İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/940 E. 2025/1054 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/940
- Karar No
- 2025/1054
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...
HAKİM : ... KATİP : ...
İŞBU MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA MÜTEVEFFA : ... DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 4- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 5- ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : ...
BİRLEŞEN KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI MÜTEVEFFA : ... DAVACILAR :1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... VEKİLİ :Av.... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3-... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 4-...- 5-... DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ :... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İŞBU MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ...'nun, 03.01.2023 tarihinde ... Plaka sayılı araç ile seyir halindeyken; davalılardan ...'nın işleteni, davalılardan ...'ın ise sürücüsü olduğu ... Plaka sayılı araç ile kaza yaptığını, ... kazanın meydana gelmesi sebebi ile olay yerinde vefat ettiğini, müvekkillerinden ..., ... ve dava dışı ... meydana gelen kaza esnasında ... Plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak seyahat ettiğini, müteveffanın hayatını kaybetmesi ile müvekkillerinden; müteveffanın eşi ..., müteveffanın çocukları ... ile ... ve müteveffanın torunu ... maddi ve manevi olarak telafisi imkansız zararlara uğradıklarını, müvekkillerinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların bir nebze de giderilmesi amacı ile kendilerince sigorta şirketlerine KEP sistemi üzerinden maddi ve manevi tazminat talepli başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketleri tarafından yasal süresi içinde herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine kendilerince zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak şirketler ile anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açıldığını, müteveffa ile araç sürücüsü ... arasında gerçekleşen kaza sebebi ile tam ve asli bir şekilde kusurlu olan taraf ... Plaka sayılı araç sürücüsü olan ... olduğunu, zira davalı araç sürücüsünün; kazanın meydana geldiği gece alkollü ve aşırı süratli bir şekilde, geçiş üstünlüğüne ve diğer trafik kurallarına riayet etmeden aracını kullanırken kazaya sebebiyet verdiğini, ...'nun vefat etmesine sebep olduğunu, kaza sonrasında davalı ..., Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında uzunca bir süre tutuklu kaldığını, davanın halen derdest olduğunu, meydana gelen kaza sebebi ile müteveffanın hiçbir kusuru bulunmadığını, zira müteveffanın, tüm trafik kurallarına eksiksiz şekilde riayet ettiğini, müteveffanın hayatını kaybetmesi sebebi ile destekten yoksun kalmış olan müvekkilleri lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini gerektiğini, müteveffa, ...'nun eşi, ...'ın ve ...'nun babası, ...'ın dedesi olup davacı müvekkillerin geçimi, müteveffa tarafından sağlandığını, murisin vefatı ile birlikte müvekkillerinin, murisin kendisine sağladığı maddi destekten mahrum kaldıklarını, bu sebeple müvekkilleri lehine destekten yoksun kalma tazminatına, maddi tazminata hükmedilmesini talep ettiğini, ... Plaka sayılı araç sürücüsünün ... olduğunu, olay tarihinde araç sahibi ... olduğunu, bu sebeple, dava konusu taleplerin tamamından ... ve ...'nın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müteveffanın işleteni ve sürücüsü olduğu ... Plaka sayılı aracın kasko sigortası ... Sigorta A.Ş. isimli şirket tarafından yapıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından, müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığından bahse konu sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunduğunu, müteveffanın işleteni ve sürücüsü olduğu ... Plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası ... Sigorta A.Ş. isimli şirket tarafından yapıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından, müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığından bahse konu sigorta şirketlerinin de sorumluluğunun bulunduğunu, davalılardan ...'ın sürücüsü, ...'nın ise işleteni olduğu ... Plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası ... Sigorta A.ş. İsimli şirket tarafından yapılmıştır. Ancak sigorta şirketi tarafından, müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığından bahse konu sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile; Müvekkili ... lehine 100.00 TL, Müvekkili ... lehine 100.00 TL, Müvekkili ... lehine 100.00 TL, Müvekkili ... lehine 100,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği 03/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı sigorta şirketlerinden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere, tüm davalılardan (..., ..., ... Sigorta A.Ş.- ... Sigorta A.Ş.-... Sigorta A.Ş) müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... lehine 100.000,00 TL, ... lehine 100.000,00 TL, ... lehine 100.000,00 TL, ... lehine 50.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın, sigorta şirketinden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere, davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminata olay tarihi olan 03/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne, davalıların mal varlıkları üzerine ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... yönünden müvekkili sigorta şirketine başvuru bulunmadığını, diğer davacılar yönünden ise başvuru (dava) şartı usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ...'nun müteveffanın eşi olduğu iddia edilmekte ise de nüfus kayıtlarına göre müteveffanın eşinin ... olduğunu, müteveffanın kızı olduğu iddia edilen davacı ...'ın 45 yaşında ve evli olduğunu, müteveffanın oğlu olduğu iddia edilen davacı ...'nun 42 yaşında ve evli olduğunu, davacı ...'ın müteveffanın torunu olduğu iddia edildiğini, destek olunduğu iddiasını ispatla mükellef olup, 18 yaşından büyük olması ve sürekli-düzenli şekilde destek olunduğu iddiasını ispatlayamaması halinde davasının reddini istediklerini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediğini, davanın kabulü halinde; tazminat hesabından müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, müteveffa zararın oluşmasında müterafik kusur sahibi olduğundan bilirkişi tarafından yapılacak tazminat hesabında en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sigortalının sorumluluğunu teminat altına alan ve sorumluluğu sigortalının sorumluluğu ile sınırlı olan müvekkili sigorta şirketinin de davacıların tazminat taleplerinden sorumlu tutulamayacağını, davaya konu olayda vefat eden kişinin aynı zamanda araç işleteni olduğunu, trafik sigortası teminatı kapsamında olmayan işbu zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sürücü müteveffanın (işleten) olması halinde destekten yoksun kalma tazminatının teminat dışı olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, araç işleteninin, sigortacının sorumlu olmadığı bazı hallerde dahi sorumlu iken, ZMSS (trafik) sigortacısının, işletenin sorumlu olmadığı hiçbir durumda sorumlu tutulamayacağını, başka bir deyişle, zarar görenin, sorumluluk hukukuna göre zarar veren sigortalıdan (araç işleteninden) isteyemeyeceği bir tazminatı, zarar veren sigortalının trafik sigortacısından da isteyemeyeceğini belirterek davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla ZMMS limitlerinin aşıldığı ispatlanmadan dava açılmış olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, her halükarda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi halinde müterafik kusur nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava öncesi yapılması gereken Sigorta Şirketine müracaat ve Arabuluculuk süreci usulüne uygun yürütülmediğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 97. maddesinde yapılan değişiklik ile, sigorta davalarında ve sigorta tahkim başvurularında sigortacı şirkete başvurma zorunluluğu getirildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da kabul edildiği üzere hiçbir hukuk kuralı, kişinin kendi kusuru ile sebep olduğu zarardan faydalanması durumunu düzenlemediği gibi, bu faydayı koruyamaz. Bir zararın doğmasına ya da artmasına neden olan kişi sonuçlarına da katlanmak zorundadır, müteveffa kusurlu sürücü yakını olan davacıların bu kapsamda üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmamakla, müteveffanın kusurundan sorumlu oldukları gözetilmelidir" hükmünün bulunduğunu, meydana gelen kazadan dolayı müvekkilinin son derece üzgün olduğunu, böylesi acı bir olayın gerçekleşmesinde, ölen şahsın ailesi gibi müvekkilinin de üzüntüye sevkedildiğini, ancak olayın meydana gelmemesi için müvekkilinin tüm gayretini ortaya koyduğunu ancak neticenin önüne geçemediğini, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müteveffa ..., 03.01.2023 tarihinde ... Plaka sayılı araç ile seyir halindeyken; davalılardan ...'nın işleteni, davalılardan ...'