İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/622 E. 2026/555 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/622
Karar No
2026/555
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/622 Esas KARAR NO :2026/555

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/05/2022 KARAR TARİHİ:09/09/2026

Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30.06.2026 tarih, 1420 sayılı kararı ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin durdurulmasına ve bu mahkemede görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının tek ve çift dosya kriteri dikkate alınarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi ve .... Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilerek devrine karar verilmiş, bu kapsamda 10/07/2026 tarihli Dosya Paylaşım Mutabakat Tutanağı kapsamında İstanbul (Kapatılan) .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... esas sırasına kayıtlı bulunan eldeki dava dosyası, Mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2022/... dosya numarası ile arabulucu ... nezdinde yapılan görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkili şirketin çelik hammadde ithalatı ve satışı alanında faaliyet gösteren uluslararası bir firma olduğunu, davalı taraftan 16-June-2020 tarihli LSL/20-21/... numaralı ve 37.760,60 USD bedelli fatura ile hammadde sipariş edildiğini, ancak teslim edilen malzemelerin davalı tarafından vadedilen nitelikleri taşımadığını, ürünlerin yüzeylerinde ve iç kısımlarında çatlaklar ile ayıplar bulunduğunu, bu kusurlar sebebiyle müvekkili firmanın ticari zarara uğradığını, malzemelerin satıldığı üçüncü taraf firmaların ürünleri iade ederek gecikme tazminatı talep ettiğini, durumun hata tespit raporları ve görsellerle davalıya defalarca bildirilmesine rağmen davalının sorumluluk almayarak inkar yoluna gittiğini, hatalı üretim nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibar kaybına uğradığını ve potansiyel müşteri kayıpları yaşadığını, tüm bu hususlar doğrultusunda ticari satımdan kaynaklanan zararların tazmini amacıyla şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000,00 USD değerinde belirsiz alacak davası açıldığını, dava konusu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin müvekkili şirketin adresini bilmesine rağmen dava şartı olan arabuluculuk sürecine ilişkin hiçbir davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, dosyada sunulan posta barkod numaralarının müvekkili şirketin adresiyle ilgisiz olduğunu, bu nedenle arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini, taraflar arasında 08.10.2019 tarihinde imzalanan sipariş emri sözleşmesinin tahkim maddesi uyarınca uyuşmazlıkların Yeni Delhi, Hindistan'da çözümlenmesi gerektiğini, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 2/1 maddesi gereğince tarafların yerleşim yerlerinin farklı devletlerde bulunması sebebiyle yabancılık unsuru taşıyan tahkim şartının geçerli olduğunu, aynı kanunun 5. maddesi ve HMK'nın 413. maddesi uyarınca mahkemenin tahkim itirazını kabul ederek davayı usulden reddetmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, esasa ilişkin olarak ise davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, sözleşmeye aykırı herhangi bir malzeme teslim edilmediğini, satılan ürünlerin sipariş emri belgesiyle uyumlu olduğunu, sözleşmede ayıp ihbarının teslimi izleyen 45 gün içinde yapılması gerektiğinin kararlaştırıldığını, TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca da yasal sürelerin bulunduğunu, malların 14.07.2020 tarihinde teslim alınmasına rağmen ayıp ihbarının 28.01.2021 tarihli e-posta ile yapıldığını, bu sürenin hem sözleşmeye hem de kanuna aykırı olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapılmaması nedeniyle davanın reddinin zorunlu olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle tahkim itirazı kabul edilerek usulden, aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, ayıplı (kusurlu) mal teslimi nedeniyle uğranılan ticari zararların tazmini istemidir. (Kapatılan) İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/05/2026 tarihli celsesinde tarafların davayı takip etmemeleri nedeniyle davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. HMK 150/5 maddesindeki "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." düzenlemesi gereğince ve tüm dosya kapsamına göre basit yargılama usulüne tabi davanın davacı tarafça takipsiz bırakıldığı ve süresinde yenilenmediği sabit olduğundan HMK 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacının davasının işlemden kaldırıldığı tarih olan 07/05/2026 tarihinden itibaren yasal 3 aylık süre içinde dosyanın yeniden işleme konulması dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla HMK.150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasını işlemden kaldırılma tarihinden itibaren 3 ay içinde yenilemediği anlaşıldığından DAVANIN 6100 Sayılı Kanunun 150.md/5 f uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA; 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 467,98-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 7.730,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/622, K. 2026/555, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-622-e-2026-555-k-9c90fde3b70b