İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/275 E. 2025/246 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/275
Karar No
2025/246
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/275 Esas - 2025/246

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/275 KARAR NO : 2025/246

DAVA : Marka ... Kararı İptali- Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 12/06/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 Yazıldığı Tarih: 11/07/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “... başvuru numaralı markanın 21.02.2002 tarihinden bu yana davacı ... adına 41. ve 43. sınıflarda tescilli olduğu, Davalı vakıfça yapılan marka başvurusunun, davacı derneğin ... başvuru numaralı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacağı, ... başvuru numaralı marka, davacı ... tarafından uzun yıllardır aktif ve yoğun bir şekilde kullanıldığından, belirli bir ayırt edicilik ve tanınmışlık seviyesine ulaştığı, davacı derneğin bu marka üzerinde önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği bulunmakta olduğu, davalı ... dava dışı ... ve davacı ... tarafından defalarca yazılı ve sözlü olarak uyarılmasına rağmen, kötüniyetli bir şekilde marka başvurusunda bulunmuş ve tescil işlemlerine devam etmiş olduğu, davacı derneğin markasının ticari hayatta uzun yıllardır aktif ve yoğun olarak kullanması sonucunda, markanın belirli bir tanınmışlık ve ayırt edicilik seviyesine ulaştığı, Davalı ... marka başvurusunun tescil edilmesinin, davacı derneğe ait markadan haksız kazanç sağlanmasına ve markanın itibarının zedelenmesine yol açabileceği, her iki markanın da ortak ve esaslı unsurunun “...” ibaresi olup, davalı ... marka başvurusunun yalnızca standart punto ve yazı tipinden oluşturulmuş “...” ibaresinden oluştuğu, davalı ... marka başvurusunda, “...” ibaresine ayırt edicilik kazandıracak küçük bir farklılaştırma dahi yapılmamış olup, marka başvurusunun davacı derneğe ait markanın esaslı unsurunu birebir içermekte olduğu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalı ... tarafından yapılan marka başvurusunun, davacı derneğin markasının tescilli olduğu 41. sınıfta tescil edilmek istendiği, davalı ... marka başvurusunda tescili talep edilen 5, 14, 16, 21, 28, 38, 40, 44 ve 45. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin de, davacı derneğin markasının tescilli olduğu sınıfta yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu, davalı ... marka başvurusunun tescili halinde ortalama tüketici nezdinde bu markanın davacı derneğe ait markanın seri markası olduğu ve işletmeler arasında bir bağlantı bulunduğu yönünde izlenim oluşacağı ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin gündeme geleceği, davacı derneğe ait “...” markası için dernekten ayrı sosyal medya hesapları açılmış, derneğin ticari işletmesine ait sosyal medya hesabında “...” markasına ilişkin ayrı bir sekme oluşturulmuş olduğu, ... tarafından sunulan deliller kullanım ispatı için yeterliyken, dava konusu ... kararında ciddi kullanımın ispatlanamadığı gerekçesiyle marka başvurusuna SMK’nın 6/1maddesi uyarınca yapılan itirazın reddedilmesinin isabetsiz olduğu, derneğin ... başvuru numaralı markasının tescili için davalı kurumdan yaklaşık 24 sene önce, 07.09.2000 tarihinde tescil başvurusu yapmış olup, markanın ticari hayatta kullanımı aslen daha da eskiye dayandığı, ekli öğrenci yıllıkları, faturalar, makbuzlar ve dergilerden alınan görseller incelendiğinde, davacı derneğe ait “...” markasının marka tescil başvurusundan önce de aktif olarak kullanıldığı, hatta 1974 ve izleyen tarihlerdeki yıllıklarda bu markaya yer verildiğinin açıkça görüleceği, derneğin ....’daki .... isimli ticari işletmesinde, “...” adında bir restoranın mevcut olduğu, derneğin ticari işletmesi olan ....’in sosyal medya hesabında, “...” markasının ticari hayatta