İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/183 E. 2026/156 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/183
Karar No
2026/156
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/183 Esas KARAR NO: 2026/156 DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2024 KARAR TARİHİ: 05/03/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ------ yapım çalışmalarını yürüttüğü, ------ arası ile ---- imalatları yapım işini, davalı -----ünvanlı şirket ----- tarihli imza altına alınan sözleşme ile verdiğini, taraflar arasında imzalanan ---- tarihli sözleşme gereği, davalı------sözleşme konusu edimlerini güvence altına almak için, sözleşmenin 1.maddesi gereği ----- tutarında teminat senedi davalı tarafından tanzim edildiğini, ilgili sözleşme maddesinde------ tamamlanmadan taşeronun işi bırakması veya istenilen günlük imalat miktarlarını sağlanamaması durumunda, teminat nakde çevrilerek gelir kaydedilecektir.” hükmü taraflar arasında akid altına alındığını, devamında ise teminatların iadesi için (a) bendinde, “işlerin tümünün sözleşmeye uygun olarak yapıldığı taraflarca tutanakla tespitine müteakip” şartına yer verilerek,iş bitiminin tutanağa bağlanması hüküm altına alındığını, yine sözleşmenin 13.maddesinin 5 numaralı fıkrasında “Taşeron iş bu sözleşmeye aykırı davrandığı ve işi saptanan günlük miktarlarda ve personel sayısında devam e“tirmediği taktirde müteahhit herhungi bir ihbarda bulunmaksızın sözleşmeyi fesih ederek Taşeron'un hakediş ve teminatlarını el koyarak gelir kaydedeceğini, kalan işleri taşeron adına veya hesabına yapabilir veya yaptırabileceğini, yapılan işlerin sonunda müteahhit aleyhine bir fark doğarsa bu farkı taşeron ödemekle yükümlü olduğunu, gelir olarak kaydedilen teminatlar taşeronun borcuna mahsup edilemez.” iradesine yer verildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.maddesi gereği ise davalı davalı ------,iş tanımına da yer verilmiş olmakla,davalı şirket------ imalatlarının yapılması için gerekli organizasyonları yapıp günlük tek makine ile ----çift makine ile -------- imalatı gerçekleştirebilecek ekibi oluşturmayı taahhüt ettiğini, bununla birlikte,davalı firmaya sz konusu taahhütlerini yerine getirmesi için davacı şirket ---bedelli ------- ödemesi gerçekleştirdiğini, ancak mevcut sözleşmeye rağmen davalı ----- tarihinde şirket şantiye sahasında ki makinalarını çekerek, şantiye sahasında ki çalışmalarını bildirimsiz olarak bıraktığını, ----- tarihinde ise davacı şirket tarafından sözleşmeye dayanılarak,davalının sözleşmesi fesih edildiğini,----- tarihli ihtarname ile davalının sözleşmesinin, sözleşme ye aykırılık sebebiyle fesih edildiğini, ---------- mevzuatları gereği Nisan ayı prim esaslarına ilişkin belgelerin ibrazı talep edildiğini, davalı taraf talep konusu belgeler davacı şirkete vermediğini, davalı --------sözleşme edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmesi fesih edilerek, ---- teminat senedi ---------sayılı dosyasında takibe konu edilmiştir.Ancak burçlu---------- tarihli dilekçesi ile borca itiraz ederek, takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı borçlu, sözleşme hükümlerine ihlal ederek davacı şirketin zararına sebebiyet vermekle birlikte,takip kı: nusu yapılan likid meblağ olan teminat senedi borcuna da kötü niyetle itirazın iptali ile takibin devamını, bu miktara takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP: Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirket davada kendisini bir vekille temsil ettirmemiş, şirket temsilcisi duruşmalara katılmamıştır.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, -------Kayıtları, ----- Sayılı Dosyası, Taşeron Sözleşmesi, -----Yevmiye Sayılı İhtarnamesi, ----Kayıtları,------- Müzekkere Cevabı, Faturalar, Tanık Beyanları, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.