ın ise sürücüsü olduğu ... Plaka sayılı araç ile kaza yapmış olduğunu, ... kazanın meydana gelmesi sebebi ile olay yerinde vefat ettiğini, davacılardan ..., ... ve ...’nun meydana gelen kaza esnasında ... Plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak seyahat etmekte olduklarını, meydana gelen kaza nedeniyle davacıların yaralandığını, davacılarda geçici ve kalıcı iş göremezlik durumu mevcut olduğunu, davacıların uğramış olduğu maddi zararların bir nebze de giderilmesi amacı ile taraflarınca sigorta şirketlerine KEP sistemi üzerinden maddi tazminat talepli başvuru yapılmış olduğunu, (ilgili tebliğ evrakları ektedir) davalı sigorta şirketleri tarafından yasal süresi içinde herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak şirketler ile anlaşma sağlanamaması üzerine eldeki dava açılmış olduğunu, müteveffa ile araç sürücüsü ... arasında gerçekleşen kaza sebebi ile tam ve asli bir şekilde kusurlu olan taraf ... Plaka sayılı araç sürücüsü olan ... olduğunu, zira davalı araç sürücüsü; kazanın meydana geldiği gece alkollü ve aşırı süratli bir şekilde, geçiş üstünlüğüne ve diğer trafik kurallarına riayet etmeden aracını kullanırken kazaya sebebiyet vermiş ve davacıların yaralanmasına sebep olmuş olduğunu, kaza sonrasında davalı ..., Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası kapsamında uzunca bir süre tutuklu kalmış olduğunu, dava halen derdest olup meydana gelen kaza sebebi ile müteveffanın hiçbir kusuru bulunmamakta olduğunu, zira müteveffanın, tüm trafik kurallarına eksiksiz şekilde riayet etmiş olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle üç davacının da yaralandığını, uzunca bir süre tedavi gören davacıların, halen tam olarak iyileşememiş olduklarını, davacılarda geçici ve kalıcı bedensel zararlar/sakatlıklar mevcut olduğunu, davacıların vücudunda pek çok sakatlıklar kalmış olduğunu, bu sebeple davacılar lehine geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davacıların yaralanması sebebiyle manevi tazminat davası açma haklarının saklı olduğunu, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ATK tarafından sunulan kusur raporunda her ne kadar müteveffaya da kusur atfedilmiş ise de söz konusu tespitin kabulü mümkün olmadığını, meydana gelen olayda müteveffanın kusuru olmadığını, alkollü bir şekilde ve aşırı süratli olarak araç kullanan, geçiş üstünlüğüne ve diğer trafik kurallarına / işaretlerine uygun davranmayan davalı ... olduğunu, zaten davacıların, araç içerisinde yolcu olarak seyahat ettiği için, hiçbir şekilde davacılara kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, ... Plaka sayılı araç sürücüsü ... olduğunu, olay tarihinde araç sahibi ... olduğunu, bu sebeple, dava konusu taleplerin tamamından ... ve ..., müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müteveffanın işleteni ve sürücüsü olduğu ... Plaka sayılı aracın kasko sigortası Unıco Sigorta A.Ş. isimli şirket tarafından yapılmış olduğunu ancak sigorta şirketi tarafından, davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığından bahse konu sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmakta olduğunu, müteveffanın işleteni ve sürücüsü olduğu ... Plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası ... Sigorta A.Ş. isimli şirket tarafından yapılmış olduğunu ancak sigorta şirketi tarafından, davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığından bahse konu sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmakta olduğunu, davalılardan ...'ın sürücüsü, ...'nın ise işleteni olduğu ... Plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası ... Sigorta A.Ş. İsimli şirket tarafından yapılmış olduğunu ancak sigorta şirketi tarafından, davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığından bahse konu sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmakta olduğunu, kaza sonucu oluşan maddi zarardan davalı ...'ın haksız fiili işleyen sürücü olarak, ...'nın ... Plaka sayılı aracın işleteni olarak, ... Sigorta A.Ş.'nin ... Plaka sayılı aracın kasko şirketi olarak, ... Sigorta A.Ş.'nin ... Plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası olarak, ... Sigorta A.Ş.'nin ... Plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası olarak müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunmakta olduğunu, bu bakımdan davacının maddi zararlarının olayın gerçekleştiği 03/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, sigorta şirketlerinin sigorta teminat limitleri kadar sorumlu tutulmasını talep ettiklerini belirterek, davacı ... lehine 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL, davacı ... lehine 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL, davacı ... lehine 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL olmak üzere toplam 600,00 TL maddi tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği 03/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı sigorta şirketlerinden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılar; ..., ..., ... Sigorta A.Ş.- ... Sigorta A.Ş.-... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı Şirkete ait 19/08/2022 başlangıç tarihli poliçe 03.01.2023' te iptal edilmiş ve Unıco Sigorta' dan 01.09.2022 başlangıç ve 01.09.2023 bitiş tarihli poliçe düzenlenmiş olup, kaza tarihi itibariyle sorumluluğun Unıco Sigorta olduğunu, kazaya karışan araçların kaza tarihindeki sigorta bilgilerinin SBM aracılığıyla sorgulanmasını ve kaza tarihinde şirketin sorumlu olmadığının tespiti halinde davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, iş bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Sigorta davalarından doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, bu doğrultuda yetkili mahkemenin Beykoz Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik sebebi ile reddini talep ettiklerini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukukî yararı olmadığını, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran taraf sigortacılık kanunu ve trafik sigortası genel şartları gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, hmk m. 121 gereği dava eklerinin taraflarına tebliği gerekmekte olduğunu,davanın hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca davalı şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerekmekte olduğunu, bu kapsamda yargıtay hukuk genel kurulu’nun 2004/11-115 e., 2004/108 k., 25.02.2004 sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumu’na sevk edilmesi gerekmekte olduğunu, anayasa mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerekmekte olduğunu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartlarda destekten yoksun kalma tazminatı ile sürekli sakatlık tazminatı hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz oranı, peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün tazminat hesabında kullanılacağı düzenlenmiş olduğunu, uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımında poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, tedavi süresince gereken bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğu yargıtay içtihatları ile de kabul edilmekte olduğunu, “geçici iş göremezlik” tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, bu kapsamda 13.10.2010 tarih 2010/10-500-490 sayılı yargıtay hukuk genel kurulu kararının dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın talebine konu tedavi teminatı kapsamında yer alan geçici iş göremezlik ve sair tedavi masraflarından da sgk sorumlu olduğunu, iş bu nedenle bu taleplerin reddi gerekmekte olduğunu, başvuruyu kabul anlamında gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak trh-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere hesaplamanın aktüerler siciline kayıtlı aktüerler ile Müsteşarlık nezdinde tutulan listeye kayıtlı yardımcı aktüerler tarafından yapılması gerekmekte olduğunu, BAşvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, bu kapsamda yargıtay 4. hukuk dairesi’nin 2021/6694 e. ve 2021/9618 k. sayılı ve 02.12.2021 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmekte olduğunu, bu kapsamda yargıtay 17. Hukuk Dairesi 03.05.2010, E.2010/551 K.2010/4080 ilamının dikkate alınması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde işbu dava öncesinde davalı şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı gözetilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerekmekte olduğunu, kaldı ki hiçbir şekilde davayı kabul manasında olmamak üzere, aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, bu kapsamda Yargıtay 15. H.D. 2005/8089 E. 2007/2364 K. 11.04.2007 Tarihli Kararının dikkate alınması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere; hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini (kask ve koruyucu tertibat) alıp almadığının tespiti gerekli olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin, E. 2021/5622 K. 2021/47246 Sayılı ve 20.10.2021 tarihli kararının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin. E. 2015/10214 K. 2016/715 Sayılı ve 21.1.2016 tarihli kararının, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin, E. 2021/5620 K. 2021/7775 Sayılı ve 16.04.2015 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, açıklanan sebeplerle somut olayda davacının zararın artmasında müterafik kusuru dikkate alınarak kabul manasında olmamak üzere yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerekmekte olduğunu belirterek, Davanın USULDEN VE ESASTAN REDDİNE karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Başvuru (dava) şartı usulüne uygun şekilde yerine getirilmemiş ve davalının temerrüte düşürülmemiş olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddini talep ettiklerini, bu kapsamda yargıtay 17. hukuk dairesi 2018/3847 E. 2020/823 K. İlamının dikkate alınması gerektiğini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü halinde tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davanın kabulü halinde; tazminat hesabından davacıların emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, zira; kaza tespit tutanağına göre; davacıların kaza esnasında emniyet kemeri taktığı tespit edilmemiş olduğunu, KTK m.78 "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur." hükmü ve TBK m. 52 "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmü gereği davacılar zararın oluşmasında müterafik kusur sahibi olduğundan tazminat hesabından en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bu kapsamda YARGITAY 17. HD. 2018/920 E. 2018/10827 K. 19.11.2018 K.T. ilamının dikkate alınması gerektiğini, bununla birlikte davacıların herhangi bir ücret ve menfaat karşılığı olmaksızın taşınmış olması nedeniyle hatır taşımasının olduğunun kabulü ve tazminat hesabından en az %20 oranında hatır taşıması indirimi de yapılması gerektiğini, bu kapsamda YARGITAY 17. HD. 2014/13301 E. 2016/11634 K. 19.12.2016 K.T. ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacılar, dava konusu trafik kazası ile ilgili olmak üzere maluliyetleri olduğunu iddia ediyorsa bu iddialarını ispatla mükellef olduklarını, adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesinden maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, "emniyet kemerinin takılmamış olmasının maluliyete etkisi ve derecesi tespit edilerek" raporda yer verilmesi gerektiğini, bu kapsamda yargıtay 4. hd. 2018/1622 e. 2019/3029 k. 22.05.2019 k.t. ilamının dikkate alınması gerektiğini, “geçici iş göremezlik zararı” poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu talep yönünden davanın reddini talep ettiklerini, bu kapsamda yargıtay 17. hd. 2018/3528 e. 2020/1241 k. 11/02/2020 k.t. ilamının dikkate alınması gerektiğini, hesap raporu alınması halinde; tazminat hesabının, 2918 sayılı kanun'un 90/c maddesi uyarınca "trh-2010 hayat tablosu ile en az %1.65 teknik faiz (devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi) kullanılarak yapılması gerekmekte olduğunu, somut olayla ilgili varsa açılmış davalar, soruşturma-uzlaştırma dosyaları ve tahkim başvuruları araştırılarak celp edilmeli ve dosyaların sonucu değerlendirilmeli, henüz sonuçlanmamışsa iş bu dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu olan kaza neticesinde sgk başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı irdelenmesi gerektiğini, 03.01.2023 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında davacı tarafa sigorta şirketlerinden, Sosyal Güvenlik Kurumundan ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ödeme yapıldı ise mükerrer ödemelerin önüne geçilmesi için mahsup işlemi yapılması gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 24.12.2022-24.12.2023 tarihleri arasında zorunlu mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı olduğunu, yapılacak bir tazminat hesaplamasında davalı şirketin poliçedeki sorumluluğunun göz önüne alınması gerekmekte olduğunu, 6100 sayılı kanun uyarınca davacı yan, tüm delillerini dava dilekçesi ekinde tebliğ etmesi gerektiğini, bu nedenle taraflarına tebliğ edilmeyen delillere karşı beyanda bulunma ve delil sunma haklarını saklı tutuklarını belirterek, zamanaşımı itirazları olduğunu bildirir, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, davalı şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın davası haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğu için taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, iş bu davanın Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Es.sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, zira dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak maddi-manevi tazminat talebi ile tarafları hemen hemen aynı olan bir dava açılmış olup yargılaması Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Es. Sayılı dosyasında devam etmekte olduğunu, taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olması ve usul ekonomisi açısından her iki davanın birlikte görülmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın sırf prosedür yerine gelsin şeklinde yaptığı usulsüz bir müracaat olduğunu, bu nedenle Arabuluculuk yoluna başvurma ve akabinde dava açma ön şartı yerine gelmediğini, nitekim Arabulucu son tutanağında Sigorta vekilleri "başvurucunun sigorta şirketlerimize yazıl ve yasal başvuruların bulunmadığı ve arabuluculuk görüşmelerinde de herhangi bir evrak sunulmadığını, dolayısı ile hesap yapmaya yeterli veriler bulunmadığından anlaşamayacaklarını " beyan etmiş olduklarını, ceza mahkemesinde yürütülün yargılamanın bekletici mesele yapılması gerekmekte olduğunu, kaza ile ilgili olarak Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi"nin ... Es. sayılı dosyasında yargılama devam ettiği için bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, Zira Hukuk hakimi,(21.HD.10.06.1997, 2846-3939, Yargı Dünyası, 1998/4-110) kararında ve pek çok benzer kararda belirtildiği gibi ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile bağlı değilse de, ceza mahkemesinin kabul ettiği ve kesinleşen olgularla bağlı olduğunu, Hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı maddi olgular yönünden hukuk mahkemesini bağlayacağını, Söz konusu mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda taraflara eşit kusur verilmiş olduğunu, davacının tazminatla ilgili talepleri 19.06.2021 tarihinde 31516 sayılı Resmi Gazetede aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı "icra Ve İflâs Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un; 18. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı maddesi uyarınca "TRH-2010 hayat tablosu ile %1.65 teknik faiz (devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi) kullanılarak yapılması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun aşağıda özeti verilen kararında da belirtildiği gibi destekten yoksun kalma tazminatının yansıma zararı olması nedeniyle desteğin kusurunun davacılara karşı ileri sürülemeyeceği kabul edilmiş olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ESAS NO : 2017/17-1315 KARAR NO : 2017/1239 ilamının dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da kabul edildiği üzere hiçbir hukuk kuralı, kişinin kendi kusuru ile sebep olduğu zarardan faydalanması durumunu düzenlemediği gibi, bu faydayı koruyamayacağını, bir zararın doğmasına ya da artmasına neden olan kişi sonuçlarına da katlanmak zorunda olduğunu, müteveffa kusurlu sürücü yakını olan davacıların bu kapsamda üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmamakla, müteveffanın kusurundan sorumlu oldukları gözetilmesi gerektiğini, kabul manasına gelmemek üzere kusura ilişkin itirazı nedeni ile dosyanın kusur yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/11-115 E., 2004/108 K., 25.02.2004 Sayılı İlamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, yine davayı kabul manası gelmek üzere müteveffanın gelirinin belgelerle ispatlanması, ispatlanamıyor ise asgari ücret esas alınarak hesaplamanın yapılması gerektiğini, meydana gelen kazadan dolayı davalının elbette ki son derece üzgün olduğunu, böylesi acı bir olayın gerçekleşmesi, ölen şahsın ailesi gibi davalıyı da üzüntüye sevk ettiğini ancak olayın meydana gelmemesi için davalının tüm gayretini ortaya koymuş ancak neticenin önüne geçememiş olduğunu belirterek, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalılar ... ile ... Sigorta A.Ş'nin cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Taraflarca, Kaza tutanakları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası, ifade tutanakları, hastane kayıtları, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, Müteveffanın gelirine ait kayıtlar, SGK kayıtları, Banka kayıtları, ...'a gönderilen paralara ilişkin kayıtlar, ...'ın okul kayıtları, öğrenci kayıtları, Sigorta şirketi kayıtları, sigorta şirketlerine başvuru yapıldığına dair kayıtlar, poliçeler, Tanık anlatımları, Keşif, yemin, isticvap, bilirkişi incelemesi, ATK raporu, hesap raporuna delil olarak dayanılmıştır. Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak ... plakalı ve ... plaka sayılı araçlarının kaza tarihi olan 03/01/2023 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğunun sorulmasına ve araç tescil kaydının gönderilmesi istenmiş, 07/11/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacılar ile davalılar ... ve ...'nın ekonomik, sosyal ve gelir durumlarının tespiti için adresi itibariyle yetkili Emniyet birimine ayrı ayrı müzekkere yazılmıştır. Müteveffa...'nun ölmeden önceki ekonomik, sosyal ve gelir durumlarının tespiti için adresi itibariyle yetkili Emniyet birimine ayrı ayrı müzekkere yazılmıştır. Davacıların ve müteveffa ...nun T.C. kimlik numaraları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; a)Davacıların sigortalı olup olmadığının, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne olduğunun sorulmasına, b)Müteveffa ...'nun vefatından önce sigortalı olup olmadığının, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne olduğunun sorulmasına, c)Müteveffa ...'nun 03/01/2023 tarihinde trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle SGK tarafından davacılara rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının yahut ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, yapılmışsa buna ilişkin kararın, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin tabloların ve dayanak belge örneklerinin gönderilmesinin, yapılan ödeme veya bağlanan maaş ya da gelirin rücua tabi olması halinde sorumlular hakkında rücu davası açılıp açılmadığının, açılmışsa mahkeme adının ve dava esas numarasının bildirilmesi istenmiş, 30/10/2023 ve 06/11/2023 tarihli yazılar ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma numaralı dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta ve ... Sigorta A.Ş'e müzekkere yazılarak ...plakalı araç ile ... plakalı aracın 03/01/2023 tarihli trafik kazasından dolayı hasar dosyasının, sigorta poliçe örneğinin, alınmış ise ekspertiz raporunun, davacının dava açmadan önce KTK'nın 97. maddesi uyarınca başvuru yapımış olması halinde başvuru dilekçesinin ve dilekçenin evrak kayıt tarihinin, davacıya ödeme yapılmış ise ödeme belgesinin ve varsa ibraname örneğinin gönderilmesi istenmiş, 20/12/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Müteveffa ...'nun müteveffa/3. kişi sıfatı ile uyapa eklenerek aile nüfus kayıt tablosu örneğinin uyap sisteminden çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır. Davacı ...'