İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/212 E. 2025/828 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/212
Karar No
2025/828
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/212 Esas KARAR NO :2025/828

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:01/04/2024 KARAR TARİHİ:25/11/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 03.06.2022 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış davalı ...'a ait ... plakalı aracın sürücüsü seyir halindeyken müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araca çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü, dava konusu kazanın meydana gelmesinde tek ve asli kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkile ait ... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkiline ait 2015 model ... marka ... plakalı araçta büyük maddi hasar oluştuğunuü, kaza sonucunda müvekkiline ait aracın bir çok parçası hasarlandığını, kaza meydana geldikten sonra davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak herhangi bir ödeme de yapıldığını, davalıların haksız fiilden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğunu, hasar bedeli sebebiyle zarar gören araç sahibinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödemesi gereken KDV’yi de ödemekle yükümlü olduğunu, yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca müvekkilinin alacağına ilişkin avans faizi uygulanması gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen maddi hasarı belirleme mahkemeniz nezdinde yapılacak yargılama neticesinde ve bilirkişilerce tespit olunacağından maddi hasar bedeli belirsizdir ve belirsiz alacak üzerinden yapılacak başvuruda hukuksal yararı bulunduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla maddi hasar bedeli için 300,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen 03.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sorumluluk tutarı poliçe teminat limitini geçemeyeceğini, başvuru sahibinin hasar başvurusu haklı gerekçeyle reddedildiğini, başvuru konusu kazanın kurgu bir hasar olduğu sigorta dolandırıcılığı kastı ile hareket edildiğinin tespit edildiğini, hasar dosyasına ilişkin evraklar incelendiğinde başvuran tarafın bilgi ve belge paylaşmadığını, hasara uğradığı iddia edilen aracın araştırmacının incelemesine müsaade etmediğini, araştırma raporunda da anlaşılacağı üzere kaza sonrası olay yerine geldiği iddia olunan kolluk birimlerinin ‘’siz kendi aranızda tutanak tutun’’ demesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, meydana geldiği iddia olunan hasarın beyan edildiği şekilde gerçekleştiğini gösteren hiçbir somut delil bulunmadığını, kazaya karışan araçlar üzerinde meydana gelen hasarlar birbiri ile uyumlu olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün ulaşcan tekeli olduğu belirtilmesine rağmen kazadan sonra sigortalı araç sahibi ...’ın hastaneye gitmesi hususu önem arz ettiğini, bu hususta kaza anında sigortalı araç sürücüsünün ... olduğunu ve ehliyet yetersizliği nedeniyle sürücü değişikliği yapıldığı tespit edildiğini, trafik sigortası genel şartları gereği, maddi hasara ilişkin tazminat hesabı yönünden iskontolu tutarın esas alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz türü hatalı olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu olaya ilişkin sorumluluğu bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ...ve ...'a usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalılar tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalıların dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin ZMMS kapsamında davalı sigorta şirketinden, araç maliki ve sürücüsünden tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda;Davacıya ait ... plakalı araç ile davalılardan ...'a ait, diğer davalı ...'nin sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı motosiklet arasında 03.06.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacının aracında meydana gelen hasar bedeli için HMK m.107 hükmü uyarınca şimdilik 300,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, hasar dosyası, kazaya ilişkin tüm evraklar celp edilerek dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş olup hazırlanan raporda özetle; Davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının T.K.T.T.'na istinaden: 03/06/2022 günü, saat 23.17 sıralarında, ... ili ... ilçesinde, sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı motosiklet ile ... Caddesi 67. Sokak kesimindeki kavşakta, kendi ifadesinde ikrar ettiği üzere; istikametine kırmızı ışık yanarken kavşaktan geçiş yaptığı sırada yeşil ışık nedeni ile hareket ederek kavşağa giriş yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı taşıtın sol ön yan kısımlarına çarpması neticesi vuku bulduğu, Kazanın meydana gelmesinde: ... plaka numaralı motosiklet sürücüsü ...'nin kendi ifadesinde de ikrar ettiği üzere trafik sinyalizasyon ışıklarına riayet etmemesinin kazanın meydana gelmesindeki tek etken olduğu ortaya çıktığından 2918 sayılı K.T.K.'nun asli kusurlara ilişkin 84/a maddesinde belirtilen "kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme" fiilini işlemesi nedeni ile %100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı taşıt sürücüsü ...'in ise; nizami şekilde kendi istikametine yeşil ışık yandığı sırada kavşak içinde ilerlediğinde çarpışmanın gerçekleştiği, kazaya engel olma imkanı bulunmadığı ve kural ihlali de tespit edilmediğinden kendisine atfı kabil kusur bulunmadığı, Davaya konu taşıt hasarının onarım bedeline ilişkin 20/07/2022 tarihi ile hazırlanmış Ekspertiz Raporunda belirtilen parçaların hasar ile uyumlu olduğu, bedellerin 2022 tarihinde geçerli, Avro bazında yetkili servis fiyat listesindeki rakamlar ve dönem banka kusur olan 18,014Avro/TL kura tekabül edecek seviyede oldukları, işçilik rakamlarının da dönem bedelleri ile örtüştüğü, dolayısı ile KDV dahil 88.758,15TL meblağın onarım bedeli olarak kabulü gerektiği, tazminat açısından KDV ve iskonto tatbikinin hukuki mütalaa gerektirdiği ve Sayın Mahkeme'nin uhdesinde bulunduğu, KDV ve iskonto hususlarının hukuki mütalaa gerektirmesi nedeni ile Sayın Mahkeme'nin uhdesinde bulunduğu, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Alınan rapor taraflara tebliğ edilmiş olup davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 28/08/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; 88.758,15 TL maddi hasar bedelinin davalı şahıslardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, sigorta şirketi bakımından 50.000,00 TL sigorta limiti dahili ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinde bulunmuş olduğu görülmüştür. İşbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan rapor uyarınca davalının sigortalısının kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu, işbu hali ile TBK m.49 ve devamı hükümleri uyarınca davacının aracında meydana gelen hasarın onarım bedelini davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmış olup Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafça davalıya 06/10/2022 tarihinde başvuru yapılmış olduğu, 8 iş günlük sürenin son gününün 18/10/2022 tarihine tekabül ettiği, işbu hali ile davalının 19/10/2022 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu görülmekle davacının işbu tarihten itibaren davalılardan yasal faiz isteminde bulunabileceği (davacıya ait olan aracın ticari araç olmaması ve kullanım şeklinin de hususi olması sebebiyle) kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; 03.06.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle 88.758,15 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 19/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden 50.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli olan 6.063,07-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60-TL, tamamlama harcı olarak alınan 1.510,65-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.124,82-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden %56'sı olan 2.309,90 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 2.426,65-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 1.263,00-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 8.689,65-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden %56'sı olan 4.866,20 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden %56'sı olan 25.200,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.800,00-TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden %56'sı olan 2.128,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/212, K. 2025/828, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-212-e-2025-828-k-2e38799aeeab