TANIK (DAVACI TANIĞI) -------- benim davacı ve davalı şirket temsilcileri ile herhangi bir akrabalığım yoktur. Ben --------- halen daha çalışmaktayım. Uyuşmazlık konusunu bu sebeple bilirim. Davacı ile davalı taraf arasındaki anlaşma -----otoyolunun ---- kavşağı zemin iyileştirme işine ilişkindir. Bu iş yaklaşık 6-7 ay kadar belki daha fazla sürdü. Davacı tarafın taşeronları tarafından bu iş yapılmıştır davalı tarafta bu işin belirli bir kısmını yapması gereken taşeron şirkettir. Ancak davalıya düşen zemin iyileştirme alanının şuan için ne kadar olduğunu hatırlayamıyorum davalı tarafça inşaat alanında çalışmalar yapılmıştı ancak ne kadarlık bir alanın tamamlandığı konusunda bilgi sahibi değilim. Ancak bir süre sonra davalı şirket bu işi devam ettirmeyeceklerini sahada çalışan bizlere söylemişlerdi ancak biz kendilerine bu işi tamamlamaları gerektiğini eğer tamamlamayacaklar ise bu durumu proje müdürüne şirket yetkililerine bildirmeleri gerektiğini söyledik. Sonrasında tarafımızca da bu durum şirket yetkililerine iletilmiştir. Davalı şirket çalışanlarının şantiyeden tam olarak ne zaman ayrıldıklarını bilmiyorum. Ancak işi tamamlamadan ayrıldıklarını biliyorum dedi. ' şeklinde beyanda bulunmuştur. TANIK (DAVACI TANIĞI)-------- Ben davacı şirkette davaya konu proje kapsamında inşaat mühendisi olarak çalıştım, davalı firma davacının üstlenmiş olduğu işin belli bir bölümünün zemin iyileştirme işini üstlenmişti ancak sözleşme imzalanırken teminat mektubu sunamadıkları için kendilerinden teminat senedi alındı, iş yarım bırakılırsa senedin tahsil edileceği gibi hususlar sözleşmeye yazılmaktadır, davalı firma 1 sene kadar çalışması gerekirken 4-5 ay kadar sonra işi bıraktı, kendilerine ihtar çekildi, ancak riayet etmediler, sonrasında yarım bıraktıkları iş başkalarına yaptırılmak zorunda kalındı. Bilgim görgüm bundan ibarettir dedi. ' şeklinde beyanda bulunmuştur.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI : Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen bonodan dolayı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine açılmış; itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. ---------- 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sebep ve sonuçları açıklanarak takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davanın dayanağı -------- sayılı dosyası---- sistemi üzerinden dosyaya eklenmiş ve bir örneği dosya arasına alınarak içeriği incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; ------- Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. --------Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ------- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.--------Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. --------Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu hükümden haretketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir...İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. 6098 Sayılı TBK'nin 470. maddesinde"Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.' şeklinde düzenlenmiştir. Eser sözleşmesi ise iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK'nin 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı vekili tarafından ---------esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen bono nedeniyle alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyasında itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her halde (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, taraflar arasında bu konuda bir itilaf bulunmadığından temelde eser sözleşmesi ve bu kapsamda düzenlenen bonoya göre çözülmesi gerekmektedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, davalı davaya süresinde yanıt vermediğinden HMK'nin 128. maddesi gereğince davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının inkar edildiği kabul edilerek sadece davacı vekili tarafından gösterilen deliller toplanmış, gösterilen tanıklar da istinabe yoluyla dinlenmiştir. Buna müteakip, 6100 sayılı HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve ara kararlara bağlanan hukuki sonuçları duruşmada hazır bulunan davacı vekiline ihtar edilmiştir. ------- resen seçilen ---- tarafından düzenlenen -----tarihli raporda özetle; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin fesihine dair ihtarname, tanık beyanları ve işin dava dışı üçüncü kişiler tarafından tamamlandığına dair ------- birlikte değerlendirildiğinde davalının işi tamamlamadığının sabit olduğu, buna göre takibin devamının gerektiği yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce işbu rapor davacı vekiline ve davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Dosyaya, davacı vekili tarafından beyanlarını içeren dilekçe verilmiş; davalı şirket yönünden ise bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyan veya itiraz yansımamıştır. Mahkememizce bu kapsamda yapılan değerlendirmede somut olayda öncelikle taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinin mübrez yazılı deliller ve dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket temsilcisi isticvap davetine de uymadığına göre iddiaya konu vakıaların yani somut olay yönünden eser sözleşmesi gereği işin tamamlanmadığı ve takibe konu senedin bu kapsamda teminat olarak verildiği hususu da ikrar edilmiş sayılmıştır. (HMK.171/2) Böylece taraflar arasında düzenlenen taşeron sözleşmesinin 11.maddesi gereğince davacının teminat senedine konu alacağa hak ettiği anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190, maddeleri gereğince mevcut sözleşme, bilirkişi raporu ve anılan diğer durum ve deliller karşısında ispatladığı sonuç ve kanaatiyle dosyaya mübrez sözü geçen bilirkişi raporunun da gerekçeli, dosya kapsamıyla uyumlu, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu ve itiraza uğramadığı için bağlayıcı hale geldiği de kabul ve takdir edilerek davacının davasının talep gibi harçlandırılmış toplam miktar üzerinden kabulü ile davalı-borçlunun davalı/ borçlunun -------sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep gereği yasal faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmesi gerekmiştir. --------Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Bu açıklamalar çerçevesinde tazminatın yaptırım amacı da gözetildiğinde somut olayda asıl alacağın gerçek miktarının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi gereği davalının borcunun varlığını ve miktarını açık ve net olarak belirleyip tespit edebilir durumda olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, davalının itirazının haksızlığına karar verilmesine göre davalı-borçlu yönünden icra takip dosyası, sözleşme ve buna bağlı olarak düzenlenen bonoya göre mevcut asıl alacak/borç likit/muayyen olmakla İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle; hükmolunan asıl alacağın ---------icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (İİK,67/2) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince esasa ilişkin aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜNE, 2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----------Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa takip tarihinden yasal faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına, 3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle; hükmolunan asıl alacağın (500.000,00 TL) % 20'si olan 100.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 34.246,23 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.032,07 TL harç ile icra dosyasından alınan 2.506,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.707,48 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca - bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 6.032,07 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 2.480,00 TL posta masrafı ve talimat giderleri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere olmak üzere toplam 19.000,47 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı şirket kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca toplam 80.213,70 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ------ Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/183, K. 2026/156, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-183-e-2026-156-k-fee0ee8b4ec8