kullanıldığını gösteren paylaşımlar yapılmış olup, “...” markasının ticari kullanımlarını gösteren ayrı bir kısım dahi oluşturulmuş olduğu, yine “...” markası altında gerçekleştirilen ticari faaliyetlere ilişkin, dernekten bağımsız sosyal medya hesabı açılmış olduğu, Google arama motorunda “... ... ” şeklinde arama yapıldığında, “...” markasının davacı ... tarafından aktif olarak kullanıldığını gösteren sayfalarca sonuç çıkmakta olduğu, yaklaşık 200 sayfa olarak sunulan delillerden yalnızca oldukça az bir kısmının “... Tic. San. Ltd. Şti.” tarafından yapılan markasal kullanımları göstermekte olduğu, bu şirketin zaten davacı ... tarafından kurulduğu, derneğe ait “...” markasının ... tarafından, çeşitli sektörlerde uzun yıllardır aktif olarak kullanıldığı ve bu kullanımlar sonucunda “...” markasının belirli bir ayırt edicilik kazandığı, bu nedenle, derneğin “...” markası üzerinde, önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahibi olduğu kabul edilerek, davalı ... marka başvurusunun SMK’nın 6/3 maddesi uyarınca da reddi gerekirken, ... kararında eskiye dayalı kullanım iddiasının haksız bulunmasının isabetsiz olduğu, davalı ... ... ile aralarında akdedilen .... Sözleşmesi’nin feshine sebep olacak ağırlıkta ... markasına zarar verecek usulsüzlükleri olduğu gözetildiğinde, davacı derneğe ait markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin davalı ... adına tescil edilmesi halinde, markanın itibarının zarar göreceği, ... figürünün, ... ile özdeşleştiği, ... ve dernekle ilişkili kuruluşların logolarında esaslı unsur olarak bulunan bir figür olduğu, davacı derneğin ... mezunları arasındaki dayanışma ve iletişimin geliştirilmesi amacıyla kurulan bir ... olduğu, ... çatısı altında faaliyet göstermekte olduğu,” öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Taraf markalarına ilişkin başvuru konusu sınıflar incelendiğinde, ortak hiçbir sınıfın bulunmadığı, ortak sınıf olan 41. sınıftaki alt sınıfların dahi aynı veya benzer olmadığı, taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik bulunmadığı, davacı tarafın 41. ve 43. sınıflar üzerinde tescilli olan ... numaralı markasının son 5 yılda ciddi biçimde kullanıldığını ispat etmek bir yana, özellikle 41. Sınıfta (eğitim hizmetleri vd) tescil edildiğinden beri kullanılmış olduğunu dahi ispat edemediği, buna ilişkin hiçbir delil sunamamış olduğu, kullanım ispatına ilişkin sunulan delillerin dava dışı üçüncü taraflarca kullanıma ilişkin olup ciddi kullanım mahiyetinde de olmadığı, taraf markaları arasında smk m. 6/1 kapsamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, “...” ibaresinin davacıya ait seri markası ailesinden olduğu iddiasının yanıltıcı olduğu, Davacıya ait ... nezdinde kayıtlı toplamda 8 adet markanın bulunduğu ve davaya mesnet marka dışında diğer hiçbir markanın “...” ibaresini içermediği göz önüne alındığında davacının seri marka iddiasının da abesle iştigal olduğu, zira seri marka oluşabilmesi için bir marka serisi oluşturacak yeterli sayıda markanın piyasada olması ve seriye dahil markalarla ilişkilendirmeyi sağlayacak karakterisitik özellikleri içermesi gerektiği, ancak davacının markalarının seri marka olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı, davacı tarafın, davalının “...” ibareli marka başvurusunun tescil kapsamına aldığı 05, 14, 16, 21, 28, 38, 40, 41, 44 ve 45. Sınıflar üzerinde herhangi bir kullanımının olmadığına dikkat edildiğinde davacının gerçek hak sahipliğine ilişkin iddialarının da haksız ve mesnetsiz olduğunun görüleceği, davacı markasının tanınmış marka niteliğini haiz olmayıp SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda oluşmadığı, ... markasının Türkiye’de tanınmışlığının ispatlanamadığı, zira “...” ibaresinin yalnızca restoran hizmetlerinde kısmen kullanılmakta olup ciddi kullanım mahiyetine ulaşmayan bu hizmetin