ın T.C kimlik numarasını belirtmek sureti ile Kırıkkale Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi dekanlığına müzekkere yazılarak bu davacının hangi tarihte okula kayıt yaptırdığının, halen okulun öğrencisi olup olmadığının ve veterinerlik fakültesinde öğretimin kaç yıllık olduğunun sorularak öğrencilik durumunu gösterir kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi istenmiş, 29/01/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacılar vekiline 07/11/2023 tarihli delil dilekçesinin talep başlıklı bölümünün 1. Maddesinde yazılı banka hesap numarasının, davacı ... ile müteveffa ...nun T.C kimlik numaralı belirtilmek sureti ile Halkbank genel müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı ...'a ait banka hesabına müteveffa ... tarafından havale edilen paralar varsa bu havalelere ilişkin kayıt dökümlerinin gönderilmesi istenmiş, 25/01/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Müteveffa...'nun T.C kimlik numarası belirtilmek sureti ile SGK genel müdürlüğüne müzekkere yazılarak emekli öğretmen olduğu bilgisi verilen müteveffanın 03/01/2023 tarihinde vefatından önceki son 6 aylık emekli maaşı miktarlarını gösterir kayıt ve belge örnekleri istenmiş, 06/02/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacı tanığı ...duruşmada; "Ben davacı ...ın eşi olurum, davacı ... benim kızımdır. ... kayınbabam olur. Ben bu yaşa geldim. ... kadar yardım sever birini görmedim. Benim kızım olan ... ailede okuyan tek çocuk olduğu için ... ona destek oluyordu. Maddi olarak aydan aya destek oluyordu. Kitaplarını satın alıp geliyordu. Başka çocuklara da bu şekilde maddi yardım yapıyordu. ...yeni emekli olmuştu. Milli Eğitim Müdürlüğünden emekli olmuştu. Müdür Baş Yardımcısı olarak çalışırken emekli oldu. Emekli ikramiyesi ile köyüne bir düzen kurdu. Onun vefatı ile sadece kızım ... değil...'nun ailesi de yıkıldı. ...köye bir depo yaptırmıştı. Şuan köyde sadece bir oğlu kaldı. Yaptırdığı deponun ruhsatı olmadığı için şimdi yıkılma tehdidi altında. ... vefat ettiği için deponun ruhsatı çıkartılmadı. Ailesi maddi manevi yıkıma uğradı. Benim söyleyeceklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... duruşmada; "Ben müteveffa ...'nun komşu olurdum. Bu nedenle davacıları tanırım. İ... ailecek görüştüğümüz bir insandı. Birbirimizin evine gider gelirdik. Hayırsever bir insandı. Yardım ettiği öğrenciler vardı. Bunlardan biri de torunu ...'tı. Yanlış hatırlamıyorsam ... Kırıkkale de veterinerlik fakültesinde okuyordu. ...vefat etmeden 3 gün önce bir akşam beraber otuyorduk ...'nun oğlu...'yu davacı ... telefon ile aradı. Telefon konuşmasından sonra ne olduğu soruldu. O zaman İsmail ...'ın kendisini aradığını ona burs çıkmadığını söyledi. ...da korkmasın arkasında dedesi var dedi.... yardımsever bir insandı. Kardeşleri Avrupa da yaşıyordu onlarında desteği ile 7-8 çocuğu okutuyordu. Apartmanımızda yöneticilik yapardı. Herkes tarafından çok sevilen sayılan bir insandı. ... Milli Eğitim Müdürlüğünde okul müdürü olarak görev yaparken yaklaşık ölümünden 2 sene önce 65 yaşında emekli olmuştu. Emekli maaşı alırdı. Ayrıca Boğazlıyan ilçesinin Özler köyünde 500-600 dönüm arazisi vardı. Kiraya ektiği yerlerde oluyordu. Kendisi de ekiyordu. Onunla birlikte 600-700 dönüm arazisi vardı. 2 tane traktörü vardı. Arabası ve 2 tane İldem mahallesinde evi vardı. Özler köyüne de ev yaptırmıştı. Maddi durumu iyiydi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Müteveffa ...'nun TCK numarasının ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle Boğazlıyan Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak müteveffanın Boğazlıyan İlçesi Özler köyün de adına kayıtlı arazı vasıflı taşınmazların tapu kayıt örneklerinin gönderilmesi istenmiş, 26/04/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacılar vekilinin 07/11/2023 tarihli delil dilekçesinde örnekleri sunulan banka dekontlarının birer suretinin eklenilmesi yoluyla Türkiye Halk Bankası Genel Müdürlüğüne ve Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne 23/01/2024 tarihli müzekkeremiz doğrultusunda yeniden müzekkere yazılmış, 04/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Önceki ara kararı ile birleşen dosya davacılar vekili tedavilerinin tamamlandığına dair beyanda bulunduğunda veya bu konuda verilen kesin sürenin geçmesinden sonra birleşen dosya davacıları ..., ..., ...'nun tedavilerine ilişkin mahkememizce celp edilen tüm tedavi evrak ve grafilerinin eklenilmesi suretiyle davcının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevkine, Birleşen dosya davacılar vekiline yukarıda ismi anılan davacıların yeni çekilmiş 2 adet vesikalık fotoğrafı ve kimlik kartı ile birlikte sevk işlemlerinin yapılabilmesi için mahkememiz kaleminde hazır etmesi hususunda süre verilmiş, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan yazımız ekinde gönderilen tüm tedavi evrakları ile film ve grafilerin incelenerek ve davacıların muayenesi ile gerekli görülecek tüm tetkikleri yaptırılarak 03/01/2023 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeni ile; a) Birleşen dosya davacıları ..., ..., ...'nun geçici iş göremezlik durumu olup olmadığı, varsa geçici iş göremezlik süresinin kaç gün olduğu (kaç günde iyileşebilir olduğu), B) Birleşen dosya davacıları ..., ..., ...'nun Erişkinler için Engellik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının sürekli iş göremezlik kaybı (maluliyeti) olup olmadığı, varsa yüzde ( %) kaç oranında maluliyeti olduğu, c) Birleşen dosya davacıları ..., ..., ...'nun yaralanması ile 03/01/2023 tarihli trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, davacıda oluşan sekel ve arazların bu trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı konularında ayrıntılı rapor düzenlenmesi istenmiş, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığınca düzenlenen 30/10/2024 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkikinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'nun 03.01.2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (9,10,11. kot, L2 vertebra transvers proçes, fibula) kırıkları nedeniyle; İki (2) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu, 2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının 6 8 (yüzdesekiz) olduğu" belirtilmiştir. HMK'nun 266.maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince iddia, savunma, Kayseri 1 ACM'nin ... Esas ...Karar sayılı dosyası (UYAP sistemi üzerinden incelenmesi), trafik kaza tespit tutanağı ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile, 03/01/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir. Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 31/12/2024 tarihli raporda özetle; "... plakalı araç sürücüsü Davalı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a, 52/1-b, 57/a, 84/a ve 84/h, 84/h ve 48. maddelerinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, kavşağa girerken yavaşlamadığı, aracının hızını aracın teknik özelliğine, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, kendisine hitap eden fasılalı yanan kırmızı ışığa uymadığı, sağından gelen araç olup olmadığını kontrol etmediği ve alkollü araç kullandığı için kazanın meydana gelmesinde %50 (Yüzde elli) Kusurlu olduğu, ... plakalı araç sahibi Davalı ...'nın ...'ın kusurundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortası şirketi ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu, alkollü araç kullanmak poliçe kapsamı dışında ise sorumluluğunun bulunmadığı, ... plakalı araç sürücüsü Müteveffa ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a, 52/1-b, 57/a, 84/a ve 84/h maddelerini ihlal ettiği, kavşağa girerken yavaşlamadığı, aracının hızını aracın teknik özelliğine, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, kendisine hitap eden fasılalı yanan kırmızı ışığa uymadığı ve solundan gelen araç olup olmadığını kontrol etmediği için kazanın meydana gelmesinde %50 (Yüzde elli) Kusurlu olduğu, ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortası şirketi Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu, ... plakalı aracın kasko sigortası şirketi Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu, T.C. Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından 10/03/2023 tarihinde hazırlanan ve T.C. Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan kusur raporunda belirtilen kusur oranlarına iştirak edildiği" belirtilmiştir. HMK'nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268.maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüerya uzmanı ve bir Ziraat Mühendisi bilirkişisinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereği asıl ve birleşen dosyada iddia, savunma, işgöremezlik raporu, kusur raporu, nüfus kayıt örnekleri , sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, sgk kayıtları, davalı sigorta şirketleri tarafından düzenlenen poliçeler ve hasar dosyaları , müteveffa... hakkında mahkememizce daha önce Boğazlıyan Tapu Müdürlüğüne, Boğazlıyan İlçe Tarım Müdürlüğüne mahkememizce yazılan müzekkerelerimize verilen cevaplar, tanık anlatımları, Kırıkkale Üniversitesinden ve Halk Bankasından gelen yazı cevapları ile diğer tüm deliller incelenmek suretiyle davacılar tarafından talep edilen maddi tazminat istemleri yönünden yerleşik yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosuna göre, yaşam süreleri belirlenerek ve bilinmeyen dönem hesabında progresif rant formülü uygulanarak varsa asıl dosyada davacıların destekten yoksun kalma zararlarının ve birleşen dosyada davacıların iş görememezlik zararlarının aktüer hesaplarının yapılmasına, ZMMS poliçelerinin teminat limiti itibarıyla var ise asıl ve birleşen dosyada davacıların zararlarının sigorta teminat limitleri içinde kalıp kalmadığının, ZMMS poliçesi teminat limitini aşan kısımlar yönünden kasko sigorta poliçesi ile sorunlu olan kısımlar var ise bunların tespit edilerek gerekiyor ise gareme hesaplarının da yapılması konularında denetime ve karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir. Aktüer bilirkişi İbrahim Toksöz ile Ziraat Mühendisi ... tarafından düzenlenen 28/03/2025 tarihli raporda özetle; "ASIL DAVADA; Davaya konu kazada desteğini yitiren davacı eş ...”nun destek zararının 792.104,71 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumluluklarından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, I- BİRLEŞEN DAVADA, 1- Davacı ...'nun - Geçici iş göremezlik zararının 17.013,60 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumlulularından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararının 335.119,87 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumlulularından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000.00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, 2- Davacı ...'nun - Geçici iş göremezlik zararının 33.431,72 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumlulularından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, Sürekli iş göremezlik zararının 991.797,97 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumlulularından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, 3- Davacı ...'nun Geçici iş göremezlik zararının 1.984,92 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumlulularından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, Sürekli iş göremezlik bulunmadığı" belirtilmiştir. Tarafların 28/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna beyan ve itirazları dikkate alınarak dava dosyasının rapor veren bilirkişilere tevdine tarafların önceki rapora karşı beyan ve itirazlarının incelenmek suretiyle itirazları karşılar şekilde ek rapor düzenlemeleri için bilirkişilere görev verilmesine, karar verilmiştir. Aktüer bilirkişi ... ile Ziraat Mühendisi ... tarafından düzenlenen 24/07/2025 tarihli ek raporda özetle; "ASIL DAVADA, Davaya konu kazada desteğini yitiren davacı eş ...'nun destek zararının 792.104,71 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumluluklarından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000.00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, Il- BİRLEŞEN DAVADA, Davacı ...'nun Geçici iş göremezlik zararının 17.013,60 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumlulularından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, Sürekli iş göremezlik zararının 335.119,87 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumlulularından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, Davacı ...'nun Geçici iş göremezlik zararının 25.520,40 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumlulularından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, Sürekli iş göremezlik zararının 991.797,97 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumlulularından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000.00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, 3- Davacı ...'nun Geçici iş göremezlik zararının 1.984,92 TL olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması, tüm zararın davalı zarar sorumlulularından talep edilmesi sebebiyle iç ilişkide bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta Aş. dışındaki tüm davalıların söz konusu zarardan sorumlu olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kalması sebebiyle İMM sigortacısı davalı ... Sigorta Aş.nin bu zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, Sürekli iş göremezlik bulunmadığı" belirtilmiştir. Asıl ve birleşen dosya da davacılar vekili tarafından 18/10/2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu, eksik harcın yatırıldığı ve dilekçenin bir örneğinin davalılara tebliğe çıkarıldığı anlaşıldı. DEĞERLEDİRME VE GEREKÇE Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası için; Davacılar dava dilekçesi ile, davacılardan ...'nun eşi, diğer davacılar ..., ...'nun banası ...'ın dedesi olan ...'nun olay günü olan 03/01/2023 günü ... plaka sayılı kendisine ait aracı ile seyir halinde iken davalı ...'ya ait davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın kazaya karışması sonrası trafik kazası sonucu vefat ettiğinden bahisle haksız eylemin gerçekleştiği 03/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı ... lehine 100,00 TL, davacı ... lehine 100,00 TL, davacı ... lehine 100,00 TL, davacı ... lehine 100,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalılar ..., ..., ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketleri yönünden poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Manevi tazminat yönünden ise, haksız eylemin gerçekleştiği 03/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; davacı ... lehine 100.000,00 TL, davacı ... lehine 100.000,00 TL, davacı ... lehine 100.000,00 TL, davacı ... lehine 50.000,00 TL, olmak üzere toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın; davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği görülmüştür. Mirasçılık belgesinin ve nüfus kaydının incelenmesinde; muris ...'nun ...'nun eşi, diğer davacılar ..., ...'nun babası ...'ın dedesi olduğu anlaşılmıştır. Olayla ilgili Kayseri 1. ACM'nin dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Ceza dosyasının incelenmesinde 03/01/2023 günü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, sürücü ... (muris) sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ile çarpıştığı, kaza sonucunda araçta sürücü konumunda bulunan ...'nun 03/01/2023 tarihinde vefat ettiği görülmüştür. Sigorta poliçelerinin ve ceza dosyasının incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün davalı ... olduğu, tescil kayıtlarına göre ise araç malikinin davalı ... olduğu ve davalı ... Sigorta sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. ... plakalı aracın davacıların murisi ve destek ...'ya ait olduğu, davalı ... Sigorta Aş bünyesinde Kasko (İMM) poliçesi ile sigortalı olduğu ve davalı ... Sigorta AŞ bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. Davacıların kendi destekleri...'ya ait aracın ZMSS ve İMM sigortacısına hem de karşı araç sürücü maliki ZMSS sigortacına dava açmış olduğu görülmüştür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları , "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin edeceği... " öngörülmüştür. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş nezdinde davacıların davalı sigorta şirketlerine 23/02/2023 başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir. -Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacıların yerleşim yeri Melikgazi, Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Kocasinan İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer, davacıların ikametgahı kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve yetki itirazı reddedilmiştir. Zaman aşımı def'inin değerlendirmesinde; Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda bu davanın 28/12/2022 tarihinde açıldığı, kazanın ise 20/06/2022 tarihinde olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, söz konusu iş bu davada taksirle ölüme sebebiyet vermek ve yarlanmasına sebebiyet verme suçu konusu olduğu için 15 yıllık zaman aşımına tabi olması karşısında anılan sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı reddedilmiştir.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde, Mahkememiz olayla ilgili ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Mahkememizce kusur raporu alınmıştır. 03/01/2023 günü saat 03.20 sıralarında Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Sivas Caddesini takiben Merkez istikametinden Sivas istikametine seyir halindeyken olay mahalli ışık kontrollü kavşağa kırmızı fasılalı ışıkta giriş yaptığı esnada aracının ön kısmı ile, istikametine göre yolun sağından kırmızı fasılalı ışıkta kavşağa giriş yapan müşteki sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol ön ve yan kısmına çarpması sonucu dava konusu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde davalı ... (... plakalı araç), Sivas Caddesi üzerinde seyrederken kavşağa geldiğinde, sağ taraftan (Gezi Caddesi'nden) gelen ...(... plakalı araç) idaresindeki aracın sol ön kapı ve çamurluk kısmına çarptığı, ... (KUSURLU): Kavşağa girerken yavaşlamadığı ve sağdan gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği gerekçesiyle (2918 sayılı K.T.K'nun 52/1-a ve 57/1-c maddelerini ihlal ettiği için) kusurlu olduğu, muris ...: Kazada herhangi bir kusuru bulunmadığı değerlendirilmiştir. Olay yerinde trafik ışıklarının her iki sürücü için de "fasılalı kırmızı" (yanıp sönen kırmızı) yandığı tespit edildiği, bu durumda kurallara göre geçiş üstünlüğü sağdan gelen araca (İlyas Hamurlu'ya) ait olduğu için ... hatalı görülmüştür. Olayla ilgili Kayseri 1. Ağır Ceza mahkemesince alınan 10/03/2023 tarihli ATK kusur raporunun incelenmesinde; tüm dosya kapsamı, iddianame, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı ve ekinde yer alan kroki, Bilirkişi Raporu, Cd içinde yer alan olay anını gösteren görüntüler ve fotoğraflar incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği, izlenen görüntülerden her iki tarafa da kırmızı fasılalı ışık yandığı ancak her iki sürücünün de kırmızı fasılalı ışıkta durmaları gerekirken seyirlerine devam ettikleri anlaşılmış olup asli kusurlu oldukları kanaatine varılarak davalı ... sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahaldeki bölünmüş yolu takiben geldiği olay mahalli ışık kontrollü kavşakta, seyrine yanan kırmızı fasılalı ışıkta durup geçişini yolun müsait olduğu anda gerçekleştirmesi gerekirken aksine hareketle seyir hızıyla yaklaştığı kavşakta aracının ön kısmı ile, istikametine göre yolun sağında kavşağa giriş yapan sürücü idaresindeki aracın sol yan kısmına çarpması sonucu meydana gelen olayın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü... sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahaldeki bölünmüş yolu takiben geldiği olay mahalli ışık kontrollü kavşakta, yola gereken dikkatini vermediği, istikametine yanan kırmızı fasılalığı ışığı dikkate alarak durup geçişini kontrollü ve dikkatli bir şekilde gerçekleştirmediği , bu haliyle meydana gelen olayın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Mahkememizce alınan kusur raporunda ise; ... plakalı araç sürücüsü Davalı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a, 52/1-b, 57/a, 84/a ve 84/h, 84/h ve 48. maddelerinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, kavşağa girerken yavaşlamadığı, aracının hızını aracın teknik özelliğine, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, kendisine hitap eden fasılalı yanan kırmızı ışığa uymadığı, sağından gelen araç olup olmadığını kontrol etmediği ve alkollü araç kullandığı için kazanın meydana gelmesinde %50 (Yüzde elli) Kusurlu olduğu, ... plakalı araç sahibi ... plakalı araç sürücüsü Müteveffa ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a, 52/1-b, 57/a, 84/a ve 84/h maddelerini ihlal ettiği, kavşağa girerken yavaşlamadığı, aracının hızını aracın teknik özelliğine, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, kendisine hitap eden fasılalı yanan kırmızı ışığa uymadığı ve solundan gelen araç olup olmadığını kontrol etmediği için kazanın meydana gelmesinde %50 (Yüzde elli) Kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Alınan tüm raporların uyumlu olduğu ve her iki araç sürücüsünün kırmızı fasılalığı ışığı dikkate alarak durup geçişini kontrollü ve dikkatli bir şekilde gerçekleştirmediği anlaşılmakla eşit olarak kusurlu olduğu anlaşılmıştır. -Destekten yoksun kalma tazminatına dair değerlendirmede; Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. -411 K. sayılı ilamı). Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A-1.maddesindeki, “Sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde düzenlemesi yer almaktadır. -Davalı ... ve ...'nın sorumluluğuna sorumluluğuna dair değerlendirmede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494) Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar. -Davalı ... Sigorta Aş. sorumluluğuna sorumluluğuna dair değerlendirmede; Kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün davalı ... olduğu, tescil kayıtlarına göre ise araç malikinin davalı ... olduğu ve davalı ... Sigorta sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. -Davalı ... Sigorta Aş. ve ... Sigorta A.ş sorumluluğuna sorumluluğuna dair değerlendirmede; ... plakalı aracın davacıların murisi ve destek ...'ya ait olduğu, davalı ... Sigorta Aş bünyesinde Kasko (İMM) poliçesi ile sigortalı olduğu ve davalı ... Sigorta AŞ bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları , "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin edeceği... " öngörülmüştür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3'üncü maddesine ve A.5'inci maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Somut olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir. Yine Genel Şartların A.6'ncı maddesinin (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü sigortalı murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK'de sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı, teminat içi hallerin gösterildiğine göre, açıklanan gerekçelerle davacıların davalı sigorta şirketlerinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20/4/2021 gün ve 2021/17(4)-86 (E) - 2021/516 (K) sayılı kararı) Bu nedenle davacıların adı geçen davalılara yönetilmiş tüm maddi ve manevi tazminatları reddedilmiştir. - Aktüerya hesabına dair değerlendirmede; Yargıtay'da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında davacının ve desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılması gerekmektedir. Mahkememiz bu kapsamda rapor almıştır. Anılan raporun incelenmesinde, davacı eş ...'nun 792.104,71 TL destek zararı olduğu ve diğer davacıların ise desteği ispat edemediği görülmüş ve rapor yöntemine uygun olduğu değerlendirilmiştir. Davacı eş ... tarafından davalı davalı ... Sigorta Aş tarafından yapılan ödemenden kaynaklı konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden verilen ibranın ve ödemenamenin, işleten ve sürücüye veya sadece işletene (sigortalıya) sirayet edip etmeyeceği hususunda ise ibraname kapsamında sürücü ve işleteni kapsayacak şekilde ödeme edildiğinden, ödemein işleten/sürücü yönüyle sirayet ettiğinin kabul halinde en fazla poliçe limiti kadar ödemein sirayet edeceği kabul edilmiş ve buna dair hüküm kurulmuştur. - Manevi tazminata dair değerlendirmede; Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davalı tarafın kusuru, çekilen ızdırap, davacının maluliyet durumu ve yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde ... için 100.000,00-TL, ... için 100.000,00-TL, ... için 100.000,00-TL ve ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın manevi tazminatın uygun olduğu değerlendirilmiştir. -Faize ait değerlendirmede; Davalı gerçek kişiler yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden vefat tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca vefat tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan araç ticari nitelikte olmadığından yasal faiz uygulanmıştır. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında; davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatının ödeme nedeni ile konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... tarafından davalı ... ve ...'ya karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödeme ilgililere sirayet edeceğinden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş karşı açmış olduğu davanın reddine, davacı ..., ... ve ...'ın tüm davalılara karşı ikame etmiş olduğu maddi tazminat davasının ayrı ayrı reddine, davacılar ..., ..., ... ve ...'ın davalı ... Sigorta A.Ş'ne karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine, davacıların davalı ... ve ...'ya yönelik manevi tazminat isteminin kabulü ile ... için 100.000,00-TL, ... için 100.000,00-TL, ... için 100.000,00-TL ve ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, alacağı vefat tarihi olan 03/01/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasının, davacıların manevi tazminata ticari faiz avansının işletilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. -Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
2- Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... K. Sayılı dosyası için; Davacılar dava dilekçesi ile, ...'nun olay günü olan 03/01/2023 günü ... plaka sayılı kendisine ait aracı ile seyir halinde iken davalı ...'ya ait davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın kazaya karışması sonrası trafik kazası sonucu vefat ettiğini ve kendilerinin kazada yolcu konumunda olduklarından bahisle haksız eylemin gerçekleştiği 03/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı ... lehine 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik zararı , davacı davacı ... lehine 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik,, davacı ... lehine 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik, olmak üzere toplam 600,00 TL tazminatının; davalılar ..., ..., ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketleri yönünden poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Olayla ilgili Kayseri 1. ACM'nin dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Ceza dosyasının incelenmesinde 03/01/2023 günü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, sürücü ...(muris) sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ile çarpıştığı, kaza sonucunda araçta sürücü konumunda bulunan ...'nun 03/01/2023 tarihinde vefat ettiği ve davacıların yolcu konumunda olduğu görülmüştür. Sigorta poliçelerinin ve ceza dosyasının incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün davalı ... olduğu, tescil kayıtlarına göre ise araç malikinin davalı ... olduğu ve davalı ... Sigorta sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. ... plakalı aracın ...'ya ait olduğu, davalı ... Sigorta Aş bünyesinde Kasko (İMM) poliçesi ile sigortalı olduğu ve davalı ... Sigorta AŞ bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları , "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin edeceği... " öngörülmüştür. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan davacının davalı sigorta şirketlerine 22/07/2023 başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiş ve bu yöndeki itiraz kabul görmemiştir. -Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacıların yerleşim yeri Melikgazi, Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Kocasinan İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer, davacıların ikametgahı kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve yetki itirazı reddedilmiştir. -Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde, Mahkememiz olayla ilgili ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Mahkememizce kusur raporu alınmıştır. 03/01/2023 günü saat 03.20 sıralarında Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki 58.ABN.843 plaka sayılı aracı ile Sivas Caddesini takiben Merkez istikametinden Sivas istikametine seyir halindeyken olay mahalli ışık kontrollü kavşağa kırmızı fasılalı ışıkta giriş yaptığı esnada aracının ön kısmı ile, istikametine göre yolun sağından kırmızı fasılalı ışıkta kavşağa giriş yapan müşteki sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol ön ve yan kısmına çarpması sonucu dava konusu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde davalı ... (... plakalı araç), Sivas Caddesi üzerinde seyrederken kavşağa geldiğinde, sağ taraftan (Gezi Caddesi'nden) gelen...