koruma sağlamayacağı" şeklinde ifade edilmiştir. Davalı şahıs vekilinin yeniden rapor veya ek rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir. GEREKÇE; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; ... kararı iptali talebinde ; Davalının " ..." ibareli marka başvurusu ile davacının " ...+... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunsa da; SMK 19/2 maddesine göre davalı şahsın ileri sürdüğü "kullanmama def" üzerine bu konuda ispat külfetinde olan davacının başvuru markasınının kapsamında olup da itiraz mesnedi bu markaları açısından marka işlem dosyasına sunulan delil ve belgelere göre yaygın kullanım ispatını yerine getirmediğinden (bilirkişi heyet raporunda bu husus " Davaya mesnet olan davacının ... sayılı markası davaya konu olan markanın başvuru tarihi itibariyle (05.07.2022) kullanıma ilişkin sunduğu belgelerin ciddi kullanım olabilecek nitelikte olmadığı dikkate alındığında SMK 19/2 koşullarının oluşmadığı, " şeklinde izah da edildiği) SMK 19/2 maddesi göndermesi ile 6/1 maddesindeki iltibas koşulundan yararlanamayacağı, kanundaki deyimi ile "itiraz yapılmamış " şeklinde değerlendirme yapılması gerektiğinden bu markaya bağlı davacının SMK 6/1 maddesindeki iltibasa dayalı iddiası kabul görmediği; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Hükümsüzlük talebinde ise ; Davalının ... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının " ...+... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; (davaya süresinde cevap verilmediği ve kullanmama defi ileri sürülmediğinden ) Diğer yönden davalı şahsa ait ... sayılı markanın kapsamında yer alan "35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları, Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler " yönünden davacı markası kapsamı ile aynı/benzer mallar/ hizmetler olduğundan KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan emtialar yönünden davalının " ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait " ...+... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki taraf markasında bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar/hizmetler açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bunun dışında kalan emtialarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-... Kararının iptaline yönelik açılan davanın REDDİNE, 2-Hükümsüzlük talepli açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 3-Dava konusu ... sayılı markanın kapsamında yer alan "35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları, Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler " yönünden markanın hükümsüzlüğüne, bu emtialar yönünden sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde .... müzekkere yazılmasına, diğer kısımlar yönünden davanın reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,8‬0 TL'nin davalı şahıstan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-... kararı iptali talebi yönünden; AAÜT uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, (2 davalı olduğundan yarısı hükmedilmiştir.) 6-HÜKÜMSÜZLÜK talebi yönünden; (kısmen kabul) AAÜT uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı şahısa verilmesine, (2 davalı olduğundan yarısı hükmedilmiştir.) AAÜT uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı şahıstan tahsiliyle davacıya verilmesine, (2 davalı olduğundan yarısı hükmedilmiştir.) 7-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 500,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL harç masrafı olmak üzere 11.927,6‬0 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2'si olan 5.963,8‬ TL yargılama giderinin davalı şahıstan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin, davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 17/09/2025 Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/198, K. 2025/348, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-198-e-2025-348-k-79d510d86759