ise yalnızca ... mezunlarına sunulmakta olduğu, dava dışı “... Tic. San. Ltd. Şti.”nin dava konusu markayı kullanıma ilişkin herhangi bir lisans veyahut anlaşmanın da deliller arasında veya ... kayıtlarında yer almadığı, Davacıdan farklı tüzel kişiliklerin markayı kullanmasının, davacı tarafça kullanım anlamına gelmeyeceğinden, davacının bu iddiasına hukuken değer atfetmenin mümkün olmadığı, ... ibareli marka başvurusu nedeniyle davacıya ait markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, itibarına zarar verilmesi veya haksız yararlanmaya yol açılması şartlarından hiç birinin de somut olayda gerçekleşmediği, sözlükte bir anlamı ve karşılığı olan “...” kelimesinin davacı ile özdeşleşen özgün bir ibare olmadığı gerçeği karşısında ayırt edici niteliği en yüksek seviyede olan tanınmış markalara sağlanan korumadan faydalanmasının mümkün olmadığı, zira 41 ve 43. sınıfta “...” ibaresi ve ... sembolünün zayıf ayırt edici nitelikte olduğu, “...” veya “...” kelimesi veya görselinin eğitim ve öğretim hizmetleri kapsamında birçok marka sahibi tarafından kullanılmakta olan yaygın bir ibare olduğu, meşalenin “aydınlığı ve uygarlığı” sembolize etme amacıyla bizzat ... tarafından resmi logosunda da kullanılan bir figür olduğu, “...” figürünün dava dışı ... ve Davacı ... ile bütünleşmiş bir figür olmadığı ve bu figür üzerinde tekel hakkının herhangi bir kişiye, kuruma veya kuruluşa verilemeyeceği, “....”nın 1997 yılında, “...” ve ....’nin de aralarında bulunduğu 14 kurucu üye tarafından kurulmuş olduğu, ... Resmi Senedinin .... Noterliği tarafından 23.07.1997 tarih ve ... yevmiye numarasıyla onaylandığı, .... Hukuk Mahkemesi’nin 18 Kasım 1997 tarih ve .... E. sayılı kararı ile tescil edilmiş olduğu, .... kuruluşunun 29 Aralık 1997 tarihli Resmî Gazete’de ilan edildiği, davalı ... eğitim öğretim faaliyetlerinde “...” ismini ve “...” markalarını .... uyarınca kuruluş amacı doğrultusunda kullanmakta olduğu, ... ile “...” arasındaki hukuki ilişkinin .... ile kurulmuş statüsel nitelikte bir ilişki olduğu, .... tamamen bağımsız olduğu ve Derneğin talimatları ile de bağlı olmadığı, Davacının davalı ... aleyhine ileri sürdüğü usulsüzlük iddialarının da tamamen gerçeğe aykırı olup resmi denetim merci olan .... tarafından bahse konu iddialar hakkında yapılan inceleme neticesinde hazırlanan 25.11.2022 tarihli ve 2 no'lu Denetim Raporunda Vakfa isnat edilen usulsüzlerin doğru olmadığı ve ... aleyhine işlem tayinine gerek olmadığının belirtildiği, bu bakımdan dava dışı ... ile davalı ... arasındaki uyuşmazlıkların sebebinin bizatihi dava dışı ... olup davalı ... tarafınca devam edilen marka kullanımlarının haklı ve hukuka uygun kullanımlar olduğu, bu açıklamalar ışığında işbu uyuşmazlıkta Davacının kötüniyete ilişkin iddialarının da mesnetsiz olduğu, davalı ... dava konusu marka başvurusunu yapma noktasında Davacıyı engelleme, Davacıya şantaj yapma veyahut başka türlü kötüniyetli faaliyetlerde bulunma gibi bir amacının ve hedefinin olmadığının aşikar olduğu” öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı .... tarafından yapılan ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 19. Maddesi kapsamında ileri sürülen kullanmama defi üzerine davacı tarafın itiraz mesneti açısından kullanım ispatının yerine getirilip getirilmediği, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, .... itiraz hakkında nihai olarak verdiği ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 15/04/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 12/06/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... 