İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/193 E. 2025/741 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/193
Karar No
2025/741
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/193 Esas KARAR NO : 2025/741

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/03/2024 KARAR TARİHİ : 30/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu tarafından 02/08/2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ...adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla KDV dahil toplam 2.942,35-TL borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 2.942,35-TL hasar bedeli ile 491,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.433,70-TL'nin tahsili amacıyla ... 1.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını ve borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, davalı/borçlunun itirazında yetkiye, takibe, takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini ve takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, borçlunun borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, şöyle ki; icra takibine konu alacağın, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalının bedelden sorumlu olduğunu beyanla davalının ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, hasar oluştuğu iddia edilen adreste ve tarihte idareleri tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, davanın müvekkili idare bakımından pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, bu nedenle reddi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak; Haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49.maddesine göre, zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının oluşmadığını, yine aynı kanunun Madde 50. "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında" olduğunu, davacının idarelerince zarar verdiğini ispatlayamadığını, çünkü söz konusu adreste idarenin herhangi bir çalışması olmadığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, Mahkemece bilirkişi atanarak, davacının alt yapı tesisinin standartlara uygun olup olmadığı hususunda olay mahallinde keşif ve incelemesi yapılması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin rayice ve gerçeğe uygunluğunun şaibeli olduğunu, gerçek hasar bedelinin belirlenmesini beyanla davanın usulden reddine, taleplerinin kabul görmemesi halinde haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine, davacının alacağının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin İTO kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davaya konu hasar dosyası ile tanzim edilen hasar tespit tutanakları celp edilmiş ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizin 18/07/2024 tarihli duruşmasında; ''Davalının icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazın HMK md.16 gereğince zarar görenin yerleşim yeri Mahkemesinin ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olması ayrıca davalının HMK md.19 gereğince yetkili Mahkemeyi ve müdürlüğü göstermesi gerektiğinden HMK'nın 16 ve 19/2 maddeleri gereği davalının icra Müdürlüğünün yetkisine itirazının reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 07/11/2024 tarihli duruşmasında dinlenen davacı tanığı ....; "2010 yılından 2023 yılına kadar ... ' ta çalıştım, ... ta ki ilk 3 senemde montaj ekibinde, daha sonra ki yıllarda nöbetçi monitörlüğünde çalıştım, 2023 yılında emekli olduktan 12 gün sonra aynı pozisyonda çalışmaya devam ettim, benim yaptığım iş arıza/ bakım/ onarım bölümünün tespiti kısmındayız halen de aynı işi ...' ta yapmaktayım, ben her gün bu dosyaya konu olan olaya benzer hasar tespitlerine gittiğim için davaya konu olayın birbir hatırlamıyorum ancak ... yaptığı kazı çalışmalarında çoğu defa bizim AG/OG kablolarımıza hasar vermekte biz de bunun üzerine gidip hasarı önce tespit edip sonra tamir etmekteyiz, tuttuğumuz tutanak içeriği doğrudur, benim olaya ilişkin başkaca bilgim ve görgüm bulunmamaktadır, tanıklık ücreti talebim yoktur bilgi ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 07/11/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''...Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için dosya üzerinde GÜNSÜZ OLARAK Mahkememizce re'sen seçilecek olan bir Elektrik-Elektronik bilirkişisi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına'' dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Elektrik Mühendisi ...tarafından tanzim edilen 07/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Zararın, davalı...'nün denetiminde yapılan kazı çalışmasında meydana geldiği, -Dava konusu mahalde davacıya ait alt yapının usulüne uygun şekilde inşa edilmediği, -Davacı, davalı aleyhine ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takipte 2.942,35-TL asıl alacak, 491,35-TL faiz olmak üzere toplam 3.433,70-TL talebinin olduğu, -Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı davacının %50, davalı ...'nün % 50 oranında kusurlu olduğu, -Davacının gerçek zararının 957,97-TL asıl alacak ve 101,97-TL faiz olmak üzere toplam 1.059,94-TL hesaplandığı, -Davacı, davalıdan gerçek zararın %50 oranında 1.059,94 TL x %50 = 529,97-TL alacaklı olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 06/05/2025 tarihli ara kararının (1) numaralı ara kararı ile; "Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Elektrik Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 22/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; -07/04/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda görüş değişikliğinin bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyanın dosyamız arasına alındığı ve takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 3.433,70-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. HMK'nun 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacı şirket alt yapı tesislerinde meydana gelen 02/08/2023 tarihli hasar nedeniyle davacının davalıdan alacağının varlığı ve miktarı, temerrüt, işlemiş faiz ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı, gerçek hasar tutarının ne olduğu, davalının pasif husumetinin bulunup bulunmadığı, hasar ile davalının eylemleri arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacının hasarın meydana gelişinde müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve davalının takibe vaki itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davalı ... tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında, 02/08/2023 tarihinde ....adresinde bulunan davacıya ait alt yapı tesislerinde bulunan kablolara zarar verildiği, ...Müdürlüğünün ... sayılı yazısında 02/08/2023 tarihinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat İzni verilmediği, bununla birlikte dosyaya sunulan deliller ile tutanak tanığının beyanı nazara alındığında davalının meydana gelen hasardan haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, davalının dava dışı yüklenici ile aralarındaki sözleşme ilişkisinde yer alan hükümleri davacıya karşı ileri süremeyeceği, Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğu ve zarar görenin ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin, ...6 Esas, ...Karar sayılı kararında; Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı isçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerden olduğu, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise ve özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde işçilik bedelinin ödenebileceğinin belirtildiği, davacı tarafından hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise ve özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması gerektiği, ancak bu hususta davacı tarafça herhangi bir delil ve belge ibraz edilmediğinden davacı tarafın araç ve işçilik bedeli talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, yine davacı şirketin meydana gelen zararda %50 müterafik kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ile birlikte Mahkememizce alınan teknik açıdan yeterli ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile hasarın giderimi için 2023 yılı Tedaş birim fiyatlarına göre malzeme bedeli olarak toplam 811,84-TL tespit edilmiş, 811,84-TL malzeme bedelinin %18 KDV'si olan 146,13-TL ile birlikte davacının %50 kusurlu olduğu da nazara alındığında takip tarihi itibariyle toplam 478,99-TL gerçek zararının bulunduğu anlaşılmış, bu hali ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 478.99-TL asıl alacak, 51,00-TL işlemiş faiz (02/08/2023 hasar tarihi ile 01/02/2024 takip tarihi arası 183 gün, %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle) olmak üzere toplam 529,99-TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacıya herhangi bir ödemede bulunulmadığı, Mahkememizce de bir ödeme tespit edilemediği, dosya kapsamına göre davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 478,99-TL asıl alacak ve 51,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 529,99-TL yönünden iptaline, takibin 478,99-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %44,25 avans faizi yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 478,99-TL asıl alacak ve 51,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 529,99-TL yönünden İPTALİNE, takibin 478,99-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %44,25 avans faizi yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, 2-Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 529,99-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.903,71-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.132,00-TL posta masrafları olmak üzere toplam 6.987,20-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına (%15) göre 1.048,08-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yatırılan bir delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul ve red oranına 540,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 10-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul ve red oranına 3.060,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 11-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/10/2025

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/193, K. 2025/741, T. 30.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-193-e-2025-741-k-57e1a803bd34