(... plakalı araç) idaresindeki aracın sol ön kapı ve çamurluk kısmına çarptığı, ... (KUSURLU): Kavşağa girerken yavaşlamadığı ve sağdan gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği gerekçesiyle (2918 sayılı K.T.K'nun 52/1-a ve 57/1-c maddelerini ihlal ettiği için) kusurlu olduğu, muris İlyas HAMURLU: Kazada herhangi bir kusuru bulunmadığı değerlendirilmiştir. Olay yerinde trafik ışıklarının her iki sürücü için de "fasılalı kırmızı" (yanıp sönen kırmızı) yandığı tespit edildiği, bu durumda kurallara göre geçiş üstünlüğü sağdan gelen araca (İlyas Hamurlu'ya) ait olduğu için ... hatalı görülmüştür. Olayla ilgili Kayseri 1. Ağır Ceza mahkemesince alınan 10/03/2023 tarihli ATK kusur raporunun incelenmesinde; tüm dosya kapsamı, iddianame, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı ve ekinde yer alan kroki, Bilirkişi Raporu, Cd içinde yer alan olay anını gösteren görüntüler ve fotoğraflar incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği, izlenen görüntülerden her iki tarafa da kırmızı fasılalı ışık yandığı ancak her iki sürücünün de kırmızı fasılalı ışıkta durmaları gerekirken seyirlerine devam ettikleri anlaşılmış olup asli kusurlu oldukları kanaatine varılarak davalı ... sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahaldeki bölünmüş yolu takiben geldiği olay mahalli ışık kontrollü kavşakta, seyrine yanan kırmızı fasılalı ışıkta durup geçişini yolun müsait olduğu anda gerçekleştirmesi gerekirken aksine hareketle seyir hızıyla yaklaştığı kavşakta aracının ön kısmı ile, istikametine göre yolun sağında kavşağa giriş yapan sürücü idaresindeki aracın sol yan kısmına çarpması sonucu meydana gelen olayın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahaldeki bölünmüş yolu takiben geldiği olay mahalli ışık kontrollü kavşakta, yola gereken dikkatini vermediği, istikametine yanan kırmızı fasılalığı ışığı dikkate alarak durup geçişini kontrollü ve dikkatli bir şekilde gerçekleştirmediği , bu haliyle meydana gelen olayın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Mahkememizce alınan kusur raporunda ise; ... plakalı araç sürücüsü Davalı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a, 52/1-b, 57/a, 84/a ve 84/h, 84/h ve 48. maddelerinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, kavşağa girerken yavaşlamadığı, aracının hızını aracın teknik özelliğine, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, kendisine hitap eden fasılalı yanan kırmızı ışığa uymadığı, sağından gelen araç olup olmadığını kontrol etmediği ve alkollü araç kullandığı için kazanın meydana gelmesinde %50 (Yüzde elli) Kusurlu olduğu, ... plakalı araç sahibi ... plakalı araç sürücüsü Müteveffa ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a, 52/1-b, 57/a, 84/a ve 84/h maddelerini ihlal ettiği, kavşağa girerken yavaşlamadığı, aracının hızını aracın teknik özelliğine, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, kendisine hitap eden fasılalı yanan kırmızı ışığa uymadığı ve solundan gelen araç olup olmadığını kontrol etmediği için kazanın meydana gelmesinde %50 (Yüzde elli) Kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Alınan tüm raporların uyumlu olduğu ve her iki araç sürücüsünün kırmızı fasılalığı ışığı dikkate alarak durup geçişini kontrollü ve dikkatli bir şekilde gerçekleştirmediği anlaşılmakla eşit olarak kusurlu olduğu anlaşılmıştır. -Müterafik kusura ilişkin değerlendirmede; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. Somut olayda, davacıların kaza sırasında emniyet kemeri kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlendiği ve dosyaya yansıyan emniyet kemeri takılmadığına ilişkin bir delil olmadığından ve davalıca bu kısım ispatlanmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. - Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde; Mahkememiz Erciyes Üniversitesi Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı bünyesinde Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre rapor alınması gerekmektedir. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/3153 E,2021/2473 sayılı ilamı doğrultusunda) Anılan düzenlenme uyarınca mahkememizce rapor almıştır. Anılan raporların incelenmesinde Erciyes Üniversitesi Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı tarafından sunulan raporda, davacı ...'nun 2 ay geçici iş göremez olduğu, %8 oranında sürekli iş göremez olduğu, davacı ...'nun 3 ay geçici iş göremez olduğu, %10 oranında sürekli iş göremez olduğu, davacı ...'nun 1 hafta geçici iş göremez olduğu, %0 oranında sürekli iş göremez olduğu tespit edilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 14/10/2025 tarihli, 2024/7601 E., 2025/14108 K. Sayılı ilamı) Somut olayda davalı ... Sigorta Aş vekili ortopedi doktoru... tarafından tek hekimli uzman görüşü sunmuştur. Anılan uzman görüşünün bir heyetçe düzenlenmemesi ve yukarıda açıklanan Yargıtay uygulamasına uygun olmadığından dolayı çelişki olarak değerlendirilmemiştir. Yöntemine uygun raporlar mahkememizce esas alınmıştır. -Aktüerya hesabına ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin dair değerlendirmede; HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporların değerlendirilmesinde; Davacı ...'nun geçici iş göremezlik zararı: 17.013,60 TL, sürekli iş göremezlik zararı: 335.119,87 TL, Davacı ...'nun geçici iş göremezlik zararı: 25.520,40 TL, sürekli iş göremezlik zararı: 991.797,97 TL davacı ...'nun geçici iş göremezlik zararı: 1.984,92 TL ve sürekli iş göremezlik zararı bulunmadığı tespit edilmiştir. Somut olayda, davacı ... ve ... tarafından davalı davalı ... Sigorta Aş tarafından yapılan ödemenden kaynaklı sigorta şirketi yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Somut olayda, ... ve ... yönünden ödeme sürücü ve işletene sirayet edilecek şekilde anlaşma yapıldığından sürücüye ve işletene sirayet ettiği kabul görmüştür. Burada ise ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görüldüğün bu sigorta şirketine ödemeın nasıl sirayet edeceği meselesi bulunmaktadır. Burada ... Sigorta Aş. Davacıların yolcu olmadığı karşı aracın ZMSS sigortacısıdır. Bu durumda müteselsil sigorta şirketlerinden biri hakkında ödeme Yargıtay uygulaması gereği sadece kusur oranında sirayet edeceğinden mahkememizce aktüerya raporunda belirlenen tazminattan %50 oranında ödeme edilmiş ve sirayet etmiş kabul edileceğinden anılan tazminat bu şekilde hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. - Mahkememizin geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmesinde; 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Bu halde geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir. -Davalı ... ve ...'nın sorumluluğuna sorumluluğuna dair değerlendirmede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494) Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar. -Davalı ... Sigorta Aş. sorumluluğuna sorumluluğuna dair değerlendirmede; Kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün davalı ... olduğu, tescil kayıtlarına göre ise araç malikinin davalı ... olduğu ve davalı ... Sigorta sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. -Davalı ... Sigorta Aş. ve ... Sigorta A.ş sorumluluğuna sorumluluğuna dair değerlendirmede; ... plakalı aracın davacıların murisi ve destek ...'ya ait olduğu, davalı ... Sigorta Aş bünyesinde Kasko (İMM) poliçesi ile sigortalı olduğu ve davalı ... Sigorta AŞ bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları , "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin edeceği... " öngörülmüştür. Bu nedenle ... Sigorta Aş yönünden ... Sigorta A.Ş'nin teminat limiti tüketilmediğinden ilgili yönünden dava reddedilmiş. ... Sigorta A.Ş'nin ise zarardan yukarıda ödeme hükümlerinin değerlendirmesine ilişkin kısımlar nazara alınarak zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. -Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrütfaizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketine usule uygun başvuru bulunmadığından (ZMSS Genel Şartlar Ek 6 uyarınca maluliyet raporu eksikliği) temerrüt tarihi sigorta şirketi yönünden arabulucuk başvuru tarihi kabul edilmiş, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan araç ticari nitelikte olduğundan ticari avans faizi işletilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında; davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ödeme nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ... tarafından davalı ... ve ...'a karşı açılan geçici ve sürekli iş göremezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödeme sirayet edeceğinden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ...'nun ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu davanın sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 12.625,20-TL geçici iş göremezlik zararı 489.021,64 -TL sürekli iş göremezlik olması üzerine 501.648,84-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS poliçesinin sağlık ve tedavi giderleri teminatından geçici iş göremezlik zararının sakatlık ve ölüm teminatından sürekli iş göremezlik zararından karşılanması ve zorunlu arabuluculuk başvuru tarihi olan 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...'nun ... Sigorta A.Ş yönünden kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talebinin reddine, ...'nun ... Sigorta A.Ş karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine, ... 'nun tüm davalılara karşı açmış olduğu sürekli iş göremezlik zararı talebinin reddine, ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebinin ödeme nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ... tarafından davalı ... ve ...'a karşı ikame etmiş olduğu geçici iş göremezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödeme sirayet edeceğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu geçici iş göremezlik zararına ilişkin davanın kısmen kabulü ile 992,46-TL geçici iş göremezlik zararı tazminatından davalı ... Sigorta A.Ş ZMMS poliçesinin sağlık ve tedavi gideri teminatından karşılanması ve zorunlu arabuluculuk tarihi olan 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş alınarak davacıya verilmesine, ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu geçici iş göremezlik davasının reddine, ...'nun davalı ... Sigorta A.Ş karşı açmış olduğu tazminat davasının reddine, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 17.013,60-TL geçici iş göremezlik zararı, 335.119,87-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 352.133,47-TL maddi tazminattan davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş ZMMS poliçesinin sağlık/ tedavi gideri teminatından geçici iş göremezlik zararının karşılanmasına, sakatlık/ölüm teminatından sürekli iş göremezlik zararının karşılanmasına ve zorunlu arabuluculuk tarihi olan 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 03/01/2023 itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla adı geçen davalılar ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, sigorta şirketleri yönünden kaza tarihinden ve tüm davalılara karşı avans faiz işletilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. -Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası için; A)Maddi tazminatlar için; 1-Davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatının ödeme nedeni ile konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı ... tarafından davalı ... ve ...'ya karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödeme ilgililere sirayet edeceğinden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş karşı açmış olduğu davanın reddine, 4-Davacı ..., ... ve ...'