09.04.2024 tarihli ... sayılı davaya konu ... Kararında, özetle, "Yapılan incelemede, ... sayılı markanın, itiraz konusu başvurunun yapıldığı tarih itibariyle beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla söz konusu marka bakımından SMK m. 19(2) hükmünün uygulanabilir durumda olduğunun tespit edildiği, itiraz sahibinin yayına itiraz aşamasında sunmuş olduğu belgelerin incelenmesi neticesinde, ... sayılı marka bakımından ciddi kullanımın ispatlanamadığı kanaatine varıldığından, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi kapsamındaki itirazın reddi gerektiği, yayına itiraz sahibi tarafından sunulmuş olan bilgi ve belgeler, uyuşmazlık konusu ibarenin ... tarafından başvuru tarihinden önce, başvuru kapsamında yer alan mallar/hizmetlerle ilgili olarak, söz konusu ibarenin ciddi kullanım teşkil edecek şekilde Türkiye'de ticaret alanında kullanıldığı yönünde kanaat oluşturmaya yeterli olmadığı, bu nedenle, eskiye dayalı kullanım iddiasının haklı bulunmadığı, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itirazın haklı görülmediği, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itirazın haklı görülmediği” gerekçeleriyle yapılan itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. ... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ... ( ... ) ...+ ... (...)

Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; "1) Dava konusu ... sayılı ibareli başvuru markasının tescil talebi kapsamında yer alan; 16. Sınıfa konu “Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, kara tahtalar, resim boyaları.” Malları ile davacının kullanım ispatı talep edilen itiraza mesnet ... sayılı markasının tescili kapsamında yer alan 41. Sınıfa konu “Eğitim ve öğretim hizmetleri: Okul hizmetleri, ana okulu hizmetleri, akademi hizmetleri (eğitim), öğretim kurslarının sağlanması hizmetleri. Yayıncılık hizmetleri: Dergi yayımlama hizmetleri, kitap yayımlama hizmetleri, gazete yayımlama hizmetleri..”nin birbirleriyle BENZER MAL/HİZMET niteliği taşıdığı, 2) Başvuru markasının tescil talebi kapsamında yer alan 28. Sınıfa konu “Oyunlar ve oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları.” malları ile davacının kullanım ispatı talep edilen itiraza mesnet markasının tescili kapsamında yer alan 41. Sınıfa konu “Eğlence hizmetleri: Eğlendirme hizmetleri, eğlence parkı hizmetleri, parti düzenleme (eğlence) hizmetleri,” hizmetlerinin BENZER MAL ve HİZMET niteliği taşıdığı, 3) Başvuru markasının tescil talebi kapsamında yer alan 40. Sınıfa konu “Fotografik ve sinematografik ürünlerin işlenmesi hizmetleri,” ve 41. Sınıfa konu “Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.“ hizmetleri ile davacının kullanım ispatı talep edilen itiraza mesnet markasının tescili kapsamında yer alan 41. Sınıfa konu “Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri: Radyo ve televizyon programları yapım hizmetleri,, televizyon eğlence programları yapım hizmetleri, radyo eğlence programları yapım hizmetleri, sinema filmleri yapım hizmetleri, video filmleri yapım hizmetleri, kayıt stüdyoları hizmetleri, film seslendirme hizmetleri, Sanat faaliyetleri ile ilgili hizmetler: Sinema etkinliklerinin sağlanması hizmetleri, sinema tesislerinin sağlanması hizmetleri,” hizmetleriyle AYNI/BENZER HİZMETLER niteliği taşıdığı, 4)) Davacının fiili markasal kullanımının ispatı talep edilen “...” esas unsurlu ... sayılı markası, başvuru markası ile bütünsel genel izlenim itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak karıştırılabilecek derecede benzerlik taşıdığı, 5) Davacının SMK 19/2 uyarınca fiili kullanımın ispatı talep edilen markasının yalnızca 43. Sınıf; “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Kafeterya hizmetleri, kantin hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), kokteyl salonu hizmetleri, restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, snack-bar hizmetleri” için kullanımının ispatlandığı, 6) Davacı-... Markasının fiilen kullanıldığı ispat edilen 43. Sınıfta yer alan hizmetler ile başvuru markasının kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı veya benzer olmadığı, (emtia ayniyeti/ benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleşmediği), 7) Davacı muterizin markasının fiilen kullanıldığı ispat edilen 43. Sınıfta yer alan hizmetleri ile başvuru markasının kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı/benzer/türdeş olmaması nedeniyle davacının markasının başvuru markası bakımınndan tescil engeli oluşturmayacağı, 8) SMK md. 6/3 kapsamında; davacının, davaya konu başvuru markasını, davalının başvuru tarihinden daha önce kendisinin herhangi bir mal veya hizmet bakımından kullanıldığına dair bir delile rastlanmamakla birlikte; davacının dava konusu ... sayılı “...” ibareli davalı markasının gerçek hak sahibi olduğunun varsayılamayacağı, 9) SMK md. 6/5 kapsamında; davacının “...+...” ibareli markasının refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka” olduğunun somut olgu veya delillerle ortaya konulamadığı; 10) Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu, 11) ... ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı, 12)Hükümsüzlüğü talep edilen marka başvurusunun tescile bağlanmamış olması nedeniyle hükümsüzlük istemi hakkında değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Davacı taraf vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir. GEREKÇE; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacının itiraz mesnedi " ...+ ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle kısmen emtia benzerliği yanında işaretsel olarak görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunsa da; SMK 19/2 maddesine göre davalının ileri sürdüğü "kullanmama defi" üzerine bu konuda ispat külfetinde olan davacının davaya konu edilen markanın başvurusunun yapıldığı 11.05.2022 tarihinden geriye yönelik 5 yıl içinde bilirkişi heyet raporunda aynı / benzer /ilişkili / bağlantılı emtia benzerliği olan "16. Sınıfa konu “Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, kara tahtalar, resim boyaları.” Malları 28. Sınıfa konu “Oyunlar ve oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları.” malları 40. Sınıfa konu “Fotografik ve sinematografik ürünlerin işlenmesi hizmetleri,” ve 41. Sınıfa konu “Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." açısından kullanım ispatını yerine getirmediğinden (nitekim bu husus benimsenen bilirkişi heyet raporunda " Davacının SMK 19/2 uyarınca fiili kullanımın ispatı talep edilen markasının yalnızca 43. Sınıf; “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Kafeterya hizmetleri, kantin hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), kokteyl salonu hizmetleri, restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, snack-bar hizmetleri” için kullanımının ispatlandığı, Davacı-... Markasının fiilen kullanıldığı ispat edilen 43. Sınıfta yer alan hizmetler ile başvuru markasının kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı veya benzer olmadığı, (emtia ayniyeti/ benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleşmediği), Davacı muterizin markasının fiilen kullanıldığı ispat edilen 43. Sınıfta yer alan hizmetleri ile başvuru markasının kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı/benzer/türdeş olmaması nedeniyle davacının markasının başvuru markası bakımınndan tescil engeli oluşturmayacağı, "şeklinde de izah edildiği üzere) SMK 19/2 maddesi göndermesi ile 6/1 maddesindeki iltibas koşulundan yararlanamayacağı, kanundaki deyimi ile "itiraz yapılmamış " şeklinde değerlendirme yapılması gerektiğinden davacının SMK 6/1 maddesindeki iltibasa dayalı iddiası kabul görmediği; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi heyet raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 25/06/2025

Katip .... E-imza

Hakim .... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/275, K. 2025/246, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-275-e-2025-246-k-818dc882b3c7