İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/249 E. 2025/376 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/249
Karar No
2025/376
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/249 Esas - 2025/376

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/249 KARAR NO : 2025/376

DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Kısmi Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 29/09/2025 Yazım Tarihi: 22/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı ... 'in ... başvuru numaralı “...” ibareli markasına itiraz edildiği, itirazlarının 5. Sınıfta yer alan ürünler bakımından kısmen kabulü kararına karşı ... önünde itiraz edildiği, ... nın ... sayılı kararının iptali ve ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın 35.05 sınıfı içerisindeki belirtilen emtialar açısından kısmen hükümsüzlüğü talep edildiği, Davacının “...” markasının sahibi olduğu ve davalının markası ile arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, m. 6/1 koşullarının oluştuğu, Kurum davalının markasından 05. sınıftaki emtiaları çıkarırken, 35. sınıf içerisinde yer alan 05. sınıftaki emtiaları gözden kaçırmış ve çıkarmamış olduğu, bu hatanın davalı tarafın 35. sınıfta müvekkille aynı emtialarda markasını kullanması anlamına geleceği, Taraf markaları incelendiğinde müvekkile ait markaların esas ve vurucu unsuru olan “...” ibaresinin davalı başvurusunda aynen kullanıldığı, nitekim taraf markaları Sayın kurum tarafından da benzer görülmüş ve davalı markasından 5. sınıfta yer alan emtialar çıkarılmıştır. Bu noktada görsel, işitsel benzerlik olduğu kurum kararıyla sabit olduğu, Markaların benzerliği yanı sıra emtialarda da benzerlik bulunduğu, dava konusu markaların birebir aynı/bağlantılı olduğu,Taraflar arasında emsal bir kararın bulunduğu ve bu karar ile 28. sınıf mallar yönünden reddedilen başvurunun 35.05. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden de reddi gerektiği belirlenmiş olduğundan aynı şekilde dava konusu markalar içinde bu durumun geçerli olacağı,35.05 perakendecilik hizmeti kapsamında perakendecinin sattığı başkasına ait olan marka ile perakendecinin adı aynı ise tüketiciler tarafından bu markanın perakendeciye ait olduğu ve bir perakendeci markası olduğunun düşünülmesi kaçınılmaz olduğu,Davalıya ait “...” ibaresini gören tüketicilerin aklına müvekkile ait marka geleceği, belirtilerek; ... 'nın, ... sayılı kararının iptali ve ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın 35.05 Sınıfı içerisinde yer alan ilaç ve sağlık ürünleri açısından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı'nın ... sayılı “...” markasının 12.11.2015 tarihinde tescile bağlandığını, 5 yıllık hoşgörü süresinin 12.11.2020 tarihinde sona erdiğini ve kullanım ispatına muhtaç olduğunu, SMK m. 19/2 uyarınca Davacı'nın ciddi kullanımını ispat etmesi talep edildiğini, Davacının web sitesi üzerinde yapılan araştırmada herhangi bir kullanımın bulunmadığının görüldüğünü, Müvekkil şirketin finans, enerji, perakende, turizm, gayrimenkul ve varlık yönetimi sektörlerine yatırım yapan köklü bir grup olduğunu, Müvekkilin “...” ibaresini içeren çok sayıda tescilli markaya sahip olduğunu ve bunların seri marka vasfında olduğunu, çeşitli markaların tarih ve sınıf bilgileri ile birlikte detaylı olarak listelendiğini, Davalı Şirket'in markasının 35. sınıftaki hizmetleri kapsamadığını, Davacı Şirket'in markasının dilekçesinde belirtildiği gibi sadece ... ibaresinden oluşmadığını, hem kiril alfabesinde yazılışı hem de ... unsurları içerdiğini, Markaların bir bütün olarak incelenmesi prensibine göre markalar karşılaştırıldığında Müvekkil Şirket'in markanın yazılış şekli, rengi ve logo ibaresi göz önüne alındığında Davacı Şirket'in markası ile benzer kabul edilemeyeceğinin açık olduğunu, Davacının 35. sınıfta tescili olmadığı da düşünüldüğünde Müvekkilin markasının Davacı Şirket'e ait markalardan zannedilmeyeceği, Müvekkil Şirkete ait olduğunu ortalama tüketicinin derhal anlayacağının muhakkak olduğunu, Davacı Şirketin müvekkil şirketten haberdar olmaması mümkün olmayacağına göre, müvekkilimizin markalarından da haberdar olacağının şüphesiz olduğunu, bu yüzden marka seçerken basiretli bir tacir olarak benzer olmayan bir marka seçmesi beklenirken, Davacı Şirket markaların benzer olduğu kanısında ise Müvekkil Şirket'in önceki markalarına benzer bir ibare seçmiş olması ve ardından da Müvekkilin yeni başvurusuna itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, belirterek öncelikle davacının ... sayı ile tescilli davaya dayanak markasının ciddi kullanımı ispat eden delillerinin sunulmasına, Davacı'nın haksız ve dayanaksız iddialara dayalı taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markasının kapsamında yer alan dava dilekçesinde belirtilen emtialar yönünden davacı firmaya ait ... sayılı marka arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... sayılı ... kararının kısmen iptalinin gerekip gerekmediği, davalı markasının tescili halinde de kısmen hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği (cevap dilekçesinde kullanmama defi ileri sürüldüğünden hükümsüzlük talebi açısından davanın açıldığı 27/05/2024 tarihinden geriye yönelik son 5 yıl içerisinde davacının dava konusu ettiği emtialar açısından itiraz mesneti markalar arasında kullanım ispatını yerine getirip getirmediği) noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 27/03/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 27/05/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... sayılı ... başvurusundan ... sayılı “...” ibareli markada bulunan aynı/aynı tür olan malların çıkarılmış olduğu, başvuruda kalan mallar/hizmetler bakımından yapılan inceleme sonucunda, “...” ibareli başvuruya konu marka ile ... sayılı “...” ibareli markanın benzerlik düzeyi ile çekişme konusu markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyi bir arada değerlendirildiğinde kalan mal/hizmetler için markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali ortaya çıkmayacağına karar verilmiş ve itirazın reddi gerekmiştir." ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ....

05/05/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE;" SMK m. 6/1’in şartlarının olmadığı, Markanın 05. sınıf açısından Türkiye’de ciddi kullanımının görülmediği, ... ...’nın ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı, "şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin defter ve kayıt incelenmesi, yeniden rapor alınması alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, ... yönünden marka işlem dosyasına göre hareket edileceği; hükümsüzlükte ise sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "...+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " .... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının" .... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının ".... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Bilirkişi raporunda davacının 5.nci sınıftaki markası açısından kullanım ispatını yerine getirmediği belirtilmiş ise de İltibas koşulu oluşmadığı için SMK19/2 maddesi kapsamında kullanım ispatı da gerekmediği;(hükümsüzlükte) Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan ve hükümsüzlük koşulu oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.29/09/2025

Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/249, K. 2025/376, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-249-e-2025-376-k-588be30e0b96