ın tüm davalılara karşı ikame etmiş olduğu maddi tazminat davasının ayrı ayrı reddine, B)Manevi tazminat için; 1-Davacılar ..., ..., ... ve ...'ın davalı ... Sigorta A.Ş'ne karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine, 2-Davacıların davalı ... ve ...'ya yönelik manevi tazminat isteminin kabulü ile ... için 100.000,00-TL, ... için 100.000,00-TL, ... için 100.000,00-TL ve ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, alacağı vefat tarihi olan 03/01/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasının, 3-Davacıların manevi tazminata ticari faiz avansının işletilmesi talebinin reddine, Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas... Karar sayılı dosyası için ; A)Davacı ... için ; 1-Davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ödeme nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı ... tarafından davalı ... ve ...'a karşı açılan geçici ve sürekli iş göremezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödeme sirayet edeceğinden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı ...'nun ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu davanın sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 12.625,20-TL geçici iş göremezlik zararı 489.021,64 -TL sürekli iş göremezlik olması üzerine 501.648,84-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS poliçesinin sağlık ve tedavi giderleri teminatından geçici iş göremezlik zararının sakatlık ve ölüm teminatından sürekli iş göremezlik zararından karşılanması ve zorunlu arabuluculuk başvuru tarihi olan 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı ...'nun ... Sigorta A.Ş yönünden kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talebinin reddine, 5-Davacı ...'nun ... Sigorta A.Ş karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine, B)Davacı ... için; 1-Davacı ... 'nun tüm davalılara karşı açmış olduğu sürekli iş göremezlik zararı talebinin reddine, 2-Davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebinin ödeme nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı ... tarafından davalı ... ve ...'a karşı ikame etmiş olduğu geçici iş göremezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödeme sirayet edeceğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu geçici iş göremezlik zararına ilişkin davanın kısmen kabulü ile 992,46-TL geçici iş göremezlik zararı tazminatından davalı ... Sigorta A.Ş ZMMS poliçesinin sağlık ve tedavi gideri teminatından karşılanması ve zorunlu arabuluculuk tarihi olan 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş karşı ikame etmiş olduğu geçici iş göremezlik davasının reddine, C)... için; 1-Davacının davalı ... Sigorta A.Ş karşı açmış olduğu tazminat davasının reddine, 2-Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 17.013,60-TL geçici iş göremezlik zararı, 335.119,87-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 352.133,47-TL maddi tazminattan davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş ZMMS poliçesinin sağlık/ tedavi gideri teminatından geçici iş göremezlik zararının karşılanmasına, sakatlık/ölüm teminatından sürekli iş göremezlik zararının karşılanmasına ve zorunlu arabuluculuk tarihi olan 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 03/01/2023 itibaren yasal faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla adı geçen davalılar ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 3-Davacının zarara sigorta şirketleri yönünden kaza tarihinden ve tüm davalılara karşı avans faiz işletilmesi talebinin reddine, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası için; 1-Maddi tazminatlar için; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 2-Manevi tazminat için; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 23.908,50-TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4- Davacı ... için; Davalı ... Sigorta A.Ş'ye yönelik ödeme ile sonuçlanan maddi tazminat davası yönünden ödeme sebebi ile davacı ..., ... ve ... ve ... Sigorta Aş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, (maddi tazminat yönünden) 5-Davacı ...'nun davalı ... Sigorta Aş ve ... Sigorta AŞ yönünden reddedilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden ... Sigorta Aş ve ... Sigorta AŞ'ye ödenmesine, (maddi tazminat yönünden) 6-Davacı ...'ın davalıların tamamı yönünden reddedilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 100,00-TL'er vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine, (maddi tazminat yönünden) 7- Davacı ...'nun davalıların tamamı yönünden reddedilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 100,00-TL'er vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine, (maddi tazminat yönünden) 8- Davacı ...'ın davalıların tamamı yönünden reddedilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 100,00-TL'er vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine, (maddi tazminat yönünden) 9- Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım yönünden hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (manevi tazminat yönünden) 10-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım yönünden hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (manevi tazminat yönünden) 11-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım yönünden hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (manevi tazminat yönünden) 12-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım yönünden hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (manevi tazminat yönünden) 13-Davalı ... Sigorta AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ...'nun tazminat talebinin reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 10 ve 13 maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak ... Sigorta AŞ'ye verilmesine, (manevi tazminat yönünden) 14- Davalı ... Sigorta AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ...'ın tazminat talebinin reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 10 ve 13 maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak ... Sigorta AŞ'ye verilmesine, (manevi tazminat yönünden) 15-Davalı ... Sigorta AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ...'nun tazminat talebinin reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 10 ve 13 maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak ... Sigorta AŞ'ye verilmesine, (manevi tazminat yönünden) 16-Davalı ... Sigorta AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ...'ın tazminat talebinin reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 10 ve 13 maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak ... Sigorta AŞ'ye verilmesine, (manevi tazminat yönünden) 17-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 18-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası için ; 1-Davacı ... için ;492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 34.267,63-TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 2-Davacı ... için; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 63,01-TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-... için; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 24.054,23-TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5- Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım yönünden hesap edilen 80.263,81-TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 6- Davacı ... için; Davalı ... Sigorta A.Ş'ye yönelik ödeme ile sonuçlanan maddi tazminat davası yönünden ödeme sebebi ile davacı ..., ... ve ... ve ... Sigorta Aş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davacı ...'nun davalı ... Sigorta Aş yönünden reddedilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden ... Sigorta Aş'ye ödenmesine, 8-Davacı ...'nun davalı ... Sigorta Aş yönünden reddedilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 12.893,20-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden ... Sigorta Aş'ye ödenmesine, 9-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım yönünden hesap edilen 992,46-TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 10- Davacı ...'nun Davalı ... Sigorta A.Ş'ye yönelik ödeme ile sonuçlanan maddi tazminat (geçici iş göremezlik) davası yönünden ödeme sebebi ile davacı ..., ... ve ... ve ... Sigorta Aş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Davacı ...'nun davalıların tamamı yönünden reddedilen sürekli iş göremezlik tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacı ... 'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine, 12-Davacı ...'nun davalı ... Sigorta Aş yönünden reddedilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 98,25-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden ... Sigorta Aş'ye ödenmesine, 13- Davacı ...'nun davalı ... Sigorta Aş yönünden reddedilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden ... Sigorta Aş'ye ödenmesine, 14-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım yönünden hesap edilen 56.341,35-TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 15- Davacı ...'nun davalı ... Sigorta Aş yönünden reddedilen tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 200,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden ... Sigorta Aş'ye ödenmesine, 16-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 17-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekilinin, davalı ... vekili ve ... Sigorta A.Ş vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/11/2025 Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır